![]() |
Ekim bir ekim sabahı yağmur düştü toprağa ve biz toprağın çocukları sarı saçlı soluk benizli biraz telaşlı ve ürkek hatta gülerek bu şehri seyrettik yağmur kesilene dek |
Peyzaj Buram-buram ışık saçan, Alın denizlerinden geçen Sönük bir gemidir yalnızlık; Gözlerde dumanı kalır. Umudları içtikçe içen, Yoğunlaştıkça çöken Ardındaki karanlık, Bir de limanı kalır. Sözlerdir anılarda çakan, Boyuna kıyılara çeken, Fener, onda da, bir an'lık İzlerin kalanı kalır. Gözlerden saldıran, kaçan Yengiler, yenilgilerdir uçan. Kimsesiz, çorak, yanık, Uzanan alanı kalır |
Prenses Ey melek yüzlü gülen gözlü prensesim!! Neden bu kadar uzun sürdü yolculuğun Nerelerdeydin seni az mı bekledim Nihayet sonunda ben de muradıma erdim Cam kırığı dolu kalbimde Kuş tüyünden bir mekan ayırdım senin için Sızlayan yerimden seviyorum seni Ne yapayım çok hasar gördü kendisi Kabul edersen eğer böyle beni Başıma taç olursun değişir güneşin rengi Gözlerini göremediğim her dakika Ellerini tutamadığım her an da İnan kahır zamanlarıdır yokluğunda Seni özlemekten bile canım acıyorsa Ölene kadar seni ...... Yalnız seni seveceğimi bileceksin nasıl olsa Artık tüm mısralarımda sen varsın PRENSES imsin seni üzenler haline yansın. |
Pişmanlık önce bir rüzgar hissediceksin, yavaaş yavaş üşümeye başlayaksın. her yer soğuyacak, yaşlandığını hissedeceksin. aynaya bir bakacaksınki, tanımyacaksın kendini. üzüleceksin, ağlayacaksın. birden geçmişin gelecek aklına. ve bir damla gözyaşı daha süzülecek güzel gözlerinden. neleri kaçırdığını anlayacaksın. bir şans daha isteyeceksin, verilmeyecek. keşke diyeceksin keşke; "beni tekrar sevseleri tekrar peşimden koşsalar" ama kimseyi göremeyeksin etrafında. işte o an ben geleceğim aklına. beni gerçekten sevmişti diyeceksin. tabi geç olmuş olacaksın. ben kendi yuvamda mutluyken sen gelmeyeceksin aklıma. demişti diyeceksin; "gidiyorum tut ellerimden, ileride pişman olma" diye., pişman olacaksın. |
El Ele 1. sonsuz öğle almış seni bakıyorsun beyazda öte-duran'a : nerdeyim? tüy ve hafif gibi mi iç içeydi insan ve yaşamak? bizden ayıklanan bir şey varmış gibi ortak bir dalgınlıktan başlamamız : burada! köleliğin okunaksız bir kölelik senin, sesten kurtarılmış çocuk yönünde kaybolmak- geçesin diye, çoktandır tensiz yaşadığını. 2. susulur, ağzın içi yoktur sanki, ilk ve son günü olmayan çıkageldiğinde. rahim susuşlu günlerin dudağından hiç eksik etmediğin bir parça otu eyliyordur kesin ve biliyorum ikisi de gerçek olan ölümün unutmama izin veriyor şimdi seni. yaram orda, baktığın su diplerinde, hep ışıl ışıl. uyumam var kimi zaman böylece, Büyük Yıkım elimden tutmuş ve biraz daha hafif |
Parasız Bir Şey Olmaz Ben eskiden derdim ki, parayla saadet olmaz. Anladım ki ben şimdi, parasız bir şey olmaz. Teselliydi benim ki, gönlüm öyle isterdi. zaman değişmiş şimdi, parasız bir şey olmaz. Sevda yalan,aşk yalan Paran bitti mi elde, olur her şey toz duman. Parasız bir şey olmaz. Tencereye koyunca, kaynat aşkı,aş olmaz. Karın doyurmaz sevda. Parasız bir şey olmaz. |
E mi Kırık bir eylül güneşi gibi etkisiz, Gözlerinden bana yayılan. Gözlerime değdiğinde bütün günahlarının bedelini ödüyormuşcasına Cehennemin narında yanan kalbim , Üşüyor şimdi gözlerinden. Üşüyor bedenim. Birazdan yattığım yerin kapısı açılacak, Alıp yıkayacaklar beni, Sonra,gözlerim ıslak ıslak gideceğim Asla olmayacağın bir yere Orada da olma E mi.... |
Elbet Bir Gün Sensiz batan bir güneş, zulüm geldi daraldı içim. karanlık dünyam da seni özledim , gözlüyorum yolunu geleceksin bir gün yanıma ama, belki dünyada ya da ahrette Gülen gözlerinde elbet bir gün . gözyaşı dolu olacak, iste o gözyaşını ben sileceğim ama, belki dünyada ya da ahrette Koşacaksın yanıma,sevinçle, hiçbir şey olmamış gibi, hayatımıza başlayacağız ama, belki dünyada ya da ahrette bir gün bana doyasıya bakacaksın sanki ölecekmiş gibi benim gözlerimin içinde gordüğün kini.nefreti,ama seni hala seveceğim . Ama belki dünyada ya da ahrette |
Ebru Çiçekleri Sana söyleyecek bir sözüm olsun Ebru çiçeğim hep yüzün gülsün İçini yakmasın zalimce hüzün Yaşayalım aşkı olsa da güzün Karagözün sevda diye yanmasın Gönlünü yakacak aşklar olmasın Gül dudaklı senin o yüzün gülsün Aşklar yaşamaya gidelim güzün Yüreğini yakan sevda ve aşklar Dertlerin baharda çiçekle başlar Hüzünler içinde eğilen kaşlar Sevda ateşinde gül olup yaşar Gönlünde sevdanın acısı bitsin Çileli başından dertlerin gitsin Ağlayan gönlüne sevda ne yapsın Ebru çiçeklerin solmuşsa bu gün Gülen yüzün aşka derman ve pare Osman’ın derdine bulunmaz çare Yetim kalıp gönlün alsa da yare Aşkı yaşamaya sen zaman ara |
Ecelim Olur musun? Hayret! Nasılda ışıldıyor yüreğin Sen gerçekten kulmusun Sevdanı gördüm gözlerinde Yoksa ulaşamayacağım nurmusun Çırpınır güzelliğinin yakamozunda şiirler Nakarat nakarat yakar bedenimi şarkılar Mısra mısra, mızrak mızrak Saplanır gözlerime güzelliğin. Gülüşün bir çocuğun sevinciyle Bayram öncesi arifeleri hatırlatır Öyle özlem, Öyle elbise, Öyle pabuç Her açılan kapıda şevkatinle karşılaşmak Öyle şeker, Öyle fıstık; Öyle lokum Hasretinin hararetiyle buğulanmış bir cama, İsminin baş harfini yazınca büyürüm yeniden Öyle mecnun, Öyle Ferhat, Öyle kerem Sen yüreğimdeki iklimin baharı Sen Lisanı olmayan dillerin alfabesi Sen, yavan bir hasretin sevda katığı Sen Bir ilâha niyetlendiğim sahurum. Gitme sakın yüreğimden âşık sana bu şehir Asılmış suratların boynundaki ilmik Çatılmış kaşların şakağındaki kurşun Bükülmüş dudakların isyandaki dilleri Yokluğunla savaşmanın, çırılçıplak kışı Hep mahcubiyet doğurur güneş yerine. Oysa güneşimsin sen Uslanmaz ki sensiz bu beden Bir tebessüm et yeter Bakışındaki nakışa gölge olmam ben. Fesat bir yalnızlık var içimde Yoksun ya yanımda olmasın kimse mutlu Şimdi sensiz açan çiçekler solsun Ağustos ayında, el ele tutuşmuş âşıklar donsun NEYSE! Hepsi bir yana dursun, Sadece sana öleceğim Ecelim olur musun? |
| Saat: 07:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık