![]() |
İçimdeki Sensizlik Sen ölümle arana mesafe koyacak kadar soğuk bir kışı andırıyordun Geride ise, gözyaşlarına acımayacak kadar masum bir seveni kandırıyordun Özlemlerime koşacağım anların teneffüs zilini çalmadığında, Geçmişteki mutluluklar yeter dermişçesine Tren çığlığı rayların küflü demirlerinin, Masumiyetine benzediği zamanları kazıdım hafızama. Şeytanla dost olan acımasızlığının teseddürüne bürünmüş sahte yüzün Kim bilir daha kaç kişiye verecek hüzün. Başkalaşan kişiliğin, kimden darbe almıştı da Yoksulluğumu büyüttüğüm kurak tarlamın ekinlerine, Bir karga gibi sokulup, oruç bozarcasına İyinin ve kötünün kararsızlığıyla saldırdın? Asil bir sefillik deryasında Oltama takılan yosun kaplamış yüreğin, Gurur diyerek yaşamaya çalıştığım Paslanmış ufkumun sis çökmüş hayalini çürüttü. Duymayı çoktan unuttuğum Sağır mı oldum yoksa dedirten tatlı sözlerini, Hangi sütü lekeli ananın evladına söyledin de Notasız besteler gibi Türküsüz bir ömre mahkûm bıraktın beni? Ama bir gün hepsinden bıkıp, Bakkal defteri ve taksit kartları sıkıntısında Sade bir ömrün kenar mahalle saflığında yaşamak istiyorum dersen, Ve sorarsan bu acımasızlığından kurtulmanın yolunu Sana tek tavsiyem, Azraillin elinden su iç! Bir insanı sevmekle başlıyordu aşk Ve terk etmesiyle acı. |
Son Mevsim/ Beşinci Mevsim Dağlara iniyor sağnak sağnak yağmur Gökyüzü boyunca seriliyor bir nur Yağmur sevgimizi fırtınaya duyur; "Şu zindan dünyada, şevkimiz içindir" Sonsuzluktan gelen sert nefestir rüzgar Dipsiz bir kuyuya tüm mevsimler kayar Sarsılır gökyüzü...buluttaki efkar; O masum yüreğe, türkümüz içindir Şimdi asla açmaz...gökte benim güneş Açılınca yaram yürekler oldu keş Kavgayla büyüyen, güneşteki kalleş Pişmanlığımızd a; keşkemiz içindir Karlı dağlarda, kurt peşindedir sağlar Kurşun olmamalı... ****** pusu bağlar Seni delik deşik ederim mor dağlar Kor, bıçaktan soğuk ülkümüz içindir Sözlerin bir rüzgar, sözlerime karşı Bin elem, bin sitem titretiyor arşı Yağıyorsa yağmur, ıslanmışsa çarşı Bilmelisin artık ikimiz içindir... |
http://www.yazgulu.com/karisik/sevmekdenbas.jpg Her gün yanında olamamaktan korkuyorum Sesini duyamamaktan Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum Nedense sensizlikten de korkuyorum Bir gün hoşça kal demenden İstemesem de; Bir gün, bir gül gibi İçimde solmandan korkuyorum Hafızamda bırakacağın hatıralardan Hatıralardan kaçamamaktan Adını unutamamaktan korkuyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Benimkisi sadece bir sevda Göz yaşlarımla söndüremediğim Korkularımı yenemediğim Söyleyemediğim Fakat, kendimi tükettiğim Ve beni; Yedi kat yerin dibine sokan Utandıran, korkutan An be an içimi yakan Cesaretsiz bir sevdan Bu nasıl bir sevda ? Anlayamıyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Biliyor musun; Aklımdan hiç çıkmıyorsun. Sen benim; İmkansızlar bahçesinden koparttığım Edâlı gülümsün. Hiçbir zaman koklayamayacağım Adını söylerken burkulacağım Sevmekten hep korkacağım Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım Edâlı gülümsün. Ah be güzelim; Aslında sen benim, Kendi ömrümsün... |
Sonbahar İşte yine bir bahar Olsun işte adı sonbahar Kıştan bir önce Yazdan bir sonra İşte yeni ve yine bir bahar Olsun işte adı sonbahar Ben gözlerimin yalancısıyım Ne baktıklarına değil Ne gördükleriyle sorgularım Ben bu baharda yangınlarda Hazan yağmurunda kavrulmaktayım Oysa adı malum bahar Olsun işte adı sonbahar. |
Bekle Beni Olur da ecele âşık olursam senin yerine Darılma sakın, Bastığın toprağı andırır gözleri Ölür de, meleklere sarılırsam ince belin yerine Kıskanma sakın, Taptığım kokunu andırır bedenleri Gelir de, bir kuş olup konarsam pencerene, Özleme sakın, Yuvamdır yalnız geçen akşamların. Ve bir buse bırakırsam yaralı gülüşüne, Şaşırma sakın, Onlar, gözyaşlarının memleketinden hediye Bırakır da geri dönersem geldiğim yerlere, Uyanma sakın, Tekrar gireceğim rüyalarına... |
Sorma Demişsin Kararan bulutlara haber gönderip Beni sormasın ağlasın demişsin Rüzgarları nefesim farz edip Beni sormasın ağlasın demişsin Yıldızları gözlerim, ayı bedenim Uzaktayım dokunmaz diyerek ellerim Duruyorsa verdiğim kırmızı güllerim Koklamasın ağlasın demişsin Belki dönemem diyerek yıllarca Yas tutmasın bana aylarca Gündüzler hatta bütün gece boyunca Beklemesin aşkımla yansın demişsin |
Çok Zor Buldum Yapayalnız yaşarken ben, Bir canana meftun oldum. Dertlerime derman derken, Seni buldum, seni buldum. Yıllar yılı boş yaşadım, Kimi üzgün, hoş yaşadım, Hep dost, dost diye sesledim, Yeni buldum, yeni buldum. Aldın aklım, mecnun ettin, Kadehlerde sarhoş ettin, Gitme ki kalmıyam yetim, Çok zor buldum, çok zor buldum. |
Sordun Mu? Hiç sordun mu yüreğine, Bu ayrılık suçu kimde diye? Hiç kavga ettin mi kendinle, Bu aşk niçin bitti diye? O kadar mutlu olacak şey varken, sevdiğin şarkıda bile ağlarken, Hiç düşünmedin mi? Bir gün gelecek,zaman bile aşka yenik düşecek diye Hiç sordun mu kendine? |
Cam Kırıkları Umudun son bulduğu yerde başlar yolculuklarım. Havaya, suya, toprağa fazla gelişin cam kırıklarıyla, Durmaz; tutamaz kendini göz pınarlarım. Milyonlarca insan... Ve işte en fazla Benim yalın ayaklarım. Havaya, suya, toprağa isyanım var bugün! Beynimden vurulmuş gibi bekliyorum yaşamayı. Hiçbir şey kendiliğinden değil... Verilmemiş. Hiçbir şey benim gibi değil Yenik ve yenilmemiş. Havaya, suya, toprağa isyanda ne var! Güneş her gün doğmuyor mu gökyüzünde? Yalan değil! Yalan değil gökyüzündeki kuşların Bir gün birdenbire yerlere çakıldığı. Yalan değil, Benim henüz uçamadığım. Feleğe isyanımda da ne var! Kimi derviş olarak gelir dünyaya: Ezik; kahrolası bir talihle başbaşa... Kimi de abad olarak yaşar. Çark da onun, çarkçı da. Ne abad olabildim, Ne de derviş. Yalnız bana bir elveda. Umudun son bulduğu yerde başlar yolculuklarım, Bana fazla olan her şeyi göz pınarlarımdan kusarak. Tıs sesleri arasında şahlanan sürgünüme bir adım kala, Ne kuş olup uçabildim. Ne de derviş olup bir sadaka... Yalnız her şeyden bir elveda. |
Sonu Yok Belki de benim olacaktı bu gökyüzü Sonsuzluk olacaktı belki de sonum, Olmayacak olan sonum… Ve ben arayacaktım senin O güzel kokunu topraklarda hazine ararmış gibi… Pencereler açıkken rüzgâr esecek odama, Kapı açıkken cereyan yapacak o rüzgâr… Perdeler aralıkken güneş ışığı vuracak gözlerime. Kulağımda sesin fısıldayacak. Ben nasıl unuturum şimdi seni. Nasıl kalkarım altından rüzgârın, Güneşin ışıklarının, fısıldayan sesinin. |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık