![]() |
Gidersen Yıkılır Bu Kent Gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Birde seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birhanelere Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine Gidersen yıkılır bu kent kuşlarda ölür Bir tufan olurum sustuğun her yerde |
Çaresizim Sevgim avuçlarımda uyandım yine bu sabah Bir baktım yoksun Sevgimi bırakmışsın öksüz Hemen aldım avuçlarıma Sen bıraktın, Ben koyacak yer bulamadım... Cam kenarına koysam güneş alır, İçerisi zaten nemli Başkasına göstermemeli Avuçlarımda sevgim ÇARESİZLİĞİ BİLİR MİSİN? BİLDİĞİNDEN DAHA ÇARESİZİM ... |
Buğdayın Öyküsü Yeşile hasret, Toprak damları arsız, Ve kör bir bıçağa benzeyen Rüzgarı amansız Bir dağ başındayım. Köyün kırkbeşliğinden, Boyun eğmiş yazgısına Çulsuz oğlu Ahmet'in; Karanlık ambarındayım. Ben:dam diplerinde Koca kafalı çocukların, Ben ömür tüketenlerin tarlada Kızlı kızanlı Ben:boğazlarında Bir lokma ekmek, Biricik aşıyım, Ben:dağda taşta Anadolu'mun Yaşam savaşıyım. Etrafını kuşburnu çalılarının, Ve dikenli otların Çevirdiği yokuş tarlada Gidiyorlar Çizgi çizgi Ağır ağır Ahmet'in öküzü önce Çulsuz Ahmet arkada Menteşeleri hayli çürümüş kapım Açıldı aydınlığa doğru Fadik kızı gördüm eşikte Rengini benden almış saçları Belik belik Gözleri Süzgün süzgün Dağıttılar her birimi bir yana Dudaklarında besmele, Ellerinde bereket Ve gözlerinde umutla Topraklar dünyanın her yerinde Topraklar verimli Topraklar kıraç Toprakları işliyor insanlar Kiminin var biçerdöverleri, Kimi toprak yoğuruyor elleri Önce yağmurla buluştu toprak ana Sonra gelinliğini giydi bembeyaz. Dağlarda kurtlar uludu, Nağmeleri taşıdı deli rüzgar Ta uzaklara... Soğuk kış gecelerinde Ne yaptı çulsuzlar bilmiyorum Ve ben Sıcacık toprağımın altında Sessiz sedasız Ağlayanları dinliyorum. Geceler gündüzleri Gündüzler geceleri kovaladı Görüldü ilk yazın ucu Harlayıverdi çiçek çimen İlk filizini verdiğinde dünyaya, Bir kadın gibi, Mutluydu toprak ana da Yüzü kızardı, Bedeni terledi, Ovalarda gelincik çiçeğinden, Ve dağlarda sel sularından Kimseye yol vermedi. Gün ışıdı mı dağlarda rengarenk, Önce beni aydınlatır. Yel esti mi bıçak gibi, Dağılır önce benim saçlarım Dünyadan haberim yok çok şükür, Yeter bana toprağım çulsuzlarım Çiçekler meyveye durduğunda Ağaçlarda Güneş yandığında, Alev alev tepemizde, Topraklarla beraber Otlar da kurudu Ağırlaşan başağım Ve uzayan boyumla Rüzgar ne yöne, Ben o yöne, Rüzgar hızlı, Ben dalgalı, Rüzgar yanık, Ben sevdalı, Geldi zamanı deyip Bismillah çekti çulsuzlar Derinden derine. Ellerinde keskin orakları, Damarları oluk oluk Vurdular güneşte sarı, Rüzgarda alacalı Saplarım üzerine. Nasırlı elinde orağı sımsıkı Perçemlerine ak düşmüş Çulsuzun karısı, Ve buğday başaklarına karışan Fadik kız terliyor. Bu ter düştüğünde yere, Aktığında alınlardan damla damla, Bil ki bu alın köylünündür Bil ki bu köylü dertlidir Bu derdi açlıktandır, Açlığı başkasındandır. Her çalının çizikleri Ellerinde ayaklarında Vurdular on gün on gece orakları Taşıdılar sapları harmana Hiç yorulmadan Bir Ahmet'in öküzünün Bir Fadik kızın sırtında, Rüzgar çıkıp etrafa savrulmadan. Düvenin altında onca ezildim İnanın üzülmedim hiç. Biliyorum bu üretimdir Ekmek parasıdır. Acı çeken ben değil Köylünün kanayan yarasıdır Topladılar harmanda ezilmişimi Verdiler makineye Makine dedim aldanmayın Tahtadır içi pervaneli Sakın motorlu bir şey sanmayın. Samanı buraya atacaklar Bütün gece kan ter içinde Beni samanımdan ayıracaklar Yol yok, yolak yok Motor nereden gelsin. Elektrik de neymiş Gel ki burada ay ışığını göresin Uyanır kuş böcek Köyün sessizliğinde taze saman kokuları gelir Diğer harmanlardan Canları çıkmıştır, yorulmuştur çulsuzlar Gözleri kapanırcasına uykusuzdurlar. Çalışmak gerek yaşam uyku dinlemez Buğdaylar bekler çulsuzları Değirmene götürmeden ezilmez Köpüklü dağ suyunun altında Döner taş ağır ağır Ezer bizleri bembeyaz ve tertemiz Bunca ay kahrını çektiniz toprağın Yok mudur buncacık hisseniz Bıldır gibi her yıl, Yine dişleri kan dolacak, Yine toprak yoğuracak elleri, Yine dikecekler gözleri semaya, Yine beni ekecekler. Nice çekti çulsuzlar, Nice çekecekler... |
Söndürün ışıkları odam karanlık kalsın Sensizliği yaşarken bu sessizlikte, gelmeyecekse... Söndürün yıldızları bana bir tek ay kalsın Derinliklerdeki seni anlatacağım Bu gece solmasın, gün doğmasın İçimdeki sevda gecemde kalsın Adı bende, yaşanan mazide, o beni hatırlasın... Kim yakmış bu sokak lambalarını o dönmedi ki Koyu mavilikler içersindeyim, bu gecenin sabahında gel Dolunay bak bu gece her yer aydınlık İstiyorum ki sen yoksan eğer olsun her yer karanlık Almadım üzerime henüz sensiz kimliğimi Öyle dolusun ki hala yüreğimde.. Oysa bitiyormuş her şey, başlıyor ardında kendince düşünceler Okuduğun satırları düşünüyorum birer birer... Hissediyorum eksikliğini sen olmayınca Dolaşan kan değil artık damarlarımda.. İnceden inceye acıtıyor, kaplıyor içimi bir hüzün Bir ben mi mahzun bir benim mi bu hüzün... Yok ki takatım gel demeye Öyle yıkkınım ki öyle biçare Bilmem gel desem de... İstemiyorum bu gece sabah olmasın Geceler sen gibi sırdaşım oldu Yosun tutmuş hayaller, Yaşanan dün gibi boğazıma tutundu... Ay senden daha yakın bu gece bana Bakmayacağım yüzüne doğacak günün.. Ağlamıyorum aslında akıyor kendiliğinden yaşlar Bu sevda mı bilmiyorum... Var üzerimde bir ağırlık Yakıyor geçerken her zerremi bu karanlık Ne oluyorsa bilmiyorum bana da bu gece Doluyor gözlerim bir biri ardına dokunduğum her hecede... İşte yine dağılmışım işte yine paramparça Hadi topla beni hadi yine paramparça... Uzak bir yerlere gitmeyi düşünüyorum uzun zamandır Sensizlik bitse de ben gitmesem Sessizlik biterse ya sen gelmezsen Ya her şey tamam olur da Sana tutunamazsam... Üşütmüyor bu rüzgarlı hava nedense beni Yangın olmuş sarmış bedenimi Eserse essin o keskin rüzgar Dallar kırık, yaprak kırık, yürek kırık, Ama hala çok sıcak... Azad edeceğim umutlarımı göğe yalvarıp Kalacak acım avuçlarımda... düşünürdüm hep gidecek mi bir başıma bırakıp da beni giderken seslenecektim "gidiyorsun ya mutluluklar sana" ama sen gideli epey olmuş ben anlayalı bi kaç saniye... bir kez daha sarıl bana.. yokluğunu bilmesin yüreğim... hani bedenim dayanır da.. dayanamaz körpecik yüreğim... |
Vakit Gece Yarısı Yine düşüncelerim gökler gibi karanlık Yine ellerimle boşluğu tutuyorum Bütün öfkesiyle üstüme geliyor şehir Ve ben saklanmayı yine unutuyorum Vakit gece yarısı Korkularım cesaretleniyor bana Oysa vakit gece yarısı uyumam lazım Nerede o çocukluğumdaki uykular Beşik beşik sallandığım dünya Nerede oyuncaklarım Saf masum gülümsemem Onlar nereye gittiler Vakit gece yarısı Beynimi kemiriyor nedense sessizlik Sessizlik niçin uygun düşer gecelere Ah... sonbahar seni kaç kere kaybedip Kaç kere böyle yanımda buldum Donmuş damarlarımda yaşamanın sevinci Yürek kuşum umuda çırpmıyor artık Vakit gece yarısı Bir ara kayboluyorum Kendimden çevremden her şeyden habersiz Öyle bir hâl ki bu tarifi yok benzersiz Yutkunarak boşluğu soluyorum Fırlayıp gidiyor göğsümden yüreğim Kendimden uzağım kilometrelerce Bu değişik mekanda sıkıntıyla gezerken Yatakta çırpınan bir beden buluyorum Vakit gece yarısı Yetmiyor gibi kendimi dişlediğim Karanlığı yarıyor bir yüz gülümseyerek Tanıdık bir simâ âşinâ bir çehre Ah...diyorum yine mi sen yine mi Hep hayalini kurup her an düşlediğim Yine mi sen yine mi yine mi sen Ne olur sanki bir gün evet bir gün Etinle kemiğinle varolup gerçekleşsen Vakit gece yarısı Neşeli bir günün rahatlığında Uyumuştur şimdi mutlu insanlar Sen de sıcak yatağında uyuyorsundur Oysa ben uykuyla henüz anlaşamadım Bilirsin benimle anlaşmak biraz zordur Vakit gece yarısı Yine düşüncelerim gökler gibi karanlık Yine ellerimle karanlığı tutuyorum Bütün öfkesiyle üstüme geliyor şehir Ve ben saklanmayı yine unutuyorum |
Çaresizim Ben Sensizlik canıma yetiyor artık Her gün ağlıyorum çaresizim ben Umudum tükenip bitiyor artık Her gün ağlıyorum çaresizim ben Korkuyorum bir gün çlıdıracağım Kadere feleğe saldıracağım Belkide kendimi öldüreceğim Her gün ağlıyorum çaresizim ben Günler geçti gitti sen yoksun yine Derdimin sayısı ulaştı bine Kavuşmak imkansız ah bile bile Her gün ağlıyorum çaresizim ben Latifim dizimde derman kalmadı Derdimi serecek harman kalmadı Aşkın sarayında ferman kalmadı Her gün ağlıyorum çaresizim ben |
Ya Benimsin Ya Benim Gezdirme peşinden nafile beni Yaktırma yıktırma bana alemi Benim kadar kimse sevemez seni Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Eyvallahım olmaz bir başkasına İstersen gel dene istersen sına Sokmam hiç kimseyi yar dünyasına Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Ne gül istiyorum ne bağ ne bahçe Ne saray ne koltuk ne il ne ilçe Bu sevda uğrunda ömrümde geçse Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Yayılsa dünyaya kol kol tellallar Kulaktan kulağa geçse fermanlar Elimden alamaz gelse krallar Ya benimsin,ya benimsin,ya benim Bu dünya bir yana sen bir yanasın Seninle yaşarım içimde cansın Sen bana,bu dünya ellere kalsın Ya benimsin,ya benimsin,ya benim.. |
Çaresizliğim Çaresizligimin çaresini Bazen gülen gözlerde Bazen aglayan sözlerde aradım Bazen herşeye karşı direndim Bazen en ufak bir esintiyle yıkıldım Ama sonunda gene hep ben ÇARESİZ KALDIM |
Gün'e Karşı Gün ilan etmek sevgilere, beni Rahatsız ediyor. Kutlamam kutlayamam Günlere bölünemez ömrüm. Bir bütünse Yaşamak, o zaman aynı olmalı insanlığım. Sevgiyi zaman üstü taşımalıyım, dünya’da Yürek yüreğe yaşamalıyım. Mühürlenen kalbe güneş doğar mı Sevgi yağmur olup gökten yağar mı Hiç anne sevgisi gün’e sığar mı Ne vardı sevgiye bir gün seçecek Sevgililer günü gelip geçecek Sonsuz olmalıdır sevgi dâima Günlük gösteriler bir damla imâ Yıl boyunca kızgın öfkeli simâ Aşk denen şurubu nasıl içecek Ne vardı sevgiye bir gün seçecek Kopmaz bağlar ile bizi bağlayan Sınırsız olmalı sevgiye zaman Gelecekse gelsin tezelden o an Dünya yalan insan fâni göçecek Aşk denen şurubu nasıl içecek Göstermelik sevgi gün’e ad olmuş Hediyelik aşk’lar vitrine dolmuş Bir mayıs gününde çiçekler solmuş Körpe fidanları ömür biçecek Dünya yalan insan fâni göçecek. |
Ya Evde Yoksan Aşkınla ne garip hallere düştüm. Her şeyim tamam da bir sendin noksan, Yağmur taş demeden yollara düştüm. İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Elbisem gündelik,pabucum delik, Haberin olsa da sobayı yaksan. Yağmur iliğime geçti üstelik, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Sarhoşsan kapıyı çaldığım anda, ******ler gibi açık saçıksan, Bir de ufak rakı varsa masan da, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Bakkala gitmeme lüzum kalmasa, Durumu anlardın,takvime baksan, Allah vere misafirin olmasa, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Kıvırcık marulun vardır inşallah, Bir salata yapsan,bol limon sıksan, Senin de iştahın iyi maşallah, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Sabahlara kadar içsek,sevişsek, Ne ben işe gitsem,ne sen ayıksan, Derin bir uykunu içine düşsek, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Ne kadar üşüdüm,nasıl acıktım, İlk önce sıcacık banyoya soksan, Sanırsın şu anda denizden çıktım, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Yanlış mı aklım da kaldı acaba? Muhabbet sokağı numara doksan, Boşa mı gidecek ,bu kadar çaba, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . Ya yolu kaybettim,ya ben kayboldum, Ne olur bir yerden karşıma çıksan, Tepeden tırnağa sırılsıklamım, İçim ürperiyor ,ya evde yoksan . |
| Saat: 20:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık