![]() |
Çok geç artık Pişman olacak yaşı çoktan geçtim Ya da bana öyle geliyor. Ama hiçbir şeyden de pişman olmamıştım, Ya da kendimi kandırıyorum Senin havan, Senin tozun Senin sokakların Hatta aşkların Tek pişmanlığım sen oldun Benim dostum sırdaşım Güzel İSTANBUL’UM!!! |
Gezginin Şiiri Aşklar vardır, geceden başka giysisi olmayan Karamsarlığınızı soymanız gerekir önce En çekici arzularınızın yansımasıdır Cihan'da bir inci gibi ışıl ışıl parlayan... Aşklar vardır, küstüm çiçeğine benzer Görülmesi gerektiğinde küsen. Sadece yalnız kaldığınızda açar Tüm çabalarınıza rağmen... Aşklar vardır, vaad edilmemiş zamanlara benzer Biçare umudu yıllardır süregelmiş Gelmeyeceğini bile bile hayal ederiz Ulaşılmazı istemek insanoğlunun doğası imiş... Aşklar vardır, saklı diyarlara benzer Yasak elma tadında göçmenlikler yaşadığımız El ele tutuşup koşulacak kırlarla kaplı Tek engel korkaklığımız, sıra dağlarımız... Aşklar vardır, sisle kaplı ufuklara benzer Hayal meyal seçilen kıyılardır Ayak basmaya ya zaman, ya ayak yoktur Gemimizin güvertesinden bakakaldığımız... Aşklar vardır, rubailere benzer Kısa, eğlenceli, tadı damağınızda kalan. Aşklar vardır, asırlık şiirlere benzer Fesleğen kokulu sabahlarda yazılan... |
Seni Seviyorum Bir gün sormuşlar ermişlerden birine; SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... HER SABAH KALKTIĞIMDA YAŞAMAK İÇİN TEK NEDEN SEN VARSIN, FAKAT SENİ SEVMEK İÇİN BİNLERCE NEDENİM VAR. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... BU SİYAH BEYAZ DÜNYADA BENİM İÇİN TEK RENK SENSİN, SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... BU SOĞUK GÜNDE İÇİMİ ISITAN BİR ESİNTİ GİBİSİN HAFİFTEN ESİYORSUN, İLİKLERİME İŞLEYEREK SONRADA KAYBOLUP GİDİYORSUN, DAHA NERDEN GELDİĞİNİ ANLAYAMADAN. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... SENİ SEVMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY GELMİYOR İÇİMDEN O KADAR DOĞALKİ BU DUYGU RUHUMUN DERİNLİKLERİNDE, SANKİ DOĞDUĞUMDAN BERİ VAR SADECE ORTAYA ÇIKMAK İÇİN SENİ BEKLİYORDU. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... SENSİZ BİR YAŞAMI ARTIK DÜŞÜNEMİYORDUM. SENSİZ BU KURU DÜNYADA YAŞAMAKTANSA ÖLÜMÜN SOĞUK NEFESİNİ ÖPMEYİ BİR DAHA HİÇ SENİ GÖRMEMEKTENSE HAYATA ARKAMI DÖNMEYİ TERCİH EDERDİM SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ...NE ZAMAN BİR AŞK ŞİİRİ DUYSAM, MISRALARDAN SEN AKIYORSUN, NE ZAMAN ESKİ BİR ŞARKI GELSE KULAĞIMA GİTAR TELLERİ ARASINDAN SÜZÜLEN NOTALAR SENİ GETİRİYOR BANA. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... GÖZLERİNİN İÇİNDEKİ BİNLERCE YILDIZ GECENİN KARANLIĞI DELİP GEÇİYOR. SANA BAKARKEN KENDİMİ YILDIZLARA TEPEDEN BAKIYOR GİBİ HİSSEDİYOR.. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... BENLİĞİM SANA AİT, SEN ONU BURUŞTURUP ÇÖPEDE ATABİLİRSİN KALBİNE YAKIN BİR YEREDE KOYABİLİRSİN TANRIM ! O KALBİNE YAKIN SICAK YERDE OLMAK İSTERDİM. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ...SEN SENSİN. AMA BENİ BEN OLDUĞUM İÇİN SEVERMİYDİN ONU KİMBİLİR SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... SENİ SEVMEYİ SEVİYORUM, SENİ KOKLAMAYI SEVİYORUM, SANA DOKUNMAYI SEVİYORUM SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... SAÇLARIN ELLERİMİN ARASINDAN KAYIP GİDERKEN, DÜNYADAKİ CENNETİ BULMUK GİBİYİM. BİR AN ELİMDE TUTUYORUM. O CENNETİ BİR AN SONRA BELKİDE TAMAMEN ELLERİMDEN KAYIP GİTMİŞ OLACAK SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... ÖLENE KADAR YOK OLANA KADAR SENİNLE OLSAM.. BU HERHALDE BİR CEZA GİBİ GELİR. DAHA ÇOK SENİNLE OLAMADIĞIM İÇİN SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... SENİ ANLATMAK İÇİN MISRALAR YETMİYOR. DÜŞÜNÜYORUM BİR KIŞ GECESİ BUNU YAZARKEN ACABA KAÇ KİŞİ SENİN İÇİN BÖYLE MISRALAR YAZDI veya YAZMAK İSTERDİ. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... SENİN GÜLÜMSEMEN GÜNEŞİN DOĞUŞU GİBİ. İNSANA HERŞEYİ UNUTTURUYOR SADECE SEYREDİP TADINA VARMA HİSSİ UYANDIRIYOR. SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ... BU KADAR NEDENDEN SONRA BİLE SENİ NE KADAR SEVDİĞİMİ ANLATAMADIM. SENİ NE KADAR SEVİYORUM BIRAK ANLATAYIM. SENİ RUHUMUN ERİŞTİĞİ DERİNLİKLERE YÜKSEKLİKLERE KADAR SEVİYORUM. ...BİTANEM... |
bu son Her seven uzak kalmış sevdiğine Her seven sever olmuş gitmelere, Her seven dert olmuş sevdiğine Bu son aşk, son , dostlar size… Her giden acı ekmiş kalplere Her giden dönmem demiş geriye Her gideni delice sevdim bende Bu son gitme dostlar, artık sıra bende Her gelen, yalnızlık yazmış şiirlerimize. Her gelen, ayrılık demiş yüreğimize. Her gelen, bulut kış bize. Bu son şiirim, son, dostlar size…… |
Çok Geç Kaldım Kâlbimde ki bu sevdayı, çok geç kaldım söylemeye. Gözümde ki gözyaşları, bedeldir çok kelimeye. Şimdi artık gelin oldu. Benim değil,elin oldu. Buna sebeb kâlbim oldu. Deyemedi sevdim diye. Sevdiğimi bilmese de, hatırası kaldı bende. Yaşayacak hep kâlbimde, belki,bir gün anlar diye. |
Ah Gönül Hani gönlüm aşık idin bir zaman, Davasız, dalgasız durgunsun şimdi... Ey şair ruhlu yar, ey kemter ozan, Aruzsuz, vezinsiz solursun şimdi... **** Gür sesli saz idin sırma tellice, Bir türkü söylerdin sen ahenklice.. Buğulu gözlerin ıslak nemlice, Leylasız, Mecnunsuz ağlarsın şimdi.. **** Yunus idin Tabtuk kapılarında; Yusuf idin aşkın kuyularında; Poyraz eser idin rıhtımlarında; Ahdsız, amansızca suskunsun şimdi... **** Karacoğlan idin Veysele koşan; Köroğlu olurdun çamlıbel aşan; Bu senmisin miskin, miskin dolaşan; Hırkasız, himmetsiz yaşarsın şimdi.. **** Gülistanda güldün yaprak açardın, Arı gibi çiçek çiçek uçardın, Eyüp gibi düşkün naçarsın, Devasız, dermansız yatarsın şimdi... **** Aşık isen hakka susamazsın sen Aşk elinden uzak kaçamazsın sen Kırıp dertli sazın atamazsın sen Usulsüz, uslüpsüz çalarsın şimdi... **** Çağlarim der: çağlamadan akılmaz Akmayan pınarın suyu alınmaz Kader deyip yan gelipde yatılmaz Boransız, bulutsuz Çağlarsın şimdi. **** |
Hasretlerin Ötesinde Sevgiye susamış gönülleri tutmalı, Bırakmamalı bir uçurumun kenarında. Nefes kadar yakın Yıldızlar kadar uzak olmalı. Elini uzattığında vuslatları tutabilmeli Hasretlerin ötesinde. Sonra sırlar paylaşılmalı, Bir eşkiyanın gözyaşları kadar gizli, Tüfeğinden çıkan kurşun kadar keskin Ve kimi zaman mağarasında yazdığı Birkaç derbeder mısra kadar sevgi dolu. Anlayacağın adam gibi sevmeli. Sevmeli ışık gibi; Parıltılı, içten ve gerçek. Umut gemisinde ümide yolculuk etmeli; Kederlerin yelken, gözyaşların tayfaların... İnancın için savaşmalı. Kalbinle sevmeli, Kalbinle görmeli, Kalbinle duymalı. Anlayacağın adam gibi sevmeli. |
Akıp Giden Bir Nehir.. Naftalin kokulu bir sevgili Koynumdaydı bu sabah.. Mavili bir düşle baştan çıkmış, bana gelmişti Ani bir ziyaret.. Sevinmiştim.. Fakat uyandığımda Yanımda yoktu artık. Sönecekmiş gibi duran ama hiç sönmeyen Kalbimdeki şu cılız ateşe Bir rüzgar gibi üfledi gitti Bir rüzgar gibi işte.. Kalbimi ateşe verdi ve gitti.. Ve bir rüzgar gibi saygısız hem de.. Yalnızlığımı attım hemen üstümden, ayağa fırladım Üniformamı çıkardım ve giydim dolaptan, yılların ütülediği. Saçlarımı aynı şekil taradım Gülümseyişimi aynı şekil takındım Bu oyuna bir tek gözlerimi inandıramadım Onlar her zamanki gibi bir anlam aradılar boşlukta Derinlikli bakışlarla.. Boşluklar aradılar bu boşlukta.. Ve buldular da.. Artık paslanmış olan coşkumu gömleğimin cebine, Evet, kalbimin tam üstüne gelen o bildik cebe sakladım Cılız bir neşe ile dışarı attım kendimi -eskisi gibi- Sahne de aynıydı, dekor da.. Yerli yerinde her şey Fakat o yüce ruh nerde? -Ah yitik kahraman; kursağımda kalmış hevesim! Nehirlerini adadığın o ölümsüz ruh nerde?- Ve o coşkun nehirlerin akıp gittiği yollardan Akıp giden adımlarımı aradım.. |
Çok mu Şey İstemiştik? Gelen baharla birlikte karanlıkların bile bize yasak olduğu bu şehirde Uykusuz gecelerin arasına sıkışmış yeleleri düşmüş düşler gibi, yekbezan yalnızlığımız gibi Her doğan güneşle beraber Sabrın ,en sert sularını içiyoruz . Dümensiz bir sandaldayız sanki , Yelkenlerimizi zamansız parçalamış zaman; son umutcasına asıla kalmışlar serende. Çok mu şey istemiştik tanrıdan ? Yoksa inancımızı mı az görmüştü ? Nemin amortisini bile çok gördü hayal ettiğimiz kıyılardan. Off ! Işıkların son prensesi , off ! İki kafadar biz, sular altında kalmış bağ bozumlarına Nar çiçeğindeki ateşlerin yürek yangınlarına mı sevdalanmıştık? Off ! Yakamozların son prensesi , off ! Yaşananlar da gelmese akla yollara yağan karlar, gayretini yitiren bahar, Serende asılı umutlar Ve hatta karamsarlıklar : Hepsi yalan olacak. Düşündüm de, nerede eksik buldu tanrı inancımızı. Doğrularımızda ... Düşüncelerimizde ... Sevgimizde ... Nerede, nerede yaptık biz yanlışı ? Acaba biz yanlış yapmış mıydık ? Yoksa sınavlarından birinde miydik yine ? Yalnızca hatalarını onramak için , var mıydı bizim kadar kendini sorgulayan, yürekten kendine inanan, ve yardım isteyen kulu Off ! karanlıkların prensesi , Off ! Ne kadar çok iz bırakmışız acılara Karanlıklara... Yalnızlıklara... Yarınlara... Yarınsızlığa... Off ! Limon çiçeği çaylı tek lüksüm , offf! çiçeğin özünde, yaprağın yeşilinde, eşkiyanın vicdanında, yoklukların olanca ağırlığındaki Karanlık gözlüm , off ! Off! Sürgün bakışlarına parya olduğum, yüzü benli, gözü benli, göğsü benli, sırtı benlim off! Off! Gecenin karanlığını yırtan sensizliğin narası off! Bu derinden gelen oflar da olmasaydı, olabilir miydik birbirimize bunca sorun arasında bu kadar yakın ? |
Bir Cinayet, İki İntihar ne zordur anlamak, aslında sadece bir figüran olduğunu başrol oynadığını sandığın bir filmin son karesinde istersen ağla, tükenene dek nefretinin ateşi ne faydası var boşa harcanan güzelliklere ağlamanın incinen gururunu öfke maskesine bürümek çok kolaydır oysa... ne eşkiya bir duygudur intikam, heyhat! yangın yerine döndürür payitahtını arkadaşlığın, sadakatin kuyusunu kazdırır da gizliden, karındaş dediğinin kalbine saplanamayan hançer en sevdiğine vurulur gün gelir, namerdin elebaşı olur dün sırrını verdiğin... sanma ki kolaydır katlanmak bu kurşun yarasına seninki kullanılmanın acısı, bende yılların ********liği var hangi siper dayanırdı uğrunda, sorarım, göğsüm kadar "değmez" deme bana, bükme boynunu karşısında kederinin feda ettiklerime ey yarası sinemde yanan, inan kalbin dahi dar... and olsun diyetini ödetmek gözlerinin yeşiline düşen gölgenin kaç derya ayırır benden sevdamın katilini, ne fark eder? kim ki söndürür güneşini saçlarının, yakasında ellerim tutuştu bir kez alacakaranlık yıldızının hiddeti, delidir döktüğün her damla gözyaşına bir can alır azrailim... |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık