MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Mystic@L 11 Temmuz 2006 02:23

Farenin Ölümü


Umutsuzdu, yalnızdı, hali yoktu,
Canı çok yanıyordu günlerden beri.
Ne alnında dolaşan bir dost eli
Ne yardım isteyecek kimsesi vardı,
Ne Tanrısı, ne de peygamberi.

Günlerdir karanlık deliklerde
Yanıp sönüyordu gözleri.
Sevinç değil ki paylaşılsın
Kendi kendinindi kaderi.

Sürüne sürüne dışarı çıktı.
Kıvrıldı ateşte pençeleri.
Kurtuldu rahat etti farecik,
Rahat etti dişleri.

Kibardı, incecikti kuyruğu,
Vücudu, küçücük pençeleri.
Bir makara gibi çözüldü,
Unuttu kedileri.

Farecik! Nazlıcık! Garipçik!
Canı çok yanıyordu günlerden beri.
Kibardı, incecikti kuyuğu;
Boş koydu delikleri.

Bir varken bir yok oldu,
İşte dünyamızın işleri.


Misafir 11 Temmuz 2006 02:24

GÖZLERİN KAL DİYOR



Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar, gözlerin kilit
Ellerin aç diyor, dudakların git.


Ayrılık; dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor, dudakların git.


Gidersem, bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam, kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor, dudakların git.


Duvardan insin mi resimlerimiz,
Yabancı olsun mu isimlerimiz?
Ya o, deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor, dudakların git.


Bu roman da biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan
Ağlıyor besteler yine hicâzdan
Şarkılar kal diyor, dudaklar git...


Mystic@L 11 Temmuz 2006 02:27

Fal

Olacaksa olmaz da, olmayacaksa olur,
Kiminin yazısı o, kimininki de budur.

Kimi ardından koşar, yetişir zamanında,
Kiminin önündedir birdenbire yok olur.

Kimi bir yerdedir der, o gelir oralardan,
Kimi bildiği yerde bildiğini unutur.

Biri oraya gider,o orada bilerek,
Biri hiç anlamadan yoluna çıkar durur.

Kimi aradığını yitirir aradıkça.
Kimi de arayandır, aranan onu bulur.


Mystic@L 11 Temmuz 2006 02:30

Farkındayız


Doğumla ölüm arasına çizilmiş
ince bir çizgidir hayat,
Bu çizginin üstünde yürüyen değişik
suretlerde milyarlarca insan.

Çehreleri farklı olsada
hepsinin amacı aynı,
huzurlu bir hayat geçirmek için
çaba sarf etmek,

Ya bir gün işle yolunda
gitmezse diye,
yüzlerde hep aynı endişeli ifade.

Aslında hepimiz
biliyoruz,
hayatın bizim için hazırlanmış bir
sınav olduğunu,

Ne kadar çalışırsak o kadar
başaracağımızı,
Ne kadar verirsek o kadarını
alacağımızı,
Ne kadar sabırlı olursak o kadar
olgunlaşacağımızı,

Ve bize bahşedilen bu hayata
biz ne kadar saygı duyarsak,
hayatın da bize o kadar saygı
duyacağını.

Farkındayız,bu asırlardır süre
gelen olgunun
Ve bir gün sonunun geleceğinin
de,

Ama nedendir bilinmez,
yinede kaptırırız
kendimizi,
bu olgunun pembeleştirilmiş
yüzüne...


Mystic@L 11 Temmuz 2006 02:37

Fosillerin Gözyaşı


Fosillerin gözyaşı turbaları emziren
Bir gözün öfkesidir sonsuzluktaki şimşek!
Öyküsü yalnızlığın izbeleri ezdiren
Canlardaki yaradan, rahat olmayan döşek!

Mutluluğu çökerten bir rüya görüntüsü
Elemlerin koyağı gözyaşlarının göğsü
Metânet, sabır, rızâ yaşamanın ölçüsü
İmkânsız son dâveti reddetmek ve gitmemek

Başkaldıran neyine güveniyor, nesi var?
Issızlık kurur muydu, dönse geri yolcular?
Dökülmese damlalar kahrolurdu acılar
Ağlamak, gerekince, olur mu hiç gülmemek?

Yer neyi varsa verir, nispet ederek göğe
Dalların canı çıkar, başını eğe eğe
Arıya bal yaptıran, balı koyan çiçeğe
Bilgiyi yok edemez, anlamamak, bilmemek!..

Düğümler, kördüğümler: canı rehine alan
Doğruları öldüren ihânet, isyan, yalan
Hiçbir şeyi olmazsa edemez kimse talan
Ölümsüzlük düşünen, elinde mi ölmemek?

Almak ise muradın; ver hep, karşılıksız ver!
Karşılık istiyor mu, bak! Verirken yerler, gökler
Emredileni işle, inan ki sana yeter
Sakla ve saklan haydi, mümkünse görünmemek..


PuS 11 Temmuz 2006 02:48

Seni sana nasıl anlatsam
Seni nasıl sevdiğimi bilemem
Hayatmda bazı şeyler bitti dediğimde
Karşıma çıkan seni sana deil
Kendime bile anlatamıyorum ki
Sen beni aydınlatan ışık
Sen benim can damarım sen benim parçamsın
Biri dokunmaya çalışssa ya da kaybolsan bir gece
HABERSİZ DAYANAMAM
Kırılır ruhum beynim uzaklığını kaldıramam
Seni o kdr ÇOK SEVIYORUM Kİ
Bir an bile ayrı
Bir an bile yoksun kalamam senden
kaybolurum
...BİTANEM...


Mystic@L 11 Temmuz 2006 02:51

Fırtına


Öyle sakin durduğuma aldanma!
Üzme beni daha fazla!
Her şeyin bir sebebi vardır elbette
Susuyorsam kızmadığımı zannetme
Doğru zamanı belediğimi belle
Haksızlığa uğradığımda durma önümde
Aklın varsa kaç kurtul sen de
Bunu cesaret işine benzetme
Tepem atarsa tanımam kimse
Durma önümde öyle
Fırtınamı engelleme
Eseceğim kasırga gibi
Yine kızdırdın beni
Değil bunlar sebepsiz fırtına
Görmüyor musun sabrediyorum sana
Yeter artık beni boğma!
Zannetme seni sevmiyorum
Kendimi de düşünüyorum
Kusura bakma
Hadi eyvallah!...


Mystic@L 11 Temmuz 2006 02:58

Fıstık'ıma


sana sarılmayı özledim dostum
içimi sana açmayı,
omuzlarını gözyaşlarımla sulamayı özledim.
bu kadar ayrı kalmamıştık ya birbirimizden
kalplerimizi bağlayan melekler de yoruldu
gel artık...
bak behçemizdeki çiçeklere,
büktüler boyunlarını.
seni onlar da özledi.
benim için olmasa da onlar için gel...
sana yolluyorum dostum güvercinle
papatyalar yoluyorum
seversin sen...
ben de seni severim
sen beni seversin...
ama artık nilay kendini özletmesin...


PuS 11 Temmuz 2006 02:59

Hani sokaklarda dolaşan kediler görürüsün ya...
İşte öyle hissediyorum kendimi.
Sahipsiz ve yalniz...
Ama, kimseye muhtaç olmadan yaşayan,
Akşamlari, sokaklarin kaldirimlarinda bir ben,
bir de soluk ışıklı sokak lambaları...
Ve bir de köpekler!
Neden düşmanlar neye düşmanlar?
Anlamiş değilim...
Ben sokak kedisi....
Yalnız ve sahipsiz....
Evsiz barksiz ve belki de biraz talihsiz...
Hani düşünüyorum da....
Zengin,
ve müşterisi bol bir yosmanin kedisi de olabilirdim.
Ama kör talih!
Ben sokak kedisi...
Yalniz ve sahipsiz...
Hayatımın tek ışığı sokak lambalari,
Sokaği bile aydınlatamayan sokak lambaları....
Yalnızlık ve sahipsizlik...
Sabahları, taze süt dolu bir kase...
Öğlenleri, taze koyun ciğeri...
Akşamlari, kızarmış tavuktan arda kalanlar...

Rüyalarımın en güzeli!
Ben sokak kedisi...
yorgun ve bitkin, kaçmaktan köpeklerin elinden
Ve yalniz ve sahipsiz... karanlik sokaklarda,
Sönmeye yüz tutmuş,
Sokak lambalarinin loş ışığı altinda bulmuşum aradığım sicaklığı,
Sırtımı dayadığım, mutfak duvarında, bir restoranin.......

...BİTANEM...


Mystic@L 11 Temmuz 2006 03:13

Hayal



Bir hayalin peşinden koşmak nedir bilir misin?
Savrulmak bilmediklerinin ardından
Yaşlı gözlerini gökyüzüne çevirdiğinde canının
acıması nasıldır bilir misin?
Hayallerimin en titrek zamanında cemre düştü yüreğime.
Tüm bilinmezliklerden sıyırıp bedenimi
takıldım hayallerimin peşine.
Yeşilliklerin arasında bir fincan kahve dumanında
paylaşmalıydım hayallerimi.
Sessizliğinin anahtarı soramadıklarımdı.
Suskunluğumun kilidi açılmazdı.
Düşlediklerimle düşleyemediklerimin toplamıydım ben,
Yarım kalmışlığım geçmişimden hatıraydı.
Bir sokak çocuğunun gözlerine saklamıştım hayallerimi,
Kimsesiz her çocuğun göz yaşına saklamıştım.
Gecenin lacivertliğinde kayan bir yıldızın parlayışıydı hayallerim
ama sen yıldızın kaydığını görmemiştin.
Bilmezdin yakıcı güneşin alnında hayal toplamayı,
Sağnak yağmurda şemsiyeni evde bırakıp,
hayallerinle ıslanmayı bilmezdin.
Bir savruluştu her şey senin için;
Rüzgarın yönü, güzel bir kadının kokusuydu savruluşun.
Sen öylesine yaşardın, ben hayallerim için.
Param yoktu ama hayallerim vardı.
Paran yoktu ama paranın kokusunu seviyordun.
Çok uzaklarda yanan bir ışığa adardım hayallerimi.
sokaktan geçen yalnız bir adamın ıslığıydı zenginliğim.
Yaşlı gözlerle gökyüzüne her baktığımda
canım acırdı yine de hayal ederdim.
Çünkü; Yaşamın en güleç yüzüydü hayallerim.
Ya senin gibi hayallerimi de yitirseydim...
Bir hayalin peşinden koşmak nedir bilir misin?
Bir çocuğun gözyaşlarına saklamak hayalleri
Hayal etmek ne demektir bilir misin?



Saat: 13:03

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık