![]() |
Açılmış sarmaşık gülleri Kokularıyla baygın En görkemli saatinde yıldız alacasının Gizli bir yılan gibi yuvalanmış İçimde keder Uzak bir telefonda ağlayan Yağmurlu genç kadın.... Atilla İLHAN |
Sana Yazdığım Bir Şiir Hani bana bir şiir yaz demiştin ya İşte yazıyorum Yüreğimde bilmediğin aşkınla Yağmurlu bir havada, Vuruyor hayalin yüreğimin bir yerine Anlaşılması güç duygularda bocalandım Geçer dedim Aldırma, düşünme, Gözlerine görünen çocuksu bakışa Nerden bilebilirdim ki Gözlerindeki kalem, Yüreğimdeki kâğıda yaprak yaprak dizileceğini Sana âşık mıyım bilemiyorum Yüreğimdeki çocuğu gözlerinde buldum sanki Amansız, mekânsız bir vakide sığdırdım seni Görmeyen gözlerle baktığında anladım, Yüreğinin yalancı bir sevdaya bulaştığını Gözlerinin görmediği, Yüreğinin bir türlü hissedemediği, Ben var ya... Her gece semadan umuda düşen tüm yıldızlar gibi Milyon defa damla damla düşüyorum, Umutsuzluğa çaresizliğe Düşünmek istemiyorum, Yüreğinin bir başkası için çarptığını Hayalime kondurabilmeliydin bir şeyler Sana hayalimi uzatabileceğim, Gözlerine uzun uzun dalıp, En sonunda seni sevebildiğimi, Fısıldayacak bir cesareti, Yüreğime aşılayabilmeliydin Olmadı, olmayacak, olamazda artık Çünkü ben sende hiç olmadım Hiç olmayacağımda... |
Dalıyor Gözlerim Uzaklara Dalıyor gözlerim uzaklara,mazinin kollarına Ahşap binalarda buluyorum kendimi Yitirilmişliğin, yalnızlığın korkusu Dalıyor gözlerim uzaklara, mas mavi denize Bir çocukken bahçede buluyorum kendimi Babamın ağzından en eski İstanbul türküleri Annemin ağzından bin bir İstanbul masalları Dalıyor gözlerim uzaklara, tenha sokaklara Beyoğlunun arka sokaklarında buluyorum kendimi Nâra atan külhan beyleri Zil zurna sarhoşlar Dalıyor gözlerim uzaklara, kalabalık insanlara Tarihi mısırda buluyorum kendimi Çanak sesleri sanki orkestra Satıcıları ise as solist Dalıyor gözlerim uzaklara, uzanıyor eski Kadıköy’ e Kardeş gibi maça giden taraftar, Magandasız sokaklar Dalıyor gözlerim uzaklara eski ahşap evlere Karşıda emine teyzenin cırtlak bağırması Koyuncu kazım efendinin süt bidonlarının kulak tırmalayan sesi Kunduracı yunus efendinin müşterisine sinirlenmesi Dalıyor gözlerim uzaklara, boynu bükük haliç’ e Eskiden neşe ile suya giren çocuklar Kenarda huzursuzlanan anneler Dalıyor gözlerim uzaklara, Dimdik ayakta duran boğaz köprüsüne Yabancı gemilerin hayranlık sirenleri arasında Birkaç meraklının hayran dolu bakışları Dalıyor gözlerim uzaklara, açılıyor semaya Havada bulutların halay çekişi Gökte yavaş yavaş süzülen nazlı gelinin göz yaşları Dalıyor gözlerim uzaklara, uzanıyor sultan Ahmet’ e Neşe ile kanat çırpan güvercinler Çantasını sıkı tutan bayanlar Bir şeyler satmak için dil döken satıcılar Dalıyor gözlerim uzaklara, şimdiki İstanbul’ a Yıkık virane olmuş tarihi eserler Kaybolan o eski değerler Dikilen o yüksek gökdelenler Ahşap evlere giren yangınlar Hızla betonlaşan bir şehir Nefessiz bir mekan Allak bulak olmuş bir trafik Dalıyor gözlerim uzaklara, şimdiki İstanbul ‘a Yaşlıların eski İstanbul özlemi Çocukların korktuğu bir İstanbul Dalıyor gözlerim uzaklar, şimdiki İstanbul’ a Yol için kavga eden şoförler Eve geç kalmış bir çakır keyif Yol üstünde araba durduran yosmalar Dalıyor gözlerim uzaklara şimdiki İstanbul’ a O eski Haticeler Fatmalar gitmiş Yerine sarı saçlılar boyalı yüzler gelmiş Dalacak gözlerim uzaklara, Hiç ama hiç gelmeyecek o eski İstanbul dan |
Var Mısın? Var mısın? Yepyeni bir bahçe yaratmaya Yepyeni bahçede, yepyeni çiçekler yetiştirmeye Umudun çiçeklerini… Her daim beyaz olmalı rengi, Dansları temsil etmeli, ahengi Her gelen geçeni gülümseyerek ağırlayan, Selam veren, hatırını soran, derdini dinleyen Ab-ı hayat suyundan ikram eden Ve sonra, Ve yine gülücüklerle Ve yine esenliklere doğru Uğurlayan… Yepyeni bir bahçede, yepyeni çiçekler yetiştirmeye Var mısın? |
Bu Aşk Ayrılığı Hak Etmiyor Ben senin yüreğini sevdim; Umutlarını, mutluluklarını, Zifir mavini sevdim... Ben senin beni sevdiğin gibi.. Ne papatyalarına dokundum Ne de hayallerine.. Ben seni sensin diye sevdim.. Ünvanlar verdim sana; Bazen aşkım dedim, bazen seven dedim Ben sevilirken.. Bazen CANıM dedim sana, Canımdan bir parça gibi.. Ben senin candan bakışını sevdim. Arzularımda, gönül yaprağımda, Yakarışlarımda, dualarımda sevdim; Ölümde bile... Yaşanmamış bem beyaz yarınım diye, Ömrümün sonbaharında, Dalsız yaprakken; dudaklarında Dal bulmak özlemiyle, Hayallerim diye sevdim.. Ben seni sen diye sevdim. Denizin mavisinde, Ormanın yeşilinde, Her gece bana gülüşünde, Toprakta sevdim seni. Umudu tükenmiş sonbahar yaprağında, Zuhurat babanın tapınağında, Ayrılık denen illetin tokatında Sevdim seni.. Seni sevdim can damarım! Bilsen şu an ne tarumarım, Ben yarım, sevdam yarım Ben seni elmanın yarısında sevdim.. Gökkubbenin çatırtısında, Sessiz ayakların patırtısında, Bin Kays'ın rüyasında sevdim seni.. Çöllerim; Suya hasret damlaları bekler gibi, Günüme serabımda gün ekler gibi, Bu kalp bir gün tekler gibi Son nefesimde sevdim seni.. Bu aşk ayrılığı hak etmiyor Canım! Seven yürekler bir günaha teslim olmaz, Açmışsa gönül yaprağı, inan solmaz! Bu aşk ayrılıkta boynu bükük, Umutları bölük pörçük, Kaderi yırtık sökük.. Sevdasız şiir harabeleri; Sensiz söylenen bir şarkı gibi.. Bu aşk ayrılığı hak etmiyor! Sevda yüklü bulutlarda ıslanmayı, Bir ömrü seninle yaşamayı, Birlikte yaşlanmayı, Dünya haliyle bir baş olmayı İstiyor bu aşk.. Bu yürek.... Halimin gezegeninde sevdim seni! Tüm gezenlerin sultanında, Satürnde; Ulaşılamaz isminde, Ruhunda, bedeninde sevdim, Ben seni; Gizeminde, engininde sevdim.. Bu aşk ayrılığı hak etmiyor! Yalın halimle, şiirimle sevdin beni.. Ömrüne doğan güneşimle ısındın Gözlerimde ıslandın, Sabahı bekleyen gecelerimde; Şehrinde sevdin beni.. Beni ben diye sevdin; Yalansız riyasız.. Benim seni sevdiğim gibi sevdin.. Bu aşk ayrılığı hak etmiyor! Hak etmiyor Canım.. |
***Sebebi Sensin Gülmüşse bir kerecik hüzün gözlerim Değmişse dudağıma bir tek tebessüm Çıkıyorsa boğazımda hala nefesim Canımın cananı sebebi de sensin Şiirdir dilimde sana her kelime Türkü olur sazıma akan her cümle Sabaha mutlu ise senle her gece Canımın cananı sebebi de sensin Kral sofrası olur kuru ekmeğim Mecnundan beter seven yüreğim Vuslatına ermekse en son dileğim Canımın cananı sebebi de sensin Yüreğime akıyor hasretin zehri İçimde çağlıyor sevdamızın nehri Olduğun yerdeyse aşkların baş şehri Canımın cananı sebebi de sensin Gözlerin gönlümün en büyük serveti Bu büyük sevdanın sendedir hikmeti Yaşıyorsam eğer dünyada cenneti Umut Gül der yarim sebebi de sensin ......................................................... ..............Bir türkü dolandı şimdi dilime, 'Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca akar can özüne sel gizli gizli bir tenhada can cananı bulunca gönülden gönüle gider yol gizli gizli...' .... Seviyorum demekle olmuyor elbette, ölümüne sevmek, 'Seni en çok ben seviyorum 'diyebiliyorsa sevilen Gönülden gönüle akıyorsa sevda nehri... ve önünde duramıyorsa hiç bir şey Gel sebebim..gel..gizli gizli... |
Deniz Gözlüm Unut demek kolay Ya unutmak Unutmak kolay olsa Dağlar delinir mi Ölümüne Mekân olurmu çöller Kum fırtınaları eşlik edermi Mecnunun isyanına Romeo jülyet ve daha niceleri Deniz gözlüm Yosun kokulum Yasaklım Sen unut Bir gün bu gözler donuklaşırda Kilitlenirse bir noktaya Bir gün yaşam yenik düştüğünde Kör karanlığa O zaman O zaman unuturum belki Deniz gözlüm Yosun kokulum Yasaklım Sen unut Bütün yasaklar yasaklanmadığı sürece Sevdan yüreğimde Sevdan dilimde Adın Adın yüreğimde saklı kalacak |
Yüreğim Islaktır Benim Yüreğim ıslaktır benim Kuytularda ağlamaktan, Ve hafif uçuktur rengi Kurusun diye kaç kez Güneşe asılmaktan |
Öyle Zor ki / Bile Bile Öyle zor ki, Açamadığım pencerelerde beklemek Rüzgarla sokağıma gelen Kokuna gecelemek Öyle zor ki, ayaklarını ayaklarım yapıp Seni taşımak kendime Görebildiğim en yükseğe bakıp Yalvarmak kırlangıçlara Onu da getir Onu da getir Onu da getir dönüşte Dönmüyor kuşlarım, kötü kokuyor gökyüzü, kötü Bulutlara yalvarıyorum Tanrılara ağlıyorum Bu nasıl bir ceza Eriyorum, Ölüyorum Gelmiyorsun Öyle zor ki sesine duyduğum özlem Küfrediyorum ağız dolusu Çalmıyor işte, çalmıyor bir kez bile Hem kuşlarım gelmiyor Hem tanrılar anlamıyor Hem şu telefon Ah şu telefon Sürgünde miyim, inziva damıyım Saatler intikamcı Niye, bütün türküleri hüzünlü seçiyorum Şarkılar, neden hep seni anlatır Bütün notalar bana mı yazılmış Öyle zor ki aklımı almak senden Kaç, kere aklına düşüyorum Kaç, sabah bana açtın gözlerini Hangi akşama kattın tutkunun rengini Hep yalnız içiyorum yarım kalan şarabımı Sonra sendeliyorum, Sensiz çıldırıyor, ipotek altına aldığım Bütün duygularım Öyle zor ki kuru havada yağmur duasına çıkar gibi Kaldırmak ellerini bile bile Ve ıslatmak ruhunu kırk derece sıcakta Sonra buharlaşmak, içtiğin su olmak için Terinle vücudundan sızmak Ve düşmek ayağının altına Bir damla su birikintisi olmak Gel artık Gel artık gel Güneşi eritiyor yokluğun Beni bul, beni bul, beni bul |
Gözyaşı Ve Sensiz Bırak giden gitsin,değmez gözyaşı dökmeye Sana bir ben,bana bir sen kalsın oda yeter Deymez gönülden çatır çatır parça sökmeye Birgün gönlün biterde,gelir tahtına keder... Keder gelirse tahta,iç karışıklık çıkar Baş kaldıran ilk ben olurum,sende emin ol Üzülürüm ruhum bu savaştan yenik çıkar Bir çiçek susuz,bir su akmaz olur,metin ol... Özlemime basit kalır kutbun yaza özlemi Sensizlik,bu Dünya'da çok havasız bir hayat Acaba sensizlik,gözlemi dolar sözlemi? Bilmiyorum ama sensiz bu hayat bir bayat... Kıyamadığım,kötü olunacaksa ben varım Bir sen uğruna birşey yapmak bile önemli Yapamazsam; ben seni sevmiyorum sanarım Sevginden yoksun geceler oldukça elemli... Ben senin attığın her adıma şiir yazsam Sende bana doğru durmaksızın adım atsan Ben adımlarını toplayıp mesnevi yapsam Sen asla yorulmazsın bana adım atmaktan... Şahanem; şahanelik sende bir kabiliyet Mısralarım titrer,olur diye bir emanet Şahsına şahane olamam diye kemmiyet Ruhuma nakış gibi işlenir bu metanet... Gün sade ve sadece,bana sen yoksan yalnız Huzur sensiz huzur,sen huzursuz olamazsın Gülüm,bir senin açmadığın günüm rahatsız Ben bir bahçıvan,sen benle asla solamazsın... Aşk mahkemesinde,bana hep seni sordular Bırak benim anlatmamı,sanıklar sustular Tanıklar bileğime kelepçe kondurdular Ben bir mahkum,gözyaşlarım sana mahsustular... |
| Saat: 13:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık