![]() |
Mabetler yıkıldı içimde Umutlar hayaller yıkıldı Bir gün bütün İstanbul yıkıldı. Sokaklar kaydı ayaklarımın altında Gün oldu kalabalık meydanlarında inançlarım yıkıldı Gün oldu Gözlerime çiviler çakıldı merhametsiz. Toz toz oldum, duman duman oldum Aldığını geri vermedi yıllar Yitirdim kendimi bu rezil şehirde Seni buluncaya kadar. Eskiden bir lale hatırlardım Yada mavi mavi bir deniz İstanbul denince Serin rüzgarlar okşardı saçlarımı Rıhtımlar balık balık kokardı. Ne zaman Yumsam gözlerimi bir gemi kalkardı. Vapur düdükleri durmadan öterdi. Eskiden bir İstanbul vardı bilmediğim Bana yeterdi. Sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi Gezdim sokaklarında Sonra kaç yıl bir sevgi aradım İstanbul’u aradım. Belki de seni aradım bilmeden Ayaklarımın dibinde den,izler can çekişti Şehirler parçalandı Bir çağ öldü gözlerimin önünde Benim en güzel çağım öldü. Bizi topraktan yarattılar Gel gör ki... Bu şehirde Benim toprağım öldü. Seni aradım bu şehirde yıllarca Yana yakıla seni.. Sen kimdin, sen neredeydin kimbilir. Hep böyle sensizmiydi bu şehir. Bu şehir İstanbul’muydu ? Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde Gemiler demir almazdı Trenler işlemezdi Sen olmasaydın Bir ömür bitip Yepyeni bir ömür başlamazdı içimde Bahar gelmezdi Ağaçlar çiçek açmazdı Seni bulmasaydım Ve ben yoktum İstanbul yoktu Sen olmasaydın. Ümit Yaşar Oğuzcan |
ÇAPRAZ Biliyorum dedim, baktım, baktınız Zaman hiç geçmez mi Sordum, sorguladınız Camlara yapışmış çiçek ölüleri Yüzleriniz Sokaklar boydanboya Adresimi sildiniz Beklemek böyle bir şey Islıkla bir korkuyu geri çevirmek Ucu keskin bıçakla Bir bulutu kesmek Duman gibiydi, kadın gibiydi bulut Gölün üstüne dağıldı Yarasında koyu bir gece Ağdı suya Üstüne fotoğraflar çektiniz Unutulmus kadınlarin dalgın ve agırdır Anıları Sevmeyi bilseydiniz Define avcısıydım Bundan önceleri Haritasız dedektörsüz Pusulam yosun tutmus Ağaç gövdesi.. Gizli dehlizlerden geçmek kolay Toprak kökleri Bir geyik çalımıyla biçmişim Kendim soymuşum gizlerini En büyük aşk orda gömülü Toprağı elemişim Bedelini ödeyemezsiniz Üste bir ömür sürdüm Ödüllü bir yalnızlık benimkisi Var varanın Git gidenin Bir rüyayi getirenin Nereye kadardır becerisi Aralıktan rüzgar giriyor Ya tam açın Ya kapatın artık pencerenizi |
Dolunayda Sensizlik Dün duvarların arasından kurtarıp Yakamoza bıraktım kendimi Özlemiştim Bir çevrim gününde, yaşadım dolunayı tekrar Yalnızdım duvarların içinde Dokunamıyor, duyamıyordum Yanımda olmayan sevdamın sıcaklığını Kurtuldum duvarlardan Dolunaya ulaştım yine yalnızdım Dokunamıyor, duyamıyordum Hiç olmayan sevdamın sıcaklığını Söz vermişti halbuki dolunay Bir sonraki sefere olacaktı O da sözünde durmadı getirmedi seni Söylese gelirdin belki Ne dolunay söyledi ne sen geldin Bende yalnızdım yakamozda Şarap yalnız idi dün gece Mumlar yalnız yandı Duygular yalnız yaşandı Sevdalar sensizdi dün gece Dalgalar sensiz, martılar sensiz, rüzgarlar sensizdi dün gece Bir aksilik, gariplik vardı Yakamoz da sensizdi dün gece Dün duvarların arasından kurtarıp, Yakamoza bıraktım kendimi Özlemiştim Bir çevrim gününde, tekrar Sensiz yaşadım dolunayı Faik Ardahan |
Nefes Bile Alamam Yokluğunda gönül bahçeme diktiğin güllere senin adını verdim her gün onları bir bir türlerini renklerini ayırmadan senin yerine okşar severim yapraklara gözlerin renk verir bakışların çiçekleri renklendirir tabiat kokusunu teninden alır en güzel kokular senden yayılır bil ki doğa seninle denklenir beni buralarda teselli eden de senin o muhteşem sevgindir şiirim benim en büyük hüznüm ise inan ki bir tek sensizliğimdir her sabah bir güneş gibi pırıl pırıl doğarsın dünyama ne olursun hiç batmadan kal bende her gün öylesine canlı renklerde bir bahar açarsın ki sevdama şiirim ömrümce sakın hiç solma yoksa nefes bile alamam yokluğunda vallahi birdenbire düşüveririm yatağa ömrüm boyunca da çıkamam bir daha Hüseyin Erdoğan |
Kandilli yüzerken uykularda Mehtabı sürükledik sularda.. Bir yoldu parıldayan, gümüşten, Gittik... Bahs açmadık dönüşten. Hulya tepeler, hayal ağaçlar... Durgun suda dinlenen yamaçlar... Mevsim sonu öyle bir zaman ki Gaalip bir musıkiydi sandi. Gitmiş kaybolmuşuz uzakta, Rü'ya sona ermeden şafakta... (Kendi Gök Kubbemiz adlı kitabından alınmıştır) Yahya Kemal Beyatlı |
Yağmur Damlası Yağmur damlası olsaydım, İnseydim yeryüzüne, Yanaklarına konsaydım, Rüzgar olup, Esseydim usulca, Dokunsaydım tenine, Karşında olsaydım senin, Tutsaydım elini, Seviyorum seni deseydim, Ayıplar mıydın beni Yoksa sen de, Bunları yapacak kadar Seviyor musun beni? Esra Çiftçi |
Lokmanı Hekime Seni Öğretiyorum! Lokmanı Hekime seni soruyorum! Gözlerini gönlümüm mavisine dayadın Yeni doğan bir çocuk bereketiyle girdin gönlüme, Seni sevebilecek kadar tanıyorum! Yüreğime seni hapsedecek kadar deliyim Seni zindanıma atıyorum Mahkumu değil sultanı oluyorsun gönlümün.. Umutlarımı denize bırakıyorum, Dalgasız bir liman şehrinde Şimdi sadece sana tutunuyorum, Kokunu rüzgarlarla sal bu diyara Sesini telefondan işitirim bir gece vakti Pembe yaşmaklı resmin ellerimde şimdi, Sensizliği yakıyorum bu limanda Tüm haber güvercinlerini sana yolluyorum.. Sensizliğin ilacını Lokmanı Hekimden soruyorum Nerden bilebilirdim ki Dünyanın cevapsız tek sorusunun olduğunu Önceleri çok korkmuştum Ama biliyorum ki Devasız dert vermemiş Yaradan yaralı kullarına Sonra, seni sende bulduktan sonra Lokmanı Hekime seni öğretiyorum! Zafer Şık |
İlkbahar Bambaşka bir dünya,bambaşka bahar Yaz biter,kış gelir,sonra ilkbahar. Güzeller içinde en güzel isim, Benim sevgilimin adı ilkbahar. Çiçekler açılır yemyeşil ova Sımsıcacık olmuş güzelim doğa Serin sularından aldım bir kova İçtim kana kana seni ilkbahar. Kelebekler uçar,arılar uçar Tavşanlar zıplaşır,kuzular kaçar Tabiat sistemi gün gelir geçer Bütün gizli sırlar sende ilkbahar. Hüseyin Çelik |
Sekiz cennet onsekizbin alemde, Nasil yazdi seni levhi kalem de? Güzelligin parca parca bölemde, El'e veremedim avsar güzeli.. Esin menendini görmedim billah, Seni hangi nurdan yaratti allah? INCE ask elinden dedi illallah, Ondan sevemedim avsar güzeli.. Sabit İnce |
NERDESİN? Geceleyin bir ses böler uykumu İçim ürpermeyle dolar; Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, Aşıkıyım beni çağıran sesin Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgarlara karışıp gider Gün olur peşimden yürür beraber Ansızın haykırır bana: Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben; Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana "gel" dersin. Ahmet Kutsi Tecer |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık