![]() |
istanbul sen kokuyor biraz!.... Ezanlar kulağıma hep seni okuyor, şimdi çok uzaklarda ışık mı oldun sen? Kanatsız bir melek, Belki kanatların bile vardır şimdi, bilinmez Gülen gözlerin gülmezmi artık? Kızıl saçların öyle beline kadar uzanamaz mı? Yalnız mısın gittiğin yerde… Bizim burda nasıl yaşadığımız ise, bilinmez… Şimdi ne zaman aklıma düşse gülen gözlerin İstanbul sen kokuyor biraz Ezanlar kulağıma hep seni okuyor, Başım önümde, gözyaşlarım avuçlarımda? Büklüm büklüm yüreğimdeki tek dilek sen oluveriyor…. Bizi nelere bırakıp gittiğini, bir sen misin bilen? Gittiğin yer, burda bıraktığın herşeyden ne kadar güzel? Senin de bağrın yanar, seninde kalbin kanar mı? son birkez daha gülümsemene nasıl hasretiz, bilemezsin Pamuk ellerin yine de allaha kalkar mı? Duaların gökleri aşıp bize ulaşmaz mı? Üşüyor mu kalbin şimdi o uzaklarda? Bizim yüreğimiz ne haldedir, bilemezsin Bıkmış olamazsın… Ne de yorulmuş, güzel yüreğin daha yepyeni Çok uzaklarda sönmeyen bir ışık mı gözlerin? Peki ya pamuk yığını ellerin? Kursağımızda kalan herşeyin cevabı sende gizli seni bizden çok sevenin yanındamısın şimdi? Sevgili küçük kız!.. Ezanlar kulağımıza seni okuyor şimdi İstanbul her gün biraz daha sen kokuyor Gözyaşlarımızı saymazsak daha yağmadı yağmurlar… Çok sürmez mevsim döner, soğur burda havalar Dilerim gittiğin o yerlerde Sen hiç üşümezsin… |
Bayram Kargalar, sakın anneme söylemeyin! Bugün toplar atılırken evden kaçıp Harbiye Nezareti’ne gideceğim. Söylemezseniz size macun alırım, Simit alırım, horoz şekeri alırım; Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar, Bütün zıpzıplarımı size veririm. Kargalar, ne olur anneme söylemeyin |
EĞER İSTERSEN ... *Bugün olduğu gibi yarın da , yarından sonra da, ondan sonraki günlerde de gözlerinde ki yerimin değişmeyeceğine, Beni bir ömür boyu seveceğine... *Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanında göreceğine, en yakın dostun en yakın sırdaşın en yakın arkadaşım olacağına... *Sıkıntımın sıkıntın ; üzüntümün üzüntün olacağına... Her kızgın anımı çiçeğe dönüştüreceğine... *Her üzgün anımda tebessümün geri gelmesi için elinden geleni yapacağına.. *Asla ve asla soğuktan ve yalnızlıktan üşümeyeceğine... *Yanında olmadığım ve varlığına ihtiyacım olduğu her anda bir rüzgar olup beni saracağına... *Gözümün gözüne deydiği her an ; bana yeniden aşık olup beni bir periye dönüştüreceğine.. *Yaşam boyu her sabah bana aşık olarak uyanacağına... *Ben uyurken bana bakıp sen ve ben için dualar edeceğine... *Beni asla üzmeyeceğine.... *Beni tanıdığın gün ben de gördüğün neyse ömrünce aynı beni göreceğine ... *Sevginin asla değişmeyeceğine ve azalmayacağına... *Beni asla ihmal etmeyeceğine... *Bana yalan söylemeyeceğine... *Başkalarının yanında beni asla unutmayacağına... *Elimi usul usul korka korka tuttuğun o ilk gündeki aynı heyecanı hep yaşayacağına.. *Bana her zaman hayatım diyeceğine... *Seni Seviyorum diyeceğine ... SÖZ VERİRMİSİN AŞKIM ??? *TEK ASKIMA!!! JENNIS |
YALNIZLIK MACERASI Öyle yalnız kaldım ki hayatımda Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum Çok zaman annemin dizlerine hasret Koydum başımı kendi dizlerime Doya doya ağladım Paylaşırsa dost paylaşırmış İnsanın derdini sevincini Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör Hangi kapıyı çalsan kimseler yok Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar Aşık mı olmadım taparcasına Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi Ferhat gibi gürz mü sallamadım dağlara Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum Sabahları sokağa çıkmadan evvel Cesaret şairim, cesaret Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri Sevgilimin saçları niyetine. CAHİT SITKI TARANCI http://ozel.balca.net/resima/cubuk/siir10003-cbk.gif |
ALIŞKANLIK Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... |
Bacalar Görürüm, çıkmışlar kararmışlar çatılardan, Kemik bir kol nasıl fırlarsa mezardan. Her ân, bir haberi kollar gibi yukardan, Dipsiz maviliğin esrarını kurcalar, Bacalar... Kimi ince, kimi uzun, kimi de kısa; Dalmışlar başbaşa afyon çekerek yasa. Onlar, insanların gözünde bir kartalsa, İnsanlar, onların gözünde karıncalar, Bacalar... Kimbilir, belki de evlerin cinleridir; Kolları bir dâvet gibi göğe yükselir, Ölüler, ölüler, arka arkaya gelir, Ruhların mehtaba daldığı taraçalar, Bacalar... Azap kuleleri, cüceleşmiş devlerin; Kör mazgallarında raksı var alevlerin. Öyle evciller ki, tepesinde evlerin, Kopuyor içinde görünmez facialar, Bacalar... |
Çok Özel Sus. Sesini çıkarma sakın Ürkütme. Romantik fısıltılar dinliyorum. Zor alıştılar zaten, Dalgaların sesine. Sus, Kaçırma. Issız geceleri sever, Aşk sözcükleri Bir de mehtabı. Çekinir, Duymasın ister, Kimsecikler. Özeldir, Anlayamazsın sen Neler söylediğini, dalgaların. Neler getirdiğini, Alıp götürdüğü derinlikleri. Bilemezsin sen, Issız, karanlık gecelerde fısıldaşan sözcükleri Hissedemezsin, Göremezsin Parıltıları yakamozlarda. Duyamazsın mehtabın sesini. Sen yaşamadın hiç ayrılıkları Boğulmadın hiç yalnızlık denizinde, Bilemedin, almadan vermeyi Kara sevdaya düşüp, yüreğin çarparken Soluksuz kalmadın hiç, Olamazsın benimle… Git, Bırak beni Uydurduğum, Yalandan dinlediğim, Romantik fısıltılarla kalayım Sus Ses verme sakın, Ürkütme Yalan sevdamı… |
acıları sevdim Seni yalnızlığıma gömdüm, Yalnızlıkta olduğun kadarını, Yalnızlık kadar yanımda olamadın Beni hiç sevmedin Zaten benim hiç olmadın ki. Ben de seni hep sevdim Uzakta olduğun kadarını, Zaten hiç uzak olmadın ki. Yakından uzak olduğun kadarını Sevdim. Ben seni gecelerde sevdim, Haziranın o soğuk gecelerinde. Bana gülerken şubatın sıcak gecelerinde, Ben seni benim olamayacaksın diye sevdim. Hep sevmiştim zaten imkansızı, acıları. Biliyordum ki acı sendin diye. Aslında ben seni sevmedim ki , Acıları sevdim. Gözlerin güzeldi çok güzel Beni sana bağlayan Sen çok özeldin aslında çok özel Ama tek sözündü beni yakan Beni böyle yürekten ağlatan. Bak düşündüm ki Aslında ben seni sevmedim Acıları sevdim. Ben seninle gelen baharı sevdim Yalancısını değil Sevmesen de yanımda olmanı sevdim Bana bakmayan gözlerini Dedimya seninle gelen acıları sevdim. Ben senin ellerini tutmayı sevdim Ellerini tutup da soğuk bir kış da Ellerimizin terlemesini sevdim. Ben seni hiç sevmedim Ben aslında acıları sevdim. |
Ay karanlık... Maviye Maviye çalar gözlerin, Yangın mavisine Rüzgarda asi, Körsem, Senden gayrısına yoksam Bozuksam, Can benim, düş benim,Ellere nesi? Hadi gel,Ay karanlık... İtten aç,Yılandan çıplak, Vurgun ve bela Gelip durmuşsam kapına Var mı ki doymazlığım? İlle de illeSevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmuş yazıcılarFermanım yazarN'olur gel,Ay karanlık... Dört yanım **** zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklüCıgaramdan yanar. Alnım öperler,Suskun, hayın, çıyansı. Dört yanım **** zulası ,Dönerim dönerim çıkmaz. En leylim gecede ölesim tutmuşEtme gel, Ay karanlık... |
Çok Sevdim Bir Zamanlar Seviyorum Yine de Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün Masal şehirlerini geçerken hızla Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların Salmak serin sulara gövdemi Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek... Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi Yağmurdan ve yalnızlıktan ürkek Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi Hırçın ve ele geçmezce atılgan Uysal ve usulcacık benim olan şeyi... Çok sevdim birzamanlar, seviyorum yine de Ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde Değişmez ve değişken olanı sonsuzca... |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık