![]() |
SON VAPUR Hadi git son vapur kalkmadan Gözlerim gözlerine dalmadan Sevgin yüreğimi sarmadan Hadi git,ardına dönüp bakmadan Git belki gönlün uslanır Git yağmurda durma öyle,yüreğin ıslanmasın Git ama;gönlüne hasret dolmasın Üzülme,yüzün hep gülsün Biliyorum gidişin zor ama;gerçek Bu ayrılıktaki ateş,beni eritecek Senin gidişin hayatım da yeni bir sayfa açacak Hadi git,yoksa son vapur kaçacak Şimdi çiçeklere bakıyorum sensiz Şimdi çiçekler kokusuz Yine üşüyorum,rüzgar acımasız İnan sensizlikte heşey anlamsız Güneşin sıcağında öğrendim sevmeyi Demekki sevgide anlamlıymış,ayrılık isteği Sevmekte ayrılık demekmiş Ayrılıkla sevgi eşleşmiş |
HADİ Hadi elimden tut, Gec olmadan, ben dusmeden tut. Baska bir el uzanmadan tut. Eger gecikirsen, uzanan baska eller olacak, Dusmemek icin tutunacagim eller. Caresizlikten yuregimi birakacagim avuclar. O avuclar da cirpina cirpina soguyan yuregim, Solgun, bitap, ama hala cirpinan. YALAN Hadi gidiyorsun Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun Herşey gidiyor Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor Solgun bir gül oluyor insan Bir demet kar çiçeği ölüyor,sen gidiyorsun Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun Bakma öyle Ben kanıyorum sen üşüyorsun Kolay değil bir yalan bu Yaralayan koca bir yalan Yalan işte Sevdiğim yalan şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi Yumuşacık sıcak bir yalan Islak gözlerimle geçiyorum Yaralı bir ceylanın kalbinden Ceplerimde kül var Bir yangından arta kalan Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman Herşey bir yalan gibi yandığı zaman Yalnız olduğunu anlıyor insan Anladım ve geçtim Yaralı bir ceylanın kalbinden Aynamı kırdım,fotoğraflarımı yaktım Nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı Nasıl da umarsız Su gördüm düşümde Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu Sonra sabah oluyor Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu Hayır,diyordu bir dağ köylüsü Hiç bir şey için geç değil Ve geç değil Birşey için hiçbirşey Birşey vardı öyleyse,birşey Beni çeken Güneşin dağdasından uzağa Kocaman çayırlara çeken birşey Gümrah ırmaklara Sonra sıcağa sonra acıya Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan birşey Tutsana beni bırakmasana Olsun,yaralasana Olsun,ağrısa da Yalan da olsa kalsana Dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım SEN OLMASAN DA ben varım Yağmur yağar,saçlarım filizlenir Bir yıldız düşer omuzlarıma Islık çalar,ıslanır,şarkılarımı söyler geçerim kapımdan Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan Tanırlar beni En iyi YALANLARINI alırım onların Adresler sorarım kimseler oturmaz orada Ve kimseler olamz ben sordukça Dağköylüsü şimdi gidersen şimdi git Kalırsan şimdi |
BAKMA SEN YAĞMURLARIN DÖKÜLDÜĞÜNE BAKMA SEN GECELERİN KARANLIĞINA BU PEMBE UMUT SÜTTEN DE BEYAZ BU SENLİ HAYAL GÜLDEN DE KIRMIZI İŞTE RENK RENK ÇİÇEKLERİ AŞKIMIZIN GÖRSENE...! |
AÇ GÖZLERİNİ
|
YALANCI mutluluğa hasret gecelerdeyim elimde sigaram masada boş içki şişeleri yine ayakta duramıyorum ağzımda yine beddua sana beni sevmedin yalancı içli içli türküler çalıyor karanlığa örtülmüş sevgiliye çalan sevmenin anlamını boş hayallerde arıyan sana yazılan bir günün gelişini beklemeden beni ölüme salan beni sevmedin yalancı ben ruhumun güzelliklerini hediye ettim sana yaradanamın bana ihsan ettiği sevgiyi sardım sana hepsini beraberinde götürdün geriye kalan acı ve hüzünden başka beni sevmedin yalancı |
BÖYLE UZAK UZAK BAKMA GÖZLERİME NE OLUR O KÜSKÜN BAKIŞLARINI SAPLAMA YÜREĞİME BİR SEN KALDIN DÜŞLERİMİN ZİRVESİNDE BİR SEN KALDIN UMUTLARIMIN ÖTESİNDE BİR SEN.... (U) (U) (U) (U) (U) SEN HAYATIMIN EN VAZGEÇİLMEZ AŞKI SEN UĞRUNDA EN ÇILDIRDIĞIM ESMER SEN YOLUNDA SAVAŞLAR VERDİĞİM SEVDAM SEN UĞRUNDA ÖLÜMLERE GİDİP GELDİĞİM SEN BEKLEDİĞİM SEN ÖZLEDİĞİM SEN GİZLEDİĞİM..... (U) (U) (U) (U) (U) VE BİRGÜN GELİP, BENİ ANLAYACAKSIN OYSA; VAKİT ÇOKTAN GEÇMİŞ OLACAK AMA SEN YİNE DE SÖZLERİME ALDIRMA GÖZLERİN ZAMANSIZ ISLANMASIN ÇÜNKÜ, ARTIK ÇOCUK DEĞİLSİN GÜNEŞİN NEREDEN DOĞDUĞUNU BİLİRSİN VE SENİ NASIL SEVDİĞİMİ BİLİRSİN AMA GİTMEK İSTİYORSAN, YİNE DE SEN BİLİRSİN |
ESKİ ZAMAN SEVDALARI eski zaman sevdalarına takıldım bu gün oktay rifat'a gittim. sevda çeker,düşünürüz, ağlarız ne kadar benziyoruz birbirimize kaderimiz aynı sanki yanarız bir kar yangınıyla düğümlenir sevdamız içimizde büzüşür,küle döner yüreğimiz ne hâr kalır,ne nâr üflesen dağılır gökyüzüne yine de bir kere ellerimiz değmez birbirine ayrılık kâbus gibi çökerde üzerine. neden bu kadar sevda çekerde yürekler kavuşamaz birbirine sebep bazen kral olur,bazen pis bir büyücü o ipli parya kesilir kollar bacaklar kelleler gider bu uğurda sevdaları destan olur,efsane olur gönüllerde dolaşır dilden dile külleri dağılır rüzgarda ama bir şey silinmez o aşkı var ya!! dedim ya eski zaman aşığıyız biz sevmek bizim için,ağlamak bizim çile alnımıza yazılmış ama önemli değil katlanmasını da biliriz sevmeyi bildiğimiz kadar |
aşk yaşanamaz, gözyaşı damlamadan İyi ki bana oku demedin telefonda ‘Sessiz ağıt’ şiirini; seni bu kadar özlemişken okuyamazdım ağlamadan. Ki!! Yazılamadı zaten Gözyaşı damlamadan, Nasıl okunur şimdi Hıçkırıklara boğulmadan. Bak yeni dizeler çıktı Kendiliğinden Kaleme dokunmadan İşte aşk bu sevgilim İşte sevda bu Görmeden de sever insan Sessizde olsa ağlar Tenine dokunmadan. Şimdi yeniden oku Sindire sindire Sakın ağlama hemen Hepsini okumadan. |
BİR GÜN ANLARSIN Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez. Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık. Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını, bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin, ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın hayal kurmayı; beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. ümit yaşar oğuzcan |
Kelebek az önce bitirdim suyumu ekmeğimi de dün üç gün derler ya dünya işte benim üçüncü gün yedi gün derler ya hafta sayamadım yediye kadar hiç ayı ise hayal ettim göremedim hiç şubata bile razıydım oysa ama Allah yaşamama izin vermedi ki "anı yaşa" diye haykırırdın ya kahkahan bitene dek yaşadım ama ölmek istemedim hiç ben, kelebek. |
| Saat: 20:44 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık