![]() |
YORGUN KADIN * Belli ki yorgunsun Hiçbir şey almadan yıllarca vermişsin Engeller içindesin Takılmışsın olayların ağına Sen hayat bahçesinde sevgi dilencisi Bende aşk bahçesinde sevgi misyoneri Ağlarken gizli gizli Dökerken incilerini gerdanına Göğüs aranda biriktirirken gölü Bir avuç sevgi ile yalasan Avuç içi kadarda olsa sevgin Biçarelerdesin Düşünceler deryasında karabatak gibisin Önce sen çaldın kapımı Birlikte çıktık aşıklar sokağına Beni yarı yolda bırakıp kaçtın Şimdi Seni seven Sen sen diye diye Elini arayıp ağlarken Sen Hep ucunu tutmuşsun ayrılığın * SERDAR SAN İZMİR 2005 |
Tabanca Sigara içenlere ateş etmeyiniz Evli bir kadınla rakı içerken Rozet gibi göğsüne takmış cesaretini Ben Mitridat'tan sözettim siz etmeyiniz Eski bir Osmanlı paşası gibi Feodaliteyi süpüren bıyıklarıyla İstanbul, İstanbul uzakta İstanbul'a ateş etmeyiniz Tutalım yanılıp ateş ettiniz Şeker Ahmet Paşa'nın resimlerini Eski hececilerin şiirlerini bir de Ben çok seviyorum siz de seviniz Cemal Süreya | |
Ağıt Ağlayın, parmakları nur Sularından kınalı kızlarım, Ağlasın Meraga göklerinden Meraga'ya bakıp yıldızlarım! Yollara Kürşad'lar uzanmış, ölü...' Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü! Yiğitlerim uyur gurbet ellerde.. Kimi Semerkant'ta bekler beni, Kimi Caber'de... Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok. Ben nasıl varım? Ağla, ey Tanrı dağlanndan İndirilmiş Tanrım! |
Sevmekten Gidince Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım Ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde El tutmak yol açıyor diye hesapsız Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları Yasak kelime oyunu yapmak Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok Tomurcuklanmak günah Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak Kimse ölmesin diye Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya Ne deniyorsa onu atacak kalp Ve süresi24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım Ya sen bana fazla geldin Ya ben sana az kaldım Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur Yılmaz Erdoğan |
eminmisin YAĞMURUN BİRGÜN DİNMEYECEĞİNDEN HİÇ BİTMEZ GÖRÜNEN HAYAT IRMAĞININ BİRGÜN KURAMAYACAĞIDAN SENİ ALIP DİYARDAN DİYARA GÖTÜREN RÜZGARIN BİR GÜN DURUVERMEYECEĞİNDEN EMİNMİSİN? HEP ATAN YÜREĞİNİN DURUVERMEYECEĞİNDEN GÖREN GÖZÜNÜN HEP GÖRECEĞİNDEN DUYAN KULAĞIN HEP DUYACAĞINDAN EMİNMSİN? BEN OLMAZSA OLMAZ DEDİĞİN İŞLERİN ASLA SENSİZ YAPILAMAYACAĞINDAN SEN OLMAZSA DÜNYANIN DURUVERECEĞİNDEN SESLENDİĞİNDE TİTREDİĞİNİ SANSIĞIN ŞU DAĞLARIN HEP EMRİNDE OLACAĞINDAN EMİNMİSİN? SANA UZANAN ELLERİN HEP YANINDA OLACAĞINDAN YÜREĞİNİ VERDİKLERİNİ BİRGÜN SIRTLANIP DÖNMEYECEĞİNDEN EMİNMİSİN? BEYAZ KOYUNUN BOYNUZLU KOYUNDAN HAKKINI ALCAĞI GÜNDE BALIKLARDAN KUŞLARA AĞAÇLARDAN GÜNEŞE ÜZERİNDEKİ MESAJLARI OKUYUP ANLAMADIĞIN YARATILMIŞLARIN SENDEN ŞİKAYETÇİ OLMAYACAĞINDAN EMİNMİSİN? SANA HEP AÇIK DURAN İLAHİ KAPILARIN BİR GÜN KAPANMAYACAĞINDAN EMİNMİSİN? KARANLIĞIN İÇİNDEN KAYBOLUP GİDEN ÇIĞLIKLARI DUYABİLDİĞİNDE YÜREĞİNDEKİ IŞIKTAN BAŞKALARINA VEREBİLDİĞİNDEN EMİNMİSİN? GÜZEL BİR HAYAT YAŞADIĞINDAN, YAPABİLECEĞİN HERŞEYİ YAPTIĞINDAN EMİNMİSİN? BÜTÜN BUNLAR İÇİN BİR DAHA FIRSATIN OLACAĞINDAN GERÇEKTEN EMİNMİSİN? Son mektubun elimde Bana veda etmişsin Ayrılırken herkese Her şey bitti demişsin Duydum da inanmadım Aşka üp geçmişsin Benimkisi değil Bir oyundu demişsin Zafer n zaferin Eser n eserin Sevin ey zalim sevin Bak bir erkek ağlıyor Geceden ta sabaha Resmine baka baka Hayatında ilk defa Bak bir erkek ağlıyor |
Diyelimki yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşalırcasına yağıyor mübarek, Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına Işte o evin kapısında bulacaksın beni Diyelim için çekti bir sabah vakti Erkenden denize gireyim dedin Kulaç attıkça sen patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan ege denizi bu efendi deniz Seslenmiyor Derken bi dibe dalayım diyorsun İçine çil çil koşuşan balıklar Lapinalar gümüşler var ya Eylim eylim salınan yosunlar Onların arasında bulacaksın beni Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya Çakmak çakmak gözleri Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı Herkes orda sen ordasın Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim Özgürlüğe mutluluğa doğru Her işin başında sevgi diyor Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Ben varım Can Yücel |
bayrak Bir bayrak adını aldığı yere, örtü olmak için boy boy dikilir. mehmed'in mermi'yi yediği yere, adres olmak için boy boy dikilir. nazlı bir bekleyiş sözlü güzel'den, hasreti taş olmuş özlü güzel'den, elinde iğnesi köylü güzel'den gergef almak için boy boy dikilir. adı ana olan inan her türk'e, iffeti emanet alan her türk'e, maraş'ta olanı bilen her türk'e, namus örtüsü'dür boy boy dikilir. gelecek nesilin bilmesi için, okul'da tören'de görmesi için, bir gün lazım olsa ölmesi için, gönlere çekmeye boy boy dikilir. gün olaki birgün şahit olursun, namert vurur sende şehit olursun, ahali arkanda önder olursun, tabut'u örtmeye boy boy dikilir. Ey, mavi göklerin beyaz ve kizil süsü, Kizkardesimin gelinligi, sehidimin son örtüsü ! Isik isik, dalga dalga bayragim, Senin destanini okudum, senin destanini yazacagim. Sana benim gözümle bakmayanin Mezarini kazacagim. Seni selamlamadan uçan kusun Yuvasini bozacagim. Dalgalandigin yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasin, günler dogmasin ne çikar. Yurda ay yildizin isigi yeter. Savas bizi karli daglara götürdügü gün. Kizilliginda isindik, Daglardan çöllere düsürdü gün. Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim; Yeryüzünde yer beğen: Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim! Arif Nihat Asya |
Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp Seni içimden terkediyorum Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terkediyorum “Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın” demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda “Ya öldür beni”dedim Ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yârini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum |
iki bıcak İki Bıçak İki bıçak seç kendine Biri yaralamak için Biri öldürmek Pusu kur gözlerinin karanlık gölgesine Biri sevmek için Biri ihanet İki yürek seç kendine Biri yaşamak için Biri gizlenmek Bir korkak,bir kaçak,bir firar Kaç kişisin sen sevdiğim çocuk İçimdeki bıçak iki kere daha dönüyor Olduğu yerde Kalırsan sel basar yataklarımı Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde Kimi zamanlar olur sevgilim İki bıçak bile yetmez Bir tek ölüme |
HATIRLA... Kar yağarken yağmur bilmez omzuna, “Ne yaşarsak yaşayalım seni çok sevdiğimi hiç unutma emi? ” dediğini hatırla. Ve anımsa “dahası olacak bu aşkın ” dediğin yerde Karaladığını öykümü... Gün doğarken güneş bilmez uykuna, Sayıkladığını ismimi hatırla. Ve ağla, Hiç dolmayacak boşluklarda Çaldığına türkümü... Bir gece yarısı yolda bana yazdığın mesajda “darmadağınığım gavurun kızı” dediğini hatırla. Ve kına, Beni bırakıp kaçarcasına gidişini memleketten Gözlerine takıldıkça hayalim, Bitirdiğini hatırla bu aşkın masalını... elif eylul aybaşoğlu |
| Saat: 08:28 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık