![]() |
Bulut Oldu Gözlerin Bulut oldu gökyüzü Bulut oldu gözlerin Yağmur yaş oldu yüzün Yollarım çamurlandı. Toz oldun toprak oldun Kondun saçıma, tel tel,duvak duvak Tozdun yine gönlüme. Kalp mi dayanır Yar gönlünde yaşanan gurbete hasret sancısına Ve Sana.. Yine bulut bulut oldu gözlerim Yine salkım saçak çözüldü dizlerim. |
ÇİLEMSE ÇEKERİM KADERİMSE GÜLERİM İSTEDİM VERMEDİLER SEN ŞÖFÖRSÜN DEDİLER HERGÜN YAZI YAZAR TÜRKÜ SÖYLERİM SAKIN DALGA GEÇMEYİN HEPİNİZİ SÖVERİM :D |
ARKADAŞLAR BENCE BU ŞİİR BÖLÜMÜNDE Bİ DEĞİŞİKLİK YAPALIM HERKES ÇOĞU KİŞİ ŞİİRLERİ KOPYALA YAPIŞTIR YAPARAK GÖNDERİYO...BENCE ŞİİRLERİ KENDİMİZ UYDURALIM MANİ TARZINDA OLSUN:D İNANIN DAHA ZEVKLİ OLACAK...NEDERSİNİZ...BANA KATILAN VARMI? |
Buz Gibi yattığım yerden, penceremden, ay kocaman. -saçların- bir düşten uyandım ürpererek, yürek sızılı, yar kokulu buz gibi bir düşten. son bakışım gözlerine, -sen başka kollardayken- inceden bir yağmur başlamış, ay kocaman; penceremden, yattığım yerden. |
Sensiz ne kadar yanlizim Sensiz hicim ben Biraktin gittin beni Usuyorum, korkuyorum Sicakligini geri ver bana Bakislarini geri ver bana Bana seni hatirliyacak daha cok ani ver Bana seni anlat.. ...BİTANEM... |
Fantastik Düş Kırıkları I /Gerçeğe düşüyorsa gölgeleri Rüyalar da gerçek değil midir ki?/ 139 yıl önce uyandım uykulardan Çocuk kahkahaları ve doğurgan odalara Bölünmüş eski bir evden Yükselen dumanlarla... /Üzerime tepelenen bu ölü toprakları Ölünce gider mi ki?../ Hepsi geçer... Her şey geçer... Geçmenin geçerliliği bile çok çabuk geçer Beni bekleme zaman... Gelmeyeceğim. Aslında her bir anda Aralanmış zincirlerden bir perde Yarı hayat yarı ölüm bir arafa salar beni. Bir ayağım sol yanda Uçuşan kristallere takılır Beni özleme zaman Ardından gelirsem eğer bir yanım öksüz kalır Hayatın suratının bir tarafı hep buzdan Üşümemiz de bundan Üşütmemiz de bundan Alıngan bir ufka döner ışıldayan yanını Uzanan bütün elleri reddetmesi hep bundan /Gözleri yaşlanmış en çok kadının Fersiz sokak lambaları gibi tozlanmış Ağlamış ağlamış da Yıkayamamış / Beni bekleme zaman Hayat denen bu şımarık çağanın Hiçbir nazını ve asla çekmeyeceğim. Kırıklara basa basa yürüyoruz ve artık Üç kere indirdiğimiz çizmelerden taşan kana Kızıl karanfilleri koklar gibi Eğilip eğilip de ta ayaklarına kadar Unutkanlıklarla dolu saydam kadehlerinden Tek damla su bile içmeyeceğim Beni bekleme zaman Gelmeyeceğim II Sureti gökyüzünde Taç yaprakları gibiydim Bilseniz neler gördüm... nerelerde biçildim.. Köklerime indiğinde kanlı göz pınarlarım Milyonlarca ölü çocuk sesini Kendi sesimin her bir tutamıyla bir ördüm Bunlu bunsuz sorular tutuşturdum bütün dal uçlarıma Bir yabani adam gibi traşsız ve biraz hayvan Sonradan budadığım dal uçlarıma.. Gökyüzü kızıl bir çanak Gök yüzü kan potası Kendi kökümde dindim Sindim kendi köküme Ölü toprağından olma dört duvar üzerime... Hep üzerime... Kıracak en ağır balyoz, Duvara değil yüreğe Hep en yüreğe... Dizelerimin altında tozdan başka bir şey yok Dizlerimin altın tozlarınıysa Üfleyip gidiyorum Yüzünü yüzüme çevir ey hayat Senle konuşuyorum! |
Şafağa Özlem Ey gece! Sana sesleniyorum! Saklamışsın yine içine görünmezleri, Üstüme çöken kara bulutları,korkunç düşleri. Ey gece! Bilmelisin ki! Bedenimden ruhumu söküp almaya kalksan, İçimdeki sevda özgürlüğümün, Zerresinden ödün vermeyeceğim,bilmelisin. Sanma ki korkutursun beni, Çakal sesiyle.baykuş sesiyle, Korkunç rüzgar sesiyle, Yıldızlı semalaı örten, Ürperten, kara bulutların ve yarasalarınla... Ey gece! Bilmelisin ki! Korkunçluğun değil, Hasret sevdasıdır yatırmayan beni. Ey sevdam! Unutma ki! Kapalı iken gözlerim, ve ölü sarhoşluğundaki bedenimle bile, Görebiliyorum seni. Tahammül edebiliyorsam, Bu gecenin çılgınlığına,korkunçluğuna, Şaşkınlığımdan değil, Şafağa özlemimdendir, Şafakta var olan, Sevda çiçeğimdendir. |
Yansımalar billur sesiyle hüzün dağıtır ney akdenizin şeffaf sularında her akşam gözlerimden akar binlerce kan anamdan kalan son çığlığı haykırırım duyanı gönlünden vurur yansımalarım kaç gece ben o yadigarımı aradım kendi halimde bir kaç satır yazmak için önce kaleme sarıldım olmadı ve sonra notalar bir üfleyişten çıkan ruh ney taksimi mevlana döner etrafında eteğinin dünyam şems gülümser bana elim erişmek ister dudaklarına öpemezsem nice olurum ağlarım feryadımı duysa ne olur yalvarırım kaç kere çıkardım elbisemi önünde soydum varlığımı yardım kalbimi rast için dönmek yetmedi ölmek istedim görmek için görmek için kendimi yaşamak ölmenin ardından gelen bitmeyecek sevişmelerimin yatak odası |
Burukluğun Yanında ızdırap Veriyor O yokken içim hep buruk Onun yoklugunu hissetmek Onsuz nefes alıp vermek Onsuz yaşamak onsuz günler yaşayıp Günler yaşamaya devam etmek Izdırap veriyor Onsuz onu düşünerek yaşamak Düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal almak Burukluğun yanında ızdırap veriyor. |
Şahmaran Sedef, safir ve kör uyku, dünden Kalan bir aynaya vuruyor düş gibi Ve kâhinin her remil atışında ölüm Kara değil, karada havada ve suda Ağlayan narım da çatladı çünkü ben Çocuklarımı kaybediyorum dağlarda Dağlar ki ceylan yurdu, bir gülistan Olsun içindi düşerse yolu Şahmaran’ın Ve anılardır diye bilinen Şahmaran Belleğin derin kuyusundaki uykusunu Bir hançerle kesip çıkmalıdır günyüzüne Ve bırakarak derisini çöl iklimlerine Tozlaşan ve durmadan tozlanan keder Sedef, safir ve kör bir uykuya dönerken Çöl hep çöldür, daima çöl, gri söylence Ve buhurun incelttiği ölümcül bir büyü Gülen ayvamı soruyorum ağlayan kızımı Nerdesin bunca zaman ey Şahmaran Dağlar ceylan yurdudur, bir gülistan Düş yollara, keder öcünü almalıdır çünkü |
| Saat: 13:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık