![]() |
Sevgi Sana Çok Yakışır Kalpler sevgi diye vurur Nefret sende çirkin durur Hele kibir illa gurur Sevgiyle kin hep çakışır Sevgi sana çok yakışır Kin kabukta sevgi özde Servet gizli tatlı sözde Hele hele mavi gözde Sevgi damlar aşk akışır Sevgi sana çok yakışır Nefret senden uzak olsun Sevgi kine tuzak olsun Sevda aşka kızak olsun Nefret aşkla hep takışır Sevgi sana çok yakışır Gözler sevgi gözler mermi Gözler göze göz eder mi Kimse sana Gözüm der mi Maviş gözler hep bakışır Sevgi sana çok yakışır Fikret Oğuztürk |
Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mı? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cıgaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin... Ahmed Arif |
Özümde 'Bir' Sen- BİRSEN! .. İlk sevgi çiçeğim,ilk göz ağrımsan Bir hoş SEVDASINA gurban olduğum Kutupta güneşim, atan nabzımsan Ceylan EDASINA kurban olduğum Kalbime çizilmiş, aşk mühürümsem Silinmez yazısı, gönlümde Birsen Sözümde Birsen, sazımda `Bir` Sen! Kış bahar olur, yazımda Birsen! ... Duygumu yükledim, aras çayına Aktı gitti, hicran düştü payıma Yetiş bari son nefeste hayıma Gavli GADASINA gurban olduğum! ... Elimde Birsen, günümde `Bir` `Sen` Sevda çiçeğim, gülümde Birsen! ... Yürek sevgi eker, bulağ su döker Sevda çobanıyam, kapında nöker Galbim yaralıdır, gözüm yol çeker Bir hoş SEVDASINA gurban olduğum! ŞİAR figan eder, sen toy edirsen Beni melül goyup, harya gedirsen Deyiş, türkü, barak, dilimde Birsen Toyda mahnısına gurban olduğum! Bir hoş SEVDASINA gurban olduğum Gavli GADASINA kurban olduğum! ... Galbime çizilmiş aşk mühürümsen Silinmez yazımsan, gönlümde Birsen! Sözümde Birsen, sazımda Bir `Sen` Kış bahar olur, yazımda Birsen Elimde Birsen, günümde ‚Bir’ Sen Sevda çiçeğim, gülümde BİRSEN! ... Ozan ŞİAR Ağdaşan |
En Duygusal Anlarmızdı Yalnızlıklarımız En güzel anlarımzıdı yanlızlıklarımız Sevebilirmiyiz dediğimizde Sevginin aleviyle yandığımız Zamanların arkasında bağdaş kurduğumuz Kor alevlere döndürdüğümüz Sevda türkülerimizle övdüğümüz Gün gelir kaçışlarımız Kaybederken bile üzüldüğümüz Belkide sevinebildiğimizdir Sevdalarımız mı geyikti Yoksa kayalıklarmıydı otu değerli kılan Belkide bir deniz dalgasıydı köpüren Sahillerde kumlara yazılan Dalgalarla silinmiş olsa bile Deryada kaybolmayan İZLERİMİZDİ SEVGİLERİMİZ Bildiklerimizi sevebiliyoruz ya Severken öğreniyoruz ya Öğretmen gibi davranıyoru Çocukluğumuzdan esinlendiklerimiz Masumca şımarmalarımız Mehtapla güneşin batımı Çakıştığı deniz sülüeti Biri soldan diğeri sağdan Vuruyor denizin maviliğine Şehir ışıkları uzaktan Yansıyor iyot kokularına Ve müzik denizin üstünde Yaşamak gecelerime Hüseyin Yük |
Gitti gidiverdi Bir sükenin içinde bir parçam Parçam sende kalsın çocuk Ellerimi bana ver Bedenimde uzayıp giden gül ağaçları Oysa ruhumda son sevgi tılsımları Gitme gel bana Sesini duymalıyım Bakire sevgimi alırsan koynuna Tütün kokusunda dağıt etrafa beni Ansızın bütün doğa İsmimi geçirince dudakların Kaybolup giden zamandı Sakın ah çekme Bende sendeyim. Jale Bektaş |
Anısı Biz Olalım Bu Sokakların Anısı biz olalım bu sokakların öpüşmediğimiz tek saçak altı hiç bir otobüs durağı kalmasın Biz yürüyelim kent güzelleşsin gürültüsüz sözcükler bulalım yeni sevinçlere benzeyen Biz gelince bir yağmur başlar yüzün çizilir buğulanan camlara bir uzun karartma biter .......... .......... Ahmet Telli |
YAŞAMAYA DAİR Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi meselâ, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani, o derecede, öylesine ki, meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut, kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak, yani ağır bastığından. Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki, hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla beraber yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla yani, duvarın arkasındaki dışarıyla. Yani, nasıl ve nerde olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... NAZIM HİKMET |
Resmin Sen gitsen bile Aşkımızı bitirsen bile Dünyada tek kalsam bile Yinede resmin hep elimde Umutlarımı yıksan bile Hayallerimi kırsan bile Gençliğimi harcasan bile Yinede resmin hep elimde Herkes unut dese de Kalbinden sil dese de Bu aşka son versen de Yinede resmin hep elimde Kalacak da ömür boyu benimle Makanze & Tûana |
Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. Orhan Veli Kanık |
Kucağımda Kıvrılan Gece tenimize sığınan yağmurun ürpertisiydi kaldırımlarla buluşan bir dilek türevi zührevi hastalıklardan muzdarip bir ****** geceye ilendi, gece kırıldı ve kıvrıldı kucağıma artık ne im, ne çetele gerekir ırayan kanımda tutuklu bir kızıl gül şiiri cılız bir bağlama sesi takılır kulağıma ve sevgilimin ürpertisi. kaygılanma katıl kalbine direnen aşka sen biriken bir yaşamak tövbesiz ve aşırı aşkın öğütleyen sözleriyle büyüyen sokak kedisi mırıltısı. huzurun doğdugu ve kutsandığı ölümün olduğu yerde nisyan yüzün acılı bir kuş hafifliği derdime derman ey dile dolanan şarkı belirgin ol kallavi bir acı ol ak kalbime çiçeğin rengine karış, arının vızıltısına şairin ruhu ol. kucağımda kıvrılan gece, fahişeyi izledi ve gölge dolanıp karnına oturdu gerçeğin ve şiarı şairin ah oldu ah uzandı sevgilinin kalbine dokundu İlhami Atmaca |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık