![]() |
http://img181.imageshack.us/img181/6058/autumnbybebuseeskibirsooi7.jpg Sonbahardı… Seninle geçiyorduk o yoldan; Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyordu. Bize yaklaşıyordu. Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu. Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün; Hatırladın değil mi? Kuşlar ağlaşıyordu… Havada bir serinlik… Tatlı bir hayal gibi… Toprak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal gibi? O gün tabiat başka bir türlü yaşıyordu. Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu senin; Yapraklar gibi yere dökülüyordu senin; O nağme mesafeyi, zaman aşıyordu. O bir beste değildi:Kuşlar ağlaşıyordu. En hazin şey muhakkak öksüz kalan ocaktır. Bu ocak hüzünlerle dolup boşalacaktır. Eski bir sonbaharı, küçük kuşları anmak Belki veda etmektir sana birkaç satırla… Yine bir sonbaharda ordan yalnız geçersen Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla!.. SİNEM GÖKMEN... |
Hanımeli Gün mü uyanıyor Gül mü Yaprağında çiğ tanesi Kokla/sam Süt mü sızmış balam Gül memelerden Bir bebek gülüverse Okşasam Seher yeli geçer gibi Gelin dalından Dağıtsan saçlarını Uzan/san Bir çin porseleni kadar saydam /Sırçadandır gümüş teni sırçadan/ Düşlerin ürperir mi Dokunsam Sanki mermer heykellerde yaşayan Kadim yunan Yakın dursa da Uzak san Bir de pamuk toplarken gör tarlalarda Türküsünü tutturmuş mu sana usuldan /İnci takmış sedef gerdan üstüne/ Düşün/sen Pembe bulutlar dağılır yüzünde Ak laleler gibi durur elleri Eğilip su içer gibi çeşmeden Öpsem Aydın Hatipoğlu |
Sana Ne Demeliyim bilmem ki Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Bir sürec yaşadık birlikte, dost diyerek Mevsimler birbiri ardına akarak gitti Sözler sevileşti suskun gönülde Yürekte zamanlar zay olup gitti Gömdük düşleri, duyguları Kül bastırdık üzerine Ne gönlün ocağı kabullendi Ne iç yangını yüreğimizin Umuda el salladık, ufuk yanarken Diyemedik birbirimize Dememiz gerekeni Sana ne demeliyim, bilmem ki Soğuklar apansız bastırdı Kar kapıda, ben yangınlardayım Bulutlar çöktü üzerime, bulutlar geçti... Düşmedi bir damlacık olsun, yağmur tenime Ve ben, senli düşlerin buğusundayım Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Sana ne demeliyim bilmem ki KÖMEN Haydar Okur |
Canan Tüm hatalarımla sana geldim Ne olur beni kabul et huzuruna Neyleyim geceyi rüyayı sen olmayınca Bir bakışın bana cesaret verdi Çekilecek derdin varsa çekeyim Bendeki aşk bir Allah'a bir sana Sabahattin Güleroğlu |
Bebek Seni bir orman ışığı gibi hatırlıyorum Gölgeli serin kucağına düşüyor yapraklarım Seni dalların karanlığından süzüyorum Irmağın sarmalına direnen kırık bebek Beni savruk bıyığımla hatırla Atıp atıp bağrına bas yalnızlığımı Tenha bir eylül yakamozu gözlerin Yorgunum çalınmışım kırgınım Yine de sevinci savunuyorum Terk ettim silahımı yitirilmiş coşkular gibi Şimdi penceresinde kırmızı sardunyalar açan Beyaz badanalı bir köy evidir sevdam Aydın Hatipoğlu |
Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün Gafil durma şaşkın bir gün ölürsün Dünya sana baki değil ne fayda Ettiğin işlere pişman olursun Pişmanlığın ele girmez ne fayda Bir gün seni iletirler evinden Hakk'ın kelamını kesme dilinden Kurtulmazsın Azrailin dilinden Türlü türlü yolun olsa ne fayda Söylersin de sen sözünden şaşmazsın Helalini haramından seçmezsin Kepeğin tükenir su da içmezsin Hep deryalar senin olsa ne fayda Teslim Abdal eder çöksem otursam Cümle varlığımı ele getirsem Şu yalan dünyayı zapta getirsem Hep dünyalar senin olsa ne fayda Teslim Abdal |
Bir Tatli Hayat bir nazli bebe hayat dokunsan kirilir dagilir ele dökülür yere bir nazli bebe hayat dile deger incinir bir nazli bebe bir tatli hayat gülüm düste yasamak mutluluklari güne dogarsin emegim olur asim olursun nefesim olur umut olursun bir tatli hayat bir tatli hayat gülüm seninle olmak bir barisik bir küs aninda kirilip aninda gülmek oyuncagim gözyasi çocuk yüregimde bir tatli hayat bir tatli hayal canim senle yasamak beklemek özlemek hasretlik çekmek umuda gülmek bir tatli hayal canim seni yasamak bir tatli hayat Cemal Karsavran |
Her Zaman Yanımda Ol Sevenlere Karanlığın, sessizliğin kol gezdiği gecedeyim. Her yer sensiz, her şey sensiz. Ama ben her saniye seninleyim. Yüreğimi verdiğim, yolunu gözlediğim, adını ezberlediğim. sen neredesin. Gel şu yüreğime bir su serp. Tut ellerimden! birşeyler söyle kulağıma. Yüreğinde taşıdıklarını anlat. Anlat ki ne kadar sevdiğimi, sende neler gördüğümü anlatayım. Kördüğüm olmuş yüreğimi çözmeye çalış. Işık ol karanlık gecelerime. Aşkın zorlu yollarında yanımda ol. Zavallı gönlümün yükünü paylaş. Gönül yarama derman ol. Gülen yüzünle sevdama güç ver. Toprak misali, su misali doyur beni. Sensiz bırakma. Sonbahar yapraklarına döndürme beni. Dallarında yaprak değil, bedeninde dal olayım. Seninle yeşerip, seninle solayım. Büyükçekmece - 25.12.2005 Gencay Kaygısız |
İnsan olan vatanını satar mı? Suyun içip ekmeğini yediniz. Dünyada vatandan aziz şey var mı? Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Onu didik didik didiklediler, saçlarından tutup sürüklediler. götürüp kâfire : «Buyur...» dediler. Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Eli kolu zincirlere vurulmuş, vatan çırılçıplak yere serilmiş. Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş. Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Günü gelir çarh düzüne çevrilir, günü gelir hesabınız görülür. Günü gelir sualiniz sorulur : Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Nazım Hikmet |
Bir Duyma Da Gör Bir duyma da gürültüsünü Dallarda çitirdayarak açilan fistiklarin, Gör bak ne oluyorsun. Bir duyma da gör şu yagan yagmuru; Çalan çani, konuşan insani. Bir duyma da kokusunu yosunlarin, Istakozun, karidesin, Denizden esen rüzgarin... Orhan Veli Kanık |
| Saat: 08:29 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık