MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Nephthys 22 Mayıs 2007 13:27

Susma.....


. Susma,
Sen sustun diye bozuldu büyü;
Dagildi periler, yikildi Kaf,
Anka öldü.
Sen sustun,
Derinlesen bir kuyudur
Simdi içimde zaman.
Yiter dibinde uyku,
Yiter rüya,
Yiter benim Yusuflugum.
Ah, kirilir çikrigi bu kuyunun,
El atmaz kimse,
Çürür çöl ortasinda, çürür…
Bulamaz beni hiçbir bezirgân.
Çünkü sen sustun diye durdu
Heybesinde umut tasiyan kervan.
Susma, susarsan
Kim çikarir beni bu dipsiz kuyudan?
Ey saçlarinda aydinlik,
Ninnilerinde yagmur saklayan!
Asi saçlarimi oksa dizinde,
Dokun bir yangin yeri alnima ellerinle
-Gögümde gezinen buluttur ellerin.
Parmaklarinin arasinda büyür
Topraga can veren yagmurlar.
Dokundugun yerden günah silinir,
Baktigin yerden karanlik-
Ve çöz masal yumagini üstüme,
Çekip al beni bu karanliktan.

Ben ki
Kundakta susuz bir Ismail’im;
Sen susunca kizgin çöldür besigim.
Bir yanim Merve, bir yanim Safa,
Dönünceye kadar Ibrahim,
Kos Hacer, kos
Yüregini koparip yerinden
Yedi defa,
Yetmis defa,
Yetmis bin defa…
Kizgin kumlar arasinda
Bir damla su ara.

Sen sustun,
Sustu ninni, masal sustu…
Ey rüyalari çalan haramiler!
Alin gözlerimdeki buguyu,
Ker*** bir damin bacasinda tüten
Alin, ekmek kokusunun hazzini.
Alin çikinimda ne varsa:
Çizmelerimde sakladigim hiçkirigi,
Çakima sürülen sögüt suyunu…
Nasilsa,
Koptu elimden annenin saçlari,
Zamanin ipi koptu.
Gök mavi olmayacak artik,
Nasilsa yagmura küstü nisan,
Çiçekler kanmayacak bahara.
Geri dönmeyecek bir daha,
Geri dönmeyecek;
Son sefere çikti göçmen kuslar.

Sustu masal,
Ah, bir Sehrazat kadar bile
Yer tutmuyor insan.


. Veysi Atici


Nephthys 22 Mayıs 2007 13:51

Bilir misin....?




Bilir misin leyli, bilir misin,
Ben trenleri neden sevmem.
Trenler demirdendir leyli,
Trenler demirden…
Kaba bir yük gibi
Taşırlar yürekleri.
Trenlerin kalbi yok ki;
Trenler anlayamaz seni beni.

Bilir misin leyli, bilir misin,
Ben trenleri neden sevmem.
Yolcuyuz leyli, ikimiz de;
Yolcuyuz, her şey ve herkes gibi.
Biletimiz ezelden alınmış,
Menzilimiz bilinmez…
Fakat trenler saate esir leyli,
Trenler saate esir…
Trenler bekleyemez kimseyi.
Sen istasyona yeni gelmişken,
Benim trenim çoktan gitmiştir.

Bilir misin leyli, bilir misin,
Ben trenleri neden sevmem.
Demir raylar üzerinde yürürler,
Uzak diyarlara varırlar,
Fakat trenlerin direksiyonu yok leyli,
Trenlerin direksiyonu yok;
Trenler dönemez geri.
Sen bahar istasyonu burcunda;
Ben çölü yaran rayların ucunda
Giderim kış üzeri.
Gövdem yol yorgunu,
Yüreğim senin avucunda…
Bekleme Leyli, bekleme beni;
Trenler dönemez geri.


Veysi Atıcı


scanner_11 22 Mayıs 2007 15:47

Ağlayan Çocuklar

Kafesli evlerde ağlar çocuklar,
Odalarda akşam olurken henüz.
O zaman gözümün önünde parlar,
Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz.

Ne vakit karanlık kaplasa yeri,
Başlar çocukların büyük kederi;
Bakınır, korkuyla dolu gözleri:
Ya artık bir daha olmazsa gündüz?

Gittikçe kesilir derken sedalar,
Gece; bir siyah el gözümü bağlar;
Duyarım, içime sığınmış, ağlar,
Bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz...




Misafir 22 Mayıs 2007 21:46

Saadet

Ömür tezgahında çile dokudu,
Cefa ateşine düşer SAADET.
Sabırla şükretti dua okudu,
Sevgi ocağında pişer Saadet.

Ruhsuzun yüreği taşmı,demirmi,
Helalden pişmeyen yemek yenirmi,
Temelden yanlışa Töre denirmi,
Nusibeti bir bir aşar SAADET.

Çile girdabında yüreği yandı,
Hayata bağlayan dört tane can’dı
Onların gülmesi en mutlu andı,
Evlad sevdasıyla yaşar SAADET.

Azimle değişti hayatın rengi,
Evinde düzeni sarraf ahengi,
Cefanın,vefayla bulunur dengi,
Mutlu bir hayata koşar SAADET.

Kederli günleri geçmişte kaldı,
Kızları yetişti mutluluk saldı,
Hediye torunun sevgisi baldı,
Pınar duygusuyla taşar SAADET.

Kibar endamıyla buğday tenlidir,
Hayat bilgisiyle çağdaş yönlüdür,
Gizli hazinesi onun gönlüdür,
Güzellik sunarken coşar SAADET,

Kahverengi gözün,görmesin hüzün,
Sevgiyle doludur,duygulu özün,
Kalpleri ısıtır,tatlıdır sözün,
Mutluluğu yaşa, başar SAADET.


Kadir Kaya


arwen 22 Mayıs 2007 23:11

................................................................._ kimin malını kimden saklıyorsun_

Bana şiirlerimi geri ver
Henüz yazmadığın yahut yarım bıraktığın
Yine kaybedilen zamanında bu canın
Bulmuşken ruh ikizini
Ne zor değil mi
Bir kıvılcım yetecekken yanmaya
Azıcık cesaret bile yok aşka
Böyle gözlerimin içine derin derin bakıp
Kavurdun kül bırakmadın bağrımda
Hadi bir tut elinden talihin
Bir sarıl inadına tüm evrenin
Bitmeli diyorsak da bitemez artık biliyorsun
Ertelenen bir yalan ömrü
Öbür diyara sakladık diyorsun
Bana şiirlerimi ver ey peri
Okumalı ve yeniden doğmalıyım mısralarınla
Kıskançlığım ustalığında değil kaleminin, sakın ha
Safımıza katılmışsın ne fark eder, ha öndesin
Ha arkada
Ele veririm kendimi diye susma boşuna
O şiirlerle nefes alırım
Doğan güne umut açarım taze bir çiçek gibi
Çiçeğimsin biliyorsun hem de en güzeli
Dalına el değmemiş
Ve hiç koklanmadan bekliyor beni
Karşımdasın ve bir ümit
Bir mucize diliyorsun dudaklarımdan
Yoruldum diyerek kırıyorum hayallerini
Utanmadan
Bana sevgili
Bana şiirlerimi geri ver
Bari teselli bulayım yazdıklarınla
Sarıp hayalleri koynuma
Senin yerine öpeyim mısraları, doyasıya
Nasıl ki en güzel şarkı
Daha sözü yazılmamıştır diyorsun
Ve kondurulmamış bestesi
İşte öyle güzel sevilişin
Bu kör duvarlara bakıp bakıp hayal edilişin
Ver artık o şiirleri
Ver de bu ızdırap bitsin
Döktüğüm gözyaşı sitemine değsin


hüsnü zafer kömürcü


Mystic@L 22 Mayıs 2007 23:29

Ben acılar denizinde boğulmuum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...
Ümit Yaşar Oğuzcan


jöly 22 Mayıs 2007 23:37

KIRK İKİNDİ YAĞMURLARI
Sabahları aşık değilim dedim
Hakikaten de öyleyimdir
Her sabah rahat, neşeli olurum
Hatta sesime bakmadan türkü söylerim
Herkes gibi işime giderim bende
Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir
Sonra yavaş yavaş o aklıma gelir
Havam bulutlanır gitgide
Peşinden koşmaktan yorgun düşerim

Çekilmez olur artık şehir
Bilirim şimdi kırlarda
Bir hayvan sakince suya eğilmiştir
Trenler geçip giderken küçük kuşlar
Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde

Gitsem gezinsem derim limanda
Rıhtım kahvelerinden birinde otursam
Bir şey içsem ve dönsem
Değiştirsem elbisemi,
Yahut uzanıp saatlerce uyusam
Belki bu dertten kurtulurum
Derim ama akşam olur
Gene kapına düşer yolum.
Necati CUMALI


arwen 22 Mayıs 2007 23:45

Unut anılarını...
Unut sen de ben gibi...

Dünlerimi siliyor aklım...
Aklımdan sen yokkenki geçmiş silinip gidiyor! ...

Unut sen de acılarını...
Unut ben de erimiş karlar gibi...

Sarıl bana sarıldığın gibi bu ana...
Benim sana sarıldığım gibi sarıl bu yakalanmışlığa...

Sana sarılıyorum sen yokken...
Seni arıyorum bu küçük dünyamda...

Şu an yanımda yoksan seni arıyorum...
İçimin aradığı gibi sen de ara beni...

Şimdi varız; tam da bu anın içindeyiz biz!
An biz olmuş...Biz anın...

Şimdi sen içimdesin...
Şimdi içim sen! ! ! ...

Seni özlediğim doğru...
Sen de doğrularımdan ol; sen de özle beni...

Anda yaşıyorum...
Anda seviyorum...

Gelecekten korkum yok senli...
İçimde seni büyütüyorum çünki...

İçlerine sal beni birtanem! ...
İçlerine öyle sal ki beni...
Benliğimi sarsın ruhun! ...
Bu anda aşk var...
Bu anda sen varsın! ...
Gerisini unut! ! ! ...
Ne varsa; ruhunun karabasanlarından kurtul! ...
Seni ve beni bırak sadece bu anda kalalım!
Sal köklerini toprağıma içimin! ! ! ...
Sal ki büyüsün bizde aşk! ...
Seni sevmelerdeyim...
Sen de kal bende...
Sendeyim...

Büyülü bir gecenin içinde tek sensin hissettiğim! ...
Sensin bunca dünyevi güzelliği ezip geçen! ...

Senin gözlerinde kalmışlığımdır gecenin rengi...
Sensiz yanmışlığımdır güneşin alevleri! ...

Sensiz sessizdir gece...
Sensiz ıssızdır içim...
Sensiz bu yangın yeri...
Aslında hiç sensiz kalmaz bilirsin! ...
İçimin alevlerinde tek sen varsın yine...
Keşke bilebilsen sevdiğim...
Tek sen varsın yokluğunda bile! ...
Sen içimdesin...
İçim sen...
Ben bu gece senin düşlerindeyim...
Düşler hep sen! ...


aşkın egeli


jöly 23 Mayıs 2007 01:57

GÜN DOĞUYOR

Dili çözülüyor gecelerin..
Gölgeler kaçışıyor derine
Alıp sihrini bilmecelerin:
Gün doğuyor şehrin üzerine.
Korkarak şeklalıyor bacalar,
Gün doğuyor şehrin üzerine;
Dalıyorlar günün gözlerine
Gözleri uykulu atmacalar.
Sallıyarak dallarını kavak
Yükseliyor her günkü yerine,
Gün doğuyor şehrin üzerine
Mavi bir ışıkla ağararak.
Gün doğuyor şehrin üzerine,
Renk renk hacimle doluyor her yer.
Bakıyor dağınık yüzlü evler
Hala yanan sokak fenerine.
Toprak kımıldıyor yavaş yavaş,
Gün doğuyor şehrin üzerine,
Bembeyaz gece çiçeklerine
Sabahla düşüyor bir damla yaş.
Ve bir deniz hücumu halinde
Gün doğuyor şehrin üzerine.

ORHAN VELİ KANIK



Sedef 21 23 Mayıs 2007 02:24

Tarifsiz Bir Aşk
Seni öylesine çok seviyorum ki
anlatılmaz bir şey benimkisi
Sana öylesine tapıyorum ki
Kölelik misali benimkisi
bu ne yüce bir sevgidir ki
Leyla ve Mecnunu bile kıskandırır bizimkisi
bu öylesine büyük bir tutkudur ki
Ölüm bile ayıramaz bizi!!!


Göksal Ertek



Saat: 00:32

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık