![]() |
Şehidim Kaybedilmiş bir künyedir; Vurulmuş Mehmedim'e ait Eksi 20 Derecede, Eriten yüreğidir, karları Boğazına düğümlenen her cümleyse; Yüreğindeki sevdasına ait..... Düğümdür; Kimine göre boğazda bağlanan; Kimine göre ise ; Cennet kapıları ardına açılan.... Alnından düşen iki damla sanma kanı Odur bayrağa veren asil rengi Toprak verimidir, Ananın, giden evlada akııtığı, Zemzemden asil gözünden damlayan yaşı... Rüyalar görür Mehmed'im Çatışma önceleri, Geceyi gündüze bağlayan Amansız Kuşluk vakitlerinde... Bu Şehadetin şerbetidir, Altın taslarla sunulan Ve sırası gelen öne çıkar, Tam tekmil boynunda Bronz künyeyle..... Şehadet getirir Mehmed'im Mubareğin elinden içerken şerbetini. Açılır o an ardına kadar cennetin kapıları; Selam dur tüm cümle alem Yükseliyor Şehidim arşına, Geceyi örten ağaçların yaprakları Sarar kartaneleri, Üşür elleri, Postalları beyazlar içerisinde Pusu kurmuştur hayinler sinsice, Kahraman Mehmed'ime Rüyası çıkmıştır Mehmed'imin Çıkarır göhsünden yarinin asil resmini, Öpüp koklar sonkez, Gözü yaşlar içerisinde...... Kavuşma yolunda Taktir_i İlahiye Ardında bırakır, Onurlu ana, baba Gözü yaşlı yari Ve emanet bırakır evlada Göhsündeki hilali, Birde bronz künye; Vatan sağ olsun diye..... O zaman örselenerek duruyor Batan güneş ardından Bir güneş daha doğuyor Gün batımı kızıl; Gökyüzü kan ağlar, Kayan yıldız ardından, Yürekler yanar.... Mehmedim bilir; Can Mehmed'im Can verdiği kutsal emanetin değerini, Ölmek faniye göre, Kim demiş şehitler ölür diye, İsmini suya yazsan ne çıkar; Kaybolacak türden değil, Tozlu eski kitabın sararan yapraklarında Kaybolcakta değil, Anafartalardan, Çanakkaleye Diyarbakırdan akan, Musul ve Süleymaniye Vatan toprağı Uğruna akan kanlar helal Herşey yanlız vatan için Vatan namusudur; El değdirmez Mehmed'im; Onursuz yaşamaktansa , Onuruyla şehadet getirir, Benim Askerim...... Mahmut Tuğrul Ağsu |
Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? .. Yağmur bırakmadan geçen bulutlar gibiydi zihnimdeki düşünceler; dilime düşmeyen, sözcüklere dönüşmeyen! .. Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? .. Her zaman fazla oldu söyleyemediklerim, söyleyebildiklerimden! .. Her zaman; bir bilinmez lisandaki çözülmez şiirleri koklayıp, hissettirmeye çalıştım sana... Her zaman biraz daha zaman kolladım seslenmek için sana, ve her zaman hayıflandım; Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? .. Kendi karanlığında; güneşe görünmek için karar veren bir tohum gibiydim... Zordu çıkmak gömüldüğüm çamurdan; Ama güzeldi!.. Sen güzeldin ve ben, güzelleşiyordum seni düşündüğümde!.. Kendi karanlığında; güneşe görünmeye karar verip yeşillerini giyen bir tohum gibiydim... Boyutları değişiyordu hayatımın... Yani, değiştiren sendin boyutlarını hayatımın; büyüyordum, gelişiyordum, genişliyordum... Söyleyebildiklerimden çoktu her zaman, söyleyemediklerim; bu yüzden kelimelerimin arası açılıyordu!.. Sığdıramadığım her duygu; iki kelimemin arasındaki boşlukta gizli... O yüzden, yazdıkça parmaklarım,,, ve işte yine o yüzden söyledikçe dilim topallıyor!.. Toparlayamıyorum zihnimi... Seni özlüyor, ve terliyorum özledikçe; Seni koklamak için... İçimdesin! Muammer Erkul |
Arkadaş Olmasın o ta içten Gülen gözlerde yaş Bir gün gelip ayrılsak da Seninle arkadaş Bir kıvılcım düşer önce Büyür yavaş yavaş Bir bakarsın volkan olmuş Yanmışsın arkadaş Dolduramaz boşluğunu Ne ana ne kardaş Bu en güzel bu en sıcak Duygudur arkadaş Ortak olmak her sevince Her derde kedere Ve yürümek ömür boyu Beraberce el ele Olmayacak o ta içten Gülen gözlerde yaş Bir gün gelir ayrılsak da Seninle arkadaş |
Çok zamansız zamanlardan geçtim Samanı mayalanmadan saklanmış zamanlardan. Beni tanırsın sen! Vaatlerin yanar döner hiçliğini, Dağlari ateşe veren arzuların kalleşliğini, Masumiyetin can yakan dönekliğini bilmişliğim de Ayni zamanlardan... Çocukluğumdan da uzak şimdi Sevdaya hasretliğim Aşkta kaybetmeyi marifet bilmişim Ve yüreğimin limanina sokulan her kadını Seve seve kaybetmişim. Ben bana gelene değilde Nedense hep benden geçene yeltendim Bir yanım günaha Bir yanım acıya öykünürdü Aklıma hep düşen de Düşünün gül yüzüydü... Beni tanırsın sen! Acının tadını sigarayla sevdim Sigarasız acılar çekemedim İçinde yar olmayan şarkıları ezberlemedim 'Sigaramin dumanı, yoktur yarin imanı' Bütün hüzzam sözleri sanki ben besteledim. Ud oldum, kanun oldum Sadece ve ancak tellerime vuruldukça inledim Unutamadiğim en güzel şarkıydı keza Bana ağladığın efkarlı sesin... Bak gülüm! Sen bilirsin Mardin'de unuttuğum gençliğim Mardin'de yandığım cehennemim Gözünü sevdiğim, gamlı yarim Mardin'in yasında son nefesim Beni tanirsin sen! Küfür ederken de utanmadım Ciğerlerimi patlatıp ağlarken de Bir, seni seviyorum derken kızarırdı cemalim Hala da içimden sevmeyi tercih ederim. Beni bilirsin sen! Ne param kaldı ne anam kald yitirmediğim Hep söylerim, benim kaybetmişliğim doğuştan Ne dostlarım, ne sen mahalle Sadece biri vardı mazide Bileceksin adını sende Bilecek adını herkes İnan hiç kimse değil Bir o kaldi geçmişin içinde 24 yıl yaslı Mardin'e uğramadim Ayrılıkların ana.sını belledim Adam gibi bir ayrılık daha görmedim. Çok zamansız zamanlardan geçtim Samanı mayalanmadan saklanmış zamanları bildim Yangınım aşkların ana.sını satmışlığımdı benim Bak gülüm! İnanma sakın! ! Zaman her derde derman değil İçinden zaman geçmeyen yaralar var Zamanin uğramadığı diyarlar. Ugur Arslan |
Uğurlar Olsun Bazen sözler yetmez anlatmaya Akıl ermez olanlara Anlam verilmez yalancı aşklara Boşver gülüm hayatını yaşa! Ne anlıyorsun aşk deyince? Eğlenmek, gezip tozmak mı sadece? Bir yürekte kaç sevgi olur sence? Hayatında ki kişilerin çokluğu ne öyleyse? Dedim ya; hayatını yaşa Aşkın anlamını öğren, öyle gel bana Büyü de gel çocuksun daha Aşk yaşta değil, yürekte başlar unutma! Aşık olanın kocamandır yüreği Sevdiğinin gözleriyle görür çevreyi Önemli değildir kimin ne dediği Uydurma; seninki aşk değil ki... Bana gelmiş, 'aşığım' diyorsun Hala bahaneler bulmaya devam ediyorsun Kuralları, insanları geçemiyorsun Yeter bu kadar, sana uğurlar olsun... Hatice Ay |
Düzgün yaşa… Şeytana uyma! Hayat deli doludur… Aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur…. Gözlerini yum.! Gülümse ve vakur dur. Aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur… Hor görme azraili… Melektir… Yadırgama işini cellat değil O'nun ki de yürektir… Karşına dikildiğinde korkma Dur! Gözlerinin içine bak… Ve orda sevgiyi bul… Unutma aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur… İmdat dostlar bana ölüm geldi deme… Ölüm sana geldiyse bundan başkasına ne? Gelen şey sana özel değildir… Bil ki her gün yeryüzüne göklerden binlerce ölüm iner… Ve yine bilki her yeni gün binlerce yeni can, ana rahminde hayata döner… Sadece bedenin toprağa gidecek… Sen ruhunla gökyüzüne gideceksin Ve o an perde kalkacak… Sana yapılmış olan yalan dolan her şeyi Yukarıdan ayna gibi göreceksin… Kızma insanoğludur yüzü başka içi başka olur Ama aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur… Farzet ki su olup bir çiçekte hayat bulacaksın Farzet ki toprakta bir selvinin yada bir çınarın Bedenine karışacaksın… Yüzlerce yıl yaşayacaksın onunla beraber Nice başlangıçlara, nice yıkımlara şahit olacaksın Farzet ki gölgende bir kadın doğum yapacak Ve bir salıncak kuracak dallarına O bebeğe ninniler okuyacaksın… Sonra büyüyecek aşık olacak belki Sevdiği ile başharflerini kazıyacak Yüz yıllar üzerinde taşıyacaksın… Sanmaki bir daha oğlun olmayacak Gölgende nice evlatlar ağırlayacaksın… Sinek bataklığı sever bal arısıda kırları çiçeği Gökyüzüne doğru yükselirken dünyanın bataklığa çevrilmiş Bir kır olduğunu göreceksin.. Kır çiçekleri kokusu gelecek burnuna ve sen bir bal arısı gibi öleceksin…. Aşk acısı yaralar geçmesi zor olur… Ayrılık bin beter insan çekmekle yorulur Ölüm acısı diye bişey yoktur… Bütün acılar o an gelene kadar olur… Sen rahat ol telaş etme Aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur… İmdat dostlar bana ölüm geldi deme… Ölüm sana geldiyse bundan başkasına ne? Gelen şey sana özel değildir… Bil ki her gün yeryüzüne göklerden binlerce ölüm iner… Ve yine bilki her yeni gün binlerce yeni can, ana rahminde hayata döner… Gözlerini yum.! gülümse Ve Aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur… Düzgün yaşa… şeytana uyma hayat deli doludur… Aslan parçası ruhunu teslim ederken belli olur…. Uğur ARSLAN |
Ben hep 17 yaşındayım Demir kapının her açılışında Her ayak sesinde içime sığmaz yüreğim Her türlüsünü tattım acının ve ızdırabın Yalnız seni özlerken kendimi yenemedim Çünkü; senden gayrısı haram Şu Metris'in önü bir uzun alan Bir tek seni sevdim gerisi yalan Cigara çekmedi canım hiç Çıkarken havalandırmaya Olmadı avluda atılmış voltam hiç Hele masmavi bir denize atılmış oltam Hiç mi hiç... İçerde bıraktım dünyayı Parmaklıklarla bölünmüş olarak Görmeye alışık gözleri Ve senin için yazdığım şiirleri, sözleri. Sana olan aşkımı Defterlere değil Metris'in duvarlarına yazdım Uykusuz geçen geceler akıllara zarar Kıramazdı beni duruşmada kırılan kalem Senin görüşlere gelmediğin kadar Şu Metris'in önü bir uzun alan Bir tek seni sevdim gerisi yalan Senin hasretindi hücreme dolan Yalnız seni sevdim gerisi yalan. Parmaklıkların elime bulaşan pası Havalandırmadan gelen hela kokusu Işık ve ufuksuz hücremde Gözlerim kuvvet kaybındaydı. Bir sisin ucundaydı ölüm korkusu Ve özgürlük kravatlıların avucundaydı Bir kazaydı gelişin Ya seni sevişim? Bir masaldı. 17 yıl 15 gece Bir ranzaydı yattığım Bir de oturduğum masaydı Ben gençliğimin en tutkulu aşkını Kağıtlara değil Gönlümün en derin naralarını Kalemle değil Tırnaklarımla Metris'in duvarlarına yazdım Ve kanayan ellerime tuz bastım Çok mektup yazdım sana Ama hiç yollamadım Ben sana olan mektuplarımı Metris'in duvarlarina yazdım Ve üzerine zarf değil Mapushane kapılarını kapattım Şimdi bir şey yok yanımda senden kalan Şu Metris'in önü bir uzun alan Benim sevdam gerçek Senin aşkın yalan uğur arslan |
Gönülden geçenler dile gelmiyor Seni seviyorum diyemedim ki Kismet uzanmadan ele gelmiyor Seni seviyorum diyemedim ki Utancim kördügüm oldu dilimde Mahvoldu ömrümden ne varsa elimde Kaç kere niyetlendim de Seni seviyorum diyemedim ki Faydasiz sevgilim gayri nedense Ah! kaçan firsatlar bir geri dönse Dillerim tutuldu sanki, nedense Seni seviyorum diyemedim ki Mustafa YILDIZDOĞAN |
süperin karDeŞ |
Canım Sevdiğim Önümde uzanan onca sensiz seneler Düşünemiyorum nasıl geçecek bu kara geceler Ucunda sen olmasan anlamsız tüm çileler Katlanırım bir tanem yeter ki seni vaat etsinler. Kim sevebilir ki seni, benim sevdiğim kadar Hiç düşündü mü biri, seni düşündüğüm kadar Varsa böyle biri söyletme beni bu kadar Yok, daha güzeli, seni ölümüne sevmek kadar... İsmail Yavuz |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık