![]() |
İmkansız Sana 'Çok güzelsin, seni çok seviyorum' demek istiyorum; ama bunun yetersiz kalacağını biliyorum. Seni içimde hissediyorum; ama sana dokunamıyorum. Karşımdasın, görüyorum; ama konuşamıyorum. Sana en bakir sözlerle gelmek istiyorum; ama kelime bulamıyorum. -Zavallı söz! Zavallı yetenek! - Özetle; ben sende yıllardır imkansızı tecrübe ediyorum. Cosmopolitan Park Hotel - Aralık 2006 Kamil Park |
aşkını yılmadan avazınca haykır, varsın sorumsuz kayalarda yankı bulmasın. gözyaşların sel olsun tere karışsın, varsın sorunsuz yürekler farkına varmasın. tüm gücünle omuz ver yık etten duvarları, varsın ellerin kanasın yaran kabuk bağlasın. kır zincirleri devir dosta varan barikatları. varsın kalemler duyarsız kalsın. uykusuz kal düş görme bugün, varsın sabah olmasın güneş doğmasın. doğrularınla savaş ver yığılıncaya dek. varsın sevgisiz gönüller aldırmasın. boyun eğme kayıtsız kalma onursuzluklara. bırak emeğin ve özgürlüğün sana mahkum kalsın. sen varsın onlarda varlığınla canlansın. tarık sasaoğlu |
İstanbul bugün beni; Denizde parlayan güneşi, Ilık esen Rüzgarı Ve Sana yazdığım şiirlerle uğurluyor. İsmin; Bende yüzlerce “keşke”ler söyletiyor. Keşke sende….. hikmet tunç |
Artık Hiçbir Şiirimde Bahsetmiyorum Senden Artık hiçbir şiirimde bahsetmiyorum senden Ne bir kalem yazabilir seni Nede usta bir şair. Bir anlıkta olsa Yanımda ol isterim Anlatacağım çok şey var sana Kalbimle dilim arasına sıkışmış. Bir seni seviyorum sözcüğünden çıkacağım yola Ne anlatırım ben bile bilmiyorum Ama yolda başıma ne gelir tahmin edebiliyorum. Bir yudumluk sevda değil bu Unutulmayacak bir aşkın hikayesi. Dışarıdayım ,yalnızım ki en büyük yalnızlığım sensizliğim Seni istiyorum yanımda Elimi tutmasan da gözlerime bakmasan da Tek tesellim olan gözlerin Bana huzur veren bir güzellikte bakıyor dünyaya Keşke bana da baksa. Dedim ya artık kalem yazmıyor seni Betimleme yapamıyorum güzelliğine Seviyorum diyorum ama Bazen kendim bile inanmıyorum Senin gibi güzelini sevebildiğime... |
Böyle Sevda Olmaz Bir gönüle iki aşk sığmaz, Gönül hercai kuş olmaz, Sevda mevsimlik yaşanmaz, Sevda sözlerle başlamaz..... Aşk masalara meze gibi konmaz, Şişelere mey olup dolmaz, Sevgiye çıkar riya girmez, Gönül severse ferman dinlemez, Sevgi sadakat ister, Sevgi vefa ister, Sen bu özverilere sadık degilsin, Sen sevmekten yoksunsun, uzak dur sevgiden.....! Nesibe Buyrukçu |
Artık Sen Yoksun Ya.. Artık sen yoksun ya.. Her gece ağlayacak bu şehir. Yağmurlar yağacak üzerimize. Hiçliğimize, bitmişliğimize.. Yani bize, Sana, bana, aşka, yalnızlığa, Hepimize... Biz hep iki dize kadar yakındık birbirimize. Uzayıp gittik ama bir şiir olamadık.. Bir şiir kadar dengede kalamadık. Belki yalnızlık hiç yoktu, biz anlamadık. Belki de hep yalnızdık, Ondan yalnız kalamadık. Yalnızlık beni yalnız bırakmıyor, Yalnız değilim artık.. Yine de bütün cümlelerim sana kaçıyor Rüyalarımda. İnadına seni bekliyor gözyaşlarımla ıslanmış dipsiz gecelerim.. Seni bekliyor en güzel kelimelerim, En saklı hecelerim.. Bizi bekliyor o yol, o ağaç. Gözbebeklerim hala bakışlarına muhtaç.. Yokluğunda anlamsız şiirler yazar oldum. Yokluğunda arkandan şehirler gezer oldum. Yokluğunda kendimi buldum. Yokluğumda kayboldum. Şarap diye seni içtim her gece, yudum yudum.. Bakışlarındı beni sarhoş eden, Ve yokluğundu yine terkeden.. Gitmek isteyip de gidemeyen, yokluğumdu.. Beni tutan tek şey ise; Umudumdu... Artık sen yoksun ya.. Yaşlanıyor bu şehir.. Yere değecek gibiler, Gök bulutları tutmaz olmuş. Her gece omzuma daha çok yaslanıyor bu şehir. Arayış dolu bakışlarım çoktan kaybolmuş.. Seni bulmuş uzaklarda bir yerde.. Bir yıldızın ışığında, Bir ağacın gölgesinde, Sevgim can bulmuş bir çiçeğin yorgun Gövdesinde.. Sonra dökülmüş yaprakları, Basıp geçmişler.. Ama her gece gözünü kırpmadan o seni izler.. Adını Hülya koymuş o uzak yıldızın, Hayran kalmış ışığına, Göz kırpınca ona her gece, Sevinirmiş içten içe... |
İçim içime sığmayan bir çağlayanken, Şimdi küsmüş dünyaya yüreğim. Sevinçlerim mahsun.. Yitirmişim bir yangında düşlerimi. Kaybettim,bulamıyorum gülümseyişlerimi Yorgunum; aramak istemiyorum Uzaklarda kalan, çiçek bahçelerini. neriman mert |
Masal ( seni anladığım kadar sevmiştim, anlatamadığım kadar da özlüyorum. ) Tırnaklarınla kurduğun yıkamazlar dediğin asma bahçeli masal şehri unutmadım bir gecedeağır ağır közlerle yakışını kurşun ağırlığında sözlerle yıkışını şimdi o şehirdeki. Fesleğenler şebboylar menekşeler yitirdiler renklerini. Uğultular geçiyor agoralarından halaylar çekilmiyor geleceklere kargalar tafrasını atıyor sütunlu yollarda bitkin gökyüzü uykusunda kaldı sazların titrek seslerinden başka ses yok mozaikli bahçelerine gri sabahlar değiyor tarihin üzerine kumlar birikiyor ürkek gölgeler dolaşmıyor gecelerine sen gittikten sonra harabeler yıkıntılar kaldı maviler bana küstü seninle masal şehri kadardı ömrümüz. Zaten gerisini de kim anlar ki falan filan fasa fiso gelir. Serdar San |
Elim elinde değil sevgilim diz çöküp de teslim olduğum günden beri susmalarına dert yandım artık! aylarca damla düşmeyen gök misali gözlerime uyku girmez oldu kimi sensiz gecelerin. bir bilsen sevgilim gecenin her geçen saati sensiz bana ızdırap verdi yanlız başıma... zamanın kifayetsiz dakikalarında 'resminle ' avunduğum anlar tek teselli kaynağım oldu... bir bilsen sevgilim seyrettikçe seni sana kulis yapmaya çalışan gönlüm çırpındı, çırpındıkça paralanan içtenliğim gönlümün gönlüne bütün bütün gark edişiyle yine de üstesinden geldi… aah bir bilsen kadınım bir bilsen bi tanem, canım, hayatım neler çektiğimi? Susmalarına dert yandığım artık sensiz dönemem ki dönüşsüz bir yoldayım âdeta özünde, sözünde, fikrinde an an sana bağlandım ellerin elimde olmazsa da. bu bağlanışım yaşam tarzıma rengârenk bir anlam kattı eşsiz bakışlarınla... Aaah şu bakışların! beni benden alır sevgilim ta ki faydalarını tadıp yüreğime nakş olana dek korundaki sönmez 'aşkını ' ister şu deli gönlüm. kimi sensiz gecelerimde gel demesen de yârim duramaz yüreğim artık üstüne yürür nazarın özünü almak istercisi nefesine yakın bir yerde durur teninle yapış yapış olur hayal meyal da olsa... durdukça gönlüm buseler gönderir bir içim dudağın merhem olduğu kıyılarına. bu nazarla yatıp kalkıyorum inan! inan sevgilim kalktıkça seni düşler oldu gözüm, 'ak yüzün, zeytuni gözleriyle kömür saçlarında ' kendimi kaybeder oldumsa biran seni sesinle kendimi buldum nice zaman yalnız kaldığımda. kimi sensiz gecelerdeyse, yıldızlar bana arkadaşlık yapar ay babanın yanlarında… fısıl fısıl konuşurlar seni dayanamam hemen elim tuvale yapışır geleceğimize dair neler yapabileceğimizi bir hedef belirler yârim her ikimiz için... biliyor musun sevgilim! her şey bir yana en alımlı tablo portakal ağaçların limoni çam kokuları eşliğinde temeli atılan evimizin tek vücut meydana çıkması... bu ev 'egeyle akdenizi ' kavuşturan sahil şeridine yakın bir yerde, bizi bekler sevgilim yeter ki sen de iste! iste ki örülsün duvarları bir bir yükselsin evimiz şekil alana dek! aydınlıklarla donalı yüreğimiz de haydi birlikte olsun! yanlış duymadın kadınım kapısında sen! sen! sen yalnızca sen ve ben gülüm. gökmen yılmaz erdem |
Beklemekteyim Sonsuza açılmış kapının başında Gözetmekteyim akan hayatları Selamlaştığım üç beş kişi oldu Bu hayata yorgun gözlerle bakmaktayım Sınırlar kurallar anlamsız yollar Şarkılar şiirler ustaca sırlar Her canklı gözünde sanki O yulun sonunu kollar Su kadar saf ve temiz Duş kadar uçsuz bucaksız Akıl kalbe giden bir yol tanır Sorular sorumluluklar her an İnsan göçer kurallar kalır Yolcu bekleme Ardına kadar açılmış hayat kapısı Yolcu ağlama Ağırdır kalkmaz bazen sabır taşı Yolcu korkma Rahmeti gazabını aştı... En güzelide Gözden dökülen bir damla yaştı ... zübeyir kara |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık