![]() |
Bensiz yurursen sokaklarda, ayak seslerim takilsin kulagina... Adimi unutursan o anda, hayalim canlansin karsinda... Gozlerin takilirsa yildizlara, cevirme gozlerini, gozlerimdir bakan sana... Bir yaprak duserse avuclarina, sikica saril birakma ellerimdir... Kacma yazin yagan yagmurdan, gozyaslarimdir seni islatan... Usursen ilik esen ruzgardan, korkma nefesimdir sana ulasan... ...BİTANEM... |
Bir Kuşun Hikayesi Bir kuş kanat çırpmış Avlunun önünde Selamlar getirmiş Topraktan denizden Duvarın ötesinde Kalan tüm renklerden Bir kuş sırtlanmış dünyayı Sol kanadı takılmış Tellerin dikenine Alıp getirmişler Yarasına bakmışlar Endişeli ellerle Kanadını sarmışlar Bir kuş kazanmış hayatı Sıvası dökük duvar Dibinde mahkumlar Dünyayı sormuşlar Gözlerinde bir merak Savaşlar bitti mi Duvarlar yıkıldı mı Bir kuş anlatmış dünyayı Barış yarından çok uzak İnsanlığın önü yaslı Kin, nefret, hırs dolu insanlar Dünyaya ölüm saçıyorlar Sarılı kanadıyla Başlamış doğrulmaya Yapacak işi varmış Filistin’de Rusya’da Sevgiyi taşırmış Bütün insanlara Bir kuş sırtlanmış sevgiyi Topal Selim demiş ki Gitme gel burda kal Dışarıdaki insanlar Sevgiyi unutmuşlar Hem yaran iyileşmedi Acın daha dinmedi Bir kuş acıya göğüs gerdi Benim yaram kanadımdan değil İçimi acıtan diken değil Onlar sevgiyi unutmuşsa Mahkum olan sizler değil. |
Şimdi eskiden hep giderken olsam derdim, bilmediğim oraları özlerdim. Nedir dönerken, nedir akşam Bilmezdim, bilmeden gülerdim. Başka, hep başka bir yerde olsam. O gelir beni bulur derdim. İçinde neler olup olmadığını düşünmeden, Evlerin, evlerin arasından geçip giderdi m.. |
Camdaki Pus Akıl dediğinde rüyadır Rüya içinde Rüya... Uyandıkça Ötekini rüya sanırsın Aldanma... Sevgi dediğinse Gözbebeklerinin arkasına Yaslan... Gördüğün camdaki pus Göremediğin Sensin... |
Şiirsel Öğüt Ne sürüngen ol ne de sürü Kimsenin karşısında eğme belini Dimdik yürü Rehber et kendine Uygarlığı erdemi Sök ayrık otlarını Çevreni çiçeklere bürü Yılma yoluna çıkan Taşlardan dikenlerden Sil yörenden kötülüğü Kucakla sımsıkı sar Dostluğu aşkı özgürlüğü. |
Can mı Dayanır Gidişine Söyle can mı dayanır ben seni ömürlük sevmiştim her an seni düşünüyorken yanındayken bile deli gibi özlediğim gülüşüne değer biçemediğim sevdasından vazgeçemediğim ve bir türlü sevmeyi beceremediğim güzel söyle can mı dayanır gidişine. Kaderimizi olmamalı uzaktan sevmek bize yakışmaz sevgiye gavur eziyeti çektirmek ve sen gidiyorsun ardına bile bakmadan gözyaşı akıtmadan kolay mı bir yüreği kanatsız bırakmak kolay mı bir çocuğu anasından ayırmak kolay değil biliyorum artık duy sesimi güzel kız seni seviyorum seni seviyorum. |
Şimdi Ağlayacağım göğsüme saplı bir hançer gibi duruyor ayrılığın bedenimde. acısı büyük bilemezsin. zeytin gözlerin hayatımın aydınlığıydı, toprağa can veren su gibiydi susuz kaldım kuruyorum; bilemezsin.. dayanılmaz bir ağrı sensizlik, nutkumu kesen, elden ayaktan düşüren; bilemezsin. en derinlerinden sinsice bir sızı kök salıyor vücuduma, kanser gibi yayılıyor, eriyorum mum gibi; bilemezsin... gözlerim kan çanağı, azgın bir nehir, yağmur öncesi bulut ey cellat! vur artık başımı; yoksa şimdi ağlayacağım. |
kendiniz uydurun şiirleri yağdı yağmur çaktı şimşek sendemi aşık oldun ulen eşşolu eşşek bu şiir tamamen uydurmadır hiçkimseye yazılmamıştır biir tehlike unsuru olarak kabul etmeyin...yetkililere duyrulur |
Canım Acıyor Her nefes alışımda Ciğerlerime özlemini çekiyorum Her sigara yakışımda Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum Anla artık; Sensiz gecen her bir anda Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor... Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa Anla işte; Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini Yüreğim ağlıyor içten içe Ve canım acıyor... Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam Yetim kalmışçasına Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam Anla işte; Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor... Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa Anla artık; Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini Anımsadıkça son gidişini Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor... |
Gece Nöbeti Daha az seviyorum seni Giderek daha az Unutur gibi seviyorum Azala azala Aramızdaki uzaklığın karanlığında Geceler kısalıp,gündüzler uzuyor böyle olunca Daha az seviyorum seni Kendini iyileştiren bir yara gibi Daha az Ve zamanla Sen geceyi tutuyorsun,ben nöbetini Uzak dağ kışlalarında Görmüyoruz birbirimizi Usul usul sis iniyor Kopmuş yollara Işığı hafif,uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da Artık daha az seviyorum seni Unutur gibi,ölür gibi daha az Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini Kolay değil Yalnızca sevgilimi değil,evladımı da kaybettim ben Kaç acı birden imtihan etti beni Tek bir gece vardır insanın hayatında Ömür boyu sürer nöbeti Bu da öyleydi, İyi ol,sağ ol,uzak ol Ama bir daha görme beni |
| Saat: 13:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık