![]() |
YETER Kİ GEL Üzülme her hafta gelemem diye Haftada olmazsa ayda gel canım. Üçyüzaltmışbeşi böl onikiye Sırala otuzu say da gel canım. Bekletme geciken müddet ziyandır Güzel kin,öfke,hiddet ziyandır Varsa gurur,kibir,şiddet ziyandır Onları orada koy da gel canım. Kitap aşk,masal der,yıkar bırakmaz Akıl "tedbir al" der çöker bırakmaz Korku "gitme kal"der çeker bırakmaz Sen gönül sözüne uy da gel canım. Yazı,güzü,kışı bahar zamanı Yaşadın bilirsin ki her zamanı Dinle rüzgarları seher zamanı Uzaktan sesimi duy da gel canım. |
Çok Sevmek Bizi kandıran o şarkılar, o mavi gece O sıcaklığı beyaz ellerin, o ilk bakış Sebepsizliğin sebep olduğu şafak vakti O çok sevmek gecelerde o çaresiz aldanış. Uzayan saçlar, alyında avuçlarımızın İşte o, insanın bir yerde, aşka boyun eğmesi Kırılmak, bölünmek, o hep bütünlenmek O çok sevmek, tenin bir başka tene değmesi. Yanmak mı o eski çağlarda yanmak Kül olup savrulmak rüzgara karşı İlk kesilmişliği mağrur ellerimizin O çok sevmek, kanımızın o ilk akışı. İşte pınarlar, testiler, ırmaklar, çeşmeler Kanlı avuçlarla içmek aşkı kanmadan O kıyılarımızdaki denizin ilk coşkunluğu O çok sevmek büyütmek onu hep, orada o zaman Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne. Öyle delicesine, öyle korkunç, öyle çılgın O çok sevmek o yanardağ, o ateş, o yangın... |
Ben Sana Mecburum ben sana mecburum bilemezsin adini mih gibi aklimda tutuyorum buyudukce buyuyor gozlerin ben sana mecburum bilemezsin icimi seninle isitiyorum agaclar sonbahara hazirlaniyor bu sehir o eski Istanbul mudur karanlikta bulutlar parcalaniyor sokak lambalari birden yaniyor kaldirimlarda yagmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir aksamustu ansizin yorulur tutsak ustura agzinda yasamaktan kimi zaman ellerini kirar tutkusu birkac hayat cikarir yasamasindan hangi kapiyi calsa kimi zaman arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor eski zamanlardan bir cuma caliyor durup kose basinda deliksiz dinlesem sana kullanilmamis bir gok getirsem haftalar ellerimde ufalaniyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki Haziran`da mavi benekli cocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir sileb siziyor issiz gozlerinden belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun butun islanmissin tuylerin urperiyor belki korsun kirilmissin telas icindesin kotu ruzgar saclarini goturuyor ne vakit bir yasamak dusunsem bu kurtlar sofrasinda belki zor ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yasamak dusunsem sus deyip adinla basliyorum icimsira kimildiyor gizli denizlerin hayir baska turlu olmayacak ben sana mecburum bilemezsin |
Aç Kapıyı Ben Geldim Korka korka değil usul usul değil Elim yüreğimde çarpa çarpa geldim Aç kapıyı bak ne diyeceğim Bir senin ellerinden bir senin gözlerinden Dişlerinden dudaklarından Nergisler ocak ayında açtı Kendimden bahsetmeyeceğim Yediveren güllerden duvarlardan sarkan güllerden Çocuklardan sabah erken okula giderlerken Atlardan bahsedeceğim Kan ter içinde atlardan Aç kapıyı bak ne diyeceğim Ne kadar küsülü çocuk varsa barıştırdım oynuyorlar Tam kırk çeşit sarmaşık gül buldum penceremin dibinde açacak Ekinleri dolu vurmadı çekirge gelmedi kurak olmadı Yorgunum demiyeceğim bir evimiz olsa demiyeceğim Yüreğim daralıyor demiyeceğim Bir baksan gözlerime başını çevirmeyeceksin Yürüyüp gitmeyeceksin elini çekmeyeceksin Bir baksan gözlerime Dağda yakılmış ateşler göreceksin Aç kapıyı kim geldi bak Bak nasıl havalandı güvercin Açmam diyemezsin artık Aç. |
Seni Seviyordum Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi... Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri Seni seviyordum ve senin haberin yoktu Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesden başkaydı işte. Güldüğü zaman yukarıya bakardı; Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı. Ne güzeldiler sen bilmiyordun. Ben Seni Seviyordum.. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu Geri dönüyordu, çoğalıyordu Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun Kalp ağrısı oluyordun, Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun, Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk, Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk Cesurduk. Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller Ben seni seviyordum sen bilmiyordun... Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına Derken bir gün uzaktan gördüm seni Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı Kalbimi acıttı her zaman ki gibi Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi.. |
Bir yagmur olup damla damla pencerene vuracagım.. Yine zamansız bir zamanda pencerende bulacaksın beni.. Ve sen.. Belki uykudayken, belki kitap okurken, belki de düşünürken.. Bir anda pencerende beni görünce şaşıracaksın.. Buğulu gözlerle izleyeceksin belkide.. Kimbilir belki bogazına birseyler dügümLenecek.. Kimi zaman hüzünlü bir sarkınin namelerinde bulacaksın beni.. Kimi zaman okuduğun şiirLerde.. Kimi zaman aynaya baktığında gözlerinde.. Kimi zaman bir yürek sızısında.. . Herşeyim firari.. Gecelerim,Dünlerim,yarınlarım ve.. Sana olan aşkım.. Yüreğim esir kaLmış yüreğinde.. Bıraktım kendimi yüregine.. İster Al senin olsun.. İster al,kır,parçala yüreğimi.. İstersen dağıt küllerini bir baştan bir başına şehrin.. Ya da... Ya da bırak kalsın kendi yangınıyla baş başa.. |
Anlamsız Anlamsız Anlamsız olan bir dünyada hesap vermek Hakimi olmayan bir mahkemede ceza görmek gibi. Kimden hesap sorulacak acaba? Geçmiştenmi yoksa doğmamış gelecektenmi ! Herkes bir suçlu arıyor, Anlamsız. Bilmediğimiz bir sınırı zorluyoruz, Ötelere gidip ölülerden yardım istiyoruz, Ama biliyoruz, Asıl kurtarıcı biziz. hastalık bizim içimizde, Bizse herşeyi Allah'tan bekliyoruz. Anlamsız. Bir kişi öldüğünde feryat ederken Öldürdüğümüz zaman hiç bakmıyoruz. Geçen günler bize eser bırakırken Biz hâlâ günaha koşuyoruz. Anlamsız. Gerçekleri görmek için herşey hazırken Biz hâlâ yalan haberlerle Ve sosyetenin çirkefine alkış tutuyoruz Ve bu anlamsız düzenle Hesapsızca suçlu arıyoruz Tek bulduğumuz cevapsa yine Anlamsız. |
Çok Sıcaksın Bana O gözlerinden bir aşkı okur gibiyim Öyle bakışların varki içten ve sıcak Seni gördüm ya bil ki deli divaneyim Öyle gülüşlerin var ki içten ve sıcak Bir başka güzelliğin var hele gözlerin Hafızamdan hiç çıkmıyor o sözlerin Görebilsem acep nasıldır kaderin Öyle tatlı bakıyorsun ki içten ve sıcak Bir bakışına yanıyor damarlarımdaki kan İçimden taşacak gibi oluyor bir volkan Sana layıktır sevgiler şöhretler ve şan Öyle samimisin ki inan içten ve sıcak Bitmese bu tebessüm bu ürpertici heycan Hep damarlarımızda sıcak sıcak dolaşsa kan Olmasa dünyada kötülükler insanı ağlatan Öyle bir dünyamız olsa ki içten ve sıcak |
Şahmaran Sedef, safir ve kör uyku, dünden Kalan bir aynaya vuruyor düş gibi Ve kâhinin her remil atışında ölüm Kara değil, karada havada ve suda Ağlayan narım da çatladı çünkü ben Çocuklarımı kaybediyorum dağlarda Dağlar ki ceylan yurdu, bir gülistan Olsun içindi düşerse yolu Şahmaran’ın Ve anılardır diye bilinen Şahmaran Belleğin derin kuyusundaki uykusunu Bir hançerle kesip çıkmalıdır günyüzüne Ve bırakarak derisini çöl iklimlerine Tozlaşan ve durmadan tozlanan keder Sedef, safir ve kör bir uykuya dönerken Çöl hep çöldür, daima çöl, gri söylence Ve buhurun incelttiği ölümcül bir büyü Gülen ayvamı soruyorum ağlayan kızımı Nerdesin bunca zaman ey Şahmaran Dağlar ceylan yurdudur, bir gülistan Düş yollara, keder öcünü almalıdır çünkü |
Çok Üşüdüm Üşüdüm dün gece ama uyanıp üstümü örtmedim; bekledim... Sen titreyişimi duyup üstümü örtersin diye ama nafile. Yine de örtmedim üstümü. Belki uyanamamışsındır, uyanınca ört diye. Aslında gözlerimi açınca yanımda seni göremezsem daha çok üşürüm diye korktum örtmedim üstümü işte. üşüdüm mm. Çok üşüdüm. |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık