![]() |
Gelmedin Gözlerim yollarda bekledim durdum. Karanlığa hüzün çöktü gelmedin. Uykularım kaçtı hayaller kurdum. Gün ağardı, şafak söktü gelmedin. Göçmen kuşlar yuvasına vardılar. Çiçekleri mesken etti arılar. Başak verdi tarlalarda darılar. Ekinler boynunu büktü gelmedin. Hazan yağmurları kapıyı çaldı. Kara toprak yine uykuya daldı. Bahar geldi geçti yaz dünde kaldı. Güller yaprağını döktü gelmedin. |
Darağacında Son Şarkı elim kolum bağlı tutamam beyaz ellerini tutamam gözlerim sana yasaklı bakamam mavi gözlerine bakamam saramam sıcak bedenini saramam tutamam ellerini gelemem yanına ayağımda demir prangalar takılı bakamam gözlerine çıkamam belki yarına önümdeki karanlık günler sayılı zaman hiç geçmiyor demirden soğuk parmaklıklar arasında bir allah biliyor seni diledim o soğuk idam sehpasında yağlı ilmek geçtiğinde boynuma bilemezsin ne kadar tuhaf bir his idam sehpasına çıkmak ve bakmak çingene celladın ölümden karanlık gözlerine ve düşünmek o an ölümü zaten şairin de söylediği gibi 'ne ölümden korkmak ayıp ne de düşünmek ölümü' ve ondan korkmamak uzamış sakallarında doyasıya çocukluğunun kokusunu koklamak ve yine de inadına sataşmak dünyaya bir yanında gardiyan, savcı, imam ve bir yanında varken bilmemkaç pırpırlı komutan dedim ya çok tuhaf sebepsiz sebeplerle asılmak kağıt yüzünden kalem yüzünden mürekkep yüzünden asılmak beynindeki kıvrımlar yüzünden asılmak olsun olsun be gülüm bizim cansız bedenimiz bir gübre misali düşerken toprağa filizlenir binlerce yüzünü aydınlığa dönmüş renk renk çiçek aydınlığa dost insana dost kara toprakta kara toprakta |
Terkib-i Bend ... Pek rengine aldanma felek eski felektir Zira feleğin meşreb-i nasazı dönektir Ya bister-i kemhada ya viranede can ver Çün bay u geda hake beraber girecektir Allah'a sığın şahs-i halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm Şirin dahi kasdetmesi cana gülerektir Bed-asla necabet mi verir hiç üniforma Zerduz palan ursan eşşek yine eşşektir Bed-maye olan anlaşılır meclis-i meyde İşret güher-i ademi temyize mihenktir Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir Nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz Divanelerin hemdemi divane gerektir Afv ile mübeşşir midir eshab-ı meratib Kanun-i ceza acize mi has demektir Milyonla çalan mesned-i izzete serefraz Birkaç kuruşu mürtekibin cay-i kürektir ... Ziya Paşa |
Çaba Unutma! Gecenin bu ıssız karanlığında Senin için atan bir kalp Ve Sana doğru koşmaya çalışan Sönük bir ışık var O ışıkta Sadece senin olmak için koşan; Ama Bir türlü yakalayamayan Ben varım.. |
" Yalandı Ayrılığın " hani kapıyı çarpıp gittiğin bir gün vardı? gidişin gerçek olsa da ayrılığın yalandı.. senden sonra o bildiğin odaya sığındım sigarayı cektım ciğere! yalnızlığımı ıslattım... beğendiğin bir şiir vardı sildim defterden.. kalbim gururu kınadı! geçemedim gözlerinden şimdi geceye sığınan umutsuz bir aşk adamıyım yürüsem de uzağına doğru..seni hatırlatır her adım! Gecem hüzün dolu ve ben varlığına hasretim şimdi yapayalnız içiyorum.. kimler sana kaldırıyor kadehini? Olur da özlersen beni o çınarın altında bekler dururum... yağmur olsan dert değil.. seninle ıslanır bahar olurum.. |
HEP YANLIZIM Matemini tutup Yıllarca acısını çektiğim Uğruna ateşler yaktığım Dağ başlarında Sürgün yediğim hançerlendiğim Köy yollarında Şimdi rüzgarlar eser Kadere inat.... Ve bir ölüm düşün Yaşanması mecburi Uçurum kenarında Aşklara sebep Ve beni düşün karlı yollarda Yanlız başıma dolaşırım hep... |
BiR GÜN!!!! Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde Bil ki seni bekliyorum Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar Bil ki seni istiyorum Gecelerden bir gece uyanırsan apansız Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse Bil ki seni seviyorum |
Sensizlik öğle acı veriyor ki bana Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta Mutlu olacağım belki öbür dünyada Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı Bense kıymetini bilemedim belki de Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana Ben bir kere sevdim bunu anlasana Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha. Onun sadece sende olduğunu anlasana Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana. Bir kez daha benim yanımda olsana... |
¤ Yanan GÜl ¤ Ne kadar saklasan özlediğin beli Söndüremezsin içindeki yangını Başlamışsa zamanların en güzeli Artık susturamazsın dudaklarını Anlatır özlemini sana derinden Yanan alnınla, terleyen avuçların Alevler taşarken gözbebeklerinden Yakar değdiği yeri parmak uçların Çok geç bu sevdadan dönebilmek için Bak! Şimdi seninle dopdolu aynalar Bu özlemli halinle daha güzelsin Benim de saçımdan tırnağıma kadar Tutuşan, yanan bir şey var her yerimde Sen şimdi alevden bir gülsün ellerimde |
Sen özlemeyi bir de bana sor; Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi, Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi Bana sor severken özlemeyi… Bir ses ararken kulaklarım, Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı, Gözlerim seni ararken, Karanlıkta hayalini görmeyi, Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi… Elimi göğsüme sokup, Okşamayı seni özleyen kalbimi, Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini… Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken, Hasretimden süzülen birkaç damlayı, Bana sor sensiz ağlamayı… Sensiz saatler çabuk geçsin diye, Geceye sığınmayı, Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı, Bedenimi sarmanı beklemeyi, Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi Sensizken seninle sevişmeyi, Bana sor… Bana sor sen özlemeyi Özlemenin en acı, en yalnız çığlıklarını, Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı… |
| Saat: 20:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık