![]() |
Bir yer kaldımıki bize o eski bahçelerden Gözyaşlarımıza eşlik eder mi acaba geceler Bir akşam vakti güneşin battığı yerden Dökülür mü yollarımıza gölgeler Ağlama bulut, ağlama sevdam, ağlama deniz Kuruyan ırmak; kaybolan ne gül nede çiçektir Bir bahardır, rüzgardır gençliğimiz Ne yazikki geri gelmeyecektir Özlem dolu şarkılar söylenecek kendiliğinden Yağacak kirpiklerimize yağmur saçlarımıza kar Duyacaksın estiğini rüzgarların sesini Ve Kapanacak kapılar yüzüne vefasız... MELİHA ÜNAL.. |
Seni içimden terk ediyorum Binmediğim hiçbir otobüs, Beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde. Gittikçe azalıyor hayat. Neyi erken yaşadıysam, Hep ona geç kalıyorum. Sana göçüyorum her sonbahar. Yolların çıkmıyor aşkıma. Unuttuğun yağmurların adı saklımda. Seni içimden terk ediyorum... Susmaktan yoruldum. Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri, Efkar demliyorum gözlerimde. Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum. Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi. Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp, Seni içimden terk ediyorum... Ne unutacak kadar nefret ettin, Ne hatırlayacak kadar sevdin! Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin, Biliyorum. Beni hep bulmamak için aradın. Yanılgımdın, Yandığımdın, Yangındın... Sensizliğe yenilmek, Sana yenilmekten zor olsa da, Ardımda bir sürü belkiler bırakarak Seni içimden terk ediyorum... Şimdi İçimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık; Tamamlayamadık bizi. Elimden tutmadın yalnızlığımın, Saçlarımı da uzaklarına gömdün. İçimin mavisi senin okyanusundandı. Al! Geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun. Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim, Sana bensizliği terk ediyorum. "Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin. Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuhaf değil mi? İçimi acıtan da sendin, Acımı dindirecek olan da... Ya öldür beni dedim, Ya da git benden. İçi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim. Aldırmadın aldırmalarıma. Bir gecede yakıp yarini, Şafaklara sattın ihanetini! Külüme basanlar bile utandı yaptığından. İşte soluk bir ömrün Son nefesi. Benden, İçimden Terk ediyorum... KAHRAMAN TAZEOĞLU |
Bir rüyadaydım Uyandım Etrafım yine karanlık Görmüyorum Umut ışığını ellerinde Sevgim burkuldu Gözyaşımı yüklediğim yağmur Pencerenden süzülürken O an gözyaşım kayboldu Gözlerini benden kaçırırken Ne ben varım şimdi hayaller âleminde Ne de sen erişilmez düşlerimde Bir şeyler kopup gitti benliğimden Sevgiye inancım kalmadı senin yüzünden Yeşermeye hazır umutlarım Solmaya başladı yeniden Eskiden belki dosttuk Birbirimiz tanımaz olduk Şimdi iki yabancı Aynı duvarda sırt sırta durduk Bir rüyadaydım Uyandım Etrafım hep karanlık Başucumda çaresizlik nöbette Kurtulamıyorum Bir türlü bu sürgünden Bitse şu paylaşılmaz yalnızlık Umutlarım tükenmeden Bir rüyadaydım Uyandım Oysa uyanıkmışım Hiç uyumamışım Aradığım ruhuma eş Senmişsin sanmışım Anladım ki ben Çok yanılmışım... SEDA COŞKUN.. |
BU VATAN KİMİN Bu vatan toprağın kara bağrında Sıradağlar gibi duranlarındır, Bir tarih boyunca onun uğrunda Kendini tarihe verenlerindir. Tutuşup kül olan ocaklarından, Şahlanıp köpüren ırmaklarından, Hudutta gaza bayraklarından Alnına ışıklar vuranlarındır. Ardına bakmadan yollara düşen, Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan, Huduttan hududa yol bulup koşan, Cepheden cepheyi soranlarındır. İleri atılıp sellercesine Göğsünden vurulup tam ercesine, Bir gül bahçesine girercesine Şu kara toprağa girenlerindir. Tarihin dilinden düşmez bu destan, Nehirler gazidir, dağlar kahraman, Her taşı yakut olan bu vatan Can verme sırrına erenlerindir. Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil, Bu sevgi bir kuru ifade değil, Sencileyin hasmı rüyada değil, Topun namlusundan görenlerindir. |
Sarıl Bana, Bu gece yanında yer aç bana, Yanına geleceğim. Sırtımdaki yükümle, İçime doldurduğun sevginle. Ertelenmiş arzularım Gecikmiş özlemlerimle, Sarılacağım sana Sarıp sarmala beni Kollarında Göz yaşlarımı denize bıraktım Bütün hayata dair kırgınlıklarımı Ufaladım martılara Kaygısız kalp özümle Göz kırptım balıklara Tertemiz bir kimlikle Bu gece sana geleceğim Yanında yer aç bana Bu gece sıkıca sarıl bana Sana geleceğim mehmet büyüksarı |
Bir türkü biter sonunda biter aşkın türküsü. acı bir ağıt, halkın diline dolanır. gök kubbe siyaha, yer yüzü mateme bürünür. gelinlik kızlar, umutsuz düşler taşır çeyiz sandıklarında. her merhaba yeni bir ayrılığın başlangıç sebebi olamaya devam eder. her ayrılık... kahırlı bir yürek bırakır geride. kafiyesiz şiirler süsler hatıra defterlerinin yapraklarını. kurumuş bir yaprak sararmış bir sevdanın izini taşır üzerinde. ölümcül bir uykuya yatar aşk. kör karanlık bir kuyuya düşer sevgi. sevgi ölür sonunda sevgi gömülür sonsuzluğa gereken yapılmıştır. bir aşk daha başlerken biter son sözü hüzün söyler her aşk, kavuşmadan yitmeli yoksa aşk; aşk olmaktan çıkar... aşktan öteye yalnızlık kalır. aşktan geriye bir türkü kalır... kimsesiz sahipsiz herkesin dilinde. Cömert Yılmaz |
seni sensiz yaşamak enkötü kader olsa gerek ey benim hasret kokan sevgilim bu ayrılığa dayanırmı yürek gel desem gelemessin biliyorum ama ben seni yaşıyorum seninleyim ve TEK |
ANLAMADIN YAAR Mutlu olacaktik ama sen yaraladin, aglattin.... Yanliz kaldim terkettin, mahvettin, özlettin.... En sonunda sende sevdigime binpisman ettin.... Sen beni hic anlamadin yar.... Sana yüregimin kapilarini actim.... Saklim gizlim kalmadi herseyimi anlattim.... Yakinina gelemedim hep uzaklarinda kaldim.... Sen beni yinede hic anlamadin yar.... Sevilmedim severek mutlu olmayi bildim.... Benim sevdigim kadar sevmenide beklemedim.... Kirma incitme yüregimi sadece güven dedim.... Ama sen beni hic anlamadin yar.... Gitmek istesemde gidemem artik.... Senden geri kalanlari silemem kiyamam yazik... Gec kaldim sana, sen zamansiz bu yürekden´de kacik.... Sen bende hic kalamadinki yar..... |
bir ayrılık gününde Ne gariptir şu ayrılık günleri Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan Nedense bir tuhaf oluyor insan Derin bir sızı giriyor içeri Son bir defa bakarken caddelere Dükkânlara, evlere, kahvelere Hâtıra yüklü kervanlar geçiyor Dolu dolu gözlerinin önünden Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden Ne unutulmaz zamanlar geçiyor Ağır ağır biz farkında değilken Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken Sen istediğin kadar unutulmaz de Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur Unutulur, azizim unutulur Başka ne yapılır böyle bir günde Kapanan bavul, çivilenen sandık Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık |
Bir sonbahar rüzgarı,ölüme mahkum yapraklar Mor sevdalar üstünde gölgeler uçuyor İçimde çığlık atmak isteyen bir yer var Sebebsiz kin duyuşlarım yokluğuna Yastığa baş koyduğumda Gözlerimden kan damlıyor Soğuk rüzgarlar uçurumun tepesinden Deli gibi esmekte intiharıma Bir sonbahar rüzgarı,ölüme mahkum yapraklar Çırılçıplak bir beden can çekişmekte Ölümün sessizliği boş bir tabutun içinde Denizin mavisinde gizli Boş bir sandal meçhule karışıyor Seher Güneş |
| Saat: 08:28 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık