![]() |
Nazlı Yaz yarın yine gel akşam üzeri fesleğen kokulu sokaklardan geçerek gel ki yaz gelsin gel ki yaz beni yaz desin hazan mevsimlerine kokusu ellerinde kalsın beyazlığı nazlı yar olsun yüreğime yarın yine gel akşam üzeri bir başka olsun gelişin gülerek... yediveren güller içinden yüzünde güneşin eskitmesi mor dağlara yatırarak kızıl güneşi gel ki çağla yeşili gözlerin bahara inat olsun gel ki içim sevdanla dolsun kepenek kanatlarında tozlanarak yarın yine gel akşam üzeri fesleğen olsun elinde kokun beyazlığında yapraklanarak gel ki geç kalmayasın alsın korkularımı meltem rüzgarları ki... bana meliken kalsın nazlanarak... |
Anlayacaksın Çok acı çekiyorum çok! Ahvalimi anlatacak hal kalmadı bende; Ektiklerimi biçiyorum belki de, Ahını almadım kimsenin amma! Çekeceğim varmış deyip, atıyorum kalbe.. Şiirlerimin faydası yok artık! Yok! Kalemden düşen damlaları toplayamıyorum, Nasıl anlatmalı, ne yapmalı sana? İçim acıyor, kanıyor; kendimden çıktım Meçhule kayıyor yıldızlarım.. Çok sevmiştin beni çok! İnandım sana; Ben seni sevmeyi beklemedim ki, Bilmiyordun içimden sana akan sevdayı, Göremiyordun gözlerimden dökülen volkanı.. İncinirsin diye dokunamıyordum İçimde fırtınalar koparken bile, Alevlerim seni yakmasın diye Tutamıyordum ellerini İçimde çağlayanlar akarken bile.. Deli dolu sevilerimde saçını okşarken, Ormanı yalayan rüzgar gibiydim; Dizlerimdeyken başın anlayamazdın Ne sahillere vururdu dalgalarım.. Bilmezdin yüreğimi nasıl dağladığımı, Göremezdin! Dizimdeyken başın Nasıl ağladığımı.. Utangaç biraz da mahcuptum, Bilemezdin görünüşümün altındaki benin Canın için attığını; Uğrunda fedalara nefer olduğumu, Yanında heyecandan bedenimin tutulduğunu Anlayamazdın.. Anlayamazdın yağmurla yarışan yaşların Bedenimden yüreğime süzüldüğünü, Bu canın seni ne çok sevdiğini Ve senin bu sevdaya yetişemeyeceğini Anlayamazdın.. Sana göre seven sendin; sevildiğini göremedin! Tutsaklığa eş tutulduda gönül adamın, Vazgeçmek sana kolay geldi Önündeki engeli geçemedin.. Hep sen vardın içimde, ben senin içindeyken, Yaşamadım kaybetme korkusunu, Yaşamamıştım da, sende görmedin İçimdeki haykırışların sana dokusunu.. Anlayacaksın! Anlatacağım bu kalbin Sana attığını, Sensiz tüm yolların tıkandığını, Güneş bile bilmeyecek sabaha uyandığını, Anlayacaksın, anlatacağım sana.. Benden arta kalan bir hayat bırakacağım, Çok geçmeden içimdeki fırtınaya Teslim olacağım, Çekeceğim yaralı bakışlarımı üzerinden, Ben ölmeden anlamayacaksın sana olan sevdamı, Anlayamayacaksın.. Gülüşlerine keder düşmesin bahar bakışlım; Ben ölüme gidiyorum! Anlatsın sana sevdamı diye.. Ben sen gibi değilim! Sevdim mi sonuna kadar severim; Candan bile vazgeçerim, Sana ne ifade eder bilmem amma, Ben sevdim mi ölümüne severim.. Hoşçakal bitanecim! Yüreğinin olmadığı dünya dünya değil, Bir gün bir hayal omuzuna dokunursa Sevdamı düşün! Düşün ve önünde eğil.. Derin kahkahalarının arasına sıkıştır beni, Göreceksin ki, Işıldayan ömrünün bekçisi olacak hayalim, Umutlarına can titretecek benden kalanlar, Hatıralarım hayat verecek sana.. Bir candan vaz geçsem ne olur? Sana adanmayan can can değil ki! İki dünyadan birini seçsem ne olur? Sensiz dünya dünya değil ki.. Sana değerdi ağlamalarım, haykırmalarım, Sende değerini bil artık! Ne olursun? Uğruna can verilecek kadar sevilen kadın! Seni çok sevdim çok! |
Seni Arıyorum Bir sevgi arıyorum Isınmak için Bir aşk arıyorum Yaşamak için Ekmeğimi bölüşecek Yudumu paylaşacak Bir ömür arıyorum. Sevgi aşk bir ömürde Paylaşacak seni arıyorum. Sıcak bir el istiyorum Tüten bir baca Yanan ışıklar Kapılar, kapılar ardından Sen ol istiyorum.. Sevgi aşk bir ömürde Paylaşacak seni arıyorum.. |
http://www.sehitlerolmez.com/fixasker.jpg Emret Komutanım Askeriyeden bir ses kulağımda Sudan çıkmış balığın hikayesi Altıya bir çakı gibi yanımda Fısıldar durmadan bir hayat dersi... Kopar serhattan fırtına güneye Kuzeyden kopar karayel teröre Süre gelen kavgaya yaş dökmeye And içmiş karış karış yöre yöre... Er yedi bin iki yüz altmış iki Ömer Yıldıztürk Edirne tekmili Emret komutanım ben deniz baki Verin emir! Gözlere çektim mili... Hangi tepe,hangi dağ,vatan borcu Bana ver şahadet şurubundan bir Damla,bir kurşun boşalt,bitmez sancı Af et,düşmana bu sinir ve kibir... Uyan Mehmed'im ne söylenirsin? Ben rüyalarda vatanı görmekteyim Sakin ol! Nedir bu hırs,nedir bu kin? Ben hududa bayrağı dikmekteyim... Gece nöbetteyim üç beş gibi Gözbebeklerim soğuktan yanmakta Her askere olmaz hudut nasibi Aklımın bir köşesinde yazmakta... Emret komutanım,feda vatana Bu can feda olsun bayrağımıza İmandan habersiz toprak satana Cenk edelim durmadan pervasıza... Emret komutanım,savaşa geldim İlk mermi atmak,son damla görmek Bedenimden kanımı azad ettim Vatanın bekasına kanım dökmek... Vedalaştım gelecekle,geçmişle Şerefli hizmete tek borcum benim Emir ver! Yok olsun dağlar tekbirle Şad olsun emrinle aciz kaderim... Kaderim cihatsa ben hep gülerim Gülerim yare hizmete Şırnak'ta Emret komutanım,dara düşerim Hırsımdan yedim,kalmadı tırnakta... Gönüllüyüm ben çekmeye bir cefa Girerim en ağır sorumluluğa Yeter ki milletim çeksin bin sefa Korku veririm bedbaht korkuluğa... Dökmeyin gözyaşı,yakmayın ağıt Düşersem toprağa,olursam şehit Cebimdedir şiirim,beyaz kağıt Son sözü yazdım,şehadet ve tevhit... Emret komutanım,emret hep bana Emrine itaat,bayrağa saygı Ben zorluğu içerim kana kana Vatan sağ olsun! Olmaz bende kaygı... http://www.sehitlerolmez.com/komando.jpg |
Belki Birgün Belki birgün anlarsın, niye geliyorum buralara... Biliyor musun şuan da nerdeyim.? O her sabah güneşin doğuşunu izlediğin yerdeyim. Derin bir sessizliğin tam ortasında, etrafıma bakıyorum şimdi. Ve herşey bıraktığımız gibi duruyor oda da., Dolapda asılı elbiselerin, Yerlere saçılmış resimlerin. Doğum günümde aldığın hediyelerin, Hepsi bıraktığımız gibi burada. Sanki, herbiri yeniden hayat bulmak istiyor gibi, Sanki geliceğimden haberleri varmış gibi, Hatta birazdan, seninde içeri girmeni bekliyorlarmış gibi, Öylesine canlı, öylesine güzel duruyorlar ki, Sanki, daha dün akşam burdaymışız gibi. Ağlamıyorum artık, ağlamıcam da, Titremicem, buruşturmucam dudaklarımı, Resimleri sayfa.. sayfa çevirmicem artık birdaha. Gözyaşlarımı akıtmıcam albümlerin üzerine bundan sonra. Belki birgün, ansızın çıkıp gelicekmişsin gibi hazırlık yapmıcam. Düzeltmicem üstümü başımı, taramıcam saçlarımı. Aynanın karşısına geçip, karşımda sen varmışcasına, yapmıcam artık o provaları, bitiricem artık bu tiyatroyu. Nekadar yapmacık gelsede sana söylediğim “ Seni seviyorum” kelimesi Nekadar soğuk vede güvensiz gelsede bakışlarım, söylemicem artık sana hissetiklerimi, biliyorum çünkü, Söyleyemicem. Her zaman bozuk plak misali, çevirip çevirip başa sardırıyorum o şarkıyı şimdi. Evinizin balkonunda kaçamak, utangaç vede çocuksu bakışlar altında, sürdürdüğümüz o dansı düşünüyorum da şimdi… Unutamıyorum ki, her zaman aklımda.. Şimdi biliyorum, tutmucam ellerini, “Sarılmıcam sana” diye, kızıyorum kendi kendime. Biliyorum şimdi tutamıcam, koklayamıcam o yosun saçlarını, çekemicem içime. Belki birgün hissedersin zamanı geldiğinde, şayet buralara yolun düşerse. Belki bir arabanın camından seyredersin, dalar gözlerin belki sahilin bir köşesine. Tutamazsın belkide gözyaşlarını, titrer ve buruşturursun dudaklarını. Boynunu büker, saklanırcasına birilerinden, pusarsın hemen arabanın içine. Belki biran gelir, nefret edersin kendinden, Aklına gelir de “ Keşke terk etmeseydim seni sebebsiz yere “ dersen birgün.. Belki birgün pişman olursun yaptıklarına da, ağlarsın dimi ozaman benim yerimede.? Ağlar mısın.? Artık ağlayıp sızlasan da, Diz çöküp önümde yalvarsan da, 'Affet beni 'deyip de ayaklarıma kapansanda nafile... Kaybedicek bir şey yok artık. Kaybedileni, zamanında kazanmayı düşünmedikçe..! |
Söyle Doktor bu çarpıntı, bu ses, bu seda en olmayacak anlarda binlerce mil uzaklara gidişim ve pembe rüyalarla uyanışım her sabah çocuksu bir coşkuyu, heyecanı hissedişim çok yakından hayra mı alamet, söyle doktor devasız bir hastalığın işareti mi yoksa... biri var, uzaklarda, insan kıvamında her akşam düşlerime uzanan kapatıp o güzel gözlerini, kaçırıp tüm uykularımı sonra da bir güzel uyuyan şimdi ben gecenin koynunda mülteci ve yaslanmışken tüm yorgunluklar omuzlarıma duyduklarım onun ayak sesi mi çölsüz bir şehirde serap mı görüyorum yoksa kaç zamandır kalbim çıldırmış halde kandan başka bir şey veriyor damarlarıma bir sıcaklık var, yakıcı bir ateş göĝ erip duruyor baĝ rımda aldırmadan tüm çaba, yalvarmama cigaram başka tütüyor bu günlerde gece başka, gün başka gerçeklerden kopuk, sanal bir dünya sarmış dört yanımı, aklıma asi mesken kurmuşum düş dünyasında ve çocuksu hayallerin yörüngesinde dönüyorum her saat, her dakika bir özlem kıvranırken yüreĝ imde hasret sarmaşık gibi sarıyor beni buĝ ulanmış gözlerim tetikte bekler söyle doktor, söyle çıldırtma beni nedir beni içten içe fetheden her hücreme bayraĝ ını dikip adını söylemeyip beni kahreden... ben böyle deĝ ildim bilirsin doktor hiç taşmadı yüreĝ im bu güne kadar sel suları altında çırpınmadı bedenim dolmadı gözlerim böyle, benzim solmadı dalmadım fersah fersah derinliklere söyle, aşk mı benliĝ imin işgalcisi, tasası aşk fukarası şehrin bana mirası |
Varsın Yok Olsun Ben sevgiyi ne bilirim?.. Sevince birini severim Sevmenin, sevilmenin Ne olduğunu bilir miyim?.. Varsın yok olsun sensizliği Dinlediğim müzikler Çağırmıyorsa seni Duyduğum tüm sesler Anmıyorsa eğer seni Varsın yok olsun o uğultular Kaldığım zaman ben, benle Ormanda kuşlarla,böceklerle Tabiattaki tüm varlıklarla Dertleşir, halleşir, konuşurum Konuştuklarım seni konuşmuyorsa Kuşlar sen diye seda vermiyorsa Varsın yok olsun o güzel! Sözler. |
Var Olmak mı, Yoksa Olmamak mı Var olmak mı, yoksa olmama mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip belâ denizlerine karşı Dur, yeter! demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü, o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir felâketleri yaşanır yapan. Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine.. |
Sorma Sensiz gecenin Uykusu var üstümde Altından kalkamadığım hayatın Çaresizliğinde Yalnızlıktaki aşkı sorma bana Anlatmaya söz bulamam Yüreğimi aşkınla Sensiz geceye imzaladım.. |
Sen Giderken... Sen gitmeye açınca yelkenlerini, deniz öylesine küstü ki, Usulca git diye dalgaları seyrekleşti, sanki sonsuzluğunu yitirdi. O gün tüm balıklar yakalandı, direnmediler yaşamaya. Usulca yansıdı o gün güneş, gölgede kal diye üzerinden geçmedi. Fırtınalar yerini esintiye bıraktı, Martılar hiç bir yemi kabul etmedi. Ölümüne sustu notalar, kimse şarkı söylemedi. Ben seninleydim o gün. Sen ise çok uzaklardaydın. Bedenim limandan el sallıyordu, sen gittikçe ben kaldım, sen kayboldukça ben boğuldum... |
| Saat: 13:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık