![]() |
Göçmen Çiçek Aykırı bir uçurumum yolunun üzerinde Elini uzatacağın dalları yamacında saklayan Birdenbire patlayan Bir çığlığım sessizliğinde Ele-güne karşı seni utandıran. Yaz günü palto giyerim Ceplerim dolu dolu şiir Gören beni deli sanır Adım kaçığa çıkar keşke kaçsam Keşke kaçabilsem şu dünyadan. Aykırı bir şiirim kitabının arasında Kargacık burgacık bir yazıyla yazılmış Sondan okumaya başla Nokta koy her dizenin önüne Anlamaya çalış.. * * * Bedeninin bir noktasından dalıp Yüreğini bulabilirim Geceyse, başlar yastığa düşerse Ve yorgunsa yüzün Yıldızları soluğumla bir bir ateşleyip Kandiller gibi başucuna koyabilirim.. Ey bütün tufanların ardında Bulduğum dinginlik! Göçmen çiçeği dünyanın Kökleri ardısıra sürükleyen çılgınlık! Madem ki yaşam bu Madem ki taşın taş olmaktan öte bir umarı yok Bir türkü söyle kadınım Yürüsün dünyaya mutluluk... * * * Yağıyor incecik bir yağmur dışarda Yüzün çamurlar üstünde tüten buhur Islak toprak kokusu Doluyor odama Sıkılıyorum Kitapların üstüme yıkılacağından Korkuyorum şimdi Yel esiyor Sökuyor duvardaki bir resmi Yerine senin yüzünü koyuyor. Yüzün şimdi karşımda Yüzün akşam karanlığında Toprağın üstüne bırakılmış Bir demet çicek gibi parlıyor.. O zaman açıyorum Bütün perdeleri O zaman yakıyorum Bütün ışıkları Camları darmadağın ediyorum Yüzünü avuçlarıma alıyorum Alnını öpüyorum Dünyayı öper gibi... * * * Sana uzanamadığım gün Ellerim yok sanıyorum Senin bakışlarını yakalayamadığım gün Gözlerim yok.. O zaman bir yumruk bütün gücüyle vuruyor Eski bir piyanonun tuşlarına Binlerce martı Kayalıklara çarparak ölüyor Ayışığı tutkal gibi Yapışıyor pencereme Açamıyorum perdeleri Şiir yok artık Türkü dindi.. * * * Meyvelerini taşıyamayan Ağaçlar gibiyim Sularını taşıran ırmaklar gibi.. Bu kadar mutluluk cok bana Onu gunlere Onu aylara bölmeliyim Ve bir tek gülüşünü senin Kutlamalıyım yıllarca... * * * Sana yüregimde bir sürgün yeri Göçüp konacak Bir toprak yaratsam Kadınım, sarışınlığınin bittiği anı Gizli bir esmerliğe eklesem.. göcmen çiçek Her yerin yabancısı Yolların, yolların ötesinde bize bir tek Yarınlar kaldı Göğün tükenip, denizin Başladı yerde... |
Hiçbir şehir mekan olmuyor bana Bir yorgun gezginim aşka düşeli Sensizlik aklımı kötü ediyor Sesime ses verde bul beni Gül dalında solarsa Başım kıyamet olur Bahçeler de kanar sonra Düşüm düşmanım olur Hangi sınıra vurduysam ben kendimi Rüzgarlarım uçurumlara yenildi Bir ıslak bulut kaldı gözlerimde Birde ağrısı ağu sevdanın |
Ümitsiz Aşk senden başka her şey tam masamda . kainat dolu dolu yaşıyor geceyi . yıldızlar yerli yerinde. ay tam karşımda kur yapıyor denize gece gece gibi… kuşların sesi kesildi yuvalarında, ağaçlar erketeye yatmış bekliyor, sensizlik şairce bir **** zulası. yüreğim çıplak bir erkek vucudu kadar masum senli hayaller dağlıyor gözlerimi. rakım,sigaram,müziğim; iyisimi biz masa başında ölelim |
Üzülme Haram olan milyarları kazanıp ta sevinme Helal olan paraları kaybetsen de üzülme Çıplak geldin bu dünyaya düşünsene özün ne Çıplak gideceksin bu dünyadan beş metre bezinle Anılırsan bu dünyada iyiliğinle sözünle Vicdanın rahatsa öldüğüne üzülme Fakir olsan bile para için ezilme Yolculuklar hep beş metre bezinle Dünya kalmadı.Süleyman a fıravuna Kalmadı padışahlar tahtında sarayında Nice canlar gitti gençliğinin baharında Zengini fakiri gider beş metre bezinle. |
Bütün kırık şarkılar seni bana söyledi Ve ağzımdaki yarım şiirler senin içindi İstemem artık Ne de damla yalan olsun dilimde Ey hüznümün kızı asude Ayrılık eski bir hikaye Bir varmışım bir sen olmuşum Böyle dalgınlık mı olur Kendimi sende unutmuşum Gün gecede bilenirmiş ve hasret sevdada Dağlar dize gelirmiş inatla yürüdükçe Yeter ki umut olsun Yeniden dermanlar doğursun Umut olsun Olmaz değildir hiçbir şey |
Üşüyor Yüreğim Tam ortasında yaşamın, vatanın bir başka yerinde Midyat-İdil arası bir şantiyede yine hasretsiz, yine sevdasız taşla, çamurla sarmaş dolaş yağmurla, soğukla kardeş olmuşum. Üşüyorum, donuyorum öksürüyorum durmaksızın sigara içme diyor doktorlar sabah altıda kalk diyor patron üşüyorum. Doktorlar yalnız ilaç veriyor dostlar ise nasihat birer.. Birer hastalanıyor işçiler ilaçlarımı onlara veriyorum ilaçları seviyorum. Muhasebeciyim ve yazıyorum, yazıyorum yedi rakamlı,sekiz rakamlı sayılar yazıyorum, üşüyor umutlarım. Sabah erken kalem tutmuyor ellerim tir.tir titriyorum masa başında milyon..milyon yazıyor ellerim üşüyor ellerim. Bir dilim ekmek için,bunca çile bunca soğuk,yağmur,çamur üşüyor ekmeğim. Düşünüyorum güzel şeyler düşünüyorum, düşler hep sımsıcak gerçekler buz gibi üşüyor yüreğim. İşçileri seviyorum seviyorum emeği, teri kazmayı, küreği, keseri,çiviyi bir ‘sağ ol’ dese biri iliklerime değin ısınıyorum üşümüyorum. |
Yıkılıp kalmışsın bir aşk yüzünden Yaşlar misali akar gözünden Seni unutanı sil at gözünden Yoksa sende benim gibi yanarsn ARKADAŞ Bende senin gibi yıllarca sevdim Vefasız birine gönlümü verdim Bırakıp da gitmeyi ondan öğrendim Unut seni unutanı sevme ARKADAŞŞ ...BİTANEM... |
Bulut Kestik artık umudu Yağmurdan Yürek biçimini Alsa da gökyüzündeki Küçük bulut |
Kelebekler Yağmurda Uçamaz Unutulmuş sevdalar bekler, Sıfır otuzlara dolu duraklarda. Tutuşup yanar eski şarkılar, Aşkın en güzel yanı, belki de yasaklardır, Gözyaşıyla ıslanırken hatıralar... Büyüsü bozulur, yaşanınca her şey, Aşk yalnızlıkları ıslatır. Gölgelere sığınır, su mavisi ayrılıklar. Ve yalnız içimizde söylenir, O en güzel şarkılar... Yüreğimizde kalır yine de, Bulaşığı acıların. Uykusuzluğumuzu gizler geceler, Bakarsın yaşananlar unutulur, Ve buğulanır camlar, Dilim varmaz sana ayrılalım demeye, Ve umudumu öldürür acılar. Uzak kış artığı bir şehirde, Toplanır gökyüzünde bulutlar. Sen kalbinin yalnız kalacağını düşünürken. Oysa, yağmur damlaları birbirini tutamaz, Buluşurlar yere düşünce... Açma yüreğini her sevgiye ve sanma ki Erkekler ağlamaz... Yeter ki ıslanma içimdeki yağmurda, Kelebekler yağmurda uçamaz... |
Üsküdar'da Akşam Bir gün batışı gittin Tüm umutlarım peşinde Hayal gibi, düş gibi usulca Rıhtımda öyle kalakaldım O köhnemiş kaderimle İçimde martı çığlıkları Gözlerim kan, yüreğim kan Akşam vapurları geldi gitti İnsanlar akşam yorgunu Genç bir kız yol sordu Beşiktaş'tan geldi son vapurla İmrahor'a dosta gidiyordu Bir gülücük teşekkür yerine Kaybolup gitti kalabalıkta Yine kendimle kalakaldım Çığ gibi büyüdü acım Beni boğan yalnızlığım Sokaklar aktı aktı boşaldı Saat on gibi büsbütün Ölüm sessizliği her yerde Köşebaşlarında telaşlı Soluk soluğa koşuşan Akşam artığı birkaç insan Yürüdüm sahil boyunca Göz kırptı durdu karşıdan Beşiktaş'ın ışıkları Bana ah yine seni anımsattı Banklardaki gece aşıkları Neden gittin sanki Sen de olsaydın şu an sen de Gece gibi, mehtap gibi Çektiğim azap gibi Gönül tahtımda hükümdar Öyle zalim öyle zulümkar Yokluğun içimde sancı Yıllar oldu sen bana yabancı Bu sahil avutur durur beni Şu iskele yaşama hevesim Şu balıkçı tekneleri neşem Baktığım gördüğüm her şey sen Bana getirir seni esen meltem Seninle dolu karanlık gecem Hayal dolu düş dolu varsın Karanlık, sonsuzluk gibi İçimde tükenmeyecek kadarsın... <a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a> |
| Saat: 10:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık