![]() |
Varlığındır Mutluluğum Dün gece yine yüreğine sığındım. İçimdeki fırtınaları dindirdim kirpiklerinde.. Ve hasret çöllerini susturdum Sevgimize akan gözbebeklerinde.. Suskun denizleri getirdim Avuç içlerindeki hasret yangınına.. İnce ince baharları işledim kalem kaşlarına. Biliyorum, Uzaklarda bir yerlerdesin.. İçimde yanan hasret bir kelimesin... Bekleme beni pencerelerinde Sağanak yağmurlar üşütür tenini. Güneşle gireceğim sanma beni, Yıldızların koynundan Avuç içlerine düşüp Aydınlıklara boğacağım o güzel gözlerini. Vuslatlarımla sana geliyorken, Adınla uyandırıyorum nazenin çiçekleri. Yüreğimle yakıyorum Üzerine karanlıkları örten Ayrılıklara mevzilenmiş geceleri..... Biliyorum. Varlığının huzurunda nefes alıyorum. İçime çekiyorken sevgini, Gözyaşların ıslak kefenim, Gözlerin "hayali " Cennetim olsa. Ve bulutlara özenip ağlarsan Mürekkebim ağlasın suskun satırlarda. |
Ben Dostluğu Ben dostluğu Gölgemden öğrendim Özlemi vuslata saldım Sabır bende kaldı Yüreğimi yıllar çaldı Çığlıklarım dağlara vurdu Dinledi kuşlar çiçekler Bekledim-- bekledim. Ay geceye doğmadı İnsanlığın önemi kalmadı Ben dostluğu Gölgemden öğrendim... |
Bir Sevmelik Canım Kaldı merhaba, sıcak bir merhaba önce geciktim uzak yollardan geldim bavulumda kanayan aşk yaraları yol yorgunuyum da üstelik kendime gelmeye çalışıyordum bilmeden sana geldim seni biryerlerden ısırıyor gözlerim bu aşinalığı ruhlarımızın miras kalmış olabilirmi ruhlar alemindeki sevişmelerden ellerini yadırgamadı ellerim gözlerim kalbine değmiş sanki biryerlerde ellerimle koymuş gibi buldum sıcaklığını teninin yakınlık dediysem çözme hemen bağcıklarını yüreğinin oturup içelim önce birbirimizi bir kahve fincanında önce bir yere yerleşmeliyim dedim ya yol yorgunuyum yaralarımda bavul kanamaları şimdi açılalım birbirimize yüzme biliyorsan boğulmasın biri diğerinde kaç kulaç attığımızı hesaplamadan bırakalım kendimizi aşk denizine ne terazi, ne metre yaramaz burda işine bana kaç adım geldiğini saymadan gözlerini kapatıp yürüyeceksin yüreğine yatırım yapacaksan beni değil, kalbine kuleler dikeceksin çünkü hesap işlemez aşka bir bedene iki can sığdırma çabası bu ben karlar altındayken sen üşüyeceksin bir dikene bastığında benden ah işiteceksin köklerim sende filizlenecek ben yanacağım, sen tüteceksin ne diyordun kuyumcu terazisi, metre, üç adım diyorum ki, iki okyanus gibi yürüsek birbirimize karışsak sonra hesapsız, kitapsız matematiğe dökmeden işi bir savaşma değil bu nihayetinde bir sevişme belkide bir nebze ruhları değişme kazananı kaybedeni yok yeneni yenileni bir bir berabere kalacağız sonuçta yorma kendini çıkacak çivisi aşkın daha çakılmadan kuyumcu terazisi, metre, beş adım, diyorsun diyorum ki, mantığınla sevme beni ölçülmez aşkın boyu eni, hele kantara hiç vurma kasap gibi hiçbir çengele gelemem ben kelepçelerini çöz sevmelerinin bir eskiciye sat terazini kuyumcu terazisi, metre, on adım diyorsun sen trende seyahatten yanasın güzergah ve durakları belli oysa bir deli tay koşar içimde dörnala tutuşmuşsam ellerine sevgilinin her yanım yangın yeri cehennemine ateş olurum cennetine mavi bir deniz uğraşma, anlayamazsın hislerimi bir sevmelik canım kalmış zaten bırak harcama beni |
Sus Gönlüm Kaçıncı sahneyi oynayacaksın hayat deminde, Say ki; bir yalana mahkum oldun, faydası yok gülmenin de, Gör ki; o gözler başka başka nihaventlerde Bil ki; onu unutmaya tahammülü yok ölmenin de.. Sus gönlüm! Yarım yamalak aşk yaşattın ya Bu da gülmenin sana cevri olsun! Durduk zamanda gözlerimi de yaşarttın ya, Bu da ağlamanın yok yere devri olsun.. Sus gönlüm! Değerinin zulmüne dönmüş sevdan, Ne kadir kalmış ne de kıymet görünmezlerden; Sus gönlüm! Hayretinin seyrine dönmüş zaman, Ne yaşanmışlık kalmış ne de yaşanacak bilinmezlerden.. Şarkılar tuz basar oldu bağrıma, ilaç ne çare? Her notanın arkası hasret değil mi zaten? Hangi umut sarar yaraları, faydası olur naçara? Üç metrelik bez artık değil midir ki saten.. Atlasa boyasan kendini ne olur? Gitmiş giden, Ne umut bekle ardından ne de gitmelere neden, Benliğe yenilebiliyorsa duygusuz biçare beden, Gelse bile geldim diyebilecek mi sana zulm eden.. Sus gönlüm! Sen değil misin beni veren tutsaklığına, Kalleşlik yapmadın mı söyle! gammazlarken beni, Sen atmadın mı beni aşkın en olmaz uzaklığına, Beni yüreğimle öldürmedin mi? Adamdan saymazlarken beni.. Sus gönlüm! Unutacağımı bilsem bu gün veririm canımı, Beden çürüse ruh çürüyor mu? Nasıl unuturum? Efkarlara bular, topraklara sererim hicranımı, Unutabilsem! Bu ruhumu da yeminle toptan kuruturum.. |
İki Güne Düşen Düş Uzak durursam bu günlerde, Aralamazsam perdemi Unutursam, sıcak bir çay demlemeyi çıktığın yolculuğa Üzgünüm Lal olmuşsa dilim, anlam yükleme sessizliğime Bil ki, gözlerinin ormanında kuytulaşıyorum Uzuyor dalgalı sulara yazdığım notlar Uykusuz iki güne düşen, düşlerimi uyandırmamak için Sesine hasret günler biriktiriyorum Seni bir kuşluk vakti Akşam dönmek üzere uğurladım Gelirken ekmek al demeyi unuttum Sensiz yemek yemediğimi biliyorsun Artık akşam olmuyor Sen gelmiyorsun ya Güneşin ömrünü uzatıyorum Kimse farkında değil neden bütün saatler Sabah yedi yi gösterir Ve ben durmadan düş anlatırım Ayak izinde tüneyen güverci' ne Bir gün yolu düşerse sıcak iklimli coğrafyana Ve serinlersen, kurursa vücuduna bıraktığım ter Bahçende ki portakal çiçeği yakarsa genzini Bil ki oradayım, seni almaya geldim sessizce Uzak duruyorsam bu günlerde / anla beni Ama bil ki hayat bir haziran sabahı Takvimlerde ki son günlerine düşen Bir kuşluk vakti, durdu benim için Astım vücudumu gözlerinde ki ormanlara Sesine hasret günler biriktiriyorum şimdi Uzak duruyorsam anla beni |
Ne olur Gitme Bir daha tut ellerimi Sıcaklığımı hisset Yüreğimin haykırışını duy Bulutları kaldır üstümüzden Yalvarıyorum - nolur gitme. Sevgimizi vuslata bağlama Aşkınla beni ağlatma Bir başıma bırakıp gitme Son olsun bu ayrılış Yalvarıyorum - ne olur gitme.. |
Gel bütün ihtişamıyla sergilenirken bahar yeşilin tonlarına bürünürken ağaçlar güneş ısıtırken soğuk dünyamı bütün kalbinle bana koşup gel karlar eriyip dağlarda, ırmak coşarken koyunlar kuzulayıp, kuzular sevinirken bahar ayında, yayla zamanında bütün hüzünlerini, dertlerini bırakıp gel yeni bir dünya kuralım seninle içinde sevinç, mutluluk ve neşe baharda coşan ırmaklar ile renkte katalım mutluluk bahçesine işte geldin duyuyorum sesini gözlerimi kapatıp düşünüyorum seni gerçek olup gelemesende dünyama rüyalarla, hayallerle serap olup gel toprağa düşerken ilkbahar cemresi toprak bitkilerle şenlenirken ızdırap içinde yine düşüncelerim bana hayat vermeye gel dumanlı dağlara karlar yağarken güneş gizlenip gece olurken üşürken bedenim titrerken ellerim bir temmuz güneşi olup bana gel mevsimler değişip bahar gelirken toprakta tohumlar suyla erirken hüzün mevsiminde sabah erkenden muştularla, müjdelerle bana gel gençlik ne çabuk geçip gidecekmiş yalnızlıkmış kaderde buda gelecekmiş ağlayan gözlere kanlar inecekmiş can bedenden ayrılmadan gel düşen düşmüş toprağa, ölenler ölmüş hüzünlüydüm dün ve hüzünlüyüm bugün ellerimi uzatıyorum sana son kez bana kızarak, ağlayarak gel |
İyi ki Yoksun! Bugün aynaya baktım uzun uzun.. ve ne gördüm biliyor musun.. SENİ! ! lanet olası seni.. bana kendini bırakıp gitmişsin, tüm benliğin kalmış bende Unutamadığım,kırgınlığım mıdır,sevdan mıdır bilmiyorum ama unutamadığım bir şey var İçimi kemiren uykulardan uyandıran bir şey var Hemen her gece rüyalarımdasın Ve inan orda bile beni üzerek uyandırıyorsun Anlayacağın, kendin gittin ama hayalin bile yetiyor kalbimi kırmaya Yandığım, sana verdiğim gençliğimin yarısı mıdır, Yoksa bir türlü gerçek olamayan hayallerim midir bilmiyorum ama içimde yanan bişey var.. Aylar geçti yokluğunun üzerinden Hala bir şeyler çıkıp geliyor önüme senden kalan Hala dilim sürç-i lisan ediyor adını. Artık seni sevmiyorum,hiç sevmiyorum, Ama içimdeki yara kapanırken sızlıyor Seni bir zaman için bu kadar çok sevdiğimden acıyorum ve kızıyorum kendime Ölümlere kalkıştım ardından, sonra hayata tutunmak adına insanlarla oynadım, rezilliğe battım, Hasta geceler geçirdim kimseler bilmedi Ölümüne yolculuklara çıktım, savurdum kendimi uçurumlara Alkole teslim ettim bedenimi bilmezsin sen,ben gün gün ölmekteyim,öldürmekteyim kendimi. Sana verdiklerim için kendimden intikam alıyorum artık.. Bir zaman öyle yadırgadım ki kendimi; Ellerim benim değildi, gözlerim görmüyordu, akşamları yastığa koyduğum baş benim değildi.. Banyo yapamadım haftalarca o su değen vücut benim değildi.. İçimde bir yabancıyla yaşadım aylarca Ve sen ardında bir şizofren bırakıp gittin! ! Senle olan günlerimi hatırladıkça hala kafamı duvarlara vurasım geliyor Hala gazeteleri parçalayıp yatağıma doldurmak istiyorum hala, kendi gözüme yumruk atıp morartmak ve hala o lila rengi koltuklarımın arkasına saklanmak istiyorum gelip beni bulmayacağını bile bile… Boynumdan kopartarak çektiğin kolyemi hala takasım var, ucu bisikletli kolyemi, bir daha çekip kopartacağını bile bile! Sen gittin... ve seninle birlikte zulüm de gitti Garip bir boşluk var hayatımda. Öyle alıştırmışsın ki beni acılarına ne yapacağımı şaşırmış haldeyim. Artık akşamları eve geldiğimde bana düşman görmüş gibi bakan tek kelime sohbeti bile çok gören bir adam yok, Artık yılbaşı gecelerinde hazırladığım harika sofralardan sonra teşekkür olarak beni hırpalayan boğazıma sarılan adam yok. Artık bana 'bencil' diyen yok Artık hastalandığımda Vücudumdaki kistleri umursamadan, tek kelime sormadan, eve getirdiği misafirleriyle ilgilenen bir adam da yok. Artık kendi kompleksleri yüzünden beni aşağılayan, ezmeye çalışan, sürekli kendi egosunu tatmin eden, tokat atan, bas bas bağıran, başkalarının sözüyle cümle kuran, hakaret eden, kıymet bilmeyen, ve hatta kabul etmesi çok acıdır ki, SEVMEYEN sen yoksun.. İyi ki YOKSUN! ! ! |
BeNiM iCiM BeNiM iCiN BeNiM iCiM öYLe BiR SiZLiYoRKi aRTiK BeN BiLe Bu ACiYa aNLaM VeReMiYoRuM NeRDe YaLNiS YaPTiM ALLaHiM DiYe GeCeLeR BoYuNCa Dua eDiYoRuM KiMSe BiLeMeZ BaSKaSiNiN iCiNDeKiLeRi NeLeR CeKTiGiNi NeLeR YaSaDiGiNi Bu YüZDeN HeP iCiMe aTiYoRuM KiMSe BiLMeSiN üZüLMeSiN DiYe AMa BaZeN DaYaNaMaYiP YaZiYoRuM BuNuN iCiN HeRKeZDeN ÖZüRDiLiYoRuM. |
Yoksun ki senden başkası bilemez inan benim kıymetimi bilsen gönül nasıl ister ellerimde ellerini lakin yoksun ama yoksun ki senden başkası olamaz içimdeki derde çare bir kez olsun anla beni elinden oldum avare lakin vuslat kaldı mahşere |
| Saat: 13:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık