MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

scanner_11 12 Haziran 2007 15:36

Aranan

Yıllardır ben seni aramaktayım
Söyle güzel hangi çağdasın söyle
Dalından gönlünü düşürür yayım
Yeter ki sen hangi bağdasın söyle

Sen şimdi tanrıya varmış yar mısın
Yoksa tanrı gibi yok ve var mısın
Çok yüksek yerlere yağmış kar mısın
Kafdağı mı hangi dağdasın söyle




VerSchL@GeN 12 Haziran 2007 18:45

Süvârî

Şu bakır zirvelerin ardından
Bir süvârî geliyor kan rengi.
Başlıyor şimdi melûl akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi!

Bir bakır tasta alev şimdi havuz,
Suya saplandı kızıl mızraklar.
Açılıp kıvrılarak göklerde
Uçuyor parçalanan bayraklar!

Ahmet Haşim


jöly 12 Haziran 2007 21:14

BENİM GÖLÜME GEL TESTİNİ DOLDURACAKSAN
Ben hep ayaktayım seni bekliyorum
Benim gölüme gel testini dolduracaksan
Göreceksin sularım ayaklarını öpecek
Aşkımı anlatacak, göreceksin
Bu gölgesi kumlara vuran yağmur bulutudur.
Siyah zülfün üstüne kaşın, gözün üstüne
Bu bir tutamlık yağmur bulutudur vuran
Ben hep ayaktayım seni gözlüyorum
Benim gölüme gel testini dolduracaksan
Tüm bayırı yaban çiçekleri sardı
Taze çime otur, yüzüne peçeni vurma
Sularım seni bekliyor bakıp düşe dalacaksan
Ben hep ayaktayım seni bekliyorum.
Rabindranath Tagore



LaSalome 13 Haziran 2007 00:10

Senin Gemilerin Camdan Sevgili

Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan,
dostluklardan...
Duydum ki yine acımaya başlamışsın kendine...
Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği
sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üşümüşsün...
İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun.
Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde
sürüklediğin ve yıprattığın sevgine minnet borcunu ödeyecekmişsin...
Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere
saracakmışsın. Onu kendini güçlü ve korunaklı
olduğunu hissetmediğin hiçbir yerde ortaya çıkarmayacakmışsın...
Sevgini yırtıcı bir kuş gibi yetiştiriyormuşsun.
En iyi savunmanın saldırı olduğunu ve yokolmamak
için yoketmek gerektiğini öğretiyormuşsun ona...
Ona onu,sabırlar, merhametler ve inceliklerle değil,
hazlar, hayranlıklar ve kıskanç ilgilerle
besleneceğini vadediyormuşsun.
Her gece uyumadan önce arkasında Che
Guevera’nın resmi olan aynanla konuşuyormuşsun:
Bir sen varsın önemli olan, bir sen varsın gerçek olan...
Hem onca acıya rağmen hala güzelim...
Ve artık kendime yasaklıyorum başkalarına acımayı ve hayatın acısını...
Aynadaki nefesinin buğusunu görüyorum buradan.
Gözlerinle gözgöze gelemediğim için tutup
aynadaki buğuyu öpüyorsun.
Yaralı kendini öpüyorsun...
Çekmeceden cüzdanının çıkarıp içindeki kredi
kartlarını seyrediyorsun zoraki bir hayranlıkla.
İçinde sevgini sakladığğın kaleyi daha da
güçlendirmeyi geçiriyorsun aklından.
Kredi kartlarını yalıyorsun dilinle ve onların zehirli
tadını içine akıtıyorsun.
Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
ölüm çığlıklarına alıştırmak istiyorsun kendini böylece.
Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri
gizleyen ve bütün katliamları anında temize çeken
teknolojinin zehirli tadı sarıyor şimdi sevginin yaralarını.
Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
çocukların ve kimsesizlerin ölüm çığlıklarına
dayanamadığını hissettiğin anlar, senin için hayatta
sadece annenin babanın ve kardeşlerinin önemli
olduğunu söylüyorsun kendine ve akşam iş dönüşü
onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun...
Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardına saklamadan
önce sadece kendi çocuklarını sevenleri kınadığını
unutmak içinse bu defa başkaları değil kendin kanatıyorsun sevgini.
Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun
kendine.
Köpegi severken, kucaklarken sana acımasızlık
eden dostlarının, seni sevginin o hayal ülkesinde
yıllarca bekletip düşlerini ve ömrünü çalan
sevgililerin yüzleri geçsin istiyorsun karşından.
Onların yüzleri geçtikçe sahibin olduğun için senden
başka kimseyi sevmeyecek ve bağlanmayacak
olan köpeğine daha da sıkıca sarılmak istiyorsun, öpüp koklamak.
Kendini öper gibi, yaralı ve belki de artık hiç
iyileşmeyecek olan kendini.
Hiç iyileşmeyeceğini artık kendinden bile
saklayamadığın böyle anlarda para kazanmak
istiyorsun, iş kurup daha çok para kazanmak.
Böyle anlarda bir kalenin ardında gizlediğin
herşeye yanlışlarla dolu olsa da senden izler
taşıyan tarihine bile düşman oluyorsun.
Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artık hiç
iyileşmeyecek yaralı kendini yoketmek istiyorsun...
Sonra yorgun düşüyorsun... Artık dinlenmek istiyorsun.
Yarına daha dinlenmiş ve korkularından kurtulmuş
olarak uyanmak istiyorsun...
Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere bıraktığın
dalğınlığın geliyor aklına...Kendine bir kez daha
acıyorsun ve bu yüzden pahalı bulup da almadığın
giysileri almaya karar veriyorsun.
Bu pahalı giysiler sayesinde ilgilerin kölesi değil,
ilgilerin merkezi olmayı istiyorsun.
Bu giysiler sayesinde sızlayan sevgilerini örtmek,
örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.
Oysa senin gemin camdan sevgili...
İşte güçlü balığın güçsüz balığı yokettiği kanlı
denizin her tarafından seni görebiliyorum...
Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya
daldığını görebiliyoruz buradan.
Çünkü senin gemin camdan sevgili.
Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını...
Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini...
Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül
karara rağman nasılsa hep masum kalan
sayıklamalarını görüp duyuyorum buradan...
Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini.
Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili...
Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da hemen tanır.
Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
Ya da seni yokederler sevgili...
Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın sen
Senin gibiler örtünemez...
Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili.

cezmi ersöz


arwen 13 Haziran 2007 00:22

bu sözler benim için


Rüyalarım birbirine karışıyor,
İzlerini sürdürmek istesem de,
Yaşadıklarımın üzerine,
Dokunduğun an,anılar,
Yaşanmışlıktaki cazibesini yitiriyor.
O an ki parlaklığını,
Gerçek dostluğu,samimiyeti.
İnsanlar neden başaramıyorlar,
Neden yalnızlığım çok kutsal,
Kendini terk ederek yaşayan,
Bir sürü insanlar çoğunlukta.
Hayatım boyunca düşünüyorum,
Aşkım ve sevgim hep ağır bastı,
Sevgimi,aşkımı o denli,
İfade ettim ki insanlara,
Onları izledikçe koptum,
Benden ayrılmayı düşünen,
Aşkım dediğim kişinin,
Şiddetle terk edişini gördüm,
Bu kadar fazla görmek,duymak,
İnanın içimi acıtıyor.
Ona çare bulunamıyorsunuz.
Hayatı kullanmayı başarabilir misiniz?
Tadını çıkarabiliyor musunuz?
En önemlisi kendin,kendiniz için,
Ne olursa olsun,
Keyifli yaşamak çok önemli,
Kendin,kendiniz için yaşamak.
Meyve veren ağaç taşlanır mış,
Hiç umurumda da değil,
Erinç görüşümde değil,
Ruhumda,bilincinde olduğun,
Her şeyin keyfini çıkarabilirsin,
Bir su damlasını bile,
Sürüklese rüzgar,
Koskoca deniz küçülür,
Gerçeklik asla inkar edilmez,
Özgür bir su damlası,
Özgürce güzel bir bakış,
Hüzün deli dalgalarla gelse,
Özgür hüzünlerin,mutluluğu,
Taşımasıdır hep dileğim,
Ve yaşam,yaşamaya deymeli...



Sami ARLAN...


jöly 13 Haziran 2007 00:26

HER ŞEYDE SEN VARSIN
Bir karanfil, bir yâsemin, bir ıtır;
Bir yaprak üstünde parlayan damla,
Velhâsıl, her şiir seni anlatır.

İçim burkulur da o eski gamla,
Dudaklarım titrer, gözlerim dolar;
Ruha kurşun gibi çöken akşamla.

Sanırım ki bahçelerde sesin var,
Mehtap yine senin için doğacak,
Seni anlatacak bütün şarkılar...

Halbuki sen bir köşede en uzak
Hayâllere dalıp kalmışsın öyle,
Gözlerini kaldır, gözlerime bak:

Seni fazla sevmek günah mı söyle! ...
Gültekin Samanoğlu



Sedef 21 13 Haziran 2007 00:42

Mahvetme Sevgileri
Döneceksin arkana,geç olmuştur vakit,
Bakacaksın resimlere,yok olmuştur sevgin,
Dalacaksın hayallere,ağlayacaksın...
Birgün sende sevdiğini anlayacaksın..

Taşacak öfken her söze,her lafa..
Başka kimse istemeyecek,yalnızlık kokacaksın.
Dünü unutup hep ileriye,
Pişmanlığın engel,bakamıyacaksın.

Aşık olmayı basite vurduğun o an,
Aşkı oyuncak sandığın o an,
Gidiyorsun,farkında olmadığın bir boşluğa,
Gidiyorsun,keşkelerin diyarına..

Aşk uğrar belki sana yine,
Bari anla hatanı,hatanı anla
Tekrar mahvetme,
Kendini,
Ve inanmadığın vakt-i zamanında,
İnananların sevgilerini...


Yusuf Önaç


arwen 13 Haziran 2007 00:45

her an


Gök çıldırmış
Yagmur deli deli
Kara bulutları aglatıyor
Şimşekler çakıyor bir yandan
Gece yldızlarını yitirmiş
Elbistan derin uykuda
Sen ve ben,uykuları unuttuk
Gönlümde parçalanıyor hasretin
İçimde volkan gibi yangının
Sensizlik,dudagımda bir damla kan şimdi
Gözlerim düşüyor hatıralarının üstüne
Bakışlarım sende çakılı
Çaresizlik,dalga dalga beynimde
Özlemin dilimde
Her an düşen iki kelime
Yıgılıp kalmışım bir köşede
Ne canımda can
Nede yarına çıkacak bir hal
Hücrelerime doluyorsun
Nefes aldıgım HER AN.....


bahadır özen


Sedef 21 13 Haziran 2007 00:48

Unutamadım




Ağaç yaprakları, döker unutur
Can canı mezara, koyar unutur
Gece gündüz olmaz, küser unutur
İstesemde seni, unutamadım

Yapılan teselli, fayda sağlamaz
Bulutlar döktüğü, yaşa ağlamaz
Et Tırnaktan geçer, gönü dağlamaz
Sevgin kalbi dağlar, unutamadım

Çiçek dalda kalan, gülü kurutur
Kuşlar yuvasında, yavru unutur
Aşkın damarlarda, canı büyütür
Ben bu ayrılığı, unutamadım

Kuşlar unutulur, akşam dalında
Mecnunlar yok oldu, aşkın yolunda
Ben sana baglandım, sevgi kolunda
Prangaya vurdun, unutamadım .






Necati Keçeli


jöly 13 Haziran 2007 01:06

GECELEYİN ÇİÇEKLER
Geceleyin çiçekler daha bir güzel
Ve serin elleri, sıcacık gözleri diye dur...
Sana kim inanır ki, seni kim dinler,
Senin bol ışıkta, senin gündüzleri
Rahat göremediğini ne bilsinler,
Ne bilsinler çiçekleri sevdiğini?
O çiçekler ki geceleyin saksıda,
Geceleyin çiçekler saksıda diri
Karanfili, ortancası, yasemini.
Geceleyin çiçekler daha bir cömert,
Daha bir alımlı, daha bir kadınca diye dur...
En utangaç çağda görülen düş gibi
Geceleyin açılır sabahki gonca.
Her şey el yordamıyla bilinemez ki.
Yaprak yordamıyla, koku yordamıyla
Uzanır geceye bir asma gül; eski
Ve uzak bir dünyaya dökülmüş gibi.

Gültekin Samanoğlu




Saat: 15:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık