![]() |
Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydum masaya dokuzu Pencere yanındaydı gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu uyanıklığını koydu Tokluğunu açlığını koydu. Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu. Edip Cansever |
Hassas Terazi Ben nerde a dediysem orda a önümde ibresi sağa sola kımıldayan terazi. Az uzağınıza gittiysem böyle daha iyi göresiz bir hafif yankı denizler ötede ses eder siz. Hep kendim için mi bazı şeyleri gizlediysem bilmeseniz başka dünyalarda a vardı görülür hesabı ben/de a dediysem. Behçet Necatigil |
Aramizda daglar var Aramizda uçurumlar Yaklasma yanilirsin Ben öldügümü bilirim Sen yasadigini sanirsin Kendini bilmeden daha Beni taniyamazsin... Günlerim atese gebe Gecelerim sancili Varamadik sabaha Ben bir yumak dügüm dügüm Sen karmakarisik bir kördügüm Kendini çözmeden daha Beni anlayamazsin... Ahmet Selçuk Ilkan |
Beyaz Göğsün Bana Karşı Beyaz göğsün bana karşı Açma beni öldürürsün Ela gözler süze süze Bakma beni öldürürsün Öldürüp kanıma girme Her bir yada gönül verme Ela göze siyah sürme Çekme beni öldürürsün Gevheri der şah-ı bülbül Beyaz gerdan bina-yı pul Yanağına kırmızı gül Takma beni öldürürsün Gevheri | |
A ve Ş ve K Bir garip mengene yüreğimi sıkar Bir kuşun kanadının gölgesi düşse yüreğine Kıskanırım. Ben mavzerde fişek Ben ki kını da bıçağım Gökyüzünü paslı bir maviye Yeryüzünü kızıla boyarım İsterim ki mutluluk gölgen olsun Gözlerinin gülen tılsımı hiç bozulmasın Ben bir bedevinin su aradığı gibi Arıyorum şimdi seni Ve nasıl özlüyorsa yarasalar geceyi Bende seni öyle özlüyorum Eylülün geldiğini Sızlamasından anlıyorum dizlerimin Bilir misin karanlık bir gecede Yalnızlığın insana nasıl koyduğunu Bilir misin kara bir karıncanın Beyaz kalbi gibi bir hisle sevdiğimi seni Bilir misin içinde aşk geçmeyen şiirleri yazmadığımı A Ve Ş Ve K Harfleri Mazi urganın ucuna bağlıdır, benim gönlümde Bir tren penceresinden el salladığım gün Siyah saçlı bir kıza Bir otogarda bıraktım bu harfleri Sol göğsümün üstünde muska gibi Sakladığım resmi uzayıp giden Yollara bıraktım K.Maraş Ömer Arslan |
Ben en çok sonbahar'ı severim. Ben en çok baharın sonunu severim. ne kış kadar üşütür sonbahar nede yaz kadar yakar içini. hep bana yakındır çünkü sonbahar, hep benden yanadır, bana döker için. yapraklar bile iple çeker gelişini toprağa değebilmek için. Hele kuşlar, onlar bile yolunu gözler sevdiğine kavuşmak için. Sonbahar gelsede göç etsem sevdiğimin yanına diye. güneş kendi halinden memnun zaten her zaman. O hep aynı ısıtır. Ama sonbahar bunun adı. Onuda kandırır. çaktırmadan... ben en çok sonbahar'ı severim. yaz da güzeldir... kış da beğenir kendisini bazen. o bahar yokmuuu. Aklı sıra kafa tutar sonbahar'a... Ama dedim ya ben en çok sonbahar severim... Çünkü; Ben seni Sonbaharda tanıdım........ Uğur KÖROĞLU |
SONNET Kalbim sırrını buldu, manalandı hayatım. Ölmez bir aşk aniden kapladı benliğimi. Ümitsiz acı çektim ve herkesten sakladım, O bile kendisini bilmedi sevdiğimi. Ah! Şimdi çok pişmanım, yanında gölge gibi, Hem ondan ayrılmadan kalacaktım, yalnız ben Hem ölünceye kadar mesut bir köle gibi, Hiçbir şey istemeden ve bir şey beklemeden. Tanrı onu yaratmış melek gibi saf, temiz, Yaşarken etrafını dinlemeden, habersiz Bu aşkın şarkısıyla bir gün karşılaşacak. O kalbe gömülerek yaşanılmış sevgiye, Kendisinden başkası olmayan sevgiliye "Kim bu kadın acaba?" deyip anlamayacak Felix Arvers |
Hani bulutlarla bana haber yollayacaktın, Sen her yağmur damlasına bir kelime yazacak; bende o damlaları avuçlarıma alıp, yazdığın mektubu okuyacaktım. Kokunu çiçeklere iliştirip yollayacaktın hani? Söz vermiştin... Bülbüller sözlerini getirecekti bana. Dalgalar, vurup vurup hasretini solumayacak mıydı? Yıldızlar, sana giden yolu gösterecek, mehtap, yolumuzu aydınlatacaktı. Aşkımıza ondan başka kimse şahit olmayacaktı Öyle sevecektik ki bibirimizi, sorgusuz sualsiz girecektik cennete. Kıskanacaktı nur'umuzu melekler bile... Şimdi neden solgunsun böyle bir tanem, Niçin açıp gözlerini ellerimden tutmuyorsun? Uzat ellerini, al beni de yanına. Bunca hasret yetmez mi çıkmak için katına, Yoksa gittin ve unuttun mu beni; Unuttun mu oralarda? Göz kırp bana yıldızlardan. Bir an bile durmam buralarda inan; Davetini bekliyorum Çağır geleyim artık, Çağır meleğim artık. Coşkun Erdoğan |
Aşk Yarası Yar mı sevilirmiş gizli gizlice Aşk yarası derin aman efendim... Kara sevda yaman incedir ince Aşk yarası derin aman efendim.. *** Sevip alamayan gönül köşküne Yaşıyom demesin boşu boşuna Benzemez hançere yağlı kursuna Aşk yarası derin aman efendim... *** Çağları der gizli gizli sevmeyin Varıp aşkı yare beyan eyleyin Ser verinde gençler sırrı vermeyin Aşk yarası derin aman efendim Aşık Çağlarî |
Sensiz Ankara... Dün yağmur yağdı Ankara'da bardaktan boşalırcasına, Sanki benim yerime Ankara ağlıyordu, Sanki senin gidişinle Ankara kahroluyordu... Ankara'da biliyordu bu son gidişti; Gelmeyecektin birdaha,dönmeyecektin Ankara'ya Kendini bu kadar sevdirmişken zamansızdı bu gidiş... Ankara bugün de ağlıyor dünkü gibi, Alışamamıştı yokluğuna tıpkı benim gibi, Sokaklarda çağlayanlar oluştu aynı gözlerimdeki gibi, Dostlar bile fayda etmedi;çünkü sevmişim seni deli gibi... Ankara'da yarın güneş açacakmış,ısıtacakmış insanları, Umuda yelken açıp unutacakmış yaşananları, Peki ben ne yapacağım yarın? Unutabilecekmiyim yaşananları? Söz verdim Ankara'ya seni unutmayı deneyeceğim; Seni unutamayacağımı bildiğim için Ankara'yı terkedeceğim, Yanlış anlama Ankara seni hep seveceğim; Ama sevgilime söz verdim onun yanına; Cennet'e gideceğim.. Aslıhan Erdal |
| Saat: 22:29 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık