MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Mystic@L 10 Mart 2007 10:53

Mağrur Gece

Güneş daha doğmadan
Damarlarıma
Dinamitler yükleyip
Yiğit şarkılar söylemeliyim
Aydınlık üzerine

Kafamda
Bin nice fırtınalar koparmalıyım
Karanlık uyanmadan
Dimdik ayakta
Ateşten gömlekler giymeliyim
Mağrur bir gecenin sabahında
Güneşi yüklenmeliyim

Arif Altunbaş |


NiliM 10 Mart 2007 11:04

http://img244.imageshack.us/img244/7307/image010ty8.gif

Yağmur

Kışla yaz gibiydik
Sen kar tanesi ben güneş
Çözmek zor bu buzları
Yalvarsam ne fark eder
Çocukça kavgalar bunlar mazeretler
Sebebimiz olmuş yabancı gözler
Kışla yaz gibiydik
Hep aramızda bir yarış
Belki sen birinci ya da ben ne fark eder
Çocukça kavgalar bunlar mazeretler
Sebebimiz olmuş yabancı gözler
Bir küçük yağmur damlası kadar değerim
yok mu sende Güz ayrıldığımız gündür
Kimbilir kaçı bitmiş


Yalın




MaKaLeLe 10 Mart 2007 11:53

Haber Vermeyecektin

Güneş fecre dalıp kaybolduğunda
Ben de kaybolurum her akşamüstü
Açarım göğsümü karanlıklara
Çekerim içime cıgaramın zehri
Seni düşündükçe her akşamüstü

Haber vermeyecektin giderken bana
Sarıldığını bir başkasına
Çekerdim özlemini vuslat anının
Haram katmasaydın hayallerime

Dalgalar sahile her vurduğunda
Peşinden sürükler dönen her damla
Bir ağırlık çöker omuzlarıma
İçimi dökerim uçuşan martılara
O uğursuz sahile gittiğim zaman

Haber vermeyecektin giderken bana
Sarıldığını bir başkasına
Beni avuturdu o an martılar
Haram katmasaydın ak tüylerine

Ali Ekinci |


Misafir 10 Mart 2007 11:55

HER SU BİR SU

Bir zımparaya sarıyorum düşlerimi
ince dişli
sürüp duruyorum yaşamın alnına
sırtımdan sızan damlada
parlıyor çelik
menevişleniyor dünya

Bu torna diyorum, gün boyu
bu torna
kim döndürür
kime döner
zımparalı düşler, tornalı dünya

Düşlere düşen her teri
katmalı diyorum zımparaya
ve sormalı
çarkına devir veren
ve de hızına kollar

Düşleri emzirmezsen
devrin kimedir torna

Çöküyor yorgunluğuna akşam
kararıyor sokaklar
gözlerin gibi

Nesnelere çarpan düşün
dönen dalgalarında ışık
dönmeyen emeğinde...

iki ekmek diyorum
hafifim akıttığım ter kadar
izlerin dansı başlıyor
mor bir rengin ritminde
yüzünü yeniliyor bakkal

Terlerin yolu diyor
ve uzun yolculuğu
sular gibi birleşmek
ne kadar su birleşse
birleşen her su bir su

Ali Rıza KARS...


tikkymelike 10 Mart 2007 12:13

AŞK SONRASI ÖZLEM

Aşk sonrası özlem
Ah o içselliğinin dehlizleri,
Korkusuz ve ışıksız yürümeleri
Akrep yuvaları üstünde
Yaprak dökümlerinin kanayan bakışı
Susuz ve kuru dalları yüreğinin
Gel gitlerin kıyıyı öptüğü yerdesin
Cehennem ateşlerini söndüren
Bir damlasın haykırmalarında
Bir solukta çek dünyayı içine
Mavilşeşsin vadin,
Özlemin aşk olsun atiye
Dur,affetmelerdir harlatan
O sönmez denene
Bak,mavinin çağrısı gülümsemekte
Yeşilin kokusu sarmada yolunu
Yürü,gül bahçene bahar gelmekte
Mehmet Bardakçı


Misafir 10 Mart 2007 13:28


Sensin Sevgi Dağıtan Kadın

çok şairin şiirlerinde varsın
çok şiirin imgelerinde
an an heceler sana açılır
kelimeler dile gelir gizeminde
sesin içtenliğinin derinliklerinde
büyüdür uyuyan yüreklere

ipek böceği dokur dudağında kelimeler
kozasını yırtar gecenin şafak
gözlerim parlar yıldız yıldız
kapılarım sonuna kadar açılır
soğuk pınarların duru suyudur
senle uyanan sabah

saklanbaç oynar yüreğim
onbeş yaşındadır sevgilerim
hap taze hep yenilenen bahar
kırkikindi yağmurlarıyla yağan
sarmaş dolaş ve her gün çoğalarak
şehri cennettir vatanın

izini süren yüreklerin
yoksul gönüllerinde yaşarsın
can üşüme durumunda bile
sen kendinden öte varsın
kimbilir kaç yürekte yaşar
kaç yürekte konaklarsın

kimi zaman ana, sevgili, yar
kimi zaman kurtarıcı melek
ve dost gönüllere ilah
sevgilerin evrensel
vazgeçilmez sihiri yaşamın
sensin sevgi dağıtan kadın


Cemal KARSAVRAN...



Misafir 10 Mart 2007 13:31


Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra.
Alır, götürür beni kokun uzaklara, en uzaklara
Ağzın; dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları

Tenin çekiyor beni, tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm, çekersen ellerini avuçlarımdan

Dönsün başım, tutuşsun damarlarımda kanım
Gel, otur yanı başıma, erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini
Ser önüme, bir hazine gibi güzelliklerini

Sana en muhtaç olduğum şu anda gel.
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel...

Ümit Yaşar OĞUZCAN


Misafir 10 Mart 2007 13:42

Her Sözcük Bir Depremdir

Görüyorum seninde gözbebeklerinde
Bana düşen gurbetin özlem ve acılarını
Yağmursuz bir günde ıslak ve nemli
Adını koyamadım dalgın bakışların
Ve içimdeki sana akan duyguların
Lüzumsuz anlamı olan her kelime
Senin çıkmazlarında kayboluyor
Yeni dünyam sarı şekerim

Önce açelyalar açtırdın gönül bağımda
Sonra hep yeniden doğuşa gebe sabahlar
Kaybolan zamanlarımda şiirime anlam
Bir bahar daha doğdu nur beyazı kıştan
Onurum baş eğdi yürek kıskacında
Ateş çemberi yanar artık bedenimde
Gurbet ve sıla hasreti gözlerimde
Manalı mutluluklar yazar


Artık dudaklarımda türküler söyleniyor
Romantik enstantaneler sözcüklerde
Düş gezegeninde yıldızların gizemi
Başımı yaslıyorum dolunaya sen diye
Hafif esen yelle dans ediyor nesneler
Aydınlık gecenin masalsı görüntülerinde
Yüreğim anne sevgisi gibi coşkun
Kollarımda bir melek izdüşümde

Hayatın ağırlığını hissediyorum üzerimde
Renkli tebessümler sunuyorum gökyüzüne
Sevince boğulmuş bir çocuk edası
Yaz aşkları doğuyor sabahlarıma
Çıplak içtenlikli ve canı gönülden
Göremezsiniz biliyorum mutluluğu
Resmedemezsiniz duygu yoğunluğumu
Su gibi akar cümlelerimde

Bitmeyecek hikayenin ilk sayfası bu
Kim bilir daha kaç paragraf yazılır
Kaç şiire konu olur dizelerde
Doyumsuz saatler biter sanılır
Oysa ki Yıllar sonra bulunan hazinedir
Akdeniz gibi sıcak karadeniz gibi serin
Yılan gibi süzülür yürek ovasına
Her sözcük bir depremdir

Cemal KARSAVRAN...


Misafir 10 Mart 2007 13:50


BİR AŞK MASALI

Bir kuş uçmuş bu daldan
Çiçekte sesi kalmış

Üç yıl geçmiş aradan
Çiçek birden sararmış

Bir kız almış çiçeği
Koklayıp yaralanmış

Kız koşup dala gelmiş
Dal onu ağırlamış

Beklerken kuşu dalı
Yüreği rüzgârlanmış

Uçup dönmüş o dala
Çiçekler şarkılanmış

O günden beri dallar
Rüzgârla arkadaşmış.


Nihat Behram
(Ayışığı yana yana)


Misafir 10 Mart 2007 14:31

sorguçlar takılana dek.....

insanlar köşe başında ölüyorlardı
yaşlı, yatalak
yarım kalıyordu her hikaye
her şey.
tut dedim kendime
ağacın altından yarım yamalak
bir gölge olsun
sarıl.
olmadı.
yıllardır kıvrımlaştım içimde
ulanlaştığım varoşlar mıydı
yoksa deliveren ırmağına uzanmış
at üstünde oynaşan köy mü
beni gece boyu efkarıyla şişleyen
bu çolak sessizlik.

bir kıvılcımla debeleniyordum
içimde
hayatsız bir an
ölmek
yatalak insanlar gibi
sessiz
uzanmak
ırmağın yanındaki kahverengi toprağa
beyaz süslemeli
bir entarin de oldu mu
düşmanını bile görürsün yanıbaşında.

ölmek
aykırı bir sanatıydı toprağın
dönüşümlü suratlar
kemikler unufak
ırmağın boynundaki köy değirmeni çalışıyordu boyna
gümbürtüsü günahların
ve farkında olmadan öldüğünün
şaşkın sorular geliyordu
ve son ayak sesi
....
....
.......
karanlık sadece güneşin gidişiydi
bu sefer ilahiydi hikayeler
bir sonuç bağlamak gerekli değildi o kadar
bir sebep yeterdi azrailin perdesine
olsundu ne çıkar
hikayeler yarım kalsındı
gitmek gitmek
uzun uzun gitmek vardı
şerit şerit
sorgu sorgu
sorguçlar takılana dek
cennetin kapılarına
deccal zincirini koparana dek
ölmek
bir firar kalbimden
düşüncelerimde arta kalan
ekmeğin buğusu kadar sıcak ensemde
ölmek
kapıların ardında
boylu boyunca
yatalak
ve yaşlı.

Ahmet Serdar...



tikkymelike 10 Mart 2007 15:38

SABIR

Yangın yerine döndü üçbuçuk zaman
Beklentiler yerini hüzüne bıraktı
Kırıldı çatladı orta yerinden sabır taşı.
Gittin sen benden
Ben gittim senden
Gittik birbirimizden
Muammalarla dolarken zaman ve mekan
Kırıldı çatladı orta yerinden sabır taşı
Gelsen bana
Gelsem sana
Gelsek birbirimize yeniden
O ait olduğumuz zaman ve mekana
Zaman yok ağlamaya
Zaman yok ağıt yakmaya
Dayan can dayan yürek
Az kaldı
Az kaldı
Sevdaya umuda ve yarına
Dayan be can.

Öner Polat


Misafir 10 Mart 2007 16:01

ISLAK GÖLGE...

Sağ selamet git yorulmasın düşlerin
Ben burada seni aşka boğan el duygularının bedduasını okumaya niyetliyim.



Sevsem seni içimde körelesi bir isyan.
İfadesizliğimi bağışla.
Seni zamansız sarasım var
Gece şelalesi gibi akışın şimdi gözlerimden
Ansızın notalarında susmuşluğum bu ilk değil
Adı aşk gibi
Kendime bu kiralık ifadesizlik
Beni bekleme
Sobe de tam kaçarken
Seni deli gibi sevip, ağlayasım var.

Gün gibi başla yeniden içimde
Kimse kanıtlayamamış ki yokluğunu
Bir aşılmazlık var yurdundan yurduma
Anlasana
Yürekliliğim yalnızlıktan
Baş edilmez bir deniz üstüme üstüme bu gelen
Adı nedir
Nasıl sünger çekilir
Sarmalandım mahpus gibi kırık raylarını aşıp sana
Kuş olup uçasım var

İki pencere arası baksam
Seni ararım
içimden her an gelen tüm manzaralarda
Sen denince
Sokak arası kayıp hep bizde
Ölesiye asansörlü düşler
Bir aşağı
Bir yukarı
Sallantıda şimdi aşkta tüm basamaklar
Şairliği reklam
Kendisi haram
İdam seyirlik yüzüm var sonrasına
İçimde bir sen suskunluğu
Yasak edip kendimi aşka
Seni öldüresiye kıyılarıma hapsedesim var

Korkma
Büyülü bir gizdir
Deli gibi bayram
Kökünden sökülen tüm aşk yollarından adı çıkan “sen”
Toprağa ölüm kokusu mu sindi..
Ölülermi toprağa girdi..Kıyamet mi geldi desem
Değirmene dönmüş yüzüm
Elinin hamuruyla şekillendiren beni sen
İçimde on kavga on aşk üstüne
Dönmedolap gibi
Dönüp dönüp sana koşasım var...

Shera... / Yağmurun Kızı


Misafir 10 Mart 2007 16:17

KOPARDIN

Bir hicran çölüne bıraktın beni
Kalbine girdiğim yolu kopardın
Yaydın üzerime yalan gölgeni
Adını andığı dili kopardın

İçimden boşluğa savruldu külün
Hüznün ateşiyle yandı kakülün
Yıllardır ruhumda öten bülbülün
Her seher konduğu dalı kopardın

Uzattıkça sana boş ellerimi
Birer birer yıktın hayallerimi
Bilmem, ölü müyüm, yoksa diri mi
Saçımdan son siyah teli kopardın

Gönlümde aşkınla hergün yeşeren
Göğü yıldız yıldız önüme seren
O güzel, bembeyaz gülü kopardın

NURULLAH GENÇ


tikkymelike 10 Mart 2007 16:38

EĞER

Neler yazar kalemler,
Sen yazmak istersen eğer,
Nelere şahit olur kağıtlar
Anlatmak istersen eğer
Hüzünler bile güzeldir,
Sevinçlerini görebilirsen eğer,
Çözümsüz değildir bilmeceler
Çözmek istersen eğer,
Yaşamak güzeldir,seversen
Ellerini uzat bana sende
Seversen eğer....

Nesli Tezcan


blood_lovee 10 Mart 2007 18:14

Saklı Geçmiş

Uzun süreli istirahatgahından bir adam,
Sessizliğini bozup yüzyılların ardından
Kalktı artık tanımadığı bir dünyada ayağa!

İlk gördüğüne yapıştı ve söylenmeye başladı,
Dinleyen yaşlı bir adamdı, anlamadı, sıyrıldı kaçtı.
İkinci adamı yakaladı ve genç adama
kendi dilinden elverdiğince,
Dokunaklı bir türküyle yakardı.

Çaresiz o da “kim bu deli” diyerek kaçtı!
Bir güzel gördü, gönlünün bahçelerinde ki
Tüm çiçekleri terennüm etti, anlaşılmadı!

Çocukları gördü en sonunda, yaklaştı,
Ne söylediyse alay edip kaçıverdiler.
Biri kaçmamıştı ve yeni
yürümeyi öğrenmiş gibiydi.

Adamın aklına ninni söylemek geldi
Ve derinden söylemeye başladı ninniyi!
Çocuk o güzel bebek ifadesiyle gülümsedi,
Anlamlı anlamlı büyülenmiş gibi bakakalmıştı!

Uzunca bir süre söyledi adam
Bir hortlaktan
beklenmeyecek kadar duygulu,
Kendi diliyle söylediğinden midir nedir?
Ninniyle sanki can suyunu yürüttü
tersinden!

Çocuksa masmavi gözlerle,
Gök gözlerle ninninin
çekilmişti bir kez içine!
Artık bilmediği o dili anlar gibi
Başlamıştı mırıl mırıl mırıldanmaya!

“Ay day dalalay! ”

***

Birgün öldüğünde kimse,
Kendisiyle beraber mezara
Bir dili de taşıdığını nereden bilebilir ki?
Bilse ölmek o kadar kolay
Gelebilir mi ki?

***

Birgün rüyasında bir taş kaldırır genç,
O taşın altında geçmişi saklıdır onun,
Geçmişin üstünde bir yazıt:
“İşte burada sen yatıyorsun! ”


Semih Seyyid


Nephthys 10 Mart 2007 18:33

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN


Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Bilirsin ki burda değilim artık
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Gelir benim yüreğimde toplanır,
Dağların üstünden sıyrılan duman.
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.
Can evime bakışların saplanır;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
Senden gayrısına bakmam mümkün mü;
Gözlerimi esir alan dağlardan.
Kapımı üç defa çalan postacı
Adresinde yok! Diye notlar düşer,
Eski adresimde bir hüzün eser;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …Eski adresimse kurumuş bir gül,
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
Yaba yaba yelde savrulur gönül,
Firkatli turnalar geçer uzaktan.
Dalgınlığım debimetre tanımaz,
Başım çarpar bir gemi bordasına
Düşerim bir girdabın ortasına
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Birden bezeklenir sevda haritam,
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman…
Lâleler toplarım ben tutam tutam,
Bizim için çalar kıvrak bir keman.
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
Aşka ışık dokur kuşların sesi.
Seninle hep aynı yerde oluruz;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır anlıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burda değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Gülde çiy damlası… Buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param parçayım.
Bir gün Emirgândayım, bir Kanlıcada,
Üsküdarda, Beykozda, Çamlıcada.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu deli yürek?
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Saçlarına pütür pütür yapışmış,
Gözlerinin rengi ile sıvanmış
Bir avuç kuru çiçek topladım.
Kırılıp dökülmesinler diye
Sevgiyle, özenle tek tek topladım.
Yürek fideledim zamana ve mekâna,
Hasat vakti geldi yürek topladım.
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek
Aşıdır, serumdur, besindir her umut,
Ey sevgili umudunu diri tut! …
Bedenim hür değil, mühlet ver bana,
Er veya geç çıkıp geleceğim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,
Hep böyle dönüyor zaman tekeri.
Biri gider, biri gelir mevsimlerin,
Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın.
Acılardan damıtırsın şekeri,
Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların.
En ışıltılı çağında yıldızların
Kaç bıldır öteden göz kırpar bana,
Her umut bir yoldaş, her dert âşina.
Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar? …
Beni güneşin ortasına atsalar da
Yanarım, pişerim, gelirim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

BAHAETTİN KARAKOÇ


Mystic@L 10 Mart 2007 19:02

Efsane

Yıldızlar uzaktan bakarlar,
Hayatın akış tarzına,
Güneş ise dinlemekle yetinir,
Yüreklere fısıldanan şarkılara..

Efsanelere inanır mısın bilmem!
İnanmak önemli değil aslında,
Mühim olan efsaneyi yaşamak,
Az da olsa birşeyler yakalamak.

Efsaneye göre,
Yıldızlar sevenleri anlarmış,
Her zaman yanlarındaymış.
Güneş ise sevgilileri yanına alırmış,
Onların arası soğumasın diye..

Peki sen ne dersin?
Güneşin yanına varmaya
Yıldızların yanında olmaya!!

2001
Fuat Polat


Nephthys 10 Mart 2007 19:13

BİR KARINCANIN AYAK SESİ


bana ‘ben’ değil
bana ‘Sen’, bana ‘biz’
bana ölümsüz ‘giz’ gerekçok aldandım kendime
bir hardal tanesi gibi savrulurken yeryüzüne
hiç düşünmeden yasak meyvayı yerken
kaybettim mukaddes emaneti
ve kaybetmeden bir karıncanın
kalbindeki merhameti
bana ‘ben’ lazım değil
kudret helvasını istemiyorum
bıldırcın etini istemiyorum
istemiyorum cennetin üzümünü, narını
hurmasını, hûrisini
düşmeden nâr-ı cehenneme; yani karanlığın diline
el ele yürürken, geçerken köprülerden
tut kırık elimizden
her daim ‘sen’ lazımsın bize
dayanma gücü ver bize
bize sabır, bize metanet ver Allah’ım!
bir yağmur tanesi gibi
düşmeden susak ve çorak çöllerine dünyanın
bize vahayı, bize vahyini göster
her şey senden, senden
bu Nûr, bu ölümsüz huzur…
toprağa düşen yağmur yerine
denizde bir kaya olmayı öğretirken bize
‘biz’deki ‘ben’e bir daha düşürme
sır aradık, sır verdik, sırra düştük
sırra kadem bastı yediler
içimde hasretler can verir yediler şehrine
üç arkadaş, üç civanmert yoldaş
yüklenirken ağırlığını yeryüzünün
bir anda yok’u var, var’ı yok eder Allah
nerde içimdeki ‘ben’
sus, dinle! bir uğultudur gelen
kimine yakın, kimine uzak
kimine kendi hazırladığı tuzak…
şimdi sana doğru gelen bir karıncanın
ayak sesini işitiyor musun!


Zafer ŞIK


arwen 10 Mart 2007 19:31

Sen vardın bir zamanlar ikimizi bağlayan sen
Bir Eylül akşamında başlamıştı aşkımız
Yaprakların dökülüp uçuştuğu yolda el ele yürümüştük
Ben seni seviyorum demiştim sende bende demiştin

Bir eylül akşamıydı hiç unutmuyorum hava hafif soğuktu
Seni seviyordum ve artık biliyordun sen vardın yalnız sen
Aşkımız vardı güller vardı ve papatya sen papatyayı çok severdin ben seni
Beni sevdiğini bilmek de güzeldi dedim ya aşkımız vardı artık

Sahilde gezerken elini tutmak da güzeldi üşüdüğümüzde sarılmak
Eylül çok soğuk değildi ama sarılmak için bahanemizdi üşümek
Sen olan her şey güzeldi aşkımızda tıpkı sen gibi güzel

Nargile içmeyi de çok severdik birlikte sen elmalı içerdin ben sade
Yanında Türk kahvesi ve yarım bardak su ile
Tavla oynardık sen beni yener hep kızdırırdın bilemezdin ki bilerek yenildiğimi
Seni öyle mutlu görmek bir yana beni kızdırman hoşuma giderdi

Seni çok seviyorum ve senle olmayı çok istiyorum
Yıllar sonra yine bir eylül akşamında aynı sokaklarda gezmek istiyorum
Hep beraber olmak istiyorum senle ömrümüz birlikte olsun istiyorum
Dedim ya sen ben ve aşkımız birde bizi birleştiren EYLÜL


yusuf balcı


Misafir 10 Mart 2007 19:44

http://img105.imageshack.us/img105/6713/9232485bgxnicjgjdph3pu.jpg

--- Nezaman sevdimse ---
Kaç kere yaşadım ben bu romanı
Ne zaman sevdimse ayrılık vardı
Hep kendim kuruttum gözyaşlarımı
Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı

Sen de git bırak git beni düşünme
Kader de, hayat de boşver üzülme
Alıştım hasretin her türlüsüne
Ne zaman sevdimse ayrılık vardı
Alıştım kaderin her cilvesine
Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı

Yaşamadım gitti gönül tadında
Nelerden vazgeçtim senin uğrunda
Seni de kaybettim yol ortasında
Ne zaman sevdimse karanlık vardı
Ne zaman sevdimse pişmanlık vardı


Ahmet Selçuk İlkan


the_pretty 10 Mart 2007 23:00

..*Aşk Cesaret İster..*

Belki bir rüyaydım senin için,
Bir gece ansızın misafir ettiğin.
Aldın gözlerimin açılmayan mührünü
Papatyalarla süsledin düşlerimi ansızın
sözde bahar,sözde nisanmış
Ve El ele yürüdük saatlerce …
Küçük bir yağmura karıştık sonra
Uyanman çok geç olmadı
Her şey bir rüyaymış meğerse….
Ovuşturdun gözlerini birkaç kez
uyandığında
Ve yıkayıp yüzünü sildin tüm izlerimi


Belki de herhangi bir kahramandım,
Tozlu raflarında duran, kitapların birinde
Bende bütünlendin…….
Bende tamamladın eksik yanını,
Heves edip çabucak okudun tüm satırları
ve hiç anlamadan raflarıma bıraktın yeniden……

Belki bir şarkıydım,diline takılan
Aklına estikçe diline doladığın,
Bir solukta dinlediğin…….
Popülerliğimi kaybettim zamanla,
Silindim tüm listelerden…..
Ya da sen çabuk tükettin beni,
Şimdi kim bilir,hangi şarkı dilinde….


Belki de bir şiirdim,
Küçük bir dipnotu olarak yazdığın
Öznesiz,nesnesiz,kafiyesiz
Böyle bir şiir…….
Kitaplarında yer vermediğin,
Yazarken heyecan aldığın,
Ama bir daha bakmaya bile üşendiğin,
Küçük kısa bir şiir…


Belki rengini beğendiğin bir çiçektim
Kopardın beni dalımdan…
Koydun beni camdan bir bardağa
Soldurdun renklerimi
Sevgisiz yaşayamadım.
Öldüm sessizce……………

Belki de bir yabacıydım
Sokaktan geçerken selamlaştığın
Hatırımı sormak için duraksadın
İlgini çektim bir an,merak ettin beni
Kapıyı çalıp içeri girdin
İlk kez bir yabancıyla böyle uzun konuştun…….


Belki de ben gerçektim
Yaşayabileceğin en büyük gerçek
Ve beni sevmeye cesaret edemedin

Faik Danışman


arwen 11 Mart 2007 00:40

HÜZÜN RENGİ

Ne zamanki bu iskeleye geleceksin
yaprakları dökülmüş
bir papatya bulacaksın aynı masada
rengi hüzün beyazı

Oysa
martı seslerine karışırdı
vapur düdükleri, denizin iyot kokusunu çekerken içine
sisleri aralanırdı gözlerinin
Saçlarına gökkuşağı konardı, ılık bir bahar esintisiyle
sevda yağmurlarından sonra

Karanlık odanda
yokluk sararken dört bir yanını
kör bir yalnızlığın kemendi takılacak boynuna
Tek başına içilen kahvenin
her yudumunda, telve telve tortulanacak
cinnet geçirilen geceler
ve hüzünlü zamanlar gözlerinde

Oysa
bir çocuk tebessümü yüzünde
hiç eksilmeyen, acı ve kederden uzak
saatler hep güneşli öğleden sonlarında olurdu

Şimdi güneşli günler o kadar gerilerde
ve kaynağı belirsiz sancılara gebe saatler içinde
bir rüzgar değecek saçlarına, üşüyeceksin
Sevda sözlerini dalgalar süpürmüş olacak
ve yalancı bir rüyadan
hiç yaşamamış gibi uyanacaksın
sabahın rengi hüzün karası

Oysa
sabahın ilk ışıkları vururdu her daim pencerenden
bir yusufçuk öter
saçlarında ellerim gezerdi


atila ışık
:(


Misafir 11 Mart 2007 07:23

Demini Almış Sözümsün

Dirhem dirhem almışım,
Sevdanın lokmasını.

Canlar canına sunmuşum,
Gözyaşı damlasını.

Derya deniz olmuşum,
Dalgalanmışım gönülde.

Boran olmuş esmişim,
Sevdanın serinde.

İlmek ilmek örmüşüm,
Kederleri ellerimde.

Arama sen kendini,
Dua olmuşsun dilimde.

Özümdeki ateşin közünde,
Demini almış sözümsün.

Fatma Güven


the_pretty 11 Mart 2007 12:46

SUSTUM....


! SUSTUM... ÇÜNKÜ KALBİM ACIYOR d.r.e.a.m.c.o.d.e.r

http://img67.imageshack.us/img67/1235/1vs9ju0.jpg

Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...

http://img166.imageshack.us/img166/2700/2wu4cx2.jpg

sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız...

http://img166.imageshack.us/img166/7827/3wc6zu1.jpg

sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne

http://img166.imageshack.us/img166/5492/4qi2hs8.jpg

Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
sustum
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor..
kimse görmüyor...

http://img357.imageshack.us/img357/7427/5zn9mg5.jpg

sustum!
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse hissetmiyor...

http://img110.imageshack.us/img110/9763/6si5it6.jpg

sustum!
saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor...

http://img69.imageshack.us/img69/9282/7os4zi6.jpg

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman
sustum
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse anlamıyor...

http://img69.imageshack.us/img69/9900/8pn0uo3.jpg

sustum!
ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız...

http://img69.imageshack.us/img69/2938/9ns2ut2.jpg

ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar
gelmiyor bahar
kuşlar sevinmiyor
yıldızlar küs
ay üzgün
güneş doğmuyor
acılar dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor...

http://img69.imageshack.us/img69/5999/10jy4dq6.jpg

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat
sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymuyor...

duymu...
duy...



http://img90.imageshack.us/img90/435/wwwantolojicom401938788ma5.jpg





Nuri CAN


Mystic@L 11 Mart 2007 14:24

Rüyalarım Olmasa

Yıldızlara baktırdım, fallara çıkmıyorsun,
Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa.
Pencereden bakmıyor, yollara çıkmıyorsun;
Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa...

Zor mu geldi kalbinde bana sevgi saklamak?
Yakıp gittiğin yeri dönüp bir kez yoklamak?
Değil sabaha kadar seni öpüp koklamak,
Seni sarmam imkânsız rüyalarım olmasa...

Sevmesem özler miyim seni can pahasına?
Ne olur bir fırsat ver, beni bir daha sına.
Adını söyleyemem, senden bir başkasına;
Seni sormam imkânsız rüyalarım olmasa...

Düşlerimde incitsem günlerce uyuyamam,
Sana değil, saçının bir teline kıyamam.
Yıllar sonra dönsen de nerde kaldın diyemem;
Seni kırmam imkânsız rüyalarım olmasa...

Yalvarırım mektup yaz, beş dakkanı ayır da,
Su serp yanan sineme sağlığını duyur da,
Yaban gülü gibisin, dağda, kırda, bayırda;
Seni dermem imkânsız rüyalarım olmasa...

Cemal Safi


blood_lovee 11 Mart 2007 15:44

Sevginin Önemi

Sevgi yıllarımıza aydınlık olacak
Sevgi geleceğimize renk katacak
Sevgisiz bir hayat olmayacak
Sevgi ile büyüyüp gelişecek yüreklerimiz.

Acılarla, savaşlarla,öflerle uğraşmayalım
Sevgi varken dostluk varken
Yüreklerimizdeki sevgileri
Arkadaşlığa kullanalım.

Önümüzde daha gelecek car
Kötülüklerle karşılaşacağımız günler var
İşte bunları sevgi ile çözeceğiz
Yine her zaman ki gibi sevgi kazanacak sevgi!

Sevgi ile doğacak günlerimiz
Yine sevgi ile batacak o güzel güneşimiz
Yıldızların yüzünden gülücükler ayrılmayacak
Hep gözlerimizi kamaştıracak!

Neslihan Özyavuz


Misafir 11 Mart 2007 19:13

http://www.balcanet.net/resima/cubuk/siir10039-cbk.gif

Mouse ile resmin üzerinde gezinin!


VAZGEÇTİM

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki, çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki, yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki, ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem, dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki, korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki, çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki, kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var ya, o koyuyor adama.

William SHAKESPEARE
(Çeviri : Can Yücel )




Misafir 11 Mart 2007 19:24

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mah****a gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına...
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım...
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim...
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı
Bütün korkularına'arka çıktım'olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı
Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git...
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını-daya sırtıma
Titrersem namerdim...
Sen vurdun da ben ölmedim mi?
.

Ahmet Selçuk İlkan


Misafir 11 Mart 2007 19:28



http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10190.jpg
Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Behçet NECATİGİL


http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10190-1.jpg


Misafir 11 Mart 2007 19:57

Bir gün kapına gelsem
 
Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Be ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Asarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜmit Yaşar OĞUZCAN


Mystic@L 11 Mart 2007 21:37

Ecelim Olur Musun?

Hayret! Nasıl da ışıldıyor yüreğin
Sen gerçekten kul musun
Sevdanı gördüm gözlerinde
Yoksa ulaşamayacağım nur musun?

Çırpınır güzelliğinin yakamozunda şiirler
Nakarat nakarat yakar bedenimi şarkılar
Mısra mısra, mızrak mızrak
Saplanır gözlerime güzelliğin.

Gülüşün bir çocuğun sevinciyle
Bayram öncesi arifeleri hatırlatır
Öyle özlem, öyle elbise, öyle pabuç
Her açılan kapıda şefkatinle karşılaşmak
Öyle şeker, öyle fıstık; öyle lokum

Hasretinin hararetiyle buğulanmış bir cama,
İsminin baş harfini yazınca büyürüm yeniden
Öyle mecnun, öyle Ferhat, öyle kerem

Sen yüreğimdeki iklimin baharı
Sen lisanı olmayan dillerin alfabesi
Sen, yavan bir hasretin sevda katığı
Sen bir ilâha niyetlendiğim sahurum.

Gitme sakın yüreğimden âşık sana bu şehir

Asılmış suratların boynundaki ilmik
Çatılmış kaşların şakağındaki kurşun
Bükülmüş dudakların isyandaki dilleri
Yokluğunla savaşmanın, çırılçıplak kışı
Hep mahcubiyet doğurur güneş yerine.

Oysa güneşimsin sen
Uslanmaz ki sensiz bu beden
Bir tebessüm et yeter
Bakışındaki nakışa gölge olmam ben.

Fesat bir yalnızlık var içimde
Yoksun ya yanımda olmasın kimse mutlu

Şimdi sensiz açan çiçekler solsun
Ağustos ayında, el ele tutuşmuş âşıklar donsun
NEYSE! Hepsi bir yana dursun,
Sadece sana öleceğim ecelim olur musun?

Korkmaz Bıçkın


Nephthys 11 Mart 2007 22:59

UNUTULUŞ



Ne zaman aklıma düşsen siliyorum adını unutmak uğruna,
Kaybettiğim her yüzde aynı acemilik var.
Oynamaktan eğri büğrü çıkan sakalllarım derin düşüncelerin kurbanı.
Düşman saldırılarından değil seni içimde hapsedişimdendir fikir tahtamı çatlatan.
Sarı çizgiler döşendi önüme,
Yeni rotam ölümü öldürenlerin kervanı bundan sonra
Bundan sonra benim içimdedir bütün yollar
Yollarda perdeler,
Yollarda sonunda ne iyi ne de kötünün kazandığı filimlerdeki araf ´ a itilmiş oyuncuların rolleri var
Birde yollara şiir okutan adam…
Işıkları sönüyor evlerin,
Kalkıyor sınırları ülkelerin
Ayaklarımı gitmemek için yere çiviledim
Bu sefer gitmemek için yürüyeceğim,
İnsanlar çımıyor evlerinden,
Dünya mesafesiz kalıyor
Benim aklımdaysa hala bir unutuluş var.
Nerdesin yollara şiir okutan adam…

Yazar : medsus


Nephthys 11 Mart 2007 23:38

DÜŞLERİME YOKLUK DÜŞTÜ

Geçmişin zarfıydı yüzüme kapanan,
Ben her nefeste gün be gün eksilirdim.
Sokaklar kadar çoğalırdın bende,
Bense seni sevdikçe daha çok yenilirdim.
Hayata pes edişim asılırdı her gece
Düşsel bir darağacı olurdu gözlerin'
Satır arası yalnızlıklar biriktirdim kışlara,
İçimde uzayan yol artık sana çıkmıyor.
Mahşeri bir ayrılık çöküyor,ruhumun dizginsiz sularına
Yaşamdan soyundu gözlerim,
Parmak uçlarımda ölüyor şimdi tüm kuşlar.
Ayazı kesiyor yüzümü ,hüznü üşütüyor,
Tüm düşler bende siyah beyaz oluyor.
Kan gözlü bir asi ayak diriyor içimde,
Beni bende kanatıyor sen diye
Aklıma firar düşüyor, boş kalıyor ten kafesi,
Bir yığın hüzün , bir yığın kül !
Sonbahar yaprağı alevliyor beni
Kendinden eksik biri oluyor ben
Benim aklım, benim ruhum,
Benim…. benim çıldırıyor.!
Köz düşüyor göz çukurlarıma,
Kendime yolcu oluyorum bu gece.
Bende isimsiz, bende adressiz yollar,
Sen içimde yol , yollar gittikçe sen oluyor
Sığınağım boş bir koridordaki ayak sesleri,
Tek ürküntüm yağmur taneleri senden sonra.
Islandıkça yeşeriyor bende hüzün,
Titrek bir kalp düşüyor hücreme
Kelimeler azat etmiyor beni oysa;
Şimdi en çok sustuğum yerden başlıyor,
Hiç kanamalı tüm yaralar akmaya !
Aşka kavgalı haramiler sarıyor dört yanımı,
İçimi, yüreğimi satıyorum üç kuruşa.
Demir parmaklıklara dönüyor yüzüm,
İçimin boşluğu görünmüyor uzaktan bakınca
Uyanıyorum ; her şey bir düş saçması,
Ama, ama ağzına kadar sen dolu içimin tüm kuytuları.
Gözlerimde kan, içimde sonu olmayan ,
Seni olmayan uzun bir yol. !
Dünya ölüyor bende, bende dünyam ölüyor,
Kendime yolcuyum bu gece ;
Düşlerime yokluk düşüyor !

Yazar : mavieylül


arwen 12 Mart 2007 00:01

sesini duymak şehirler ötesinden bir anının canlanması oluyor,
ve her anı ağrılarla eş anlamlıoluyor
yazık ki,eskilere benzeşmesi,dönüşmesi olanaksız olan
seni seviyorum...sesin kocaman
bir yitirilmişliğin yakan ezgisi şimdi...
bu temmuz
bu çarşamba gecesinde
ve düşmüşken dolunay denize
- ben denize düşüyorum,seni sevmişken kirlenmez deniz,ben düşünce biliyorum-...
eşleşip sırnaşıp duruyor yıldızlar,sesini duymak güzelde;
konuşan sen değilsinki,ben değilim ki onbir saat ötende seni dinleyen,benim duyduğum gizlenen yürek çarpıntıları,bir de karşımda kumsalla oynaşan denizin dalgacıkları.

bir ilmekle tutuyorum
dilimde asıl sana söylenecek kelimelerimi,çözülsem...ya düşersem sonuçsuzluğuna kelimelerin?
ismin kumsala yazılı sesin sesin dağılmasın istiyorum dalgalarda bir ben görüyorum ismini,
tırnaklarıma sıkışmış kum taneleri,bakıyorsa ay,aldırış ederlerse bu halime birde yıldızlar tabiki denize dalıyorum,üşümüyorum öyle bir his yok,
beni titreten başka birşey...düşünüyorumda ne getirebilirimki sana bunlardan başka...sen nasıl haksızlık sayacaksan,söylemediklerimi yapma-
dıklarımı,dizginlerimi sıkı tutarak bende haksızlık diyorum onlara,
seviyorum seni...
yalnış bir ezginin mısraları olmak ezici sesin bu türküyü söylüyor, bu sesler bizim değil, başka bir tonda asıl seslerimiz bizim aslında...
kötüyüm çok kötüyüm
bu temmuz
bu çarşamba gecesinde
ve dolunay düşmüşken denize



hakan şehirli


arwen 12 Mart 2007 00:49

hani gözlerinde sabahladığım
o gece verdiğin resmin vardı ya
işte ben onu hala saklıyorum

hani gençliğimde sana söylediğim
o kokulu sözleri duyardın ya
duyup ta duymazdan geldiğin
hep tekrar söylemem için anlamazdan geldiğin
işte ben o sözleri hala kokluyorum

tek bir ten olduğumuz bedenimde
seni sakladığım o sol yanım var ya
ben seni hala orda tutuyorum

ve şimdi yanımda dolmuş kültablam
dilimde ilk seni seviyorum
derken dinlediğimiz o şarkı
şöminemin yanında elimde kadehimle
dizlerimin üzerinde
o gece sabahladığımız bahtaniye
tekerlekli sandalyemde
sana gülümsüyorum...
ben seni hala çok özlüyorum..



necmeddin özcan


arwen 12 Mart 2007 02:00

Bu sabah güzel uyandım
Önce içimde ki güvercinimi
Özgürlüğe uçurdum
Çünkü
Rüyam da seni gördüm
Balık ekmek yedik seninle
Kalabalığa karıştık sonra
Bir demet çiçek verdin
Yakama taktın birini ellerinle

Biliyormusun
Hep rüyalara inandım
Hep oldu
O hayallerden topladıklarım
Bu sabah
Yine senin şarkını mırıldandım
Bir kokunun sihriyle yandım
Meleklerin kondurduğu buseyle
Bu sabah güzel uyandım


nurcan göksel


arwen 12 Mart 2007 02:52

gene seni severdim


Sana olan özlemim,bir çığ gibi büyüyor
Sensen başka kimseyi,inan gözüm görmüyor
Bu gözler uzaklarda,bak hep seni arıyor
Deniz gözlüm gel artık,yürek huzur bulmuyor.

Bana geldiğin gün,yeniden dogacağım
Mazideki dertleri,ardımda bırakacağım
Ve birdaha senden,asla kopmayacağım
Deniz gözlüm nerdesin,yoksa ağlayacağım.

Kaşların neden çatık
Sen hep bana gül derdin
Sana kızmak mümkünmü,
Gene sana gülerdim.

Birtek seni özledim,
Birde gözlerini ben
Birdaha dünyaya,gelseydim yeniden
Gene seni severdim,yeminler olsunki ben.


nihal çiğdem nalçacı


Misafir 12 Mart 2007 09:00

Ben...Sen...İstanbul...


İstanbul’da bir akşam vakti…
Usulü adabınca kurulmuş sofralar
Yemeklerin kralı, sıcak kuru fasulye
Kırılmış bir baş soğan,
Yanına buz gibi soğuk ayran…
Çoluk çocuk cümbür cemaat
Besmeleyle başlanan…

Genç kızlar evine çekilmiş
Sokakta mahallenin gençleri
Afili delikanlılar…
Elde tesbih, saçlar jöleli
Sıkı bir maç muhabbeti
Gülüşmeler, takılmalar…

Usta dükkanı süpürüyor
Bu gün de işler kesat gitti…
Şükür mevlâ’ ya derken,
Zulada sabır
Dilde duanın bereketi…

Yoksun güzel…
Kuytuya saldım düşlerimi…
Şöyle bir seyre daldım koca şehri
Bakma asık olduğuna yüzümün
Sana sakladım gülüşlerimi…

............................

Uykusuz gecelerimiz meşhurdur bizim
Çay deminde hatırlamak yarin gözlerini
Üç satır yazmak, sabaha kadar susmak
Sigaraya yaslanmak…

Memlekette
Bir sarhoşluk havasıdır gidiyor
Millet aşmış dertlerini
Para yok gülüyor…
Laf aramızda sıyırmış hafiften
Belli etmiyor…
Terk etmiş saltanat sahiplerini
Soytarılarla avunuyor…

Berduşu yine berduş, hırsızı yine hırsız…
Onu anladık da
Şu bizim namuslulara ne oluyor?
Onlar niye sus…

Onlarıda mı uyandıramıyor bu kabus?

Canım sıkkın…Aklımda sen…
Yıldız topluyorum gecede,
İstanbul üşüyor, içimde özlem…
Beladan uzak duruyorum şimdi
Nicedir ismimi anmıyor polis telsizleri
Bütün tutanaklardan kayıp düşmüşüm
Firari kaçışlar molasında kalmışım yorgun,
Soluk alışlarımda isyan…Zaman, yine sensiz….

Yıldız topluyorum gecede,
Üşüyor sen yanım..
Ateş yakıyorum düşlerime,
Sırtımda loş bakışların…

İstanbul üşüyor
Avuçlarıma,
Gözlerinden bir damla,
Yağmur düşüyor…


Ekmeğin var mı,
Sıcak demli bir çayın…
Yorgunum kadın
Şimdi gözlerine uzanmak vardı
Genzimde gül tenin kokusu,
Baş ucumda sıcağın….

Sevdim seni…
Gözümün nuru,
Can yoldaşım, sırdaşım…

Sevdim kaş çatışını,
Dik bakışını,
Doğrunu, yanlışını….

İstanbul üşüyor
Ört üstüme aşk’ın en yalın,
En saf, en temiz okunuşunu…

Yıldız topluyorum gecede,
Ellerim cebimde…
Sol yanım alabildiğine deniz
Sen yanım yalnız, sen yanım sessiz…
Ardımda bıraktım öncesini
Dilimde kelam susku,
Belam kimliksiz….

Özledim desem, yanar bu şehir…
Dehşete kapılır yol haramileri,
Gece bekçileri,
Ölümün kiralık tetikçileri…
Özledim desem,
Soyunur ağaç yaprağını, kudurur yel,
Düşer damdaki kedi,
Çıldırır sokak köpekleri…
Özledim desem…söylesem…
Ah kadın!
Kırılır yüreğinin bütün kilitleri…

Bütün yollar gözlerine çıkar,
Rüzgar, savurur eteklerini…
Çöp kamyonları,
Şehir metrosu,
Kulağıma fısıldar,
Bana söylemediklerini…

Ansızın çıkagelsem,
Çalsam kapını,
Özledim desem…
Söylesem…

Yanar bu şehir……..


Deniz ÜLKEGÜL


Misafir 12 Mart 2007 09:22

Aşka ve Sevgiye Dair
Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…




26 Ocak 2002
Aydın
Yüksel Kasım


tikkymelike 12 Mart 2007 11:57

GEL BERABER AĞLIYALIM

Gel beraber ağlıyalım sabah olmadan
Damla damla bir zehir karışsın kanımıza
İnsanları affedelim,yaşamayı sevelim
Sonra insan yaratıldığımıza zavallılığımıza
Gel beraber ağlıyalım
Hatırla tekrarı,bir ömre bedel dakikaları
Gerçek olmayan hayallerimizi düşün
Bizde bir yerde insanız neyleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlıyalım
O ayrılığın kederin hüküm sürdüğü
O zamanın ilerlemediği gecelere
Söyle kime yalvaralım,kimi bekleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlıyalım
Ne aradık,ne bulduk yeryüzünde
İnan sevdiğim bizi aldattılar
Sonunda yapayalnız kaldık neyleyim
Gel,dünya duruncaya kadar,ölünceye kadar
Gel beraber ağlıyalım

Ümit Yaşar Oğuzcan


Mystic@L 12 Mart 2007 14:24

Ağzımın Tadı

Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
Boğazımda düğümleniyorsa lokma,
Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
Denize bile iştahsız bakıyorsam,
Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
Bu darağacı suratlı toplum.

Oktay Rıfat


Misafir 12 Mart 2007 18:14

Bir Yoncaya Sinorlarını Daraltan Toprak


................

kırbaça düşer bir oğlak içimde
küsürlü vakitin lanetli dolunayı tepemde
oynalaşıp
şıp!
düşer aksine akan suya

beklenen bir yoncaya sinorlarını daraltır toprak
çukurlaşır girdabında hasretim
memleketim düşer
memletim üşür

...............

ağlaz tavırlara bürünür
kaçık bir meltemin içimdeki sergüzeşti

:

hasretleşirim
sana
toprak saçlarında gezinen ayaklarımı
silmeden
çamurunda şekillenen resimlere inat
baskının en koyu hararetini
kuşanıp
kınımdan bereket fışkıracağım

memleketim!!

sana ağlamak kadar namuslu
bir gelin çeyizi
bir duvak kadar
mahrem duygularım
ağlıyorum
kınımdan fışkırdı kanım

memleketim
hasret içinde
topraksız bir diyardan haykırışım
unutuluşumu bekliyorum
toprağında.


Ahmet Serdar..


tikkymelike 12 Mart 2007 18:15

AŞK HEYKELİ

Bir gün bu şehrin en yüksek tepesine
Senin heykelini dikeceğim
Limana yanaşan gemilerden önce sen görüneceksin
Sen yol göstereceksin karanlıklarda
Pullarda senin resmin olacak
Vitrinlerde senin fotoğrafların
Bu şehre gelenlere
Önce seni gösterecekler
Bense dilediğim gibi günün her saatinde yalnız seni göreceğim
Ve karlı,soğuk bir kış günü
Senin o duygusuz ayaklarının dibinde
Can vereceğim.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 12 Mart 2007 19:12

meclis-i irfan




-neden?


-çünkü…


ay sökülmez güneşten
sönmedikçe sînemizde aşkın ışığı

yetmez ölüme bir nefesin mecâli
yetiş diyor mürşid ömrümüz hilâl

koş !
yolumuz cihad-ı ekber
medettir a’mak-ı hayâl

varmaz sesimiz ummana
akmadıkça çeşm-i sel
konuş diyor mürşid
niye suyumuz lâl

koş !
sonumuz hüsn-i kabul
Şems’in gönlünde celâl


-ay ve gül-


Ferhat Gülsün...


Misafir 12 Mart 2007 19:17


Güneş kıskanç

Güneş kıskanç
bulutlar küskün
umutsuz ağaç,
bitkiler mahzun

karanlık kör,
güneş ve dünya
yağ - ma - la - ma
yıkılan bozulan
doğa
küresel ısınma

uluslararası çevre kirlenmesi
bildirgesi

insanlık ve doğa
ilişkisi
bana değmeyen yılan
bin yaşasın
felsefesi

atom,
hidrojen
nükleer
de - ne -me - si
zehirli
atıklarla
savaşlarla
kimyasal
ve yasal
? ? ? O
zon
taba
kası
de
lin me si.
Hüseyin Seyfi


Misafir 12 Mart 2007 19:50


DURAMAZ OLDUM

umut bakan gözler vurdu bedeni
bıraktım kendimi yelin önüne
güneşe sevdalı çiğdemler gibi
dönerim güneşe bakamaz oldum.

kuşlar getirirse yarin sesini
bir çiğdem kokusu yalar tenimi
ben göremesem de güzel yüzünü
rüzgar savrur beni uçamaz oldum

seferiyim aşık oldum bir güle
atmaz artık yürek kendi halinde
hasretler bitsin diye gözüm takvimde
yanarım öylece duramaz oldum…

Sefer Yeşilyurt...


blood_lovee 12 Mart 2007 19:52

İsimsiz Şiir


Bugün güneş batıyor yarın elbet yeniden doğacak.
Üşüyorum belki karanlıkta ama korkmuyorum ne olacak
geziyorum başıboş ,avare sokaklarda ayaklarımda derman kalmayacak
sonunda anlayamayacağım bir şekilde ömrüm kaybolacak

Galibi belli değil bu hayat kavgasının yenende var yenilende
hiç birşey bilinmez
değişir biranda herşey gülvarken dikeni sevilmez
anlamı kalmaz cümlelerin sensiz hayat çekilmez.

Duvarlar konuşsaydı keşke hiçbirşeyim gizli kalmazdı ozaman
ben söylemesemde o söylerdi ne çektiğimi heran
düşünürdün hep ağlardın olsaydı benim gibi bir yaran
yalnız değilim şimdi benimde yaramı var bir saran
karanlık duvarlar oldu seni görmesemde bana seni anlatan.

Ah bir anlayabilseydin keşke boşa gitmeseydi bu feryadım
boş yere değildi oysa sana olan aşkım gözlerimi boyadın
sünüyor artık bir zaman koşan bu ayaklar düştüm yerlere ağladım
neden başkaydın sen duymadın beni sevmedin sonunda anladım.

Ahmet Kaçmazer


Misafir 12 Mart 2007 19:58

Göç
Erzeli ömre varmadan
Torun torbaya rezil olmadan
İyi adamın gitme vaktidir
Dedik,
Göçüp geldik dostlar
Merhaba

Celal Vardar


Misafir 12 Mart 2007 20:11

KADRANSIZ ZAMAN KALIR

Dudağın aralanır ırmak olur soluğun
buluşamaz damlalar, ışıksız gider zaman
umudun sokağında gölgesiz rüzgâr kalır

Dudağın aralanır mermi olur bir rüya
yönelir sevdamıza; acıyla ılışan aşk
sıktıkça dişlerini tüketir birbirini

Dudağın aralanır tende mızrak döngüsü
balyoz sallar fırtına
yıllara uyku salan paslı sarkaç sallanır

Dudağın aralanır zamansızdır kırağı
sellerden yol öğrenen sapsız buğday başağı
dibine erken düşen ağaçsız çağla kalır

Dudağın aralanır kendini emer sancı
damlamayı unutan gökyüzüne yabancı
tersine akan dere, bulutsuz yağmur kalır

Dudağın aralanır bir yaşamın ufkuna
acıyla yıkanır gün, he denilemez aşka
isyan eder yelkovan kadransız zaman kalır


Ali Rıza Kars


Misafir 12 Mart 2007 20:25

ASLINDA ÇEKİP GİTTİN
ALLAHTAN BULURSUN İNAN


hala sana sevgim sonsuz
yüreğim kanıyor biliyorsun
ağlarsam gözyaşım
güldürürsen sevincim olursun


Benim gibi yürekten seven
İnan bir daha zor bulursun
olur da karar zamanı deyip
gidersen vedasız
sessiz, lal omuş dillerle
İnan allahtan bulursun


bu intizar degil inan
sadece yüreğin isyanı
seven kalbin son ferydı
kimbilir.....belki duyarsın



Suna Ay



Saat: 03:40

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık