![]() |
Yağmurda dolaşmak istiyorum, Saklamak gözyaşlarımı, Yağmur damlaları arasında; Ya da yağmur damlaları kadar gözyaşlarına sahip olmak... Yağmurdan kaçışan insanlardan Kaçmak, yalnız olmak, tek başına. Ve seni düşünmek sevgilim. Bir sen , bir ben , bir de yağmur Gerçek olsa düşler ne güzel olur... Yağmurda dolaşmak istiyorum Kaçmak, yalnız olmak, tek başına Yağmur damlaları düşünce başına, Kurtulursun istemediğin fikirlerden. Kafanı uyuşturur damlalara, Unutursun sorunlarını, çünkü Seni yalnız yağmur anlar. Bir sen ,bir ben, bir de yağmur Gerçek olsa düşler ne güzel olur. Mehmet Kızılkaya |
aşkım Geceler çok uzun sabah olmuyor, Olsa bile gönlüme güneş doğmuyor. Yardan ayrı kalan huzur bulmuyor Unutayım desem de olmuyor aşkım. Yalnızlık sırtıma dağ gibi çöktü. Durdukça ağırlaştı boynumu büktü. Zaten her şey bana fazlaca yüktü. İndirmek istesem de inmiyor aşkım. Düşüne,düşüne seni içim karardı Bunalıma girdim aklım bunaldı Sensizlikten dallar,yaprak sarardı Aşk bahçeleri meyve vermiyor aşkım. Asırlar geçse de ömür bitse de Gönül viran olsa baykuş ötse de Terk etse de seni herkes gitse de Her şey bitti desem de bitmiyor aşkım. Seni düşünmediğim bir an olmuyor Bir an unutursam da kalbim duruyor Tüm benliğim,tüm arzum seni soruyor Seni unutup ta yatmıyor aşkım. Mahir derki yalnızlığa ne çare Benim bu sitemim o zalim yare Yüzün dönsen ölürmüsün bu yane Seni görmeyince susmuyor aşkım mahir başpınar |
ACIYI GÖRMEK Mİ İSTİYORSUN? GÖZLERİME BAK Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları, Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin. O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu. Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi, Umutla kurudum sensiz. Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin. Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan Bir boşluktan içeri girdim her gece, Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi. Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? Ve parmakların ince uzun mu? Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip, Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik. Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan, Sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi. Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim. Acıyı görmek mi istiyorsun. Gözlerime bak! Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku, Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde. Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık. Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece. Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü. Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde. Tek avuntum bu şimdilik. Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben, Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın? Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen. Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde, Kavuşma vakti olacak benim için ölüm. Dudaklarımda ki acı tat? Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek? Ne yazık hiç bilemeyeceğim. Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Sen uzakta çok uzakta Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın, Benim gibi. Seni seviyorum, Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime, Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı, Haykırışı bu sevdiğim. Sana ulaşamasam da, Biliyorum ki zavallı kalbim Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun. Biliyorum beni sevdiğini Acıyı tattığını da benden uzaklarda Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin? Acı tek taraflı olsaydı, Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu. Ama yokluk kötü sevdiğim. Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü. Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların, Yüzüne hasret kaldığım günlerde Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim. Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını Ve eminim ağlayacaksın. Ağlamak seni ben yapar sevdiğim Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak. Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim Oysa konuşan sendin hep benimle, Ne martıların vapurlara takılışı, Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim. Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim. Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında. Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde Bir gün seninle bir bankta oturup Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik. Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda. Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki Adım adım yok oluşumu izliyorum Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle. Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara, Karanlıklara bakıyorum mütemediyen Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum? Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp Rabbime ettiğim dualarım, Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden Rabbimin bir bildiği var deyip Kabul olmadığında dualarımın Tekrar tekrar yalvarmalarım. Seni okyanusların diplerinde Bir midyenin içinde ki İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde Tek bir şey düşündüm? Dokunamadan tenine, Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı. Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler Seni seviyorum meleğim. Acımasız olan ne sensin ne de ben, Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım. İnsan yaşamın değerini Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin Gözlerinin önünden geçmesi değil. Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim. Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş Ve ben o ateşle yanmayı, Sırf seni sevmek olduğu için İnan bana çok sevdim. Oysa Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı Eğer yanımda olsaydın Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım.. Şimdi ölüm ne anlam taşıyor? Yaşamak ne anlam? Hiç anlayamayacağım Sensiz bedenim toprağa girmedikçe |
Yağmurda dolaşmak istiyorum, Saklamak gözyaşlarımı, Yağmur damlaları arasında; Ya da yağmur damlaları kadar gözyaşlarına sahip olmak... Yağmurdan kaçışan insanlardan Kaçmak, yalnız olmak, tek başına. Ve seni düşünmek sevgilim. Bir sen , bir ben , bir de yağmur Gerçek olsa düşler ne güzel olur... Yağmurda dolaşmak istiyorum Kaçmak, yalnız olmak, tek başına Yağmur damlaları düşünce başına, Kurtulursun istemediğin fikirlerden. Kafanı uyuşturur damlalara, Unutursun sorunlarını, çünkü Seni yalnız yağmur anlar. Bir sen ,bir ben, bir de yağmur Gerçek olsa düşler ne güzel olur. Mehmet Kızılkaya |
Ya Râb Belâyı Aşk İle Kıl Aşina Beni Ya râb belayı aşk ile kıl aşina beni Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni Az eyleme inâyetini ehli derdden Yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni Oldukça ben götürme belâdan iradetim Ben isterim belâyı çü ister belâ beni Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigarımın Geldikçe derdine beter et müptelâ beni Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim Vaslına mümkün ola getürmek saba beni Nahvet kılıp nasib fûzûlî gibi bana Ya râb mukayyed eyleme mutlak bana beni Fuzuli |
ve düştün ten'ime Ve düştün ten’ime Suskundu gece, sen kokuyordu Akasyalar Mevsim gariban, yüreğim darma dağın Kuşluk vakti, fırından nasibim ekmek, sen kokuyordu Seni hatırlatıyordu Doğmayan şafak Nisan yağmurlarında üşüyordu ellerim Mevsim sanki eylül Ürkek, Vicdansız, gittiğin gün gibi Çiğ kokuyordu tenim, Gücendirilmişti Şimdi,yani şuan veyahut aklına düştüğüm her an Mapus bir yanım, sende bıraktım Öküzün buzağısı körün topalı Hatta bize dokunmayan yılanlar bin yılları devirdi Bir sana bir seni bir ben – senleydim Hani unuttuğun saçlarıma dokunuşların vardı ya Ben sen diye erirken Dilinden dökülmüştü yanlışlıkla iki kelime Sen hep beni sevdiğini söylerken, sadece söylemişsin... Eylül ayının emanetisin gönlüme artık Gözleri kahve saçları kızıl Artık sevdaya küstürmüştün be güzelim Her eylül emanetin rahat ol – ihanetin - ... ben Onu da Yaşarım be Kahve gözlüm...! ! ! versac uzgun |
izim kaldı gecede De-ren daha on dokuzunda. Yankılanırken eyvah dolu kara denizler dağlarda yazgının yanlızlığı bulaştı koynuna, annesine, sevgilisine. Toprağa kısmet seyirler göz ucunda ağarlarken onu kimsesiz düşleri çıktı göğe, tek kişilik yağdı gözyaşı yağmurlarıyla. İzi kaldı gecelerde gündüze muazzam özlem kanayan. Türkçe seslendi defalarca, ahşap ses tonuyla, dağılmadan köyde çeyiz yayma vakti gelmeliydi. Deren, deniz ve birçokları düşlerin şahında kalkerken bu gece semaha tek başına kalmış hiç sırası değiller, votka almış inkarlar. Gediz'in tembel renkli suyu içimi karartırken, ölüm çoktan razıyken bana Satır aralarındaki ömrün gerçeği yetişti imdadıma. yüzüme bakıp söylesinler ben olmasamda, olduramasamda dar varlıklara, bol yokluklara düşünce çakan üç tekerlekli bisikletim özgürlük hiç değilseler yol gösterici olamaz, yanıtsız yalanların tamburu bu günde hava dikilmiş hasta olmuş yüzlerden hesap sorarken, sofradan aç kalktım Üşüdüm gerçeklerin alevli yellerinde, sordum ana dilimde kendime seslenene kulak verdim Sıyrıldım yattığım kimsesiz evden ve açtım kendimi izinsiz gece yürüyüşlerine. Ben daha, ben daha, her gün doğdum...öldüm. O sırada ilişti, kısık gün gelirler yanıbaşıma soruyordu sağır beynime, hayat aslında işte bu-mu? Gözüme çarptı, belki yüreğime, belki yaşamıma Beyaz eldivenlerini çıkardı, masaya koydu özgürlük Kuşanmış gelirken boy sırasında efkarlar soğukkanlı İlk gözüne çarpan dönebilme ihtimalsiz sevdalılar türkçe katıl bize diyor, sonra sonra dünden razı hoşçakallara savaş, seviyorum direnmeyi. Kukladan askerler yolda uzanmış her biri kahverengi kanarken Mavi özgürlük damlaları süzer her birinin üzerini...arındırır. İzleyebiliyorum artık ateşlerde yanan gidişleri o yine türkçe sesleniyor baygın güneşe aldırmadan Öldürürken insanlar yaşam boranlarını, izni çoçuk edasıyla. Kefenler militan kokarken, o yumruğu gevşemiş hayat alçaklığında, bahçe çitleri çığlıkla kin saçar diğer kapalı gözlerde Düş döken geleceklere aldırmadan, zeytin yaprakları başında Ve özgürlük türkçe seslenir yılmadan bir kez daha Çıkar şu bi karar kemik yılgınlığını aç tıknaz dişli kilitleri Ve rüya bu gece arabacıyı kovalarken Yaşam süsü verilmiş ömrü-zafiyetler bilmediğim bir dilde Züğürt düşler kentinin bekçisi koştu soluk soluğa, yetişti özgürlük Bu özürlü yaşamda, bu gecede icabçıyım laf anlatamadığım yüreksizler için. Ve özgürlük satenden işlemeli eşitliğiyle seslenir ben yoksunluk nöbetinde Oturtunca içime serinliğini, saçılırım izinsiz gece yürüyüşlerine. Yetişemezsem ölümüme yaşam yıllığımın arkasına iliştirin Geçti benden hiç demedim. demet ıhkan |
Beni Alnımdan Öpmeyecekler beni anlnımdan öpmeyecekler çünkü kimliğimde yazan herşeyi sildim bir ananın, bir babanın oğluyum yalnızca bulutlara yarsıyan gençliğim eyvahla son buldu dikenli tellerde parçalandı vücudum uysallığın hattında yağmura aldırmıyorum artık karatenli kızların kokularından bıktım şairliğimle barıştım, sonra gökyüzüne giden gözlerini öptüm, arasıra parmak uçlarını ne yana düşer yüzüm, yüreğim orta yerde parmağımı yak sevgilim insanlar bakıyorken usulca, şamdanları yak atları öldür imrahor yokken bele bebeğini toprağa, yüzü yüreğine dönük sezgisi zakkum ağaçlarında 1982 İlhami Atmaca |
mühürledim seni kalbime ben sen den de kapattım bu kalbi artık yok başka kapı kilitlisin artık sen ben de kilitlrim yok kayıp sen den waz geçmek bana mümkündeğil istesem de mühürledim seni kabime ayrılık acısı bile kazısa da silemez bir seni hissetti bu can can sen de war mühürledim seni kalbime tutsagım bu aşka köleler gibi kimse anlamaz bu aşkı kilitlendi bu can senin gözlerine sen sewmesen de mühürledim seni kalbime zeynep (naıas) |
Adsız Bir Çiçek Rengini dünyaya ilk defa sunan Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim Sevgilim Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman. Yalnız sana yazıyorum bu şiiri İstersen bir şiir gibi okuma Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu Soğuklar başlayınca havalanıp Millerce yol katettikten sonra Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle. Ve yazmış olacağım bir de Her dönemde her çağda Sevdanın kendine özgü diliyle Edip Cansever | |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık