MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 5 Haziran 2007 00:00

kahve gözlerin


Kanadın süzerken sevda tahtında
Güzelliğin ahu gönül bahtımda
Maralım bu sevda bıçak sırtında
İnletiyor inan kahve gözlerin

Rüzgarda saçların dalgalanması
Zülüflerin tel tel yüze inmesi
Kirpiğin rimeli gözün sürmesi
Sineme ok oldu kahve gözlerin

Düşte görsem dahi aklım şaşıyor
Ayak sabit kalsa yürek koşuyor
Karanlık bu dünyam sende ışıyor
Gönlümün sarayı kahve gözlerin

Mevsimleri dinlemez onun nazarı
Hissettim sevgiyle esen rüzgarı
Sevdaya tutulup aşkın baharı
Yaşatır seninle kahve gözlerin

Nuru bitmese de sönmese feri
Tanır oldum işte böyle neferi
Bakışlarındaki gücün zaferi
Esir etti beni kahve gözlerin

İnan ki sarhoşum senin sayende
O mahsun bakışın kalbe değende
Mertoğlu biçare hep himayende
Deryalar sunuyor kahve gözlerin


Osman MERTOĞLU



arwen 5 Haziran 2007 00:44

BENİM ADIM MAVİ


adım sesin
yürek atışımla

yürek atım yankısı
adım sesin

adım sesim yankısı
yürek atışın

iyi ve kötü şimdi daha belirgin

güzelliğin kentimi maviye boyadı
bir baştan bir başa...

her şeyimle masmaviyim.


SERPİL BALÇIK


Sedef 21 5 Haziran 2007 01:07

Özür Diliyorum


Özür diliyorum sevgili senden,
Seni deli gibi sevdiğim için.
Özür diliyorum sevgili senden
Sana deli gibi taptığım için

Yenildim aşkına, tükendim artık
Döndüm bir şaşkına, ey’ olmam artık
Yansam da sevgimi söylemem artık
Özür diliyorum sevgili senden.



Engin Tunca


arwen 5 Haziran 2007 01:13

İNADINA

Acıların kalesinde büyüdüm ben
Vuruldukça yürekler ateşler yaktım
Kundakladılar sevdanın ocağını da
Dimdik ayakta durdum zulmün ortasında
Cesaretin kalesi düşerse eğer bir gün
Bugünün umutları değil, acıları kalırsa bizden sonraya
Ve ben sende saklı kalırsam eğer
Durma hiç, korkaklığınla yürü aydınlığa
Karanlıkların bende kalsın, acıların bende
Gül yeter ki yarınlar için sevda güneşine
Ulusumsun sen benim, bağımsızlığımsın
Kalbimden beynime giden akyuvarlardasın
Demir parmaklıklar arasında, zindanlarda olsam da ben
Tel örgüler koysalar da aramıza
Dikenli telleri batsa da sıktıkça yumruğumu
İnadına afişlerle donatırım kanlı duvarları
Sloganlar atarak uyanırım hep şafak zamanı
Yeni doğan çocuk gibi yepyeni bin umutla
Bin yıllık bir çınar gibi yeni bir kavgayla...



vedat akdeniz


recruit87 5 Haziran 2007 06:54

Bir Ermeni General

Usanıp sevişmekten bir ermeni general
Atıvermiş kendini senmişel kulesinden
Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden
O çocuğu boynundan asıvermeli derhal

Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama
Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden
Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem
Ne güzel bükermişim boyunlarını ama

Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam
Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı
Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı

Yani her direnişi çağda kızla sonlanan
En yeni senaryoda en eski esas oğlan
Bir ermeni general -yakası madalyalı

Ataol Behramoğlu



scanner_11 5 Haziran 2007 07:51

Anlasana

Çöktü yine ziftten gece
Dudağımda hece hece
Felek kelek attı bence
İkimize anlasana

Böyle uzak durma bana
Sevdiğimi sorma bana
İçtim seni kana kana
Bir yudumda anlasana

Gel de bitsin aşkım zulüm
Gül de açsın dalda gülüm
Sen olmadan hiçbir günüm
Mutlu geçmez anlasana

Sen doğmadan doğmaz güneş
Sen olmadan sönmez ateş
Dertler kardeş, hasret bir eş
Olmuş bana anlasana.

Dertli çalar gurbet sazı
Yüreğime salar sızı
Unuttum ben kışı yazı
Gurbet elde anlasana.

Satır satır yazdım seni
Diyar diyar gezdim seni
Yıllar yılı çizdim seni
Şu yüzüme ANLASANA...




Mystic@L 5 Haziran 2007 12:01

Unuttum, nasıldı annemin yüzü
Unuttum, sesi nasıldı annemin.
Gece bir örtü olsun anılardan
Kara yüreğime örtüneyim.

Unuttum, nasıldı annemin gülüşü
Unuttum, nasıldı ağlarken annem.
Yaşam sallasın kollarında beni
Küçücük oğluyum onun ben.

Unuttum, elleri nasıldı annemin
Unuttum, gözleri nasıldı bakarken.
Kuru ot kokusu getirsin rüzgar
Yağmur usulcacık yağarken.
Ataol Behramoğlu


Misafir 5 Haziran 2007 12:12

Gece Geçilen Şehirler Işik Seli Gibidir

Acilar büyütülerek unutulur sevdigim
yüzünden kopunca bir buzul çiglik
ellerin buz tutmuş iki yarim şarki olur
ve ben yoksulluk kokulu bir gidiş birakirim sana

beni adresime sorsun esmer bakişlarin
dönsen de bulamazsin nasilsa gitsen de

kentlerden sakindigim bekçi duruşlarimi ara
emaresi boldur sokaklarin
sol omuz başimdaki kokundan yakalanirim
sokul ki geceme avuçlarin islanmasin

saat başlarini beş geçer yelkovanin
senle zamansizim amansizim
senle büyük susarim
kendime yenilirim her kavgada
sonra koca agiz bir çocuk olurum
bütün trabzanlardan kayarim
bütün köprülerden sarkarim
yüzüm kente sürülür
içime sesin kaçar
ben seni aglarim

alişmak ölümdür
sanki hiç ölmedik
tanrinin gögsümüze taktigi bir nişandir ölüm

teneşirlere yatiriliyor şimdi ellerim
sana uzanmaktan yargiliyim

hirçin bir iklimin sir girdabisin
seni anlamak kendine çelmeler takmaktir
ve kendini affetmesidir her seferinde
(bazen beni affedebiliyorum istanbul)

zehir yüklü bir mektup var
dalgakiranlarimda parçali bulutlu durur
sana kent şiirleri biriktirdigim bir gecede
çok eşli bir yagmur başlar
kentin en dövüşçü çocuklari aglar
bilirim dişarida yagmur varsa
sen içinde agliyorsundur
aglama ki gülmesinler bize
bak sen seviyorsun diye var sonbahar
her mevsim gelişine söz veriyor
saçlarina fisildiyor
saçlarina
bana bir pencere bile açmadigin saçlarina

sensizlige alişmak bir bozgun agirlamaktir içinde biliyorum
örtülerine unutma beni çiçekleri takiyorum
şimdi yaşama hakkim sana
gel de yagmurumdan iç
seni seviyorum

Kahraman Tazeoğlu


Pollyanna 5 Haziran 2007 13:59

DAR DÜNYA

Yüreğim gövdeme sığmıyor
Gövdem odama
Odam evime sığmıyor
Evim dünyaya
Dünyam evrene sığmıyor
Patlayacağım

Acımın acısından susmuşum
Ki suskunluğum göklere sığmıyor
Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım
Gönül dar geliyor sevgime
Kafam beynime
Ah şakaklarım
Çatlayacağım
Anladım artık anladım
Kimselere anlatamayacağım


Aziz Nesin


DuYGuSaLL 5 Haziran 2007 16:58

HASRET SENİN İÇİN

HASRET SENİN İÇİN

Umudun donuk gözlerinde
Zehir zıkkım bir sancı
Şimdi hasret yüreğim
Çiçekler soluğun!
Mektupların ak mevsiminde
Hasret senin için
Ötem parmaklık
Berim parmaklık
Hücrem daracık
Yastığım/Yorganım
İki büklüm kıvrıldığım beton
Sigaramın dumanında hayal
....................................
Bütün kapılar kapalı
Gün yüzüme
Yalnızlığın deminde sana açık
Silik hüzmeler sevincinde...
Hasret senin için
Sarmaşıklar büyüttüm penceremde


Alişan Satılmış



Saat: 15:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık