![]() |
İnat Ay’ın ağlayan yüzü Yağmurunu döküyor geceye Ilık ama sert rüzgar Çarparken yüzüme Dudaklarımın arasındaki İkinci sınıf cigaramdan Bir nefes daha çekiyorum Ve bütün güzel rüyalara inat Uyku girmez gözlerime Biliyorum Direniyorum |
Son Durak Son duraktan Yalan dünyaya elveda Karşıdayım ben Tepe üstü bir yerdeyim Doğduğum gibiyim Rahatım iyi Baş ucumda tacım Birde selvi ağacım var Beni güneşten koruyan Dalları budakları eğilmiş Beni karşılıksız sulayan. Künyem yazılı tanıtan Okuyup başımda gözyaşı akıtan Dotlarım var Kaderimi konuşup,ağıt tutan. Rahatım iyi Mirasım yok paylaşacak, Param yok bölüşecek Gücüm yok yalan dünyayı anlatacak Elveda Bir ömrü dört güne sığdıracak Yaşama -elveda Son duraktan yalan dünyaya ELVEDA Duydun mu? elveda Elveda diyorum -sana. |
Günahım Yok Ayrılıgı sen istedin Benim bunda günahım yok Sonumuzu düşünmedin Benim bunda günahım yok Sen gideli gülemedim Mutlu bir gün göremedim Ayrılığı istemedim Benim bunda günahım yok Gece gündüz hep ağladım Her gün allaha yalvardım Dönüp gelmendi muradım Benim bunda günahım yok Senden umudu kesmedim Sana darılıp küsmedim Birgün beddua etmedim Benim bunda günahım yok Güner'i yandırdın nara Bülbül gibi düştüm zara Ölürsem gel mezarıma Ben mahsumum günahım yok |
Uğuldayan ve hep uğuldayan bir orman kadar üşüyorum şimdi yanlış rüzgârlar esiyor dallarımda yanlış ve zehirli çiçekler açıyor Kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık Su ve ses kadar beklediğim ne kaldı geride, bilmiyorum uzanıp uyumak istiyorum gölgeme ve sarınmak o kocaman gözlerin uğuldayan rüzgârlarına Bir acıyı yaşarım ve zehrinden çiçekler üretirim kömür karası uçurum kadar bir yalnızlık yaratırım kendime, atlarım Anısı yoktur küçük rüzgârların Yapraklarım yok artık kuşlarım yok büsbütün viran oldu dağlarım ezberimdeki türküler de savrulup gitti ömrümün karşılığı kalmadı sesimde sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü Yanlış, daha baştan yanlış bir şiirdi bu, biliyorum ve belki ömrümüzün yakın geçmişi bu kadar doğruydu ancak, kimbilir Kalbim unut bu şiiri |
NERDESİN... Kalbimin derinliklerine gömmek seni Gözyaşlarıyla beslemek sevgini Hissettirebilmek sana kendimi Haykırabilmek yalnızca sen Aldırmamak yüreğindeki zakkumlara Yazabilmek adını ulaşılmaz dağlara Çıkarabilmek seni ta bulutlara Yitirilmiş sevdaları aramak ufuklarda... |
Beddua Ciğerin ağzından gelsin Mezar üstüne çöksün Sen insamısın Ellerin kırılsın Namazın kılınmasın Ezanlar üstüne okunmasın Allah seni cezalandırsın Sen insanmısın Ellerin kırılsın.. |
Gitme Gitme figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker kır çiçekleri kelebekler ölür gitme bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm gitme öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah gülüm gitme acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm gitme içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm gitme bütün ormanlar ateşe verilir kuşlarda gider bu kent de, ölürüm gitme kal, menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam yokluğun ölüm gitme bütün ormanlar ateşe verilir kuşlarda gider bu kent de, ölürüm |
Daha kaç yıl var. Bugünde inceden çalıyor sazım, Hasretten mahzun’um doluyor gözüm, Vefasız sevgili sana’dır sözüm, Bitmedimi cezam daha kaç yıl var Düşüneyim bekle dedin bekledim, Senin için sabra, sabır ekledim Beni öldürmekse eger niyetin Zaten bana ölüm sensiz bu yıllar. Yeter artık sevdiğini görmek isterim Bileyim kalbinde neresi yerim, Sevmiyorsan beni, git de giderim. Elimle kazdıgım bir mezarım var. |
Dört Mevsim Sonbahar şimdi kimlerlesin kim bilir kimler okşuyor senin saçının tellerini şimdi kimlerlesin kim bilir kimler tutuyor senin karbeyaz ellerini ben çok mutsuzum sensiz buralarda yanımda bıraktığın hediye dört mevsim sonbahar ağlıyorum gecenin karanlık ıslak koynunda peşimi bırakmıyor isyankar senle dolu şarkılar şimdi kimlerlesin kim bilir gönlümdesin hala gönlüme açtığın kılıç yarası gibi şimdi kimlerlesin kim bilir silemedim hala günlerime gözlerinle bıraktığın izi |
Yalan hayalin gözlerimde saklı dururken seni unutabilir miyim sanıyorsun ay da yapraklara ışık vururken sensiz uyuyabilir miyim sanıyorsun güneşi sensiz sevmemiştim dünyamı yalnız kurmamıştım güzel günler hayal etmiştim ikimize beni candan ettin bu gidişle yalan yalan yalan sevdan yalan döktüğün sözlerin dünyan yalan hele yüzüme bakan güzel gözlerin dıştan iyi bilinen ruhun yalan |
| Saat: 20:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık