MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 5 Mart 2007 02:54

ERKENCİ

bahar kuzusunun tazeliği havada

rüzgar kıbleden eser

öncü leylek kontroldedir.

toprak yumuşaktır

kış yeni bitmiştir

kar yeni kalkmıştır üzerilerinden

hava gebedir bahara

kolayca delebilir hayatı

bir köstebek

ve

bir fare

ve

hatta bir karınca...


ve

bir dağ lalesi

ve

isimsiz mavi çiçek

erkencidirler....

Sefer YEŞİLYURT


arwen 5 Mart 2007 04:01

Bir kovalamaca ardı sıra
Konmaya yüz tutmuş kanadı kırık kol uzanışı
Kim derdi bunca yürek açımı doğrultmuşken, kal diyesim gelir de susardı dil
Derdi tasayı silerdi gönül
Gözlerin serilirken ufkuma il il
Tutarken elimi
Güven, inanç, safi sevgi kanıma damlalarca zerk edilir
Gülerdi yüz, süslerdi dünyamı yüzünün anlamı
Manamı aşar, zirvede çağlayan bir pınar düşerdi canıma

Gelmezdi aklıma kemi dünyanın
Bir gülüşün salınırken poyrazında başımın
Akışı coşar sen kadar sana yakınken kanım
Al bir nefes tutar sanrımı
Can üfler ruhundan cana
Bakar bakar ağlardım
Şükrümden

Seni sana bırakmam der gibi
Al başımdan dağları aş
Kırk cemre düşür bahara
Kur saatini vuslatın
Gel diye diye bakmayayım yoluna
Kal diyecek umudu sar
İplik iplik dokurken sevdayı
Sabahımdan sabahıma

Kar geceleri tutsa da
Yar sularını hasretin zehrinin
Sök başımdan ayrılığı
Ben bir denizkızı olayım koyunda, kıyında
Dök yakamozları yağsın sevdadan akşamıma

Gidilir
Düşe durmaya
Gündüzmüş olsun
Sen ya dört yanım
Düş benim ya..

5.3.2007, Öznur KARAYUMAK


tikkymelike 5 Mart 2007 09:57

DOSTLARI OLMALI İNSANIN

Dostları olmalı insanın,
Aynen gemilerin limanları gibi
Zaman zaman uğradığın
Yükünü boşalttığın
Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunuda
Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
Geri döneceğin günü bekleme umuduyla
Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
Halatlarını çözmeli
Seni çok
Ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın,
Ermiş,bilge hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiğinde senin için çün ateşi yutabilen
Yolunu ışıtan ustan olmalı,
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
Sana vermeli soğuk bir kış gününde
Üzerindeki tek gömleğini.

Oğuzkan Bölükbaşı


blood_lovee 5 Mart 2007 10:37

Sen Yok Muydun?

nerde başladık
hangi koparılmış takvim yaprağında
kaldı kapımı çalışın?
hâlâ bilmiyorum niyedir
limanların telaşı...
martı sesleriyle gidiyor musun
yoksa bulut öldüren
yağmur kovan bir zaman
kavuşuyor muyuz?
ikinci bir sen bilmiyorum
senin bakışında başlar
temmuz‘a sarılı düşler
senin ellerini bilirim
hayat gülüşünde geçmiştir karanlığı
ikinci bir sevmek bilmiyorum...

nerde kaldık şimdi?
ortada kalan bu yalanı
sen mi bıraktın giderken
ben mi yarattım yanarken?
ölümü bilmiyordum
gidişin sanmıştım...
belki de ölmüştüm
kaç gündür aynada
göremedim kendimi
gölgem yoktu
ardımdan gelen
ayak seslerimi de duymadım
nerde benim deli, çılgın telaşım
nerde senli uykusuzluğum
sen yok muydun
aşk değil miydin sen?

Ertan Akyüz



tikkymelike 5 Mart 2007 12:03

SENİ SEVMEK

Seni sevmek
Gözlerinde bin kez ölmek
Bin kez ölüp yaşam sürmek
Hayat denilen bu sahnede
Sana tutuklu kalmak
Ve sana tutukluyken
Hürriyeti yaşamak demektir

Süleyman Yavaş


NiliM 5 Mart 2007 12:10

İncinen Gurur

Pencereden baktığımda görüyorum
Senin yüzün incir yaprağında
Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen
Bir kedinin kıvraklığında

Aynada dururken görüyorum
Kırmızı öpüşün sol yanağımda
Dişimi fırçalarken senin ağzın
Serin suların berraklığında

Rakı devrilmiş masalarda yokluğun
Veya benden önce kalkıp gitmişliğin
Gece boyu dolandığım barlarda
Sarhoşlara tekrarladığım adın
Balıkçı kahvesinde,çorbacıda,kenarlarda

Dökülmek istemiyorum hayır!..
Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında
Bilmediğim soruların açtığı çukuru
Yalanlarla doldurmak istemiyorum

Seni kaybettim galiba
İki taşın arasında kaldım
Bu, benim hatam değildi
Seni ben çook geç tanıdım

Derin acılar bahçıvanı
Yüreğime ne ektin böyle...
Aşk korkağını bağışlar mı?
Söyle...

Aramak ne kötü herkeste seni
Her gözde bulup yanılmak seni
Ah turuncu rüyalar güzeli
Hem kendini yok ettin
Hem beni

Başka ne acıtabilir içimi
Yaşım kırkı devirmişken
Seni böyle patavatsızca sevmişken
Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken
Başka ne...

Seni vefasız aşklara bırakıyorum
Yüzümü kırılan bardaklarda ara
Düşünme ben ne olurum
San
ı
rım bi daha onarılmaz
İncinen gururum....

Yusuf Hayaloğlu


Misafir 5 Mart 2007 12:29

AĞLARIM KADERİME

Hangi serefsiz söylemis
Davul vururmus dengi dengine
Kadere siginirlar
Seni yazmis tipsiz itin birine

Bir onu bir de seni düsünürüm
Bir de sen ile beni düsünürüm
Düsünürüm ve geceler boyu aglarim
Geceler boyu aglarim kaderime

Hayalini tutar bedenime baglarim
Kendimi koyarim senin yerine
Hayalimde canlanir gençlik çaglarin
Dayanamam aglarim kaderine

Gözlerim dolar senin yerine aglarim
Gözyaslari süzülürken yanaklarimdan
Su kelimeler dökülür dudaklarimdan
Yine düsünür seni takdir ederim

Aferin be GÜL’üm aferin
Nasil dayandin bunca yil derim
Takdiren hayalinden öperim
Bir ara evet bir ara
Dönerim yasanmamis gençligime
Ruhuma bulutlar çöker kapkara

Simdi de aglarim kendi evliligime
Farki yok ayi armut zart zurt
Agrilar sancilar saplanir iligime
Içime düser binbir kurt

Acirim yillar yili çektigime
Aglarim ve düsünürüm çözüm yok
Beynime saldirirlar denizden karadan
Tasiyamayiz bu yükü bize çok

Yazmissa yazmis Yaradan
Derim ve teselli bulurum
Iki it çekilmezse aradan
GÜL’üm gözlerim açik ölürüm

Gözlerimi kapatirsin cesedimi öperek
Dudaklarinin sicakligindan sevdigini bilirim


FIKRET OGUZTÜRK


Misafir 5 Mart 2007 13:00

Kayıp Ruhlar



Kayıp ruhlar aranıyor şehrin birinde
Umutlar yarına kalıyor hep
Alacakaranlık çökünce
Annem reçel kaynatıyor
Ben ise buğulanan camlara
Adımı yazıyorum belki bulunurum diye
Ne yazık ki
Güneş doğarken akıyorum,
Ve sen geçerken bakıyorum camlardan

Kayıp ruhlar aranıyor şehrin birinde
Adım liste başında
Kayıp ilanları tutuşturuyorlar eline
Sen tanımıyorum diyorsun
Ruhumu hapsediyorsun kalbinde
Annem reçel kaynatıyor
Tadına bakmak zorundayım
Umutlar yine yarına kalıyor
Alacakaranlık çökerken...


mehmetbaturay


Misafir 5 Mart 2007 13:11


Hasret

Seni çok,çok seviyorum
Ayrıldım gülemiyorum
Sensizliği çekemiyorum
Bitsin artık bu hasret

Hasret,artık çekilmiyorsun
Hasret,bitip tükenmiyorsun
Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun
Hasret,yok olasın hasret

Her gün ağlar gözlerim
Titrek çıkar sözlerim
Uzanmıyorki ellerim
Hasretlik zor sevgilim

Hasret,artık çekilmiyorsun
Hasret.bitip tükenmiyorsun
Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun
Hasret,kör olasın hasret

Hasretlik yaktı bizi
Soldurdu güllerimizi
Mahvetti gençliğimizi
Biti ver artık hasret

Hasret,artık çekilmiyorsun
Hasret,bitip tükenmiyorsun
Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun
Hasret,ismin batsın hasret


Sabri Aksu
Sabri Aksu


Misafir 5 Mart 2007 13:32


İntihar Saatimin Zili Çalınca

İntihar Saatimin Zili Çalınca

Artık maskelerden değil
Altındaki yüzlerden korkarken
Uçurtmalarımın asla
Sonsuzluğa uçamayacaklarını anladım
İpleri ellerdeyken.
Şimdi beyazımı nasıl korurum
Bütün renkler kirlenirken.
Bak işte
İntihar saatimin zili çaldı
Dilinin ucundaki
Okyanusa bedenimi bırakırken
Neden sanki,
Yaşamayı bu kadar çok seviyorum?

Mehmet Baturay


Misafir 5 Mart 2007 13:58

ÖZÜR DİLERİM

Adını kalbime aşkla yazmışım,
Zamanla unutur birgün silerim .
Güzel bir rüyayı gerçek sanmışım ,
Senı sevdiğim için özür dilerim.

Aşkıma karşılık beklemek suçmuş,
Vefasız insan meğer çokmuş,
Senin beni sevmeye niyetin yokmuş,
Seni sevdiğim için özür dilerim.

Sanmakı bulamam başka birini,
Gönlüm sevemez hiç birini,
İstemem artık yalan sevgili,
Seni sevdiğim için özür dilerim.


Ali KemaL Alemdar


Mystic@L 5 Mart 2007 14:07

Usanıp sevişmekten bir ermeni general
Atıvermiş kendini senmişel kulesinden
Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden
O çocuğu boynundan asıvermeli derhal

Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama
Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden
Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem
Ne güzel bükermişim boyunlarını ama

Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam
Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı
Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı

Yani her direnişi çağda kızla sonlanan
En yeni senaryoda en eski esas oğlan
Bir ermeni general -yakası madalyalı

Ataol Behramoğlu


Misafir 5 Mart 2007 14:23

Acı bir hayat.
Bir tek senin aşkın mı aşk?
Sen misin sevda yanığı kaçak
Ben seni sevdim seveli yandım
Yandım,yandım sende söndüm

Hayat bana bir dargın bir barışık
Her günüm senle karma karışık
Çakmak, çakmak gözlerinde ışık
Senin sevdan bende, barut fişek

Ulaşılmayı beklerken ayrılık
İkimizin kaderi olsa gerek
Bana ayrılık yazan felek
Sensizliğini bana giydirecek

Yapma be sevdam ağlama artık
Bu kader senin değil benimdir
Sana gelen bu ayrılık, firak
Bende oluyor acı bir hayat
Alaaddin Uygun


Misafir 5 Mart 2007 15:08

Sen Giderken

Sen giderken
Kurudu dudaklarım söyleyemedim bir söz
Dönüp baksaydın görecektin bir çift buğulu göz
Sen giderken
Boğazımda düğümler, kalbim doldu hıçkırık
Gönlüm mahzun oldu kolum kanadım kırık
Sen giderken
Hüzün doldu içim hayallere daldım
Çabuk dön diye Tanrıya yalvardım
Sen giderken
Sarıldım hayaline arkandan el salladım
Okşadım saçlarını öpücükler yolladım
Sen giderken
Daldım hülyalara öptüm avucumu
Bir an öpüyor gibi dudak ucunu
Sen giderken
Hayalin kollarımda bir an zaman durdu
Eğer gerçek olsaydı belki kalbim dururdu.


Ramazan Mustafaoğlu


Misafir 5 Mart 2007 15:17

Kadın

bakıcı!
aşçı!
bulaşıkçı!
temizlikçi!
ırgat!
şamar oğlanı!

hey,.....KADIN...
sahi!
yukarıda saydıklarımdan,
hangisiydi,senin adın ?

Burhan Kıran


Misafir 5 Mart 2007 15:30

Ayın Gölgesi





Gün ışığı göz kamaştırır,
Öğle saatlerinde.
Ay ışığı isim değiştirir,
Su üstündeki gölgesiyle.

Gece karanlığında,
Esen rüzgârın soğukluğu,
Kurt ulumaları, keyif kaçırır,
Korku sarar sesleriyle,
Görünmezlikleri arasında,
Varlıklarını hissetmek,
Korkunun sebebi...

Karanlıkta,
Görmeyen gözlerin takipçisi,
Karanlığın sahibi,
Ay ışığının gölgesi.

Doğuş Paşalar


KaRKeLeBeĞi 5 Mart 2007 17:17

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10186-1.gif
Eylül geldi ve hiç gitmedi...
O gün, bu gündür aylardan hep eylül
ve mevsim hep sonbahar...
Ben hâlâ yağmur sonrası o toprak yolda yürüyorum...

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10186-1.gif
Ayağımın altında sarı çınar yaprakları
ve yolun sonunda hayalin duruyor...
Kaç yıl oldu unuttum.
Ben sana varamıyorum...

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10186-1.gif
Ebreşe


Misafir 5 Mart 2007 17:22

Sensiz Yapamam.

Dertlerle kararan birgün daha,
mazime gömülürken sessiz,sakin.
Gözümde yaş,içimde yas.
Sensizlik zor,karanlık,çirkin.
Tek güzel şey hayalin.
Gözümden gitmeyen,
Beni terketmeyen.
O...Aşık olduğum.
Tapılası halin.
İnan öleceğimi bilsem,
kalmasa mecalim.
Silinmez o hayal.
oysalarda gözlerimi.
Beynime nakşetmişim,
Kalbime yazmışim seni.
Seninle dopdoplu günüm,gündüzüm, gecem.. Senin bir parçanım.
sensiz yaşayamam.
İmkansız Ecem...

(1986)

Zafer Gürayça


Misafir 5 Mart 2007 17:27

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.

Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir,
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.

Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.

Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.

Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler..
Toz toprak gözlerine gitmiştir.

Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Soraydım söylerdi herhalde.
Soramadım.

http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10181-1.jpg
Cahit KÜLEBI


nisan_yagmuru 5 Mart 2007 17:29

ANILARDA YAŞARKEN

Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin

Sundun paha biçilmez güzelleğini
Öylesine diri öylesine sıcak
Böylesine bir mutluluk anladım ki
Ömür boyunca bir kez yaşanır ancak

Bir kez nefes aldığını anlar bir gün
Bir kez bir kişiyle insan bütünlenir
Özlem dediğimiz o hançer bir düşün
Bir kez saplanmak için kaç kez bilenir

Anılarsa bitmez bizimdir daima
Umulmadık yerlerde yeşerir büyür
Yaşamak baştanbaşa yalan olsa da
O alır bizi uzaklara götürür

Emzirir gür memelerinden istekle
Biz farkına varmadan uzar ömrümüz
Anılarda yaşarken bir gün gelir de
Biz de birer anı olur ölürüz.

ümit yasar oguzcan


Misafir 5 Mart 2007 17:43





http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Gidiyorum
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için.

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan.

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Gidiyorum
bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.

http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10169-gul.gif
Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.



Nuri CAN


Misafir 5 Mart 2007 17:53

.İyimserlik

hayata doğurulmamın
başlı başına
muhteşem bir bağış olduğunu
biliyorum
ve ama
ana rahmine tutundurulmamdan
günüme
bilinçlim ve gayri ihtiyarilerimi
kerrat cetvelimde mizanlıyorum
verdiklerimin aldıklarımı
fersahladığını
hep farkındalıyorum..
.......
olsun
ele ele baş başayım diyeyim
kırk yıldır çıkmayan
huyum kurusun
iyimserliğim belasına
ne kadarıncaysa kalanımda
çıkana kadar
canım sağ olsun..

Ali Işık


Misafir 5 Mart 2007 20:44

Etki ve tepki
 
En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sırf uzaklaşmak için,
ve geride kalanlar
birinin onlardan
uzaklaşmayı neden isteyebileceğini
bir türlü tam olarak anlayamazlar.
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifCharles BUKOWSKİ


Misafir 5 Mart 2007 21:33

Umut
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar doğar güneş doğarken
ve güneş doğarken çöp kamyonları
ölüleri toplar kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken köylü aile
erkek kadın eşek ve karasaban
saban koşulu eşekle kadın
toprağı sürerler toprak bir avuç

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için

işler atom reaktörleri işler
..........
..........

Nazım Hikmet Ran



Misafir 5 Mart 2007 23:09

GÜL YARASI



Dün gece yine seni gördüm rüyamda
Önce toz bulutlar sardı etrafı
Sonra sen belirdin gözümde
Bir gül vardı elinde
Bana uzatıyor ve gülümsüyordun
Bense o gülü almak için uzanıyordum
Uzanıyordum fakat yetişemiyordum
O sırada sen arkana dönüp gidiyordun
‘Elveda’ demeyi bile esirgiyordun
O sessiz gidişini görmemek için
Başımı önüme eğmiştim
Zor tutuyordum kendimi ağlamamak için
Birden bana baktığını fark ettim
Evet, iki üç adım sonrasında
Geriye dönüp, bana bakıyor, gülümsüyordun
Ve elindeki gülü bana doğru attın
Tam ayaklarımın ucuna geldi
Eğildim o gülü yerden almak için
Birden fırladım yataktan
Dışarıda yağmur yağıyordu, şimşek çakıyordu
Gece saat 03.30’du.
Su gibi tere basmıştım
Hâlbuki kâbus da görmemiştim
Çok geçmeden elimde bir kanama hissetmiştim
Kesin o gülün dikeni batmıştı elime
Artık bir gül yarası vardı elimde
Unutma ki bu ismi sen vermiştin bana
‘GÜL YARASI’ demiştin adıma
Yine unutma ki yiğidi gül ağlatır, gam öldürür
Ve yiğit yalnızca güle yenilir…



DİLEK ÇAKMAK


Misafir 5 Mart 2007 23:16


Sana Ne Demeliyim bilmem ki

Sana ne demeliyim, bilmem ki
Dost desem olmuyor
Yaren desem uymuyor
Yar mı desem, ne dersin
Sana ne demeliyim, bilmem ki

Bir sürec yaşadık birlikte, dost diyerek
Mevsimler birbiri ardına akarak gitti
Sözler sevileşti suskun gönülde
Yürekte zamanlar zay olup gitti

Gömdük düşleri, duyguları
Kül bastırdık üzerine
Ne gönlün ocağı kabullendi
Ne iç yangını yüreğimizin
Umuda el salladık, ufuk yanarken
Diyemedik birbirimize
Dememiz gerekeni
Sana ne demeliyim, bilmem ki

Soğuklar apansız bastırdı
Kar kapıda, ben yangınlardayım
Bulutlar çöktü üzerime, bulutlar geçti...
Düşmedi bir damlacık olsun, yağmur tenime
Ve ben, senli düşlerin buğusundayım

Sana ne demeliyim, bilmem ki
Dost desem olmuyor
Yaren desem uymuyor
Yar mı desem, ne dersin
Sana ne demeliyim, bilmem ki

Sana ne demeliyim bilmem ki

KÖMEN
Haydar Okur



Misafir 5 Mart 2007 23:27

Kör

Hiç bilemedi/n vefa bende ne d/emek
Aşk ne demek dostluk ne d/emek
Kaç kez b/aktı/n da göz bebeklerime
Hiç göremedi/n gönül ne d/emek göz ne d/emek


Hacer TİGUN



Mystic@L 5 Mart 2007 23:42

Usanıp sevişmekten bir ermeni general
Atıvermiş kendini senmişel kulesinden
Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden
O çocuğu boynundan asıvermeli derhal

Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama
Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden
Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem
Ne güzel bükermişim boyunlarını ama

Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam
Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı
Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı

Yani her direnişi çağda kızla sonlanan
En yeni senaryoda en eski esas oğlan
Bir ermeni general -yakası madalyalı

Ataol Behramoğlu


Misafir 5 Mart 2007 23:44

GECENİN DİBİNDE HÜZÜNLERİM


Gecenin kapısındayım : Önü deniz…
Uzanmış yalnızlığına
Issızlığında pus biriktiren gölgeyim.
Yıllanmış hasreti burcunda asılı
Yolunu gözleyenim.

Kuzguni şairlerin
Ağulu adımlarıyla
Geceyi dikine çıkan gözlerim
Ağıdı yakılmamış
Söz ölüleri saçar;
Gecenin dibine çakılır hüzünlerim.

Mavi diye çıktığım atlaslarda
Sancağımı acıya çeviren
Gündüzlere seslendim:
Ey! Uzaklardan
Mor ufkumun uçsuzuna
Köz kırpan özlemim;
İçime ateş diye dökülen
Azat edilmişlik duygusuna
Boz güvercinler üşüşürken
Ankara bozkırlarında
Kuytuda bozarır sözlerim.

Hey! Misketi elinden düşmüş çocukluğum:
Bak,ışıltısı solmuş düşlerin geçiyor
Son fener alayının gölgesinde
Beni barbar yalnızlığım biçiyor…


Altay Çapan


arwen 5 Mart 2007 23:50

Çeker seni, karanlık yanların kokusu
Derin ormanların vahşi güdüleri açlıkla uyanır
Ürkütür avcı, titreyen ellerini hissedersin

Ne kadar gölgede kalsa o kadar iyi
Sakladığı kuşkuların pınarı
Emer ışığı koyu gözlerindeki pusu
Öper isyanı, utanmayı bilmez dudakları

Çeker seni, deli bozuk dikilen bakışları
İner durmaksızın sınırlarına hayali bir kamçı
Kışkırtır avcı, gümleyen kalbini hissedersin

Kadın!
Diz çökmeye değer bir aşk olsun istersin

Çek hadi çek onu
Ağın ucunda varsın sen
Çek hadi çek
Günah mangası bu sokağa gelmeden

Çeker seni, bilinmeyen yanların coşkusu
Kayıp adaların ilkel türleri görkemle uyanır
Gösterir avcı, canındaki gücü hissedersin

Ne kadar söylenmeden kalsa o kadar iyi
Gizlediği cenderenin pası
Sürer atları sıcak nefesindeki koşu
Öper isyanı, kuramları bilmez dudakları

Çeker seni, yalın yürek süzülen yağışları
Yıkar durmaksızın bentlerini doğurgan bir sancı
Çıldırtır avcı, donakalmış aklını çözersin

Kadın!
Hissetmeye değer bir aşk olsun istersin

Çek hadi çek onu
Ağın içinde varsın sen
Çek hadi çek
Ayıp taburu bu sokağa girmeden

Çeker seni, geniş yaşamakların umudu
Masum duygularda gayri resmi bir beden uyanır
Acıtır avcı, dar zamanların güvenliğini özlersin

Kadın!
Elinde kafesle asker adım kime gidersin?


nesrin cansever


Misafir 5 Mart 2007 23:54


Hayvan ne güzel.

Kaldır başını bir bak,gökte süzülen doğan,
Bize emanet canlar,biLsen hayvan ne güzel.
Deryada yüzen balık,yerde zıplayan tavşan,
İnsana dosttur onlar,buLsan hayvan ne güzel.

Yılan zehri panzehir,hastaya şifa olur,
Kimi dertler dermanı,anzer balında bulur.
Kendini bilen insan,tüm hayvanları korur,
Ruhuna huzur verir,aLsan hayvan ne güzel.

Şairdir dilsize dil,düşene destek çıkan,
Engin görüşündür bil,tüm tabuları yıkan.
Gel gardaş hamisi ol,sana minnetle bakan,
Kedin için bir yanlış Silsen hayvan ne güzel.

Turnaların adına nice türkü yakılır,
Çok sevdiklerimize isimleri takılır.
Doğal oyunlarına içtenlikle bakılır,
Bozlağından bir nağme, çaLsan hayvan ne guzel.


Kuzu kesime gider,koyundur ağlayanı,
Kuzu değil şişektir,bol verim sağlayanı.
Yenmesin kuzu eti,dokunma yaylayanı,
Kuzuları kırlara,Salsan hayvan ne güzel.

Deli Mavi Sevdalar hayvana sahip çıktı,
Hayvanları sevdirip yeni bir ışık yaktı.
Ozan diller ses verdi,semeresi çok şıktı,
Hayvanı can bilerek,gülsen hayvan ne güzel.
İshak Özlü


Misafir 5 Mart 2007 23:55

Sevda Kurşunlanıyor Hücrelerimde


Hayat sömürünün acımasızlığını kusuyor üzerime
Bir dalgaya kurban veriyoruz güveni,
*****lik kuruluyor otağımıza
Can dediğim... canım dediğim vuruyor sırtımdan
İhanet değil sen yakıyorsun canımı
Vuran dost olmasa yar olmasa can olmasa
Canım yanar mıydı böyle

Sevda kurşunlanıyor hücrelerimde
Biliyorum... bu; sonun başlangıcı
Vazgeçişimin, silişimin hatta nefrete düşüşümün başlangıcı
Batar mıydı içime sözlerin
Dost dilinden yar dilinden can dilinden dökülmeseydi
Kan kusturamazdı izbelerde böyle

Tırnaklarımda derimden izler
Artık canım yanmıyor, hissetmiyor ki bedenim
Elim uyuşmuş yüreğim uyuşmuş beynim uyuşmuş
Gözbebeklerimden ateş fışkırıyor
Kimseyi görmüyorum
Sen dost sen yar sen can olsan da
Sevdanı içimde öldürüyorum.


Emine Yılmaz


arwen 6 Mart 2007 00:07

Adressiz bir mektup gibiyim
Oradan oraya
Yontula yontula
Yılların izlerini taşıyor
Göz çizgilerim
Bulutlar
Benden kaçıyor köşe bucak
Şu halime bak
Yaprağını döken ağaçlar gibiyim
Kırık dökük
bi haldeyim..



Mustafa kaya



Misafir 6 Mart 2007 00:10

Acıyı Yoğuruyorum Yüreğimde



Bugünlerde acıyı yoğuruyorum yüreğimde.
Tutuyorum usulca bileklerinden, fısıldıyorum kulağına.
Ben seni seviyorum.
Bugünlerde ben sana susuyorum, acının sırdaşına.
Ben tutuyorum acıyı, susarak dindiriyorum biraz.
Sonra güneşe bakıyorum, iç çekiyorum rüzgara.
Neden;
Ben seni seviyorum.
Yalana tutunmak var hep, unutuyorum bir an, bağlarını çözüyorum dizimin, titretiyorum ellerimi biraz.
Neden;
Ben seni seviyorum.
Acıyı yoğuruyorum yüreğimde.
Senden bana gelen, sonra gitmeyip kalan.
Ben seni seviyorum.



Ali Osman Seymen


arwen 6 Mart 2007 00:18

Eğer gitmeden önce dinleseydin beni
Söyleyecek çok şeyim vardı sana
Gitmeden önce süzseydin gözlerimi
Beki o zaman duyardın içimdeki sesi

Ne bileyim, seni seviyorum derdim
Gitme, kal bu gece
Atma beni sensizliğe
Gönlümden geçen her şeyi, ama her şeyi söylerdim

Yazıp da veremediğim mektupları tutuştururdum ellerine
Ve verip de okumadığın şiirlerimi
Kalman için lafa tutardım seni
Salakça da olsa bir şeyler söylemeliydim
Ve sen bu şekilde gitmemeliydin

Bu gidişin geri dönüşü var mı bilmiyorum
Giderken senin adınla başlayan plak çalıyordu
Sen arkana bile bakmadan gittiğinde
Plaktaki şarkıcı senin adını son kez söylüyordu

Pili bitmiş bir saat gibiyim
Ne kollarım çalışıyor
Nede bedenim
Söyle, ben sensiz neyleyim

Elimi sıkıp hoşça kal demeliydin
Terk etmenin de bir şerefi olmalıydı
Ufacıkta olsa bir kelime söylemeliydin
Ama sen bir elveda bile demedin

Gözlerine son kez baktığımda
Süzülen yaşları gördüm yanağından
Ama sen görmedin gözlerimdeki seni
Ve duymadın içimdeki sesi

Kalan kalır, istemeyen gider
Zorla güzellik olmaz gülüm
Sevmek gibi, ayrılıkta kader
Bilmek ki sensiz günler nasıl geçer



Elimde tutuyorum fotoğrafını
Ve son kez dinliyorum senin adınla başlayan plağı
Haykırıyorum dağlara taşlara
Bilmem ki sen duyar mısın feryadımı.


selami çakır


Misafir 6 Mart 2007 00:24


Bu Ülke / 1



Vurulmak bir şey değil de
Hani diyorum
Böyle yarım kalmasa insan
Kolun yok…
Bacağın yok…
Yüreğin….Sağlam………

Benden başka herkes
Bütün mahalleli sokakta yine
Çocuk sesleri kulağımda
Yine karşı balkonda komşu kızı
Eski yavuklum…Emine………

Eskiden saçlarını okşardım
Şimdi ise buradan
Ona el sallayacak elim bile yok
Bir de ayaklarım
Nasıl da hızla çıkardı kapıdan
Dünyanın en güzel gözlerine
Rüzgar misali koşardım….

Kolsuz bacaksız yaşamak neyse de,
Hani diyorum,
Bir de yarınsız kalmasa insan…….
Uykumda gece düşlerim yok,
Bazen dalıp gidiyorum saatlerce
Yüzümde gülüşlerim yok,
Yüreğim…Yüreğim sağlam….

Köy çocuğuyum ben
Başak tarlalarında büyüdüm ülkemin
Yabancıydım mayın tarlasına,
Yetmedi anamın döktüğü yaşlar
Ciğerimi dağlayan bir kurşun yarasına…

Sızım geçmedi
Gönül bu, kolsuz da olsa
Sevmekten vazgeçmedi….

………………………………………..


Özledim kırmızı ışıkta beklemeyi,
Hafta sonları maça gitmeyi,
Sahil boyunda saatlerce yürümeyi,
Buzdolabının kapağını açıp,
Gece yarısı buz gibi soğuk su içmeyi

Anamı uyandırmadan….

Özledim otobüse binmeyi
Vapurla Üsküdar’ a geçmeyi
İşe gitmeyi çalışmayı,
Akşam vakti
Çamlıca’da bir yorgunluk çayı
İçmeyi…
Bir de şekeri karıştırmayı

Garsonu çağırmadan….

………………………………….

Bu gün Pazartesi
Yarısı yok……..

Yiğidim, aslanım demek hoşta
Oturmuyor üstüme,
Giydiğim gömlek,
Bakıyorum
Sol kolu, hep boşta…

Ayak izlerime küsmüş bu kaldırımlar
Çoktan ölmüş içimde ki çocuk sesleri
Pencerenin ötesinde yağıyor yağmur
Artık saçlarımı ıslatmıyor bulutlar…

Bu gün Pazartesi
Yarısı yok……..

Oysa çoktan sona erdi
Kulaklarımda hala çınlayan
Bomba sesi, roket sesi, mermi sesi…

Ulaşmış olmalı yurduna
İzmirli Musa çavuşun cenazesi….

Annesi…Ah o annesi…


Bugün Pazartesi
Yarısı yok…….

Yürüyemediğim sokağınızda
Tam geçiyor oysa evimizin adresi…
Vurulmak bir şey değil de
Hani diyorum
Unutulmak derdine düşmese insan…..

………………………………………

Ateş düştüğü yeri yakar

Ellerinde çiçekler
Beyaz güvercin uçuranlar…

Benden daha mı iyi tanır
Ağrı’lı Mustafa’yı…….

Kürdoğlu Kürttür,
Merdoğlu merttir yüreği…

Dedesini anar, gözleri yaşarırdı
Onun dilinden anlatırken Çanakkale’yi…

Laz İsmail Horon teper başımızda
Her oturuşta, bizimle bölüşürdü
Memleketinden gelen nevaleyi…..

Ben söylemek için kaldım
Onlar almak için gittiler
O ölümsüz mertebeyi….

Sahi
Siz çok…
Çok seviyordunuz değil mi

Bu ülkeyi…..

……………………………………..

Biraz da kendinizi sorgulayın

Hani “tam” ya sizin kolunuz bacağınız,
Hani siz yürüyorsunuz her gün yollarda…

Hani aşklarınız var,
Ballandıra ballandıra anlattığınız,
Sevişmek sanattır dediğiniz kitaplarınız…

Hani kurulmuş rakı sofralarınızda,
Çözümcü tartışmalarınız,
Akademik araştırmalarınız,
Ermeni soy kırımlarınız,
İşgalci Mehmetçikleriniz,
Kahraman teröristleriniz….

Eğer siz…

“Bu ülke” iseniz,
Yarım kalmasın cümleniz
Tamamlayın bizi…

Anlamıyoruz söylediğinizi,

Öyleyse
Biz, kimiz? ........


Deniz ÜLKEGÜL


arwen 6 Mart 2007 00:27

SENSİZ TESELLİLER YAHUT
DÜNKÜ SEVGİLİLERİMİZ

Gözlerim etrafta seni arıyor
Kâr etmiyor artık sensiz tesellilerim
Bir an belirip, hep kayboluyor
Selimiye’nin rengârenk çinilerinde

Daha almadan son hevesimi
Şu küçük dünyamı sardı yine gam
Duyduk geçmişin ince sesini
Ruhumuz yâd ile doldu bu akşam

Her zaman görmeye alıştığım yüz
Teselli(yi) aratır mey kadehlerinde
Dil-i teşneye acı verir tuz
Âşık bir serkeştir bu demlerinde

Coşarak yükseliyor bütün özlemlerimiz
Billur kubbelerle içlerimizde
Dün yanımızda olan sevgililerimiz
Hayâl edildikçe büyür gözlerimizde

Gözlerim etrafta seni arıyor
Kâr etmiyor artık sensiz tesellilerim
Bir an belirip, hep kayboluyor
Selimiye’nin rengârenk çinilerinde


salih okumuş


Misafir 6 Mart 2007 00:34

ANLAYABİLİRSEN GEL


Bir kere görünce gülen cemalini
Unutmak kolay mı hüsnü halini
Eğer anlayabilirsen sen de beni
Hiç çekinmeden uzat bana elini

Hiç başlamadan sonu görünüyorsa yolun
Yine hiç başlamadan bitsin bu oyun
Eğer anlayabilirsen sen de beni
Hiç çekinmeden git, bu senin sonun

Bir kez daha görmek nasip olursa o yüzünü
Gözlerimden silemem ki hicranın hüznünü
Eğer anlayabilirsen sen de beni
Hiç çekinmeden gel, bir bahar günü

Gel bekliyorum hayatımın gülü
Gülün beklediği gibi bülbülü
Eğer anlayabilirsen sen de beni
Gel de beraber bitirelim bu ömrü



DİLEK ÇAKMAK


arwen 6 Mart 2007 01:27

Ben seni o gözlerindeki
Büyük ıssızlıkta sevdim
Şimdi içimde binlerce yüz
Binlerce sen oldun
Sevgim çekip alamıyor seni
Derin ıssızlığından
Büyük bir aşkla sevsem de
Sana sonsuz saygım var
Yaşıyorsam içimde umut varsa
Seni özlediğim içindir
Seni bu kadar özlemesem
Bu kadar sevemezdimki


gizem pares


Misafir 6 Mart 2007 01:39


KÜL VE DÜŞ

I
Kanayan bir umudu işliyorsun yüreğime
tutsak yağmurların izdüşümüyle

II
Yedine düştüm aşkın kendimden öte
varoluşun fidesinden asi filize

III
Buhar olan terimiz gökkuşağıydı düşümde
ve sevdanın kolları, kavrulan yeryüzüne

IV
Küllenen düşlerdeyim, gözesinde boğuluyor sularım
Alev içer türküler suskunluğun sesinde

V
Önümde uçurum ardımda kanı tutuşan emek
kim bilir belki de bu düş, bu külde yeşerecek

Ali Rıza Kars


arwen 6 Mart 2007 01:48

Serzenişimdin sitemimdin,
Tükenmez denilen kalem bitene,
Sönmez denilen ateş sönene dek.
Seni yazdım sevgili,
Tükenen onlar değil bendim.
Yazmakla bitseydi sevdalar,
Ağıtlarla tükenseydi aşklar,
Kim neyi kime yazacaktı.
Kırgın gönülleri,
Kırılan kalemlermi anlatacaktı.
Kalemi yenilersin,
Ateş yeniden alevlenir,
Onanmaz yaralar açtığın kalbimi.
Nasıl,
Kandıracaksın.
Dile kolay,
Sığsaydı eğer sayfalar,
Asırlar boyu sürermiydi aşklar,
Ayrılıklar kavuşmalar,
Destanlara ilham oldular.
Tarihsin yolsun ışıksın,
Kim alabildi önünü sevmelerin,
Kim set koyabildi sevene sevilene,
Sevgi var oldukça,
Aşksın insansın.


tarık sasaoğlu


Misafir 6 Mart 2007 02:06


çığlık





kendime düşüyorum bastığım her çukurda
güneş perdesini örtüyor
bir ıslık üşüyor kaldırımda
yüreğinden yüreğime yağıyor kar
ben...sokağın kuytusunda saklı durak
bir nefes mola / sonrası giden yolcular

-sür sesime yosunlu köpüğü
düşümü gelişinle sar-

ayrılığa kesiyor biletimi her istasyon
yalnızlık...buğuda terli nefes
kendine dönüyor bahçede volta
her şarkıda yara alıyor bahar
şafağın aynasında yaslı yüz
ve gece...
gölgesi yasak esmer duvar

-tutun kirpiğimden gözüme
ölüme daha bir yaşamak var-




Ferhat Gülsün


arwen 6 Mart 2007 02:08

Bir şarkı tutturmuşum dilime.
Geziyorum avare.
Hava güzel mi güzel.
Değmeyin keyfime.

Yemyeşil çimenler bulsam.
Sere serpe sırtüstü yatsam.
Kafamda binbir düşünce,
Gözlerimin önünde akan
Beyaz bulutlara baksam.

Bir karınca gezer kolumda.
Ağzında bir ekmek kırıntısı.
Bir serçe gezer daldan dala,
Nedir bu kısacık hayatda,
Herkesin bu bitmeyen hırsı?

Gündüzden geceye döner gökyüzü.
Bazen kızılımsı bazen sarımsı.
Yaş elliye varınca bilmem,
Genç miyim yoksa yaşlı mı?

Bir rüzgar yeşillikleri okşar
Ve giderek gün ufukta solar.
Nereye gitti bu karıncalar?
Sarmalayınca karanlıklar beni,
Göz kırpar sanki yıldızlar.
Hayatı ciddiye alma der gibi.


haldun uras


Misafir 6 Mart 2007 02:14

İzi kalır

gecenin gözleri örter
sensizliği
iner korkular yalnız şehrin
limanlarına...

şimdi; zaman sendir
ve seni aramaktır tenhalarda
bulurum ümidiyle savruluştur
savruk rüzgarlara
belki de kurtuluştur, ölüm
sıcaklığında güneş
yanmaktır...

durulmuştur hayatın kesitleri
çıkmaza uğrar düş
ve şiir yolunu yitirir
öksüzlüğün arifesinde
söner söner söner

Aytekin Orhan


tikkymelike 6 Mart 2007 09:20

DAHA ADINI BİLE KOYAMADIM

Dönelim artık eski günlere
Gidelim yine parklara bahçelere
Kabahatimi biliyorsun
Neden artık sevmiyorsun
Şansım yok mu hiç
Yalnızlık bana göre değil
Benim yerim senin yanın
Yeniden sev beni
Hiç bitmesin bu sefer
Sabahlar uzak olsun
Yaşanan geceler hatırlansın
Seni sevdiğim her gün için şiir yazdım
Sonuncusu dündü
Bugün ise yeniden yazdım
Sanki hiç yazmamış gibi
Her satıra adını yazdım
Hiç duymamışım gibi
Seni seviyorum bile diyemedim
Sevmekten öte ama
Daha adını bile koyamadım.

Semih Çağdaş


NiliM 6 Mart 2007 09:29

Yapraklar

Susuzluktan kurumuş, buruşmuş sanmayın
"Yazık oldu" deyip evhamlanmayın
Bir âlemden başka bir âleme
İbadet şuurunda, iner yapraklar

***
Semazen gibi döne döne inince onlar
Vazife bitti, yok olacak sanmayın
Hüzünlenmeyin hemencecik
Bir candan başka bir cana, can katar yapraklar

***
Yaprak toprağa, toprak yaprağa hasrettir
Tüy hafifliğinde, hazan serinliğinde iner
Vuslatın ta kendisidir, tasalanmayın hemen
Baba ocağından ana kucağına iner yapraklar.

***
Keder elem yok! Ayrılık acısı yok onlarda
Bir vazifedir yapar durur, ücret yok onlarda,
Gafil insandan tek farkı;
Allah’ı zikreder durur yapraklar

Salih Ağrak / 3/4/2007


Misafir 6 Mart 2007 11:01

su taşı




tenim ağır bastığım yerde dar zaman
gam buğusu yiten gün kilide uymayan
kar içinde yürümenin mora kesik acısı
döşümde aksine seyir bir deli volkan

umutların kaygan sırtında sık soluğum
rengine aralık buse kapısı marazından
serkeş söverin ehlî yetisizin rotasına
istifi manasız bedlik esamesine bu isyan

cebimde yalnız bir bilet düşevim ömr'e
gökkuşağı mendil dört ucu derin yanık
eşelendikçe sonsuz çıngılar serpilir göğe
dilin kalpe köprüsünde an sesim çığlık

türküler söyledim şiirler yazıp tığ teber
bulut penceresinden bakın gelişime ey!
kesik damarlarıma sürdüm mevsimsiz
içimin cam ormanından füsun nağmeler

yazdım omzumda uyurken yaprak yıldız
tüy düşüren dolunayda zayi etmeden
sevdalı yüzümün kucağında kum sağnağı
aczinizin yanılgı küpünde farketmediniz



S.Sevinç YILDIZ


Misafir 6 Mart 2007 11:39


Anladım diyemem ki ! Suçluyum.
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi.

Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle

Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim.

En kötüsü beni koyup gitmendi
O, öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz.

Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi?
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 6 Mart 2007 12:45

Belirsiz-İz / Karmaşa

Bekledim günlerce 'yalan' sözünü
Bitti mi hevesin aşkı yormadan?
Özledim kavgalı, asık yüzünü
Yiter mi öfkeler bana sormadan?
.
Yalnızlık büyüttü sana hasreti
Suskunluk başlattı her müebbeti
İnadın yok etti bütün serveti
Atar mı yüreğin sevgi sarmadan?
.
Yokluğuma çare bulduysan eğer
Sırlanmış anılar düşleri boğar
Pişmanlık utançsız kar olur yağar
Yeter mi baharlar yaza varmadan?
.
Bensiz de geçecek ömrün kalanı
İnanmazsın ama bilmem yalanı
Dönersen kalbime sevgi alanı
Batar mı karanlık güne vurmadan?
.
05 Mart 2007
Nesrin Göçmen


tikkymelike 6 Mart 2007 12:54

O

Her şey onun suçu
Hasretinde yalnızlığında sebebi o
Seni özleme nedenlerimin de
Geceleri isyana yeltenen yüreğimi
Sıkıştıran da o
Sadece o
Seni benden alıp giden de
Beni beklemeye mecbur eden de
O
Ve sen
Kurtul da gel artık
Bırak birazda o sensiz kalsın
Bırak her şeyi onun olsun
Adına yazılmış şiirleride
Her köşe başında çalınan şarkılarınıda
Bırak
Bir kere de sen onu terk et de gel,
Beklemeyi benden devralasın
Yıkıp da gel artık onu
Adı uzak şehir İstanbul kalsın
Sen gel de hasretinle İstanbul yansın.

Aysun Çarkacı


MUTLULUK OYUNU

Gözler herzaman gördüğünde değil,
Görmek istediğine inandı.
Düşler ısrarla mutluluğu kovaladı,
Ama hep en yakın olduğu anlarda kaçırdı,
Belki de mutluluk aldatmacasıydı bu gönlün
Var olması gerektiğine inanılan ama hiç var olmayan.
İşte yarısı polyannacılıkla geçti bu sefil ömrün.
Dünyada bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük;
Kendi kendini kandırmak,inandırmakmış budalaca...
Sonra elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi,
Hiç olmayan mutluluğunu aramak.
Cevabı alınamayacak sorular sormak kendine.
Mutluluk oyunu bu geç de olsa sonunda anlaşılan,
Ama asıl kabusu uyandıktan sonra görülebilen...
Bu oyunu kazanabilenler için sonsuz bir umut
Kaybedenlere ise hayatta yüzleşebilecek kadar gerçek ve somut...

Özcan Öğüt



Saat: 21:50

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık