![]() |
Politikacının evinde zindan çıktı Pakistanlı bir politikacının evinde 3’ü çocuk 2’si kadın olmak üzere toplam 7 kişinin zincirlerle bağlandığı bir zindan bulunduğu ortaya çıktı. Pakistan polisinin yaptığı açıklamada, adının Abdul Rehman Khetran olduğu belirtilen politikacının Belucistan http://yeniresimler.ihlassondakika.com/haber/540/_Politikacinin_evinde_zindan_cikti.jpgeyaletindeki evine, şahsına ait olduğu tespit edilen korumalarının bir kontrol noktasındaki polis memurlarına saldırarak silahlarını çalmaları sonucu baskın yapıldığı ifade edildi. Evde yapılan araştırmalar sırasında bir zindan bulunduğu ve kötü muameleye maruz kalmış 3’ü çocuk ve 2’si kadın olmak üzere 7 kişinin zincirlerle bağlı olduğunun görüldüğü bildirildi. Polisin bulguları sonrasında olayla ilgili olarak Khetran, oğlu ve 6 korumasının tutuklandığı belirtilirken, Khetran’ın mülküne yapılan baskında, mühimmat ve silahlarla dolu bir kamyonun ele geçirildiği bilgisi verildi. Tutuklanan Pakistanlı politikacı ise, tutuklanmasının siyasi çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve polisin evine girmesinin yasadışı olduğunu savundu. |
Sorularda doğru ve yanlışı sadece ÖSYM bilecek 17 Mart 2014 Üniversiteli olma yolunda ilk aşmanız gereken barajı, 2 basamaklı ve 6 oturumlu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’nin (ÖSYS) ilk sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) oluşturuyor. Üniversiteli olma yolunda ilk aşmanız gereken barajı, 2 basamaklı ve 6 oturumlu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'nin (ÖSYS) ilk sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) oluşturuyor. Eğer YGS'de ilk barajı aşarsanız bu size başta önlisans ve açıköğretim programlarını seçebilmeniz için tercih hakkı sağlayacak. Bir diğer barajı aştığınızda ise önümüzdeki haziran ayında yapılacak olan ve yükseköğretim kurumlarının lisans programlarını tercih etmenizi sağlayacak Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) girebileceksiniz. Bu nedenle öncelikle YGS'ye girmek ve 6 puan türünden herhangi birinde barajları aşmanız gerekiyor. 23 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek YGS ile ilgili hazırladığımız bu yazı dizisinde hangi sorudan kaç puan alabileceğinizi, size en fazla puan getirecek soruların hangileri olduğunu, soruların yapısını ve size yol göstermesi için adayların en çok yaptıkları hataları anlatacağız. Kaç net yaparsanız bu sınavın barajlarını aşabileceğinizin yanıtlarını bulacağınız bu yazı dizisinde, geçen yılın şampiyonları da deneyimlerini anlatarak, size sınavla ilgili önerilerde bulunacak. Sorularda doğru ve yanlışı sadece ÖSYM bilecek ÖSYM bu yıl, üniversite sınavlarının sorularını 'havuz oluşturacağı' gerekçesiyle açıklamayacak. Yaptığı sınavlar Bilgi Edinme Kanunu kapsamından çıkan ÖSYM, önce sınav sorularının yüzde 10'unu, sonra da yüzde 20'sini açıklayacağını duyurdu. Uzmanlar, "Sorulardaki yanlışlar nasıl bulunacak? Sınavla ilgili soru işaretleri olacak" diyor. Bu yıl üniversite sınavlarına girecek adaylar kendilerine yöneltilen soruların tümünü göremeyecek. Çünkü ÖSYM, "soru havuzu" oluşturmak amacıyla sınav sorularını paylaşmayacak. Önce soruların yüzde 10'unu açıklayacağını duyuran ÖSYM, şimdi yüzde 20'sini açıklama kararı aldı. Bu durumda da her testten 40'ar olmak üzere 160 sorunun yalnızca 32 tanesi kamuoyuyla paylaşılacak. Adaylar Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden yalnızca 8'er soru görebilecek. Uzmanlar ise endişeli, "Soruların gizlenmesi sınavla ilgili soru işaretleri doğuracak, yanlış soruları kim bulacak? Soruların doğru ve yanlışlığını yalnızca ÖSYM bilecek. Oysa her sınavdan sonra sorular açıklandığında ÖSYM'nin göremediği yanlışları eğitimciler buluyordu" ifadesini kullanıyor. BİLGİ EDİNME HAKKI DIŞINDA Bu yılın üniversite sınavlarına soruların "gizlenmesi" damgasını vurmuş olacak. 2 Ağustos 2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la birlikte Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 2'nci maddesine şu fıkra eklendi: "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu kanun kapsamı dışındadır." Yürürlüğe giren kanunun 33. maddesiyle yapılan bu düzenleme, ÖSYM'ye yaptığı sınavların soru ve cevaplarını "Bilgi Edinme Kanunu" kapsamında olmadığı gerekçesiyle açıklamama hakkı verdi. SORU HAZIRLAMAYI ZOR BULDULAR ÖSYM Başkanı Ali Demir ise ÖSYM'nin soruları açıklamayacak olmasını "Dünya çapında yapılan sınavlarda da sorular açıklanmıyor" sözleriyle savundu ve gerekçesini "ÖSYM bir sınavda sorduğu soruyu bir başka sınavda soramıyor. Kamuoyunun takdirini toplayan bu uygulama diğer yandan soru hazırlamada her gün daha uç alanlara, daha ince detaylara gitme riskini oluşturuyor ve bazı önemli sınavlarda çok ciddi kısıtlamalar getirebiliyor" diye açıkladı. Demir'in de vurguladığı gibi ÖSYM, soruları "soru bankası oluşturmak ve daha sonraki sınavlarda da kullanmak" istediği gerekçesiyle açıklamak istemiyor. ÖNCE 'YÜZDE 10' DENİLDİ ÖSYM, geçtiğimiz ağustos ve eylül aylarında yayınladığı duyurularda yasal düzenlemeye dayanarak, soruların yayımlanmasına izin verilmeyeceğini hatırlatıp "şeffaflık" gerekçesiyle sadece adayların kendi cevap kağıtlarını görebileceğini duyurdu. Sınav sorularının da rastgele seçilen yüzde 10'unun sınavdan sonra internet sitesinden paylaşılacağını açıkladı. Ancak dün ÖSYM, soruların yüzde 10'u yerine yüzde 20'sini açıklamaya karar verdiğini belirtti. Sınava gireceklerin sayısı 2 milyonu aştı BU yıl Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) yapılan başvurular, 2 milyonu geçerek "rekor" kırdı. 850 bini lise son sınıf öğrencisi olmak üzere tam 2 milyon 86 bin 87 aday YGS'ye girmek ve sınavsız geçiş hakkından yararlanmak için Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'ne (ÖSYS) başvurdu. Bu adaylardan sınavsız geçiş hakkını kullanacakların sayısı 78 bin 428. Geriye kalan 2 milyon 7 bin 659 aday ise 23 Mart Pazar günü yapılacak YGS'de barajları geçmek için yarışacak. YGS barajlarını aşabilenler ise haziran ayında gerçekleştirilecek olan Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) katılacak. YGS'ye başvuran adayların sayısı her yıl katlanarak artıyor. 2009 yılında bu sayı yaklaşık 1 milyon 350 bin iken geçen yıl 1 milyon 851 bin 326'ya ulaştı. Bu yıl ise sınava başvurularda 234 binin üzerinde bir artış oldu ve ilk kez 2 milyon sınırı da aşılmış oldu. Soruları internette yayanlara takip var ÖSYM, sınavda kaos oluşmasını önlemek için emniyet ve jandarmaya yazı göndererek, önlem alınmasını istedi. İşte bunlardan bazıları: SIZDIRILDI İZLENEMİ: Sınavdan erken çıkıp soruları internette verecekler "Sorular sızdırıldı" izlenimi yaratabilecek. Bu kişiler belirlenip cezai işlem yapılacak. JAMMER'LAR DEVREDE: Organize kopya çekme olaylarına karşı sınav öncesinde, esnasında ve sonrasında jammer'larla (sinyal kesici) elektronik bağlantılar kesilecek. Okulların çevresinde şüpheli kişi ve araçlar takibe alınacak. BOMBA KONTROLÜ: "İl ve ilçelerde sınav evrakı saklama yerlerinde sabotaj yapılacak" ihbarına karşı bomba ve benzeri düzenek, yabancı cisim gibi maddelerle ilgili kontrol yapılacak. 24 SAAT NÖBET: Sınav sorularının basımının yapıldığı matbaa çevresinde ekip tarafından 24 saat nöbet tutulacak. KURYENİN YANINA POLİS: Emniyet Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars Mardin, Muş, Siirt, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Batman, Şırnak, Ardahan ve Iğdır sınav koordinatörlüklerine karayoluyla sınav evrakını taşıyacak nakil aracında ve kuryesinin yanında bir polis bulunduracak ARAÇLARA TAKİP: Sınav Koordinasyon Kurulu'nun bilgisi dışında sınav evrakını taşıyan araçlara talimat verilmeyecek, güzergah değişikliği yapılmayacak, araçlar 30 dakikadan fazla bekletilmeyecek, trafik ve koruma ekipleri olmadan hareket etmesine müsaade edilmeyecek, sadece molalarda ve teslimat yapılan merkezlerde durdurulacak. SON 6 AY İÇİNDE ÇEKİLMİŞ FOTOĞRAF ŞARTI Adaylara yönelik kamu spotu hazırlayan ve basın duyurusu da yayımlayan ÖSYM, sınava kimliksiz gelinmemesi konusunda uyarıda bulunurken, adaylardan yanlarında son 6 ayda çekilmiş bir de fotoğraf bulundurmalarını istedi. Spotta adaylara "Uykunuzu alarak sınava gelmeniz yararınıza olacaktır" diyen ÖSYM, sınav günü adayların yanında sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı olmasını istedi. İşte ÖSYM'nin adaylara uyarıları: Nüfus cüzdanlarında TC kimlik numarası ile fotoğraf üzerinde soğuk damga mutlaka olmalı. Sınav günü yanınızda son 6 ayda çekilmiş bir fotoğraf da bulundurun. Trafik yoğunluğu oluşabilir, en az 1 saat önce sınav binası önünde hazır olun. Salonlarda duvar saati olacak, kalem, silgi, kalemtıraş ile şekerleme ve peçete verilecek Şeffaf pet şişe içerisinde su getirebilirsiniz. 'ŞEFFAFLIK ORTADAN KALKIYOR' Uzmanlar, ÖSYM'nin "Soru havuzu oluşturacağım ve soruları daha sonra tekrar kullanacağım" gerekçesiyle bundan sonra soruları kamuoyuyla paylaşmayacak olmasını "Şeffaflık ilkesine aykırı" olarak nitelendirdi. Uzmanlar, ÖSYM'nin yaptığı birçok sınavda hataların sorular açıklandıktan sonra saptandığına işaret ederek, "Bundan sonra hatalı sorular ne olacak? Açıklamama, kamuoyunun ÖSYM'yle ilgili algısında büyük soru işaretleri oluşturacak" diye yorum yaptı. İşte uzmanların görüşleri... 'YANLIŞ SORU ALGISI OLUŞACAK' Faruk Ardıç/Fem Yayınları Rehberlik Koordinatörü "ÖSYM, şimdiye kadar farklı alanlarda birçok sınav yaptı. Sınav soruları kamuoyu ile paylaşıldığında iptal edilen sorular oldu. Bütün bunlar kamuoyunda sorular içinde yanlışın da olabileceği algısı oluşturdu. Soruların paylaşılmaması durumunda bu algı derinleşecektir. Diğer yönden soruların yayınlanmaması veya az bir kısmının yayınına izin verilmesi ÖSYM'nin şeffaflık politikasıyla örtüşmez. Denetime açık her uygulama, demokrasi bilincini geliştirecektir. Tüm adaylar gibi biz de 'Sorularda hata olursa kim bilecek?' diyoruz. ÖSYM'nin soru havuzunu oluşturma ve bundan dolayı yayınlamama gerekçesi ise uygulamalardaki alternatifsizliğin ifadesidir." 'SORU İŞARETLERİNE NEDEN OLACAK' Celil Vardar/Final Dergisi Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü "Soruların paylaşılmaması sınav üzerinde soru işaretleri oluşmasına neden olacak. Sorularla ilgili hata olup olmadığını hiçbir zaman kamuoyu öğrenemeyecek. Oysa her sınavda sorular yayınlandıktan sonra hatalı olanlar görülüyor ve iptal edilmeleri sağlanıyordu. Öğrenci optik cevabını görecekmiş, çocuk nereden hatırlayacak hangi cevabın hangi soruya ait olduğunu?" 'SORULAR GÖRÜLDÜĞÜ İÇİN RAHATTIK' Cihan Yeşilyurt/Fen Bilimleri Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü "Bugüne kadar kamuoyu sorular açıkça paylaşıldığı için rahattı. Soruların gizlenmesi soru işaretleri doğuracak. Sorulardaki yanlışlar nasıl belirlenecek? Her yıl biliyorsunuz soru iptalleri oluyor. ÖSYM'nin doğru diye sınavlarda sorduğu sorulardaki yanlışları veliler ve eğitimciler buluyor. Hatta yargı yoluyla bile iptal edilen sorular oldu. Şimdi hangi soruların doğru, hangilerinin yanlış olduğunu sadece ÖSYM mi bilecek?" SOSYAL MEDYANIN İSYANI Bu arada Twitter kullanıcıları ÖSYM'nin soruların tümünü açıklamayacak olmasını eleştirdi. Soruların paylaşılmayacak olmasının sınavla ilgili soru işaretlerine yol açacağı vurgulanan bazı mesajlar şöyle: YGS tarihinin en kolay sorularını mı soracaklar? Acaba "Cemaat soruları" aldı diyerek YGS'yi iptal etmeye kalkarlar mı? YGS'ye provokasyon olabilir mi? Sorular internet ve televizyonda yayınlanmayacakmış, skandal çıkacak. "Fotoğrafa göre kitapçık verilecekmiş" diyorlar. Soruları yayınlamayacaklarmış, moralimizi bozacaklardı, iyi olmuş. YGS sorularının açıklanmayacak olmasının nedenini bilen var mı? Hakkımızı helal etmeyelim mi? |
YGS ve LYS soruları artık açıklanmayacak 17 Mart 2014 ÖSYM, çıkan soruları tekrar tekrar kullanabilmek için bundan sora sınavlarda çıkan soruların tamamını açıklamayacak. Sorular oluşturulacak bir havuzda toplanacak ÖYSM, bundan böyle YGS ve LYS'de çıkan soruların tamamını sınavdan sonra yayınlamayacak. Alınan yen bir kararla soruların sadece bir kısmı yayınlanacak. Kurum, gerekçe olarak da "soru havuzu oluşturulması gerekliliğini" gösterdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, "Yoğun bir soru havuzu oluşturma gayretimiz var. Özellikle sınavlarda denenmiş ve ölçme niteliği yüksek soruların bazı değişikliklerle yeniden kullanımını hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10'unun paylaşımının yeterli olacağını düşünüyoruz." dedi. Hürriyet Gazetesi'ne konuşan Demir, "Yüzde 10'luk uygulamayı da sınava hazırlanan adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi sınavlarını cevap kâğıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için uygun gördük. Ama sadece bu YGS'ye 2 milyondan fazla aday katılacağı için yönetim kurulu soruların yüzde 20'sini açıklama kararı aldı." diye kaydetti. Demir şunları söyledi: Sınav yapan bir kurum olarak bizim çok zengin bir soru havuzumuz var. Çünkü her geçen gün sınav yükümüz artıyor. Çok hızlı reaksiyon vermemiz gerek durumlar söz konusu olabiliyor. Soru havuzumuzu genişletmenin yollarından biri de sorularımızı sokağa dökmemek, tüm dünyada da bunun böyle olduğunu görüyoruz. Dünyada benzeri sınav yapan kurumların hiçbiri geçmişte yaptığımız gibi sınav sorularını açıklamıyorlar. Belli bir kısmını açıklıyorlar, bilgi veriyorlar. Soruları tekrar tekrar kullanmak amacıyla muhafaza ediyorlar. Bir sorunun gerçekten kullanışlı bir hale gelebilmesi için 2-3 sene gerekiyor. Gerçek sınavda soruların denenmesi çok önemli. Eğer siz sorularınızı sınavdan sonra açıklarsanız deneme şansınız olmuyor. O zaman ölçme yeteneği belirsiz olan sorularla sınav yapmak durumunda kalıyorsunuz. ÖSYM havuzu genişletme, ölçme niteliğini iyileştirme gayreti içerisinde çalışırken önümüzdeki tek zorlayan konu bilgi edinme yayasıydı. Meclis'ten sorularımızın bilgi edinme yasası kapsamı dışında olmasını sağladık. |
6.5 büyüklüğündeki deprem üç bölgeyi salladı. Bugün saat 12:25'te meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki deprem Antalya'dan İstanbul'a kadar çok geniş bir bölgede hissedildi. İstanbul'un bütününde hissedilen deprem büyük korku yarattı. Depremin merkez üssü Gökçeada açıkları... Derinliği ise 10 kilometre... Yunanistan Deprem Enstitüsü ise depremin büyüklüğünü 7.2 olarak ölçtü ve merkez üssününün Dedeağaç yakınları olduğunu duyurdu. Depremden sonra cep telefonları kilitlendi, Kandilli'nin sitesi çöktü. İstanbul'dan Antalya'ya kadar çok geniş bir bölgede hissedildi.
Deprem İstanbul'un yanısıra Çanakkale, Balıkesir ve Trakya'da da hissedildi. Özellikle Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nde şiddetli hissedilen deprem sırasında camlardan atlayanlar oldu. Depremin ardından yine ölçüm karmaşası yaşandı. Depremin büyüklüğü önce 6.7 olarak açıklandı. Ardından gerçek büyüklüğü AFAD duyurdu: 6.5 Yunanistan ise depremin merkez üsssünün Dedeağaç yakınları olduğunu ve büyüklüğünün 7.2 olduğunu açıkladı. AFAD: SAAT 12.25 - BÜYÜKLÜK 6.5 - MERKEZ ÜSSÜ: EGE DENİZİ Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ege Denizi açıklarında meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depreme en yakın yerleşimlerin Çanakkale'nin Gökçeada ilçesine bağlı Uğurlu, Şirinköy, Dereköy, Tepeköy ve Zeytinli olduğunu bildirdi. AFAD'dan yapılan açıklamada, Ege Denizi'nde saat 12.25'te 6,5 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi. Depreme en yakın yerleşimlerin Çanakkale'nin Gökçeada ilçesine bağlı Uğurlu (29.76 kilometre), Şirinköy (32.05 kilometre) Dereköy (34.16 kilometre), Tepeköy (38.05 kilometre) ve Zeytinli (41.99 kilometre) olduğu kaydedildi. |
Bugün İzmir'de 200 okul müdürünün yeri değişti Bu işin sonu nereye gidecek bilmiyorum. hayırlısı bakalım. haberin detayı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'nın kanayan yarası haline gelen uzman öğretmenlik meselesi yöneticileri vurdu. Danıştay Dava Daireleri Üst Kurulu tarafından verilen kararla idari mahkeme yoluyla uzman öğretmenlik hakları elinden alınan ve sınava dayalı, isteğe bağlı, sorumlu yer değişikliğine tâbi tutulan ancak görevlerine devam etmekte olan yaklaşık 200 okul yöneticisinin, 7 Haziran 2014 itibariyle görev yerleri değiştirildi. Eğitim öğretim yılının bitmesine bir hafta kala yapılan bu işlem okullarda şaşkınlığa sebep olurken yöneticiler, yeni görev yerlerine başlamak için okulu terketmek zorunda kaldı. Yaşanan mağduriyetler hakkında bilgi veren Türk Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir, “Maalesef yaşananlar, yargı kararının doğal bir sürecidir. Sınav, istek ve zorunlu aktarma süreçlerinde, Ek–1 form içerisinde 3 puan değerindeki uzman öğretmenlik puanı silinince, atanan arkadaşlarımızın puanları ve dolayısıyla istek sıralaması da değişti. Bin 709 şube müdürünün sözlü sınava dayalı atama sürecinde de sadece sözlü sınav dayalı atama yapılamayacağını söylemiştik. Nitekim Danıştay, bu konuda yürütmeyi durdurma kararı verdi. MEB, bu sorunla birlikte şimdi okulların kapanmasına bir hafta kala yaşadığı bu sorunu çok iyi değerlendirmek zorundadır. Eski MEB Bakanı Hüseyin Çelik döneminde başlayan ve maalesef halen devam eden yönetici atama krizinin bir tek açıklaması vardır, o da yönetici atamalarında yapılan samimiyetsiz yaklaşımdır.“ dedi. Meselelerin çözümü için her defasında sendika olarak birlikte çalışma ve çözüm önerileri sunduklarını ancak dikkate alınmadığını söyleyen Demir, “Bizim çözüm önerilerimizin dikkate alınması konusundaki uyarılarımıza rağmen ‘ben bilirim’ anlayışı, eğitimi sistemimizi bu noktaya getirmiştir. Konuya yaklaşım bu minvalde devam ettiği sürece sorunların içinden çıkılamaz süreçlere gitmemizin hiç kimseye bir yararı yoktur. Ülkemizin eğitim geleceğinin önemini her defasında dile getirmemiz ve çözüm önerilerimizi sunmamıza rağmen geldiğimiz nokta düşündürücüdür.“ diye konuştu. kaynak: İzmir Milli Eğitim'de yaklaşık 200 okul müdürünün yeri değiştirildi |
Nabi AVCI'dan Öğretmen Atamaları Açıklaması MsXLabs.org 17 Ağustos 2014 Pazar Nabi AVCI'dan Öğretmen Atamaları Takvimi Açıklaması Bakan AVCI'dan Öğretmen Atamaları Açıklaması.. Bakan Avcı'dan 40 bin öğretmen ataması açıklaması Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Yeni atanacak 40 bin öğretmen adayının mağdur olmaması ve eğitim öğretimin aksamadan yürümesi için Meclis’in 28 Ağustos'ta yapacağı olağanüstü toplantıda bir ek gündem maddesiyle gerekli yasal düzenleme yapılabilir” dedi.mebpersonelleri.com/ |
Ünlü Çingeneler Sizi Şaşırtacak
|
Muhammed Ali İle Liston Arasındaki Unutulmaz Maça Şike Gölgesi https://encrypted-tbn1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR3YJPehbX_O8gvKVwBhjT0lVwjY2y6WZDkf6t8DkFoywL6DdaR MUHAMMED ALİ İLE VE LİSTON ARASINDAKİ UNUTULMAZ MAÇA ŞİKE GÖLGESİ Dünyanın en önemli spor karşılaşmalarından biri olan Muhammed Ali - Sonny Liston maçında şaibe olduğu iddia edildi. FBI'ın açıkladığı belgelere göre maç sonucu üzerine 1 milyon dolar bahis oynandı ve Liston da işin içindeydi. NTV Güncelleme: 08:45 TSİ 26 Şubat. 2014 Çarşamba Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi boksörlerinden Muhammed Ali'ye unvan kazandıran maça şaibe gölgesi düştü. 50 yıl önce yapılan ve spor tarihinin en önemli boks maçlarından biri sayılan Muhammed Ali - Sonny Liston maçına şike yapıldığı iddia edildi. Las Vegas'lı bahisçilerin maçın sonucu üzerine 1 milyon dolarlık bahis oynadığı öne sürüldü. Liston'ın maçı bilinçli olarak kaybettiği ancak Muhammed Ali'nin; o zamanki adıyla Kasyus Kley'in bu durumdan haberi olmadığı belirtildi. İddia bilgiye erişim özgürlüğü yasasının talebi üzerine gün yüzüne çıktı. Ortaya çıkan belgelerde maçın ardından FBI'ın konuyu araştırdığı görülüyor. 1964'teki maçı Muhammed Ali'nin kazanması spor severleri büyük şaşkınlığa uğratmıştı. Liston maçta 6 rounda çıkıp 7.sine çıkmayı reddetmiş ve teknik nakavtla maçı kaybetmişti. Bunun üzerine Muhammed Ali'nin boks ringinde yaptığı ‘dünyanın kralı benim’ açıklamaları yıllarca hafızlarda yer etmişti. |
lgbti.org adı altında Türkiye LGBTİ Birliği kuruldu Eşcinsellik, aynı cins veya cinsiyetteki insanlar arasındaki romantik, cinsel çekim ya da cinsel davranıştır. Eşcinsellik, bir yönelim olarak “kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekim yaşamaya yönlendiren kalıcı kişisel nitelik” olarak ifade edilir. Türkiye'de lezbiyen, gey, biseksüel transgender ve interseks (LGBTİ) bireyleri yaşam biçimi diğer vatandaşlara göre dezavantajlı durumdadır. Türkiye eşcinsel ilişkileri tanısa da medeni kanununda cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliği gibi bir ifadeye yer vermez ve eşcinsel bireylerin birlikteliklerini yasal zeminde tanımaz. Türkiye, konu lgbti olduğu zaman muhafazakarlaşan bir ülkedir, ülkede lgbti'lere yönelik ayrımcılık oldukça olağandır. Türkiye'de lgbti bireylere yönelik "nefret suçları" homofobi, yapılan birçok araştırmaların da gösterdiği oranda yaygındır. Bu anlamda LGBTI Site ve LGBTI Örgütler arasında birlik ve dayanışmanın sağlanması amacıyla www.lgbti.org adı altında bir birlik kuruldu. Birliğe sadece LGBTI Örgüt ve Siteler üye olabildiği gibi LGBTİ bireyler de birliğe ait web sitesinde yazar ve editör olarak yer alabilmektedir. Birlik Web Sitesi: www.lgbti.org Kaynak: Türkiye LGBTI Birliği Kuruldu | Gece Hayatı |
Let’s Do It! Türkiye 2015 Let’s Do It! Türkiye tarafindan organize edilen üçüncü temizlik sezonunun da sonuna geldik. Dünya Temizliği kampanyası, Türkiye’de 10 Mayıs 2014 tarihinde Let’s Do It! (Haydi Yapalım!) adlı küresel halk hareketinin bir parçası olan ve Türkiye’deki katılımcılardan meydana gelen Let's Do It! Türkiye gönüllü ağı tarafından düzenlendi. Mevsimin getirdiği kötü hava koşullarına, diğer olumsuzluklara ve iptal olan temizlik organizasyonlarına rağmen Let’s Do It! Türkiye hareketi, Türkiye’nin her tarafından, 29 şehirden 34 temizlik takımını bir araya getirmeyi başardı. Daha yaşanabilir ve güzel bir ülkede yaşamak ve yaşatmak için bu takımlar hep beraber aynı saatlerde temizlik yaptılar. 2014 yılında Let’s Do It! Türkiye temizliğine katılan şehirler: Afyonkarahisar, Ankara, Aydın, Bartın, Batman (Hasankeyf, Şehir Merkez), Bayburt, Bilecik, Bolu, Burdur, Gaziantep, Giresun, Eskişehir, Hatay (Samandağ), İsparta, İstanbul (Avcılar, Çekmeköy, Heybeliada/Adalar), İzmir (Alaçatı/Çeşme, Ciğli), Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kayseri, Kilis, Kocaeli, Konya, Muğla (Dalyan/Fethiye, Marmaris), Muş, Sakarya, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova oldu. Katılan şehirlerde toplamda 76 bölge temizlendi. 4.552 gönüllü bir araya geldi ve toplamda 37 ton atık toplandı. Katılan takımların topladığı atık miktarını aşağıdaki Tablo'de görebilirsiniz. Türkiye’nin bir çok kentinde gerçekleşen Let’s Do It! temizlik hareketi, yerel halktan katılımcıların sorumluluk almaları ve önderlik etmeleri açısından yaşadıkları çevreye karşı mükemmel bir örnek teşkil etmiştir. Bu halk hareketinin kısa sürede başarıya ulaşmasının arkasındaki başlıca sebepler arasında ülkenin çeşitli bölgelerinden katılımcılar ile gerçekleştirilen sonuç odaklı örgütlenme, katılımcıların gönüllü çalışmaya karşı duydukları bağlılık ve tutku, çevre problemleri konusundaki hassasiyet, karşılıklı fikir alışverişi, birlikte çalışma ve karşılıklı motivasyon gibi unsurları sıralayabiliriz. Let’s Do It! Türkiye olarak tüm gönüllülere, sponsorlara, destekleyenlere, takipçilere ve bu büyük temizlik hareketinin 2014 yılında başarıya ulaşmasında payı olan herkese teşekkürü bir borç biliyoruz. Bu haraket, oluşumundaki başarının sürdürülmesi ile daha geniş kitlelere daha hızlı bir şekilde yayılacağına olan inancımızı büyük bir özgüvenle taşıyoruz. Bu girişime ait fikir, küçük bir Baltık ülkesi olan Estonya’da 2008 yılında yapılan “Let’s Do It!” (“Haydi Yapalım!”) adlı halk hareketinden gelişti. 3 Mayıs 2008 tarihinde 50.000 Estonyalı bir araya gelerek, 5 saatte 10.000 ton atık topladılar ve ülkenin tamamını temizlemeyi başardılar. Hareketin görüntüleri bir anda her yere yayıldı ve günümüz itibariyle yaklaşık 100 ülkede, 9 milyon kadar gönüllü, dünyanın dört bir yanında “Let’s do it!” adı altında ve aynı sloganla düzenlenen temizlik etkinliklerine katıldılar. Gönüllü ağı, 2014 yılı itibariyle 113 ülkeye ve 11 milyon kişiye ulaşmış durumda. Let’s Do It! Türkiye (Haydi Yapalım! Türkiye) 2012 yılında başlatıldı. 12 Mayıs 2012 tarihi itibariyle, Türkiye de temizlik günleri düzenleyen ülkelerden biri oldu. İlk temizlikler 5 bölgede düzenlendi. Bu temizliklere yaklaşık 1.300 gönüllü katıldı ve 13 ton atık toplandı. 2013 yılındaki Türkiye temizliği 11 Mayıs’ta düzenlendi. Bu kez 16 şehirde, toplam 62 nokta temizlendi. Toplam gönüllü katılımcı sayısı 7.982’yi buldu ve 30 ton atık ortadan kaldırıldı. Ayrıntılı bilgi için: www.letsdoitturkiye.org.tr 2015 yılı temizlik sezonuna dair bilgi almak için: Metin Akın 2015 Let’s Do It! Türkiye Genel Koordinatörü E-mail: info@letsdoitturkiye.org.tr |
Redd, Şişli'de Uğur Mumcu için sahnede! UĞUR MUMCU Şişli’de Anılıyor... Gazeteci Uğur Mumcu 24 Ocak Cumartesi günü bir dizi etkinlik ve Redd konseri ile anılacak Türkiye basınının özgür kalemi Uğur Mumcu 24 Ocak 2015 cumartesi Şişli Belediyesi organizasyonu ile anılıyor. Bundan 22 yıl önce 24 Ocak 1993 yılında, Ankara’da uğradığı bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, Şişli Belediyesi'nin düzenlediği etkinlikle anılacak. Halaskargazi Caddesi’nde bulunan Uğur Mumcu anıtında Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün yapacağı konuşmanın ardından Şişli Belediyesi Halk Korusu ile devam edecek. Ayrıca, Maçka Sanat Parkı’nda ücretsiz Redd konseri düzenlenecek. https://www.facebook.com/events/1379267322380529/ |
Ali Kayum Cinayetinde Ruşen Han Çatıkkaya Ankara'nın çeşitli semtlerine yaptığı yatırımlarla tanınan ve birçok iş yerinin sahibi olan Ali Kayum Cuma namazına giderken maskeli bir kişi tarafından arabasının içinde öldürüldü. Polis ekiplerinin olay yerine gelmesiyle kaçan maskeli kişinin henüz kim olduğu da bilinmiyor. Ali Kayum kimdir? Ali Kayum neden öldürüldü? Ali Kayum'u kim öldürdü? İşte detaylar .. Ankara’nın tanınmış iş adamlarından Ali Kayum, otomobilin içinde maskeli bir kişi tarafından öldürüldü. İş adamı Metin Aktan’ın da damadı olan Beysukent civarında büyük yatırımları bulunan Ali Kayum cuma namazına gitmek üzere evinden ayrılıp otomobiline bindi. Bu sırada maskeli bir kişi Kayum’un yanına yaklaşıp camın dışından peşpeşe ateş etti ve Kayum olay yerinde hayatını kaybetti. Maskeli saldırgan ise olay yerinden hızla kaçtı. Emniyet yetkilileri olayı çözebilmek için kamera kayıtları ve Ali Kayum’un telefonla yaptığı son görüşmeleri de araştırıyor. Geceye damadın babası İsmet Güral ve annesi Nesrin Hanım ile gelinin babası Ali Kayum ve annesi Birgül Kayum, ev sahipliği yaptı. Geceye AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Abdülkadir Aksu ve Necati Çetinkaya, Macaristan Büyükelçisi Istvan Szabo ve eşi Natalia Szabo’nun da aralarında bulunduğu davetliler katıldı. Davetlilerin yerlerini almasıyla Begüm Kayum ve Sami Güral çifti, alkışlar eşliğinde salona girdi. Çiftin nişan yüzüğünü damadın amcası Rıza Güral taktı. Rıza Güral, yeğeni Sami henüz dört yaşındayken onun nasıl evleneceğini düşündüğünü belirterek, “Bu yüzükleri bir daha çıkartmamak şartıyla takıyorum” dedi. Çift, nişan töreninin ardından dans etti. Peki bu cinayetin perde arkasında ne var 2003 yılında Kayum Çatıkkaya ile anlaşmazlık yaşamıştı ve ardından Çatıkkaya narkotik zehirlenmeden dolayı vefat etmişti . Vedat Şahin cinayetinde olduğu gibi Çatıkkaya'nın vasiyeti üzerine Hollandalı ortağı Dino Soerel Hollandadan verdiği emirle Vedat Şahini Çapraz ateşe tutarak öldürtmüştü . Çatıkkayanın has adamlarından Orhan Polat'ın intikam için verdiği emirle öz Damadına bu cinayeti işlettiği düşünülüyor. |
Üniversite sınavı kalkıyorÜniversite sınav sistemi değişiyor. Yükseköğretime Geçiş Sınavı kalkıyor, üniversiteye sınavsız geçiş geliyor. Öğrenciler, iki yıllık ön lisans programları ile bazı dört yıllık lisans programlarına, lise puanıyla yerleşebilecek. Her yıl milyonlarca öğrencinin iyi bir gelecek hayaliyle ter döktüğü üniversite sınavı değişiyor. 2010 yılındaYükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) olarak iki aşamalı hale getirilen sınavın ilk ayağı kalkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) ortaklaşa çalıştığı yeni modelle üniversiteye sınavsız geçiş hedefleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) ortak çalışması olan yeni sistemin 2017’de son şeklini alması ve 2018’de uygulamaya geçirilmesi öngörülüyor. Sınavsız sistemin detayları şöyle: TOEG benzeri merkezi sınav Öğrencilerin lise diploma puanları üniversiteye geçişte kullanılacak. Diploma puanlarının esas alınacak olması nedeniyle MEB, lisede de Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavı benzeri merkezi sınav yapılması için çalışma yürütüyor. Buna göre liselerde her yıl bir sınav, merkezi sistemle yapılacak. Açık uçlu sorularla yapılması öngörülen sınavla hormonlu notların önüne geçilmesi planlanıyor. YGS’yle iki yıllık ön lisans programlarına yerleşen yaklaşık 100 bin öğrenci için sınava girmeden lise diploma puanıyla kayıt yaptırabileceği bölümler açıklanacak. Öğrenci, lise diploma puanına göre bu bölümlerden birine doğrudan kayıt yaptırabilecek. Açıklanan listeden tercih etmeyen öğrenciler, LYS’ye girebilecek. Yeni sistemin bazı 4 yıllık lisans programlarında da uygulanması planlanıyor. Mezunlar ne yapacak? Mevcut sistemde öğrencilerin YGS barajını aştıktan sonra 4 yıllık lisans programlarına yerleşmek için girdiği LYS devam edecek. Yüksek puanlı lisans programlarına yerleşmek isteyen adaylar, bu sınava girmek için başvuruda bulunacak. Meslek lisesi öğrencilerine kendi alanlarında özel kontenjan ayrılması için de çalışma yapılıyor. Geçmiş yıllarda mezun olanlar da yeni sistemde diploma puanlarıyla önlisans ve bazı lisans programlarına kayıt yaptırabilecek. Mezunlar da liseden yeni mezun olan öğrenciler gibi LYS’ye girebilecek. 6 yıldır üniversiteye giriş iki sınavla Üniversiteye giriş sınavı, 1999-2010 yılları arasında tek sınav olarak uygulanırken, 2010’da iki sınav uygulamasına geçilerek son şeklini aldı. Buna göre; ortaöğretimden yükseköğretime geçişte iki aşamalı sınavın birinci aşaması YGS, ortak ve tek sınav olarak yapılıyor. YGS, ortaöğretimini başarı ile tamamlayan ve yükseköğrenim görmek isteyen kişilere uygulanıyor. Bu sınavla, açıköğretim programları ile örgün ön lisans programlarına yerleştirilmesinde esas alınacak olan başarı puanı, lisans programlarına yerleştirme amacıyla yapılacak LYS’ye girebilmek için aranan asgari başarı puanı belirleniyor. İkinci aşama İkinci aşama olan LYS ise adayların bilgi ve yeteneklerini ölçen ve açıköğretim dışındaki örgün lisans programlarına yerleştirmedeki puanını belirleyen sınavlar. Bu sınavlar LYS 1 (Matematik – Geometri), LYS 2 (Fizik – Kimya – Biyoloji), LYS 3 (Türk Dili ve Edebiyatı – Coğrafya 1), LYS 4 (Tarih – Coğrafya 2 – Felsefe) ve LYS 5 (Yabancı Dil) olmak üzere beş alanda, iki hafta sonunda ve ayrı ayrı oturumlarda yapılıyor.. CNNTÜRK |
BM, tahliyeler için Doğu Halep'e 20 gözlemci gönderecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric günlük basın toplantısında, Doğu Halep'ten Suriye Arap Kızılayı ve Uluslararası Kızıl Haç Komitesince yapılan tahliyelerin devam ettiğini ve BM ekibinin tahliyeleri gözlemlemek için rejim kontrolündeki Ramuse kontrol noktasında bulunduğunu söyledi. 15 Aralık'tan bu yana Halep'in doğusundan 25 bin kişinin tahliye edildiğinin tahmin edildiğini söyleyen Dujarric, tahliye edilen Suriyelilierin Atarib ve Sarmada'ya gönderildiğini ifade etti. BM'nin Halep'te rejim kontrolündeki bölgelerde çoğu Suriyeli olmak üzere 100'den fazla yardım çalışanının olduğunu belirten Dujarric, Halep'in doğusuna sivillerin tahliyesi ve güvenliğinin denetlenmesi için uluslararası ve yerel 20 personel göndereceklerini açıkladı. Dujarric, Fua ve Kefreyya'dan tahliyer için de Salı sabahı 20 otobüsün yola çıktığını sözlerine ekledi. Dujarric, "Halep'te tahliye edilmeyi bekleyen ne kadar kişi kaldı?" sorusuna ise, "Farklı rakamlar duyuyoruz, hâlâ binlerin olduğu tahmin ediliyor ama bizim endişemiz oradaki kuşatma altındaki Suriyelilere uzun süredir insani yardım ulaştırılamıyor ve bir an önce yardım götürebilmeyi umut ediyoruz" yanıtını verdi. Halep'teki tahliyeler ve kentteki sivillerin güvenliğinin uluslararası gözlemciler tarafından takip edilmesini isteyen BM Güvenlik Konseyi karar tasarısı oy birliğiyle kabul edilmişti. Ancak tasarıya "ilgili taraflara danışarak" ifadesinin eklenmesi, Suriye rejiminin bazı bölgelerin gözlenmesini engelleyebileceği endişelerine neden olmuştu. Kaynak: AA BM, tahliyeler için Doğu Halep'e 20 gözlemci gönderecek | Al Jazeera Turk - Ortadoğu, |
Siber Güvenlik Alanında Türkiye-Katar İş Birliği!Katar Ulusal Araştırma Fonu (QNRF) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) arasında "siber güvenlik" kapsamında bir "Akademi-Sanayi İş Birliği" çağrısı açıldığı bildirildi. İlgili iş birliği çağrısının duyurulması amacıyla Doha'da düzenlenen etkinlikte söz alan Katar Eğitim, Bilim ve Toplum Geliştirme Vakfı Müdür Yardımcısı, Türkiye ve Katar arasındaki iş birliği sürecinin iki ülkenin siber güvenlik alanında ortak hareketine katkı sağlayacağını, bu bağlamda sanayi sektöründeki gelişmelere de odaklanacağını bildirdi. Söz konusu çağrı kapsamında desteği hak eden projelerin Mart 2018'de açıklanacağını kaydeden Katar Eğitim, Bilim ve Toplum Geliştirme Vakfı Müdür Yardımcısı, ilgili girişimin yılların ortak çalışmasının bir sonucu olduğunu ve TÜBİTAK ile gerçekleştirilmesi düşünülen iş birliğinin bilim diplomasisi konusunda kilit bir işleve sahip olduğunu belirtti. TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ise, araştırmaları değerlendirme, aralarında tercih yapma ve seçim zemini oluşturma gibi konularda karar mercinin Katar ve Türkiyeli taraflar olduğunu vurguladı. Proje önerisi için son tarihin 8 Ocak 2018 olduğu belirtildi. Çağrı kapsamında büyük veri ve bulut güvenliği ile mobil cihaz ve uygulamaların siber tehditlere karşı güçlendirilmesini amaçlayan teknoloji geliştirme gibi konularda ortak projelerin desteklenmesi düşünülüyor. Katar ve Türkiye tarafından araştırmacıların, özel sektör ve kamu kuruluşlarıyla beraber oluşturacakları konsorsiyumların her birine 2 milyon dolar civarında hibe desteği verilerek, ortak çalışmaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: AA Bilim Teknoloji / QNA (10 Ekim 2017) |
| Saat: 22:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık