![]() |
oysa ben akşam olmuşumyapraklarım dökülüyorusul usuladım sonbahar.. |
İŞTE BENİ ÖLDÜREN BU Günler sensiz geçmiyor mu İşte beni çıldırtan bu Yüzün bensiz gülmüyor mu İşte beni ağlatan bu! Dört bir yanım taş bir duvar Ne merhamet ne vefa var Üstelik de sen yoksun yar İşte beni delirten bu! Vursalar da akmaz kanım Hasret dolu her bir yanım Bu sensizlik yok mu canım İşte beni öldüren bu! Sensiz bomboş koca şehir Günüm zindan gecem zehir Kimi görsem akıl verir İşte beni delirten bu! Nazarında yokum gibi Dağılmışım bir kum gibi Günden güne bir mum gibi İşte beni eriten bu! Sen benimdin öyle sandım Nasıl sevdim nasıl yandım Sana hasret çölde kaldım İşte beni çürüten bu işte beni öldüren bu! AHMET SELÇUK İLKAN |
Sen Üzerinde Nice Şafakların Söktüğü Sen üzerinde nice şafakların söktüğü Sevgi denizlerime akan büyük nehir Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir Durmadan bir gül açar ellerinde pembe Sen nefes alışı en bakır güzelliğin Gözlerin midir parıldayan gökyüzünde Bir güneş doğarcasına geceleyin Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri En karanlıklarda bile uzanır bir el Kendiliğinden açar sabaha perdeleri Sen varsan dallarda kuşlar memnun Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka Öylesine gerçek ki var olduğun Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga Tutsam ellerini içim ürperir hazdan Başım döner gözlerin gözlerime değse Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü Her zaman en guzel, her yerde eşsiz Sen yaprak, sen köpük, sen kuştüyü Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz |
Efkarlıyım gözlerim yine dumanlandı uzaklara takıldı kaldı beyaz giymiş konya ağlamaklı yüzüme bakamadı günler geçiyor maziyle boyalı buralarda yaslanacak omuz kalmadı |
SON BİR KERE DAHA Eski bir gemiye yükler gibi ayrıldım duygularımdan Vedalaşmak çok zor inan ümit vaad eden yarınlarımdan Herşeye sünger çektim bir seni çıkartamadım aklımdan Bir kere daha bak gözlerime son bir kere daha. Ekmeğin tadı yok mavi gökyüzü kayıp Belki hiç umursamadın beni yanlış tanıyıp Mesafeleri çiğneyip de gururunu arkana alıp Bir kere daha konuş benimle son bir kere daha. Eskimiş toka gibi fırlatıp attın hislerimi Herhangi bir taş gibi ezip geçtin düşlerimi Bir mahkumun son arzusu gibi yerine getir isteğimi Bir kere daha bak gözlerime son bir kere daha. Hayallerim pusu kurup aklımı tuzağa düşürse de Bu hatıra seni yaşatıp beni hergün bitirse de Çok sıkılabilirsin canın gitmek istese de Bir kere daha kal yanımda son bir kere daha. Mesela eski bir para kadar değersizim senin için Mesela başımın tacı bir yudum suydun benim için Düşünki sana hayat borcum olsun insanlık için Bir kere daha tut ellerimden son bir kere daha. Eskimiş toka gibi fırlatıp attın hislerimi Herhangi bir taş gibi ezip geçtin düşlerimi Bir mahkumun son arzusu gibi yerine getir isteğimi Bir kere daha bak gözlerime son bir kere daha. AHMET SELÇUK İLKAN |
G İ T M E Gitme! Figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür. Gitme! Bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm. Gitme! Öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm! Gitme! Acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm. Gitme! İçimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm. Gitme! Kal, menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm. Gitme! Bütün ormanlar ateşe verilir kuşlar da gider, bu kent de ölürüm. |
SENSİZLİK ÜSTÜNE Seninle mutluydum Berlin'de Sen olduğun için Berlin güzeldi Berlin, sen vardın diye sıcaktı Şimdi sensiz ne yaparım İşinden atılmış işçiler gibiyim Mektubun, sanki çıkış belgem fabrikadan Binlerce makina uğulduyor kulaklarımda Yazdıklarının farkı yok almancadan Okudukça anlamıyorum hiç bir şeyi Anlamıyorum neden değiştiğini mevsimlerin Anlamıyorum seni, sensizliği Anlamıyorum... Caffee Kranzler'de yine yaşlılar oturuyor Pientka'da ise gençler Seni Pientka'da arıyorum Kendimi Kranzler'de Ve öylece geçiyor günler, geceler Krauzberg'te her adımda bir Türk Bir türkü tutturmuş geçiyor Hasretlik üstüne, yokluk üstüne Dindirmiyor acısını gazeteler, demeçler Atıyor çöp tenekesine Ben de mektubunu yırtıp atıyorum Yakıyorum üstelik Ama yetmiyor anılara gücüm Bir Wansee, bir Grünewald, bir Tegel Yürüyorum Oysa arkada gözüm AHMET SELÇUK İLKAN |
SEN FARKINDA DEĞİLSİN Hasret dağları sardı Sen farkında değilsin Son umut sende kalsın Sen farkında değilsin Böyle sessiz duruşun Umursamaz oluşun Yüreğimde bir kurşun Sen farkında değilsin Bilmiyorsun tutkumu O kaybetmek korkumu Bölüyorsun uykumu Sen farkında değilsin Gözlerim ufka dalar İçimde volkan yanar Senin için ölen var Sen farkında değilsin Bir çılgının yolunda Ben, sen oldum sonunda Herkes bunun farkında Sen farkında değilsin. AHMET SELÇUK İLKAN |
Eğer Eğer sensiz devam etmesi gerekiyorsa bu hayat oksijen tüketmez ki sen yokken artık eskisi gibi çok rahat çiçekler alamazlar kokularını anlamsız nefesimden oysa bir oh'la bahçe biter güller içinde sevgimden |
Pişman Olursun Kapılma asla yalancı sözüne, Bir gün olur pişman olursun. Gerçekten sevince dönersin özüne, O günlere ağlar pişman olursun. O sözlerin,sırların yalancı olur, Hepside bir bir mazide kalır, Yıllar saçından aklar alır, Aynalara bakınca pişman olursun. Nağmeler anlatır mazinin hasretini, Çekersin dünyadan artık elini, Bir gün ararsın kaybolan gençliğini, Gözlerinde yaşlarla pişman olursun. Şaraba benzer geçen yıllar, Dengeni bozar bütün kullar, Acıyla geçerken günler Ölüme yaklaştıkça pişman olursun. Rafet şimdi gençliğine hasretken, Mutluluk olurmu hergün içereken, Çocuklara bakıp hergün ağlarken, Birazdan yıkılırsa pişman olursun. |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık