![]() |
Çıplak yalnızlıklar yalıyor sokakları Her köşede sığıntı bir telaş Her köşede tükenen kalabalık Bitecek gibi değil Geçmiş ile gelecek kavgaları Bir kısa mesaj görgüsü yetiyor Günü kurtarmaya görünürde Ve yetişmek zorlaşıyor Gittiğimiz her nereyse Bir sokak daha dönüyorum Üşüyen gölgemden habersiz Farkımız kayboluyor karanlık arttıkça Dalıyorum yalnızlığımdan Bir sokak bir sokak daha musa takçı |
Bir yön versek hayata Ayrı yollardan kendimize seslenerek Atsak beyinlerimizden Kalbimizi boşaltan inançlarımızı Görsek Bizi uçuruma sürükleyen senaryoları Ezip geçmeyi arzulasak Kurulu tuzakları Ayrı bir gözle baksak Şu yaşadığımız hayata Şöyle biraz düşünsek Her günkü hayatımızı Neyin nesidir bütün bunlar Yoksa bir oyuna mı gelmekteyiz Düşünecek başka şeylerimiz kalmadı mı Nereden bulacağız aradığımızı Kim tarafından onaylanan belgeye ‘evet’ diyoruz Neyi yaşıyoruz biz Hep bir hesapla mı geçecek günlerimiz Kurulan bir oyunun Bir parçası mı olduk Elimizden mi alındı Bizi tanıtan kimliğimiz Söküldü galiba Dağlar deviren heyecanımız Bir zavallı olduk artık Can çekişmekle geçiyor Karanlık gölgeler altında hayatımız Hazır değiliz hiçbir şeye Ve inanmıyorum da Aldatılan ruhumuzun heyecanlanacağına Ne zaman görülecekti Yazılmayan tarihe damgasını vuran gerçeklerimiz Düş değildi bizim bu hikayemiz Yeniden hayat bulacaktı ‘Artık bitti’ dedikleri ne varsa Çünkü ölemezdi bu Ağır senetlerle imzalanmıştı Hayat garantisi musa takçı |
Nasıl Ayrılacağım Nasıl ayrılacağız biz seninle? Öyle çok sevdim ki seni, Öyle alıştım, öyle bağlandım ki sana, Sevdiğim senden nasıl ayrılacağım? Nasıl doldun içime bilemezsin… Acı tatlı seninle dolu yüreğim, Her nefeste aklımdasın bebeğim, Sevdiğim senden nasıl ayrılacağım? Sensizliği düşünürsem çıldıracağım, Bilmem nasıl sensiz yaşayacağım? Ben hasretine nasıl alışacağım? Sevdiğim senden nasıl ayrılacağım? Ayrılmamız gerek biliyorum, Deli gönlüme söz dinletemiyorum, Sensiz doğan günü istemiyorum, Sevdiğim senden nasıl ayrılacağım? Yıldız Erkan |
OLMAZ MI? Yön yön sarılmışım ne yana baksam; Sarılan olur da saran olmaz mı? Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam; Geçip de aynaya,soran olmaz mı? Bir parçacığım ben,bütüne hasret; Zaman döne dursun,o güne hasret; Ruhumsa zamanın üstüne hasret; Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı? NECİP FAZIL KISAKÜREK ************** İŞİM ACELE Gökte zamansızlık hangi noktada? Elindeyse yıldız yıldız hecele! Hüküm yazılıyken kara tahtada İnsan yine çare arar ecele! Gençlik... Gelip geçti... Bir günlük süstü; Nefsim doymamaktan dünyaya küstü. Eser darmadağın, emek yüzüstü; Toplayın eşyamı, işim acele! Necip Fazıl Kısakürek ********************* SAÇLARIN Saçların omuzlarından aksın Mermer üzerinden geçen su gibi İçinde ezgin bir his duyacaksın Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer Gözünün değdiği yere gül düşer Sonunda sana da bir gönül düşer Gönlümün şimdiki duygusu gibi Dillerde dökülüp sayılır saçın Sıcak nefeslerle bayılır saçın Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın Kararan gözlerin buğusu gibi Necip Fazıl Kısakürek |
Adı barış olacak Yakında bir oğlum olacak adını "Barış" koyacağım Savaşın ortasındayken bile yüzü hep gülecek yavrumun Gülen fotoğraflarına bakacağım Hasbelkader cephedeysem Yaşama umudum olacak benim gül yüzlü ciğerparem Ya kızım mı olursa? Ne fark eder ki? Öğütledim hayat arkadaşıma Adı yine "Barış" olacak Özcan Günergök |
BİR LİSELİ SİLUETİ Hayat hattında acemi tayfalardık Ne avunduk sevinç müsvetteleriyle Ne aşktan ikmale kaldık... Bak her sabah bağıran yeni sabaha Artık iklimler değişmiş, kuşlar da gitmiş Tenimde eski ateş, gözlerimde fer bitmiş Heybetli dağlar arasında Göğümde yıldız yitmiş... Sen Hala Anılarımın En Beyaz Yanısın Sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın Yarısısın En sağanakla gelen sabahlarda Çok eski bir şarkının adısın... Daha adamlar şehirlere otomobillerle Geceler anılarla birlikte gelir Siluetin giderek uzaklaşır, düşler de kilitlenir Efkarım bir yaralı ayrılıktan beslenir (Artık ne teneffüs zilleri çalar Ne otobüs duraklarında sabırsız bekleyişler var...) Kimse bilmez Yıllar yılı hep aynı beyazla gezmek nedendi Olsun! Yirmi yıl seni özleyerek yaşlanmak da güzeldi... Çünkü sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın Yarısısın Sen sağanakla gelen sabahlarda çok eski Çok eski bir şarkının adısın... Yılmaz Odabaşı |
Korkular Anlamlandıramadığın her koyulukta kıvrılıp uyumak zorunda mısın? Korktuğun şehvetlere sırtını dönüp kaçar mısın? Karar verirken neden bu kadar hırçınsın? Keşke seni bir de benim gözümle görsen o zaman anlardın.. Ne ben gel derim ne de sen gelebilirsin Öpüp koklayamam seni Yasaklı dünlerin tutsağında yaşayamayız yarınları Bir deli sensizlikteyim işte neylersin... Yaşamışsan en derinine Sanrılar korkutur gözünü Sonra beklersin sadece bir daha incinmemek için Gece yatağında ansızın midene giren acıdan kıvranırsın Ne ilacı vardır bu hastalığın ne tabibi Sessizce inlersin geçmesi için dua edersin Ama nafile ne duası vardır bu hastalığın ne tedavisi. Emrah Biroğlu |
YÜREĞİM I Yüreğim ıslaktır benim Kuytularda ağlamaktan Ve hafif uçuktur rengi Kurusun diye kaç kez Güneşe asılmaktan II Barış yüreğimde Çam kokulu bir orman Varsın konsun dallarına Savaş denilen Yaşlı ağaçkakan III Yüreğim İlk şiirim Sunay AKIN |
Uyan..! Gözlerini açmak gibi değil, Temiz havayı solumak gibi uyan. Başla ...! Yepyeni bir güne Aynı yolda yürüyor gibi değil, Başka gezegene ayak basmış gibi başla.. Ve şimdi Terket..! Kendine acıyormuscaşsına, Gozyaşlarına karışıyormuşcasına değil, Hiç yokmuşçasına terket beni.. Neden mi..? Çünkü artk gitmeliyim.. Hüzünlü yüreğin hep acıtmıştı beni, Vedamdan sonraki hıçkırığın , Yankılanmadan kulaklarımda, Her gece o sesle yorulmadan Terket beni Hiç yokmuşçasına...! İki kişilik hüzün taşıyabilir bu beden, Ağıtlarını yoketmek adına, Yok olabilir istersen. Sevgi dokunmak değil, Acımak değil, Fedadır...!!! Feda edebilirim şimdi Şu hüzün saatlerinin bitişini Kendi varoluşuma..! Suzan Batmankaya |
SEVİNÇSİZ ANILAR Ölümüm kandil olacak, Akşamlar akşamlar akşamlar olacak Ben bu acılı baloda Maskesini yitirmiş seferi şair Ben inançsız yolcu Bütün istasyonlarda Kanlı rütbeler takılacak omuzuma Bir kuşluk vakti dalgın atların hıncını düşünürken Sen "Yalnızlığın bahçesini sulamış olacaksın" Ve gidiyorum... Dudaklarımda bir nergis tadı Bak, kar izleri örttü bile, Kendini iyi koru, bu kış çok uzun sürebilir. Anılarım tutkularıma bağlıydı bilirsin Artık pişmanlık olsa da olur olmasa da. Ne olursun sen hep böyle kal Varsın ellerim ellerinsiz kalsın. "Ölümüm kandil olacak, akşamlar akşamlar akşamlar olacak..." Cezmi Ersöz |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık