![]() |
Üç Selvi Kapımın önünde üç selvi vardı. Üç selvi. Selviler rüzgarda sallanırlardı. Üç selvi. Kökleri yerde, başları yıldızlarda Üç selvi. Selviler sallanırlardı rüzgarda. Üç selvi. Bir gece düman bastı evi. Üç selvi. Yatağımda öldürüldüm ben. Üç selvi. Kesildi selviler köklerinden. Üç selvi. Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda Üç selvi. Selviler sallanmıyorlar rüzgarda. Üç selvi. Mermer bir ocakta parçalanmış yatıyor Üç selvi. Kanlı bir baltayı aydınlatıy Üç selvi. Nazım Hikmet |
Ç Ben uyurken Duvarıma tırmandın Güllerimi yoldun Ve bütün şikayetin Sen uyurken Bahçene girenlerden Özdemir Asaf |
Sevgi nedir diye sorsan anlatmam gözlerimde aramanı isterim. Ben aşkın resmini seni severken çizdim ama sana anlatmayı bilemedim. Yada sen anlamayı bilmedin. Oysa hayallerim bu kadar acımasız değildi. Sen ve ben vardık ama anlaşılmazlık yoktu biçiminde. Yokluk vardı ama sensizlik ve bensizlik yoktu. Açlık vardı ama sevgisizlik onun penceresinden bile esip geçemezdi. Kısacası senle ben vardık. Vardık ama diğerleri yoktu. Sevgime kelepçe takanlar yoktu o hayallerde. Dilenmeden istediğim tek şeydi. Gururluydum ama bu sevgiye başeğmeyi bildim. Kısacası seni sevdim. Sensizliğe başkaldırıp savaşmayı bildim. Ama sen ne ettin? Tek kelime ile bu sevgiyi boğup beni ezdin geçtin. İşte bu hayallerimde yoktu. Sen beni asla bilemedin. Nede o güzel hayallerimi anlayıp beni sevmeyi beceremedin. Sevdin ama yüreğimin istediği gibi sevemedin. Bencillik olmasın diye seni sessizce sevdim. Kaybetmedim ve onurumla çekip gitmeyi bildim. En azından sevgimi kirletlemene müsade vermedim. Hayallerimin çiçeklerini kurutmana izin vermedim. Can çekişen umutlarımı kopartmadım. Kasırgalar kopan yüreğimi ezdin, Sevgimi ezdirtmedim. Dokunulmazlaığını sana ispat edip başkaldırdım senin sahtekarlığa. Sevdim ve o hayallerimdeki seni kirlettirmedim sana. Kısacası karanlık gecelere hapsedip seni bencilliği seçmedim. Seni menfaatsizce sevip mutlu olmayı becerdim. Ama senle olsa demeden de edemedim. Yabancı saydığın beni sana gösterdim, Sen görmeyi değil görmemeyi yeğlemene rağmen, Seni erişilmezliğin en üstüne koyup, Senin, sana ulaşmana müsade vermedim. Ben estim sen serinlemeyi bilmedin ve gittin. Sakın geri dönme, seni ben sensizlikle değiştim yasemin kurt |
Affet sevdim Tesadüf müydü aramadan bulmak Yoksa bulduğumuz kişide mi arıyorduk aşkı? Boş verdim Ben alıştım da, seni bu kadar çok sevmeme Omuzlarımdaki melekler şaştı Ve bir bilsen, yokluğunda ne uykularım kaçtı Kenar mahallenin fakir sokağında, oyuncakları kırıldı diye annesinden dayak yemiş masum bir çocuğun Gözyaşlarını biriktirdim sana... Gidersen ağlarım belki Ama sen hep gül Gözlerindeki güneş batmasın yeterki... Tabiata inat, Hiçbir çiçeğe benzemeyen bakışların her an beynime kazılır. Söylesene, sen şiir olmuşken, sana şiir mi yazılır... Mecnundan nasihat aldı yüreğim Ferhat tan kuvvet Seni bu şiir rahatsız ettiyse, ne olur beni affet Korkmaz Bıçkın |
Gonca Gülüm Nazlanma Gözlerine sen gönlümü taktın yâr, Kaldım sende sallanırım çengelde… Sevda oldun bu gönlüme aktın yâr, Sen sivri uç ben kalemim pergelde… Yudum yudum sevda sundum hasından, Sevgi verdim yüreğimin tasından, Ben kurtardım seni gönül pasından, Sen gülersin ben yanarım git-gelde… Kâğıt defter doldu sevda türküsü, Dile düştü bizim aşkın öyküsü, Biter sanma bu gönlümün tutkusu, Senin gözün her gün yeni engelde… Bir kem sözde keserdim ben dilimi, Kırardım ben sana kalkan elimi, Aşığım gör sırılsıklam halimi, Gönül söyler sevda çalar bu telde… Cantekin der; gonca gülüm nazlanma, Gönlüm derya yeter gayrı sızlanma, Şu gönülde başlar ise buzlanma, Biter sevgi mazi kalır tek elde… Mahmut Cantekin |
Arkadaş Dökümü evvela dişlerimiz döküldü sonra saçlarımız arkasından birer birer arkadaşlarımız şu canım dünyanın orta yerinde yalnız başına yapayalnız kırılmış kolumuz, kanadımız tatlı canımızdan usanmışız bir şüphedir sarmış yüreğimizi ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi bir şüphedir demir atmış ciğerimize pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi düğüm üstüne düğüm şöyle dursun bir çalım bir kurum hepimizde nereden inceyse oradan kopsun bu canım dünyanın orta yerinde hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize yalan mı? gözünü sevdiğim karıncalar işte: hamsiler sürü sürü arılar bölük bölük geçer leylekler tabur tabur ya bizler? eşrefi mahlukat!.. boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz bizler bölük bölük, bizler tabur tabur bizler sürü sepet yalnız birbirimizi öldürmüşüz. |
Affettim Seni Başımı döndürür hasretin senin Yetmezki hiçbirşey yerini doldurmaya Geceler yerini bırakmazki sabaha Bilirim doğmayacak güneşim sensiz Gel birtanem affettim seni Gel gel sevgilim olamazsın sende bensiz Gel birtanem affettim seni Gel artık yeter yormasın ayrılık Affettim seni dön bana Affettim seni inan Sakınırım herşeyden gözümden bile Ben nasıl kıyarım sana |
Arnavut Kızı İstemedim... Gitmeni istemedim... Benim yüreği taş Arnavut güzeli sevdiğim... Şimdi ******** gecelerde Yabancı uyruklu sigaralara Kurban ettim ciğerimi Ve sana yemin Önüme gelen ilk eskiciye Satacağım sana olan Derin sevgimi... Ama... İstemedim Gitmeni istemedim Benim yüreği kara Arnavut güzeli sevdiğim. Oysa ben senin Saçının tek teline kurban olurdum Ama sen benim bir damla Gözyaşıma acımadın Ama... İstemedim Benim küçüğüm Benim birtanem arnavut güzeli sevdiğim... Formun Üstü |
Artık Ağlamıyoruz sen her zaman güzeldin, ben de severdim kırmızı gülü de hep sevdim, seni düşünmeyi de penceremin kenarındaki kırlangıç yuvası gibi şefkatliydin senli düşlerimde ben de sevecendim - okşamak saçlarını, tenini - gözlerini görmek, ellerini koklamaktı ılık rüzgarda içimde dolaşan özlerken, düşünürken ağlamak mutluluk verirdi çünkü sonunda buluyordum seni, oluyorduk ikimiz tek bakıyorduk bir tepeden şehrin kalabalık ışıklarına içten, ağız dolusu gülmenin tarifi, ayçiçeğindeki rengarenk kelebek olmak gibiydi hıçkırıkların o kadar yaralayıcı, o kadar masumdu ki kundaktaki bebek misali çok geçmeden ben de ağlıyordum, ağlıyorduk sarılıyorduk, seviyorduk birbirimizi ve artık ağlamıyorduk gülüyorduk, koşuyorduk kırlarda sarmaş dolaş; artık hiç ağlamıyorduk ne kundaktaki çocuk ağlıyordu, ne de ayçiçeğindeki kelebek uçuyordu |
Bi Damlacık Duru bir yeşildi ortalık Akşam güneşi kırılmış bir mızrak boyu Ve çocuk sesleriyle iniyordu ışık, Ağlarda sanki dargın bir kılınç balığı Pullarını döküyor üstüme Bir sessizliği anlatmak için yazıldı bu şiir Belki de anmak için bi damlacık bir sessizliği Can Yücel |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık