![]() |
Ceviz Ağacı Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda, Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var. Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a. Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Balçik - 01.07.1957 Nazım Hikmet Ran |
VAKİT BELKİ ÖLÜM bir kalabalığa sürüklenir gibi vurdum kendimi o yola (zaman: gece yarısı) (mekân: bilinen ana cadde) ölmek bir defa olur sabaha yakın bir zamanda işçiler henüz uyanmamıştır (mekân: önemli değil) ama sen ol yanımda ne güneş, ne su ne de ekmek bir de 'hazin hazin ağlar gönül' ah istemez miydim güneşin bol ölmenin kıt olduğu bir ahir zamanda hem senin de çok olduğun ama vurdum kendimi o yola o halde ilke bir: asla geriye dönme ilke iki: yaşamayı öğren soru: bu saksıların içinde ne büyür ki? KEMAL TAŞTEKİN |
Bayrak Ey bir muharebe meydanında Avuçları kanımla dolu Kafası gövdemin altında Bacağı kolumun üstünde Cansız uyuyan insan kardeşim Ne adını biliyorum Ne günahını. İhtimal aynı ordunun neferleriyiz, ihtimal düşman. Belki de tanırsın beni Ben İstanbul'da şarkı söyleyen Tayyareyle Hamburg'a düşen, Majino'da yaralanan, Atina'da açlıktan ölen, Singapur'da esir edilenim. Alınyazımı kendim yazmadım. Bununla beraber biliyorum, O yazıyı yazanlar kadar olsun, Çilekli dondurmanın tadını Cazbant sesindeki sevinci, Meşhur olmanın azametini. Sen ne nimetler tanırsın biliyorum; Çaydan, simitten , Kalınca bir paltodan gayrı Zeytinyağlı enginar, kremalı keklik Bir kadeh Black And White viski, Kıl pranga kızıl çengi bir esvap. Yirmi yıllık çalışmanın Bir kurşunluk hükmü varmış Hayata Harkof bölgesinde atılmakmış nasip Aldırma Biz bir bayrak getirdik buraya kadar Onu daha da ileriye götürürler; Şu dünyada topu topu iki milyar kişiyiz Birbirimizi biliriz. Orhan Veli Kanık |
Bilmediğim o baharının güneşini ararım Seni yalnızlığımın hazanın da bulmuştum Güller seninle açmıştı, erguvanlar sarkmıştı Sanki yaşam seninle bozkıra neşe saçmıştı Bir anda yüreğim yekpareliğin keyfini andı Umutlarım salkım saçaktı, seninle açmıştı Yanağıma düşen damlalar yine baharı andı Gecelerimin karanlığı yine seninle aydınlandı Aklına geliyor muyum dahi bunu bilmiyorum Ayak seslerin, klavyeye dokunan naif ellerin Çayı yudumlarken nefesin senin hissettiklerin Gecenin sessizliğinde ki gizemlerin o şiirlerin Boğazıma düğümlenen ayrılığın fısıltıların da Bir kez yüzüne hasretimi bile söyleyemeden Giderken hayalin avuçlarımda mısralaşırken Sessizliğine çekilerek bir umut vermiyordun Bu aşkın bu sevdanın bu hazzın bu ahengin Meşkine kanmama hiç bir fırsat vermiyordun Anılarınla yaşıyordun, silinmezleri anıyordun Benim için bir meşkin kapısını aralamıyordun Mustafa Cilasun |
KIŞ BAHÇELERİ Dinmiş denizin şarkısı, rüzgar uyumakta, Rıhtım boyu sonsuz bir üzüntüyle karaltı Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur uzakta, Mazi gibi sislenmiş Emirgan Çınaraltı. Can verdi kışın sunduğu taslarla zehirden Her gonca kızıl bir gül açarken yolumuzda, Üstündeki son dallar ağarmış diye birden Pas tuttu nihayet suların rengi havuzda. Yerlerde gezen hatıralar var korulukta; Yapraklar, atılmış nice mektuplara eştir. Mehtaba çalan sapsarı benziyle ufukta, Binlerce dalın verdiği tek meyve güneştir. İçlenme tabiattaki yekpare kederden, Yas tutma dağılmış diye kuşlarla çiçekler. Onlar dönecektir yine gittikleri yerden, Onlarla giden günlerimiz dönmeyecektir. Faruk Nafiz Çamlıbel |
Neler yapıyorsun diye sorma akşamları kızıl guruplarda artar hüznüm bir çocuk ürkekliğinde sessizliğe bürünürüm bu sessizlik, bu sensizlik sarar bedenimi sarmaşıklar gibi sıcak nefesini ararım ensemde taze soluğunu pür dikkat sesleri dinlerim ağaçlardaki inilti kapıdaki gıcırtı pencerenin uğultusuna takılır kafam hepsinden bir şeyler çıkarmak isterim senin sesine benziyen şikayetçi zannetme sadece yokluğun üzer beni ama ben umutlarımla yaşarım aniden , birdenbire kapıdan girecekmişsin gibi bu saatlerde kapının zili kadar telefonun sesi kadar hiç bir şey mutlu edemez beni. selahattin arslan |
İki Şey Silmeye çalışma yavrum lekeni gözyaşlarınla, çünkü bitektir leke taşır görkemli düşlere mahvolmaz renklerini dehşetin karanlık yol açıp kendine en yalın suda bile bir uçurum özü tanır güvenli derbentlere, sıfatıdır ölüm kavrulan işçi arının azgın peteğinin içinde, sayıklasa da ağaç gövdesine kazılı adı sürecektir yaprağını bucurgatların sesine, ve ay soğutacaktır kıkırdağını uçarı, gergin tayların, silmeye çalışma yavrum bir bildiridir leke günden ve bedenden yüreğe ve kansere Sivas'ta mı Malatya'da mı bir çocuk görmüştüm eskiden kaşları uzaklardan geliyor sımsıcak bitişiyordu alnında, dişlerinde boylamların serinliği, tam ben uyanıp bir iki çift söz söyleyecektim ki bir şey oldu birden nasıl oldu bilmiyorum bir anda çarpıtıverdi yeryüzünü bir kelime mi söylemişti? Bir şeye dikkat mi ettimşti? Sivasta'mı Malatya'da mı_ baktım her yaprak sarartıyordu şehri, güz kanıtlarıyla işleyen bir kış düzlükleri tutmak üzereydi, baktım mekkareleri güneşin çekip götürüyordu patikalardan saçı sakalına karışmış dağlara ağır ağır bir ikindiydi. İki şey: aşk ve şiir bunlar kuşkuyla çiftleşir bir şey eksiktir sanki ve vakit vardır daha, ikircikler içinde sallamaz Eflatun'u çünkü pazarlık birazbilgi işidir, çığlık çünkü avurtlarından değil iliklerinden kopar öksüz çocukların, Ferazdak'ın savunması gibi şeytansı, cesur, silmeye çalışma yavrum, iki şey: aşk ve şiir mutsuzlukla beslenir biri biri ona dönüşür ikisi de düzeltilmez gelişir Cemal Süreya |
Bahar Ve Sen Ne Zaman Seni Düşünsem Ala Bir Ceylan Dolaşır Kırlarda Ağaçlar En Güzel Yemişlerini Verir Kuşlar Cıvıldar Dallarda Ne Zaman Seni; O Gülen Gözlerini Düşünsem Al Bir Güneşdir Doğar İçimde Umut Ekinleri Büyür Sevda Rüzgarları Eser Gönlümde... Kelebekler Konar Ellerime... Ne Zaman Seni Düşünsem Kekik Kokulu Yarim, Bir Bahardır Kaplar Benliğimi Havaya Aşk Kokusu Dolar Alır Götürür Sana Yüreğimi. Gökhan Buzdoğan |
Çünkü Sen Beni Sevmiyorsun Ne acı değil mi? sevmekten korkuyorum. Seni, hem de seni sevmekten. Ne acı değil mi? lanet okuyorum. Gözüme kıymadığım,dilimden düşürmediğim.. Sana, hem de sana lanet okuyorum Kendimi bilmiyorum, gâh gülüyor gâh ağlıyorum. Aynı bandı sürekli çalıp duruyorum.. Aynı şarkılar, aynı mısralar hep dilimde. Birde sen,seni dinliyorum,seni diliyorum Uyuyorum,uyanmadan uyuyorum.. Rüyalarımda arıyorum. Kapı kapı dolaşıyor, seni soruyorum. Yılmadan,herkese soruyorum. Gelmez,gitti diyorlar. Ne yöne diyor,peşine koşuyorum. Soluksuz,sadece seni arıyorum. Üşüyorum,hem de çok üşüyorum. Gözyaşlarım,akmadan donuyor gözlerimde. Çok üşüyorum bir tanem. Lanet olsun! bak halen seni seviyorum. Bir tanem diyorum. Ama sen duymuyor,anlamıyorsun. Seni öyle sevmek istiyorum ki! Ölümüne,her an,her saniye,sonsuza dek.. Bir tanem,canım,zaafım demek istiyorum Ama olmuyor,boğazımda tıkanıyor. Çünkü sen beni sevmiyorsun Sevdikçe batıyor.. Kaçtıkça yaklaşıyorum.. Bir kor oldun,artık seni tutamıyorum. Bir nur oldun,artık seni göremiyorum. Bir rüya oldun,rüya gibi bir rüya. Neden biliyor musun ? Çünkü sen beni sevmiyorsun. İçimi döktükçe,dökülüyor. Meğer ne doluymuşum ben.. Kafiye yok,uyak yok,kural yok. Sadece duygularımı yazıyorum.. Herkes gibi bende seviyorum. Ama herkesten daha çok seviyorum. Çünkü sen beni sevmiyorsun... Mehmet Akif Ak |
Sen ve Ben Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim Ben: Yollarına gülleri sereceğim Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem Ben: Senin için mecnuna döneceğim Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin Ben: Olsam senin için bir bal arısı Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı Ben: Konuversem kalbinin üzerine Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı. Hasan Yüksel |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık