![]() |
Sana Gelirim Yer yok deme sakın kalbinde bana Bir yudum su gibi muhtacım sana Bir mecnun misali ben yana yana Sevgiye susamış sana gelirim Öğle özledimki sevgilim seni Seninle yaşadım sensiz günleri Sen tut ellerimi bırakma beni Çoşkun sular gibi sana gelirim Bomboş bir dünyaydı sensiz hayatım Sensin benim neşem sensin benim kanadım Sana hasret seni yaşayamadım Kalbimle bir ömür sana gelirim. |
GÜN GELİR ANLARSIN... Gün Gelir Anlarsın Gün gelir bu ateş senide yakar Gün gelir anlarsın çektiklerimi Aynadan kendine yabancı bakar Gün gelir anlarsın çektiklerimi Gözlerin uzak bir noktaya dalar Ruhundan boşalır, yüreğin dolar Hep aynı, hep aynı şarkıyı çalar Gün gelir anlarsın çektiklerimi Huzur can çekişir, fırtına dinmez Aldığın nefesler, ciğere inmez Bağrındakı gayya, bir türlü sönmez Gün gelir anlarsın çektiklerimi Yalnızlık en sadık yoldaşın olur Bozduğun yeminler, milyonu bulur Gururun okları yaydan kurtulur Gün gelir anlarsın çektiklerimi Hayatın yolları hendekli, taşlı Yalanlar vardır ki seksenbeş başlı O ölüm beklemez, genç yada yaşlı Gün gelir anlarsın çektiklerimi http://img99.imageshack.us/img99/9851/sevgi60ep.gif |
unut gözlerim sus artık ne olur ağlama yeter ben unuttum sende unut gözlerim, ne ismi aklımda nede gözleri ben unuttum sende unut gözlerim değmezmiş uğruna döktüğüm yaşlara değmezmiş sevmeye aşık olmaya değmezmiş ismini bile anmaya ben unuttum sende unut gözlerim bir rüya idi farzet gördüklerimizi ben unuttum sende unut gözlerim sevseydi terk edip gidermiydi hiç ben unuttum sende unut gözlerim |
Kanarya, Gündoğuşu ve Pembe Gün aydın Hava ayaz Aşk desenli tenin Yaz bulutları kadar beyaz. Az derdine derdiğim güller Ben bir yangın sonu küller Dön diyen yok, dönemem, uzak gençliğim Yüreğim parça parça, dilim dilim Açılırsa akar kanım Kanım değil; senin selin Eller değil; sen gel salın Canım canım Siyah laleler gibi koyuydu gönlümün moru Ve sen en çok bu moru sevdiğin halde Ebruli yaşamına koyamadın beni Şiirlerde yazdığım kadar benim olan Gündoğuşu pembesi dudaklarından tanırım seni Sakın unutma aşkına öten kanaryanı |
Ortak Bir Işık Bekledik, gelmediler. Açtık pencereleri, kulak kesildik seslere gündüz ve gece, taradık tek tek istasyona inen yorgun yüzleri, ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü: Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini anladıktan sonra bile. Görkemli geçmedi günler burada: Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı sıradan, sade, kekre anları: Yoktu büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki nedensiz hüzünler, çocukların şaşkın falı, biraz tatilde kasaba sosyolojisi, biraz başı boş konuşmayla döndü takvimler. Gözümüz yoldaydı gelmediler. Odalara çekilip şiir okuduk içimizden: Seferis ve Montale, Akdeniz dolu dizeler, hepsi genizden. Durup dururken yürüyüşe çıktık akşamları, durup dururken sustuk yakalamış gibi seyrek bir anlamı, dağ köylerine çıkıp bir gün öyküsünü dinledik süngerci oğulların, unutulmuş bir kadınla konuştuk bir başka gün, tansiklar? izledi birbirini sonra: Bir atmacaya baktık uzun uzun avının gözünden, sağanak indirdik kavruk mevsimin ortasına, bir yangını söndürürken bir başkasını başlattık: Durup dururken gelebilirdiniz, bekledik. Hazırdı sofra: Semizotu ve sarımsak, elimizle topladığımız kekik, incir, nane: Hazırdık sürdürmeye telaşı ve coşkuyu bıraktığımız yerden. Geçmişin nasıl geçtiğini, nasıl geleceğini geleceğin soracaktık. Dinmezdi ağrı üstüne gitmedikçe, açılmazdı bu koyu sis tutmadıkça kökünden ortak bir ışığı, içinde olacaktık içimizdeki korkunun: Bekledik gelmediniz. Ek***** önemli bir şey, başladığında dönüş, bavulu kapatamadık. Döndük odalara baktık yeniden, aradık taşlık ve hayatta: Neydi yitirdiğimiz anlayamadık. Yarım bir duyguydu belki, belki sürüp giden bir gündüşü, kendimizde beslenmiş, ötekinde sönmüş bir ateşti belki de, eşiğine dayanıp göremediğimiz: Bekledik, gelseydiniz |
Mutluluğu şekilsiz mücerret çizebilsem Yar için kelimesiz şiirler yazabilsem Aşka dair ne varsa ko gitsin kitaplarda Aşkın yeri gönüldür gönüller gezebilsem Gözyaşı içtenliğin biricik simgesidir Gönlümün ipliğine inciler dizebilsem Yaşamaktan murat ne bir tek Sen'den öğrendim Ömrümü Sencileyin bal gibi süzebilsem Benim gayem odur ki şu geçici dünyada Yılanı ezer gibi nefsimi ezebilsem. |
Yalnızca Kanatlarına Güven aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim sırt çantalı bir duman gibi bir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken çökerken altımızdaki merdivenler sevgilim yalnızca kanatlarına güven sevdalılar bilir bir kuş yağmurudur ilkbahar sevmeyi beceremeyenlerin koyduğu yasaklar çözülüp gider çocuk gölgelerinde yazın ve ağzımızın içinde dağılır aşk sapsarı bir şeker gibi erirken sonbahar bitmeyen bir kıştan söz açılırsa sevgilim sevgilim yalnızca kanatlarına güven elimi uzattığımda sana gemileri göstermek için dümende kan kokusuyla bayılmış bir kaptan ateşin yüreğine sürüklenen bir ülke ufukta ve çekirge sürüleri yolcu bavullarından çıkan sevgilim dökülürken tüyleri savaş uçaklarına çarpan güvercinlerin her gün değişen atlasların içinde tara saçlarını ve yalnızca kanatlarına güven götürürlerse bir gün beni ellerim iplerle bağlı şiirlerimin bilmediği yerlere ve hiç kimsenin alnımdan fırlayacak göçmen bir kuş gibi dur dünyanın paslanmış sırtında ve bensizliğe havalanırken korkma sevgilim sevgilim yalnızca kanatlarına güven |
Dahası Var Mı? Yarabbim ne mutlu bize, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Yarınlar çok kutlu bize, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Ta, ezelden günümüze, Getirmişiz bütün dize, "Ölmez Türk" der dünya bize, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Rüzgârız biz, kasırgayız, Yorulmayız ve yılmayız, Hiçbir şeyden de korkmayız, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Obamızla, töremizle, Osman-Orhan gâzîmizle, Övünürüz mâzimizle, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Zâlime zulmü sormuşuz, Târihe mührü vurmuşuz, Yüzlerce “Devlet” kurmuşuz, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Şehit olmuş, öldürmüşüz, Üç kıt’ada at sürmüşüz, Gün gelmiş “Çağı” dürmüşüz, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Söner mi hiç tüten ocak ? Türklük vardı, hep olacak, Varsa çıksın durduracak, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Geç anlasa da büyükler, Yetiştiler hep küçükler, Dayanmaz bu sele bendler, Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! Biter etekteki taşlar, Seçilirler çiğ ve yaşlar, "Kudretimiz orda başlar" Türk’üz Müslüman’ız hey hey ! |
Öldüm ve Öldün!! Güneşi tutardım parmak uçlarımda, yanmadan Gölgeleri aydınlatırdım, karanlıklarımda O kadar güçlüydüm ki, yenilmez ordular gibi Söylenmezdi hiç bir nasihat, bir musibete düştüm Hiç ölmezdim gibi gelmişti ama ben de vuruldum Ve öldüm. Dağları taşırdım omuzlarımda, titremezdi ayaklarım Ne deprem olurdu bende, ne de hiç bir felaket Öyle fikirlere dolanırsın ki, sarsılmaz sanırsın kendini Köklü bir ağaç gibi sapasağlam ayakta ölürüm derdim Hiç düşmez sanırdım kendimi, bir yüreğin salıncağındaydım Ve düştüm. Vuruldum bir anda, kanlar içinde kaldı ruhum Binlerce orduyla savaştığım bu mahşerde Dünyalara karşı alamadılar inandığım değerleri Can pazarında değerime satmadılar beni Binlerce darbeyle ölmem gerekirdi, olmadı Ve sadece sevgilinin sözleri öldürebildi beni Uyurken başucunda, bir masalımız vardı bitmeyecek gibi Ve bitti. Ne zaman değer vermediysem birine dost oldu ardımdan Ve ne zaman sevdiysem birini, hep öldürdü beni Vuruldum yine işte, akıllanmadım geçmiş ölümlerimden Akıllandım sanmıştım oysa, düşmanın darbesi öldürmedi beni Duyun dostlar, sevdiğim vurdu beni ve kanlar içinde bıraktı Ölümümü beklemeden, hiç tanışmadığımız günlere döndü Ve öldüm. Ölümümün ardından ağıdımı kendim yaktım Kendim ağladım arş-ı alâya figanımı yolladım Dirilmez dediğim ruhumun ardından, dua okurken Küllerimden doğdum yeniden, sevgiliye inatla Ölümü görmeden gitmişti oysa, bil bunu sevgili Ben doğdum. Üç gün sürdü ölümüm, üç gün cesettim sadece Üç gün ağladım kendime, üç gün, gün boyu öldüm Hasret kaldığım yüzü de, gözü de, teni de sildim Ne senden bana sen kaldı sevgili, ne de ben Bitmişliğim vardı, kabirsiz cesettim sadece Bugün güneşin doğuşunu seyre daldım Güneş gibi doğdum sevgili Ve sen öldün. |
Kadife Şairler ölüyor kadife şairler... pazarların tozunda ve kulenin sisinde gömülü gün geceye akıyor...gece güne... ölüm yaşama akıyor yaşam bilince... bilinç de akar/daha karar vermediler gitse odalarından/gitse odalarından birileri... Yalnızlık ve melankoli... heryerdeydiler... dönecek yerleri yok şimdi... |
| Saat: 10:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık