![]() |
Ten kokunu tenime, gece rüzgarı taşır. Ilgıt, ılgıt esip de , öyle gel gecelere... Sığınacak yer yoksa, sana sinem yaraşır. Gündüzlere küsüp de, öyle gel gecelere... Gözlerden ateşlenir, sevda bir kurşun olur. Suya eğilirken de, güzel ceylan vurulur. Sevdalandın bir kere, söyle nasıl durulur, Yalnızlıktan kaçıp da, öyle gel gecelere... Sığınmışız bir kere, gök kubbenin altına. Yalnızlık akkor olur,içte eser fırtına. Sevdaların yakarken, varmaz mısın farkına. Alev,alev yanıp da, öyle gel gecelere... Mevla aşık olana,güçlü bir sabır versin. Ayrılık ateşine, dayanılır mı dersin. Yemeninin ucuna, sevdanı düğümlersin. Düğüm, düğüm çözül de, öyle gel gecelere... Yürekte bu haykırış, hançer de çığlık varken. Sinende olan ateş, seni durmaz yakarken. Gözlerdeki özlemi, ay ışığı yıkarken. Işık ,ışık süzül de, öyle gel gecelere... Metin Uz |
Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk Gece trenlerine binme, kaybolursun Sokaklarda mızıka çalma çocuk Vurulursun... Attila İlhan |
Sevdalı akşamlar tekin değildir, Pek dolaşma gönül viranesinde Gururlu güneşler boyun eğildir, Şaka yoktur aşkın efsanesinde. Çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan, Farkı yoktur aşıkların sağırdan, Önce dumanları başlar ağırdan, Bir cezbeyim aşkın pervanesinde. İhtimal vermezsin, hem inanmazsın, Ateşler sarmıştır, sen uyanmazsın, Mestolduktan sonra artık yanmazsın Gönlüm gibi hikmet peymanesinde. Taptığın mihraplar çöker bir anda, Her şey olmuş bitmiş gibi meydanda Tutuştu çırağlar, sevda devranda Yanıyorum sazın teranesinde. Bir serseriyim ki dur aman bilmem, Kalbinden başka bir mekan bilmem, Gök kandil olmuşum, asuman bilmem Bu mavi gözlerin meyhanesinde. Karanlık zülfünü bir görmek için, Gök kanat oldum cin melek için, Bana yeter artar buselik için Hatıra telleri dil sanesinde. Gönül rebabında olamaz düzen Aşkım bu yıldızı yüzünden süzen, Buluşuruz yarın, geceye Neyzen Cananın kalbinde, gam lanesinde. Neyzen Tevfik |
Dağlar ..........dağlarla karlar.............unutma ..........sakın acılar..............unutma ..........acılarla aşılır Metin Altıok Hesap-işi Şiirler, Promete Yayınları, 1992 |
Yürü: duvar beton, otur yer beton Tavana bakarsın " bakma der" beton - Yağmur kokan toprakların nerede? Ne çiçekler açar, ne kuşlar öter Yolların on adım ötede biter - Serbest gezen ayakların nerede? Her günü hasrettir haftanın ayın Hani ya bayramın, düğünün, toyun? - İlin, yurdun, konakların nerede? Gönlün gamdan göçer, gama taşınır Boş direkler boynu bükük düşünür - Dalga dalga bayrakların nerede? Deprem mi geçirdin, talan mı gördün? Kanlı haydutlara haraç mı verdin? - Obaların ocakların nerede? İnancın cezalı, yüreğin tutsak Konuşacak yerde çaresiz susmak - Dudakların, dudakların nerede? Abdurrahim Karakoç |
Metinlerde buluştuk kopkoyu deyimlerde, Koşut ve eş zamanlı okuduk kimi kitapları; O arada iki de defterimiz oldu, Biri babasına daha çok benziyor. Bir türlü kotarılamayan uğraş, C_ harfini daha yeni dönmüşüz; Gözlerimizde İbni Sina bozukluğu, Dostumuzsa, Bodrum'da, dönmez geri. Uzaklardaydın, oracıkta, öbür kitada, Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya |
Kaderde senden ayrı düşmekte varmış doğrusu bunu hiç düsünmemiştim seni tanımadan hele seni böyle deli divane sevmeden önce yalnızlık güzeldir diyordum al başını kaç bu şehirden ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara rüzgarın iyot kokularının karıştığı denizlere git git gidebildiğin yere diyordum oysaki senden kaçılmazmış bilmiyordum! yine de dayanmaya çalışıyorum işte bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen gezen bulutlara sesleniyorum ellerin diye rüzgar güzel bir koku getirmişse saçlarını okşayıp getirmiştir diye avunuyorum yaşamak seninle bir başka zamanı bir başka zamanda seni yaşamak herşeyden önce sen elbette sen mutlaka sen ister uzakta ol, ister yanıbaşımda dur sen ol yeterki bu zaman icinde ben olmasamda olur seni bir yumağa sarıyorum yıllardır bitmiyorsun çaresizliğim gün gibi aşikar su olup çesmelerde akan güzelliğin inceliğin ışık ışık yüzüme vuran sen güneş kadar sıcak tabiat kadar gerçek sen bahcelerde cicek actiran sudan havadan günesten yüce varlık sen o tek sevgi içimde sen görebildiğim o tek aydınlık bir nefeste benim için al havasızlıktan öldürme beni bulutlara yildizlara benim için bak susadım diyorsam bir yudum su işmelisin ben yorulduysam sen oturmalısın ellerim sevilmek istiyor saçlarım okşanmak dudaklarım öpülmek istiyor anlamalısın ağaçların yeşilliği kalmadı, gökyüzünün mavisi yok kim bu çaresiz adam, bu kıpkırmızı gözler kimin kaç gecedir uykusu yok gündüzü yok, gecesi yok, yok, yok anladım sensiz yaşamanın dünyada imkani yok beni bunca saracak ne vardı kanıma girecek gözbebeklerime oturacak bir senfoni gibi kulaklarımdan eksilmeyecek ne vardı hiç karşıma çıkmasaydın bu kör olası gözler görmeseydi seni ne vardı güzelliğini hiç bilmeseydim bir dua gibi bellemeseydim adını ne vardı bütün gece gözlerimi tavana dikerek seni düşünmeseydim... Ümit Yaşar Oğuzcan |
Yıllanmış bir hüznü sakladım bugün gözlerimde... Bir yaşına daha bastı hüznüm... Kutlu olsun... Mavisi mi solgundu bugünün ne? ... Güneşi mi üşümüştü? ... Yorgun mu düşmüştü bir anda kalbim hayata? ... Nefes almak hiç yorar mıydı insanı? ... Yıllanmış bir hüznü sakladım bugün gözlerimde... Bir yıl sonra daha aktı yaşlarım... Hiç azalmamış oysa damlalarım... Hüznüm azalsaydı hani belki... Görmek istemedim seni oysa bugün... Bir daha hiç tanışılmayacak elden de elsin bana şimdi... Bu bizim günümüz... Ayrı ayrı kutlayalım... Mümkün olduğunca gelme olduğum yere... Tesadüflerden kaçalım,gözgöze gelmeyelim... Bu bizim zaferimiz... Büyük aşklar nasıl bir anda bitermiş öğretelim... Yıllanmış bir hüznü sakladım bugün gözlerimde... Bir yaşına daha bastı hüznüm... Kutlu olsun! ... Kutlu olsun ikimize! ... sevnur şaylan |
Yüreğim buruk, acılı bu gün Duygularım kekremsi Yüreğimi adadığım canımın çekirdeği Hor baktın sevdama, neden? Anlamadın beni sen İncindim, kırıldım, küstü ruhum Yoksa bu sevgiden çok şey mi umdum? Ezildi yüreğim aşkın ellerinde Duygularım tarumar oldu birden Fakat, şimdi anlıyorum yanıldım Gönlünü al ruhumun yar isen Söyle bana duygularını Aç yüreğini yeniden Kaçak dövüşmek olmaz sevdada Kirlenmesin güzelliklerim Taçlandır duygularımı yeni baştan Onurlandır yüreğimi Ruhuma kıvanç olsun sevgin Bana güzel bir şeyler söyle Sevgimden pişmanlık duymayayım Yalanlarla oyalama ömrümü Ben yalanı sevemedim hiç Güzelliklerle oya yaptım aşkıma Nakışladım en güzel sözcüklerle Yakamozladım geçtiğin yolları Ateş böceklerinden fener alayı gönderdim Yüreğinin en ücra köşelerine Sense kırdın beni, incittin. Merak ediyorum değer mi? Yanıldım belkide,alındım birden. Dökülsün yüreğinden güzellikler Sese çevir sessizliğimi İnanır, belkide affederim Vaz geçerim bir an keşkelerimden Severim seni belki yeniden. serap yeşil |
Göğüslediğim iplerde sen varsın Tutamam bu şehri avuçlarımda Ellerim dünden sancılı ellerim Dokunma ellerime yanarsın Ateşten sırılsıklam saçlarım Yüreğim mayınların kucağı Sevme beni sevmelere tutsağım Beni her gece iplere asarsın Bu benim son ölümüm olacak Tepeden tırnağa zor bir yasağım Bu benim son ölümüm diyorum Sen bu sevdayı anlayamazsın Bülent Özcan |
| Saat: 11:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık