![]() |
Ötme Bülbül Ötme Ötme bülbül ötme şer değil bağım Yar senin elinden de ben yana yana Tükendi fitilim eridi yağım Yar senin elinden de ben yana yana Ya dost ya dost ya dost Deryadan bölünmüş sellere döndüm Vakitsiz açılan güllere döndüm Ateşi kararmış küllere döndüm Yar senin elinden de ben yana yana Ya dost ya dost ya dost Haberim duyarsın da peyiklerinen Yarimi sarsınlar şehitlerinen Kırk yıl dağda gezdim geyiklerinen Yar senin elinden de ben yana yana Ya dost ya dost ya dost Deryadan bölünmüş de sellere döndüm Pir Sultan Abdal |
Asi Bir Küheylan Aşiret çocuğuyam, adım küheylan, Kızılca kıyamet yaylasında doğmuşam. Koyaklarda kartal uçurmuşam, Kurt kovalamışam, Adam vurmuşam! Onursuz yaşanmaz demişem, Rezil-rüsva etmemişem kendimi böceklere! Yavri-yavri! Bu yüzden dik bakarım adamın yüzüne, Bu yüzden böyle hoyrat kalmışam... Seni sevmişem, Bir kekliğin sesini üzmekten sakınır gibi... Seni sevmişem, Gururlu dağ çiçeklerini Göğsüme takınır gibi... Ben sazımı kıl çadırların boynuna asıp da Öyle gelmişem buraya. Yavri-yavri! Ölürsem iradi ölürem; Harlanmış bir kılıca Alnımla dokunur gibi!. Asi bir küheylanam, Gözlerini benden ayırma. Kırılıp düşerem sonra, Kimse bakamaz yarama... Bana ne getirmişsen cicom, Karda çürümüş sümbül soğanları mı? Yoksa, toz kaldıran taylarımı, Dar geçitlerde mi kanatmışsan? O göçebe sevdamızın yamacına şimdi Kimler konmada, söyle? Yavri-yavri! Söyle kınalı kuzum nerede; Onu hangi soysuzun sürüsüne katmışsan? Asi bir küheylanam, Mahmuz vurma döşüme!. Delerem bu duvarları, Candarma kavuşmaz peşime! Ben ki dipsiz uçurum boylarında, Param-parça olmuş, ölmemişem... Ben ki huysuz nehir yataklarında, Yaralarımı çamurla sıvamışam... Nasıl sığaram düşündün mü, Şu altı adımlık tosbağa voltasına şimdi? Yavri-yavri! Dağları çıldırtan öykümü, Ben bu demirlere Dişlerimle yazmışam! Asi bir küheylanam, El süremezler yeleme! Bırak yırtılayım, bırak Gem vurma benim dilime!.. Hüznün duvarlarında, Sıvası dökülmüş bir yer vardır; Bilir misen yavri? Bilir misen, çiçekler Çentik-çentik solar, Bu gavur ölüsü akşamlarda? Bırak, gözyaşlarımın oyduğu çukurlar, Öylece betonda kalsın. Dolansın peşime, bir metelik etmez Bu sırtlan adımları, dolansın! Yavri-yavri! Şapkam namusumdur, Koma buralarda, Koma, tespihim dağılmasın!.. Asi bir küheylanam, Kesmez beni bu acılar! Beni vursa da bu ****lar, Ancak sırtımdan vururlar!.. Kaynak: Gözleri İntihar Mavi |
Aşkın hakimi olsaydım İğdam veremezdim aşk sarhoşuna Leylaya mecnuna çöle kıyamam Bırak dil dökmeyi boşu boşuna Aslıya kereme küle kıyamam Hüküm verip kıyamazdım bir cana Kendi nefsim gönderirdim iğdama Birtek balta vurdurmazdım fidana Bülbüle sümbüle güle kıyamam Bir çiçek kokusu bedeldir ömre Isıtır toprağı havayı cemre Bırak anlamasın o cahil zümre Ben bana kıyarım ele kıyamam Sen gelip öfkeyle saldırsan bile Vucudum ortadan kaldırsan bile Sen benim ruhumu öldürsen bile Ben senin saçında tele kıyamam Aşık Boraniyem sözümden düşmem Sevgi varken nefret ile döğüşmem Sevgi aşkı dünyalara değişmem Hiçbir mahlukata kula kıyamam Halil Çimen |
Bırak git bu yüreği.. Bu yürek seni çoktan terketti.. Şahidimdir sabahı iple çeken gecelerim.. Dudaklarımdan akan sözcükler şahidimdir.. Sen,sensizliği öğrettin bana.. Ben'se soğuk gecelerde yağan yağmurlarla, Şiirlerimle eşlik ettim sana.. Şimdi Yokluğun bağrımda yanan bir kor ateş.. Suskunluğun cehennem ateşi kadar sıcak ve yakıcı.. Korkuyorum artık sessizliğinden.. Ama terketmeli ve Unutmalıyım seni... Ben,tüm benliğimle.. Gururumu hiçe sa¤¤¤¤¤.. Tüm yaşanmışlıkların anısına.. Senin yoluna ¤¤¤¤¤ca düştüysem.. Herkesi karşıma birer birer aldıysam.. Ve buna rağmen sesin titremeden.. "Bitti" ile başlayan son cümleni kurduysan.. Ve bu son sözünün sonuna noktayı koyduysan.. Bırak git bu yüreği... Sana artık bir faydası olmaz.. Artık kendime daha fazla acı çektirmeden.. Seni beklemeden ve düşünmeden.. Yüreğimden çık git istiyorum.. Son gözyaşlarımla seni ıslatarak.. Öylece ,çaresizce seni bırakarak.. Bir kere olsun yüzüne bakma¤¤¤¤¤.. Çekip gidiyorum yok olan varlığından.. Şimdi; Bırak git bu yüreği.. Bu yürek seni çoktan terk etti.. Artık mühürlü bu yürek.. Sensizliğe yemin etti.... ÇİĞDEM BİRSEN |
İSTANBUL AĞLADI BENİM AŞKIMA sisli bulutlar çöktü istanbul'a senin yokluğun hep ruhumda. nehirler gibi akıp giden günler, aşkı da karıştırdı sulara. tüm şehir küstü bana. martılar sessiz bağırmıyor artık yalnızlığa. geminin biri gidiyor biri geliyor denizde. gözüm hüzünle hep seni beklemekte. İstanbul ağlıyor benim için bu gece. sevdiğimi aldı götürdü nereye. bir hüzzam şarkı da buldum seni. gözyaşlarıma karıştı şarkının nâmeleri. yollar mı ayırdı sevda mı bitirdi bizi. engellere takılan aşk, yaktı bu gece beni. bir yıldız kaydı gökyüzünde, cız etti yüreğim, sızladı bedenim, yokluğuna ise hiç alışamadım sevdiğim. eşyalarınla kaldım evde yalnızca. hep kokladım yastığını sindirdim ruhuma. bana dokunuşların hâlâ aklımda. bitsin bu özlem bitmeli bu sürgün sevdam da. inan sensizlik bir ölüm, İstanbul ağladı benim aşkıma. MENEKŞE GÜLAY |
# Aşk # Sevgi yumağından örülürken aşk Motif motif kalbe işlenir sevda Öyle kavruk kavruk tutuşurken şevk Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Kalbleri yakarak, tutkular döşer Umut yükleyerek ne yollar keser Gönlünü hoş eyler, ruhunda eser Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Bülbülden yakarış, güle seherde Açmayan gülüştür, sisli kaderde Beyinde turlarken aşk büyür korda Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Fırtına estirir bazen sahilde Bahara ermeden hazandır gülde Öldüren gururdur kimi gönülde Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Ruhun nağmesinde, sazın telinde Şarkılar türküler onun dilinde Sevgiliye hazdır,sevgi balında Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Ömrün gıdasıdır, ateştir rengi Bedene armağan, solmayan sevgi Yaşam çilesinde morale sargı Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Gülşen olur açar baharda yazda Neş'e olur eser sabah ayazda Mutluluk yaşatır, güllenir hazda Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Gülşen Şenderin |
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın Mavi mavi ölüyorum Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak.... Serap Değirmenci |
Seni birden hatirlarim aksamlar icinde fevkalade tatli bir sesin soyledigi soyle kolay dokunakli aydinlik ve temiz gittikce yakinlasan bir melodi gibi kalbim artik urperen bir mandoline benzer ne guzel seydir seni hatirlamak saclarin orulmus orulmus olsun ve beyaz ellerin geceye karsi ciplak porselen tabakta yikanmis kayisilar yere dusmus bir kitap bir siir kitabi icinde hurriyetten bahseden misralar insan bir dusunse ne cok sey bulabilir hatirlamak gulmek ve aglamak icin arzularimiz nereye surukluyor bizi neredeydik hangi ruzgara karistik ve simdi ne tur manzaralar cekiyor karanlik icinde acilmis gozlerimizi saclarin mutlaka orulmus olmali mektepli bir kiza benzemelisin aklinda kimbilir kimden bir misra gozlerin nur gibi parlasin saadetten Atilla İlhan |
Güller Ağlardı İçimde Ne zaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek anı gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir de hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliği anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünün Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı: belki yarın Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmışçasına, büyük İçimizdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalırım öylece Neden sonra gittiğini anlarım İçimde güller ağlar, ben ağlarım Ümit Yaşar Oğuzcan |
içimdeki seni aldırdım Gecenin karanlığına gizledim seni. Bulutların arasına sıkıştırdım, Okyanusun içine karıştırdım, Yokluğuna kendimi alıştırdım. Gökyüzümde yıldızlar kaymıyor artık, Acını da sevdanı da önümüze kattık, Ruhum sarıldı bana beraber yattık. Senden kalan her şeyi bi eskiciye sattık. Kendimize sensiz bi dünya yarattık. Sabah kahvaltısı ruhumdan, Vazgeçtim sana olan tutkumdan, Su çıkardım bahçemde ki kuyumdan, Döktükçe kafamdan suyu, Vazgeçtim sen huyumdan….. Unuttum artık seni ben, Kurutum sevdanı, Bi kavanoza koydum,rafa kaldırdım, İçimdeki seni aldırdım. ali sarıtaş |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık