MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 11 Temmuz 2006 00:13

Gitme
Evet söyledim işte dur ne olursun gitme

Sev dedin sevdim
Hayatımı hiçe sayıp sana geldim
Git dedin gittim
Bari sen gitme

Sen ekmeğimdin suyum
Hiç bitmez dediğim uykum
Uyandım işte ama mutsuzum
Sen yoksun ben uykusuzum

Canımsın dedin canımı aldın
Ağladım ama duymadın
Vakti değildi gitmenin
İnandım sana sevdim
Değermiydi söyle ben şimdi böyle
Arkanda gözü yaşlı
Nasıl bir kalp sendeki söyle
Gitme
Evet söyledim işte dur ne olursun dinle

Sen benim vazgeçilmezimsin


Misafir 11 Temmuz 2006 00:18

İmkansızı Haykırış...



imkansızı sevmekti benimkisi..
beni sevmeyeni sevmekti
özlemdi her defasında işkence misali
iki kol düğmesinin birbirine kavuşamaması gibi...
yalnızlıktı her defasında
yalnız beklemekti dünyayı bir çınar ağacı gibi...
yaşamak istemediğim acı..
acı dolu en kötü tecrübeydi...
özlemimdi, vazgeçilmezim...
yanlızlığımdı çoğu zaman
dedim ya benimkisi imkansızı sevmekti,
beni sevemeyecek birini sevmekti
şimdi ben bana ait olmayan seni...
söz geçiremiyorum, atamıyorum kalbimi...
tıpkı denizlerin dalgalarla pislikleri atamadığı gibi...
İmkansızı sevmekti benimkisi
Beni sevemeyecek Seni sevmekti...


arwen 11 Temmuz 2006 00:26

Cevapsız Sorular



Uykusuz gecelerin şafaklarına,
Umutları sordum, cevap vermedi...

Başıma küskün şu ak saçlarıma,
Acıları sordum, cevap vermedi..

Yokluğunda içimdeki boşluğa,
Sancıları sordum, cevap vermedi...


Misafir 11 Temmuz 2006 00:29

Zamansız esen bir rüzgarım.
Tenine ya dokunmuş,ya dokunmak uzere
Ya da teninden ayrılmak için hazır.

Var mı?
Var mı aşkın büyüsü sende güftesiz bestem
Hadi ver de bu boşluk bitsin.
Haberin olsun:
Kalmadı sevgi;ama çokça ihanet var

Zamansız esen bir rüzgarım.
Tenine artık dokunmadan geçip gidebilen.
Haberin olsun!



Misafir 11 Temmuz 2006 00:34

İzi Kalmış Işığın Gölgede



nur gölüne begonyalar ekilirken
yüzüstü doğurmuş anam beni
soğuk bir sedyenin üzerinde

o zamanlar baharın müjdecisiymiş yıldızlar
gökkuşağının altındaki günebakanlar kadar
molla mayası varmış bakışlarımda
esrarlı bakarken pencereden ölüme

izi kalmış ışığın gölgede
sahne arkası tiyatrolarımda
yaşamaya çalışırken acemice

kabak tadı verdi ıssızlığım
köşe başı sokağa verilirken adım
yaşamaktan hiç haz etmedim
ölmeyi yaşarken yaşadım

iki rozet boyu yakınım her gönüle
ve bir insan renginde
yeleğinin cebinde bulursun yeminimi
idamlık bir mahkumun ölümü gibi

gamzeleri ölüme götürmüş demir parmaklığın
bir vitrin camı arkasında yaşanmışlığın.


Misafir 11 Temmuz 2006 00:38

Yağmurları bekleme yeter dön artık
Yağmak zorunda değilsin susamış bedenime
Öyle çok özlemişim, seviyorken delice
Düşmek zorunda değilsin her gece düşlerime;
Bırakta rüyalarda kendim sarayım.

Yağmurları bekleme dinsin bu hasret
Damla damla gelişin bana huzur vermiyor.
Ellerini tutmak için çabalıyorken
Avuçlarımdan kaçışın beni mutlu etmiyor.
Bırakta sana tamamen sahip olayım.

Yağmurun kokusuna sardım
Tutamadığım kendimi.
Damla damla sen
Çisil çisil sen
Aklıma düşen sen her yağmurda
Aklımda bir başka sen oluşuyor
Çıktığım yağmur dualarında.
Bırakta dualarım günahlarım için olsun.



dişi_kartaL 11 Temmuz 2006 00:40

Bana Bunu Yapmayacaktın!
Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?
İşte ellerimde
Suç ortağın bir sinema bileti
Bir pastane köşesi
Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için
Oraya bırakırdım kalbimi…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kaz kırmızısı yağmurlar
Yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
Beni böyle çıldırtmayacaktın!

Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana! ..
Ahmet Selçuk İlkan


Misafir 11 Temmuz 2006 00:44

Bir gün gelecek bitecek bu hasret
Her sabah göz kırpmayacağım yollara
Sevgiler zaman zaman getirecek yarınları
Sıkıntılar hep sağ kolum gibi
Ve her anım özlemle dolu olmayacak
Yağmurlarla dolu sırılsıklam anılarım
Geçmişim ve ben artık hep yalnız
Ve doruğa tırmanacağım kollarında
Şarkılar artık sıkıcı ve soğuk olmayacak
Ve her gün haykırmayacağım dağlara
Yeryüzünü karış karış saklayacağım
Ve durup durup seni hatırlayacağım
Senin olmayacağını bilsem de
Bu fikrim hep benliğini korumaya devam edecek
Ve yerin her zamanki gibi sağlam olacak
Yine durup durup seni hatırlayacağım
Aşılacanak bir kalbim olmayacak
Sebepsiz yere dökmeyeceğim yağmurları gökyüzüne
Ezberleyeceğim senin adını
Ve kazıyacağım senin gibi
Dağlara taşlara okyanuslara ve her kıta
Seninle dolup taşacak
Her dakika seni daha bi güzelleştirecek
Ve durup durup seni hatırlayacağım
Akşamlarsa biliyorum senden yana
Karanlık yine her zamanki gibi
Seni benden ayırmaya devam edecek
Ama beni durduramayacak
Hayallerim ve umutlarım bende
Kaşlarım gibi gerçek ve kalbim kadar
Saf olmadığını düşün sende
Fırtınalar kol kanat gerecek yarınlarıma
Mutluluk arkasını dönüp gitse de
Ben yine onun peşinde
Onun izinde ve hep senin için koşacağım...
Bu ömrümün en uzun yolu da olsa
Durup durup seni hatırlayacağım
Ve seni kalbimde saklayacağım..


Misafir 11 Temmuz 2006 00:45

Yağmur çiseliyordu, sen gidiyordun,
Ben ağlıyordum, kimse bilmiyordu...
Sen de sevdayı tatmıştın belli belirsiz,
Bense yüreğimden vurulmuştum apansız.
Yağmur çiseliyordu, sen gidiyordun...
Ben bir onulmaz yarayı alıp giderken,
Görünmez bir el, yanaklarımı siliyordu,
Belki bir gün, belki bir gün, diyordu…
Görünmez el, hiç ama hiç görünmüyordu.
Eller çaresiz, gözler ümitsiz, kalp kimsesizdi.
Yüreğimi prangalara vurmuştu,
Bir tarifsiz yalnızlığa alıp götürüyordu...
Yağmur çiseliyordu, gözlerimle beraber,
Ya ben yağmura,
Ya da yağmur bana eşlik ediyordu...
...Ve sen gidiyordun,
Yürek gidiyordu ağır yaralı, vurgundu...
Yağmur dinmişti neden sonra, güneş doğmuştu,
Gözlerimdeki o yağmur neden dinmiyordu?
Bir görünmez el yanaklarımı siliyordu,
Ve hâlâ, ‘belki bir gün, belki bir gün’, diyordu...


Misafir 11 Temmuz 2006 00:49

Temmuz Geceleri



özlemin nehir gibi çağlar gözümde
kendimden geçerim her temmuz gecesinde
şiirler dolanır durur çevremde
bana seni fısıldar her temmuz gecesinde

eski günler hep aklıma gelir
seni hatırlarım gözlerim nemlenir
sanki tüm şarkılar sana seslenir
seni çağırırlar her temmuz gecesinde

aşkımızı mezara gömsem ne olur
hayalini yaksam kül etsem ne olur
beynimde hatıralar dönüp durur
yakarlar içimi her temmuz gecesinde

ilk önce bir merhaba bir temmuz gecesinde
sonra ölümden beter veda temmuzun yirmi yedisinde
giderken sanki yirmiyedi kurşun sıkıp gittin beynime
tüm yaşanmışlıkları yerlebir edercesine.



Saat: 20:37

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık