![]() |
Afrikalı Çocuklar Adı geçmedi hiç gazetelerde Annesinin kucağında Belki sekiz, belki on yaşında Daha küçücük bir çocuk Kara kuru bedeni, Bedeninde yuva yapmış Kan emen sinekleri Daha küçücük bir çocuk Hayallerini sormadı kimse Zaten hayal dediğin Bir lokma ekmek Bir yudum sudan ibaret Onun adı hiç konmamış O Afrikalı bir çocuk |
Güzellikler iyilikler Saadet olsaydı Mutsuzluk olmasaydı İyilik olsaydı Kötülük insanı bulmasaydı Ne güzel, ne iyi olurdu Sevinç olsaydı Dert olmasaydı Neşe olsaydı Çile olmasaydı Ne güzel, ne iyi olurdu Serdar Sayıl |
Kaçmalı... Aslında şimdi , Kaçmalı buralardan, kaçmalı Sonsuz özgürlüklere; dağlara çıkmalı. Deli gönlü kırlara sermeli. Lale , gül ve nergis dermeli. Çam ormanlarından geçmeli, Yürümeli, yürümeli, yürümeli... Ve sonra yorulup bir yol kenarında Mola vermeli; ayran tasş yanında Irgat yemeği götüren köylüler Yemekler vermeli... Sonra soluklanıp kalkmalı insan Her zamanki gibi dönecek devran Devrana yetişmeli.. Devrana yetişmeli... Mehmet Kızılkaya |
Kavuşursak Biteriz Biz Kavuşursak biteriz biz, Biz mutlu sonlar katiliyiz. Kavuşursak biteriz biz. Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz. Herkesin bildiği bir aşk, Herkesin attığı bir imza Herkes gibi değiliz biz. Belki biraz serseri, Belki biraz deliyiz, Ama kavuşursak biteriz biz. Pervane böceğinin mum alevine sevdası Ateş böceğinin susuzluğuyuz biz Yanar ama su içmeyiz Etrafında döner, alevle dansederiz. Bize kimseden zarar gelmez, Biz zararı ancak kendi kendimize veririz. Severiz, özleriz, aşktan ölsek kimseye söylemeyiz. Biz artık biz değiliz. Ruhlar kavuşur ve konuşur gökyüzünde bir yerde Ama bedenen kavuşursak biteriz biz. Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz. Onu bilir, onu söyleriz, Kavuşursak biteriz biz. İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz, Dokunursak kanar ellerimiz. Kimselere söylemez gizli gizli severiz Ama kavuşursak biteriz biz. Bir kor var içimizde yanan, Onu küllendiremeyiz. Görüşemeyiz, konuşamayız ve sevişemeyiz. Bir aşk var bizi biz yapan, Kavuşursak biteriz biz. Biz herkes gibi değiliz. İstadeğimiz zaman gelip, İstediğimizde gidemeyiz. Kahve içip, gülüp, konuşup, başbaşa yemek yiyemeyiz. Ne bir filmdeki mutlu son, Ne de göz yumulacak bir kaçamak değiliz biz. Sadece özlemle severiz, Ve kavuşursak biteriz biz. Sevda iki kişinin birbirine aşkı değil artık. Artık her aşk her ağızda sakız. Biz birbirimize aslında her aşıktan daha yakınız. Belki ayrı şehirlerdeyiz, Ama her gece aynı mehtapta buluşur, Yağmur yağarsa, çıkar, Aynı yağmurun altında ıslanırız. Bu aşkı ancak biz biliriz. Şiirleri güvercinlerin kulağına fısıldar, Mektupları suya yazarız. Biz belki ayrıyız, Ama her gün aynı geceyi sabahlarız. Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz. Onu bilir onu söyleriz. Kavuşursak biteriz biz. . Uğur Arslan |
Sevgisiz Nisan çiseleyen yağmurlar anlamsız gelir yıkanan yüreklere ise yetmez lisan her damlada düşünceler yetişir. çoşkun seller yaratır gönüller sevdayla dolu ruhlar sığmaz bedene zincir vurulamaz dillere, susmaz gözler acı bir türkü dolanır diline her söylendiğinde gözyaşına boğuldum yüreğimdeki tüm dertler silindi sevdanın ateşiyle kavruldum kurudu yüreğim , kurudu gözlerim ...... kurudu şimdi dökecek gözyaşım kalmadı ağlamayı nisana bıraktım nisanın gözyaşlarıdır sevdayı büyüten ben sevdaya can veren yağmurları sevdim...... |
Annemin mezarına gittik bugün Annemin mezarına gittik bugün Babam, Namık, Nihat, Defne ve ben Namık'ın arabasıyla geçtik Yollardan ve mezarlığın içinden Çiçekler serptik üstüne mezarın Durduk orda sessizce Birbirine bakmadan herkes Ağladı,ya da birşeyler düşündü kendince Annemin mezarının yanındaki Bir başka mezarın önünde bir kadın ağlıyordu Kocasıydı sanırım toprağın altındaki Kısa bir zaman önce yitirmiş olduğu Bayram ziyaretçileriyle doluydu mezarlık Herkes ölüsüyle birlikte olmaya gelmişti Ağlanacak,bir an anımsanacaktı geçmiş Sonra yine hayatın hırgürüne dönülecekti Saçma olduğunu bildiğimiz halde gelişimizin Hiçbirimiz bir başka dünyaya inanmadığımız halde Durduk mezarı önünde annemin Annem oradaymışcasına; Babam, ben, Namık, Nihat,Defne Dönerken sessiz bir anlaşma vardı aramızda hepimizin Saçma da olsa gelişimiz,bir başka dünyaya inanmasak da Birlikte ya da yalnız,gelip duracagız önünde bu mezarın Bir daha dönülmez şeyleri düşünüp ağlamaya.. Ataol Behramoğlu |
Ölesiye Sevmek Seni öylesine sevmek vardı Gül yaprağı öper gibi/ sin emde topragın kanar, Bulutlar yağmasa Oysa... Seni Öylesine sevmek vardı. Dardı, Sen olmasan dünya Başıma zin dan dı... ve Yağardı yüreğime salkım salkım Yaza akşamları kadardı... Hüzün. ve Ölüm vardı Gündüzüm, Seni öylesine sevmek vardı. Seni öylesine sevmek vardı. ve Bulutlar gözlerine Kanardı... Issız nağmeler gibi Gökyüzünden dökülüp Sınardı... ve Işık damla damla Gül Yapragına Konardı. Yar gözleri yardı, O yardan beni atardı ve sevda bedenime dolardı. Seni ölesiye sevmek vardı. Selim Tunçbilek |
SİZDEN SAKLI Gelmediniz, ben hep sizi bekledim Eksilen yanlarımla Sizden saklı eskidim. Her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için Gün, ay, saat, hafta, takvim işi; zaman yani Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey Yalnızca ufuklar yeniledim. Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk Her sevgiliyle biraz daha Biraz daha sizden saklı eskidim. Murathan Mungan ********** ESKİDENDİ, ÇOK ESKİDEN Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işıklar yanardı evlerde, Eskidendi, çok eskiden. Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken, Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden. Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamışken, Eskidendi, çok eskiden. Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken, Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden, Daha biz kimseye küsmemiş, Daha kimse ölmemişken, Eskidendi, çok eskiden. Şimdi ay usul, yıldızlar eski Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden Geçen geçti, Geçen geçti, Geceyi söndür kalbim Geceler de gençlik gibi eskidendi Şimdi uykusuzluk vakti. Murathan Mungan |
sigaramsın Yaktığım her sigaranın hep dumanındayım İçilesi hayatın tam ortasındayım.... Hüzünleri içtim, gün geldi.. Özlemlerle okuduğum hayatın Sayfalarını yırttım bilmeksizin İçime çektiğim dumanımdı hayatlar Ne hayatlar gördüm dumansız Tertemiz sandığın, bilmediler onlarda Dumansız anlamı kalmadı hayatın.... Yaşadınmı hayatı çekeceksin dumanını, Derin bir nefes alıp içeceksin hayatını. Hey gidi dünya... Sigaram kadar bile almadın kollarına Sevinçleride içtim bazen, Korkularla kol kola gezen, Onlarıda çektim içime, Neşeler duydum zamanda, Aşk' sa o zaten bambaşka Çektiğim dumanlarda sakladım hayalleri Dağalacak diye zamanla, Göreceksin sende Herkesin kendisi kendi dumanlarında... lütfiye yapar |
ANNABEL LEE Senelerce senelerce evveldi Bir deniz ülkesinde Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz İsmi; Annabel Lee Hiç birşey düşünmezdi sevilmekten Sevmekten başka beni O çocuk ben çocuk, memleketimiz O deniz ülkesiydi Sevdalı değil karasevdalıydık Ben ve Annabel Lee Göklerde uçan melekler Kıskanırlardı bizi Bir gün işte bu yüzden göze geldi O deniz ülkesinde Üşüdü bir rüzgarından bulutun Güzelim Annabel Lee Götürdüler el üstünde Koyup gittiler beni Mezarı oradadır şimdi O deniz ülkesinde Biz daha bahtiyardık meleklerden Onlar kıskanırdı bizi Evet !Bu yüzden "Şahidimdir herkes ve deniz ülkesi" Bir gece rüzgarından bulutun Üşüdü gitti Annabel Lee Sevdadan yana kim olursa olsun Yaşca başca ileri Geçemezlerdi bizi Ne yedi kat göklerdeki melekler Ne deniz dibi cinleri Hiç biri ayıramaz beni senden Güzelim Annabel Lee Ay gelir ışır, hayalin erişir Güzelim Annabel Lee Orda gecelerim uzanır beklerim Sevgilim sevgilim hayatım gelinim O azgın sahildeki Yattığın yerde seni... Edgar Allan Poe |
| Saat: 08:29 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık