![]() |
İçimdeki Sen Hırçın deniz iken hep gözlerinde duruldum Kısır döngülerde pervaneyken kalbinde durdum Sevdayı gözlerinde anlatırken ben hep sustum Yalnızlığı toprağa gömüp sende acılarımı unuttum Islak gözlerimi senin gülüşlerinde kuruttum. İçimdeki sen bir avuç toprakken; Ben sevginde yeşerecek tohum oldum Kanatlanıp özgürlüğe uçarken Yine senin dalına kondum Sen yokken yarınlarında Dört mevsim dal dal kurudum durdum Seni sevince anladım ki Gülüşlerin ; Acılarıma verdiğim son umudum Sevdaya yelken açmak için Kalbimi avuçlarına sundum. |
İçimde Senin Hislerin Bir eylül yağmurunun, Delice yeryüzüne koşan, Damlalarında buldum , Islak dudaklarının nemini... Seni nasıl öptüysem, Yağmuru öyle kucakladım ! Ve beni kaybettiğinde, Neler hissettiğini. Yağmur dinince anladım... |
Etkileşim kıpkırmızıymış dudakların gözlerinse yemyeşil bunlar beni etkileyemez zira ben renk körüyüm |
İçimdeki Aşk Hey bak sana aşığım eyvah yaktın beni! arkana dön bi bak hayattan bezmiştim yalnızdım,yapayalnızdım seni gördüm içimde bir umut içimde heyecen bir korku içimde bir aşk sevgiye susamış sevilmeye aç... ayın güneşten ışık alması gibi sevmiştim seni yeniden doğmuştum kafeste kanarya kadar tutsak kaf dağında zümrüdüanka kadar uçuk denedim açıldım sen ya sen ne düşündün hiç söylemedin seni hep sevdim hep özledim nefesini hissederken elimi atıp yakalayacak kadar yakınken bana bir yıldız kadar uzaktın yalvardım Tanrıya seni bir kere daha görmek için gözümdeki o ışığı o nefreti görmen için duam kabul oldu şimdi hep seninleyim seni hiç tanımamış gibi |
Razıyım Ben Sen her saniye özler misin? Beni… Elindeki resme bakarak düşünür müsün? Verdiğim resimleri yakar mısın? Yoksa Gidişimle ağlayıp üzülür müsün? İsteyerek mi? Ağlarsın, Sen yoksa istemeden mi? En büyük acıyı bilir misin? Nerden bileceksin ki; İşte sende öğren, Neden diye sorma, Devam et sen, İstediğini et sen, Razıyım ben… Mustafa Karayaz |
Gidiş Var da(Şiir) ne anlamsız duygudur bu, anlatılması imkansız,yaşansa da, bir gidiş var, ama dönüş yok hala..... inceden kulağıma geliyor türkü, düşündürüyor ister istemez geleceğin günü, bir sevdiğim var uzaklarda, bilinmez bensiz ne yapıyor oralarda, yarime şöyle doya doya sarılmak varda, engeller var arada, ilk ve son aşkım bıraktığın yerdeyim bekliyorum seni hala.. |
Evet Seni KıskanıyorumEvet seni kıskanıyorum Verdiğin huzursuzluğa Tatma mı istemediğin mutluluğa Paylaşmak istediğim bir ömrü Vermek istediğim bir hayatı Elinin tersiyle itmene rağmen Evet seni kıskanıyorum. Tüm resimler sana benziyor Tüm aynalarda sen varsın Sigara dumanlarında da sen Yalnızlığa itilip de Dört duvar arasında kalmama rağmen Evet seni kıskanıyorum. Sabırla biriktirip sevgimi Sevgi cenneti yaptım senin için Bu cennette ilkimdin sen Bundan daha değerli ne olabilirdi İnsanı bezdiren doyumsuzluğuna rağmen Evet seni kıskanıyorum. Gökyüzü güneşli olsa da Sensiz karanlıktayım Beslediğim hisler kurudu amma!!! her şeye ama her şeye rağmen Hala aklımdasın, hala seviyorum Duymak isteğin buysa Hala evet seni kıskanıyorum. |
Özletiyor Seni Bu Yağmurlar Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirganlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazan Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir |
İstanbul'a Kar Yağıyordu Yetmişdokuzun kışıydı Sertti, soğuktu İstanbul'a kar yağıyordu Kömür yanıyordu sobalarda Geceleri polisler, bekçiler oluyordu Bir de biz oluyorduk Ölümüne üşüyorduk ha, Yalan yok, polisler de üşüyordu Onaltı yaşındaydım Herşeyi bükecek bileğim vardı Onaltı yaşındaydım Aslan gibi ortadaydım Gündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasına Senin için şiirler Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için Kahrolsun yazacak kadar adamdım Onaltı yaşındaydım Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden Ne de birileri kahroluyordu Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden Onaltı yaşındaydım Yalan yok Ben yazmaya böyle başladım Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer Yıkıldı gitti Şimdi güzel kağıtlara yazıyorum Kocaman laflar ediyorum Marşlar biliyordum Kitaplar okuyordum Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan İstanbul'u seviyordum Seni seviyordum Dualar öğreniyordum Meydanlarda toplanıp bağırıyordum Herkes gibiydim Herkes kadar cesur Herkes kadar korkak Herkes kadar filinta delikanlı Ve herkes kadar buralı Yetmişdokuzun kışıydı Sertti soğuktu İstanbul'a kar yağıyordu Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken Haliç'in arkasında toplanıyorduk Gece adamı içine çekiyordu Biz geceyi içimize çekiyorduk En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları Herkes beni seviyordu En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa Coğrafya defterimin arkasına Bunu kimse bilmiyordu Sizin evin duvarına "kahrolsun" diye yazıyordum Ve hızla kaçıyordum Sizin evin duvarına birkez olsun "Seni seviyorum" diye yazamadım O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu Dedim ya Yetmişdokuzun kışıydı Sertti soğuktu İstanbul'a kar yağıyordu |
Ben bir eylül sen haziran Bir eyluldu baslayan icimde Agaclar dokmustu yapraklarini Cimenler sararmisti Rengi solmustu tum ciceklerin Gokyuzunu kara bulutlar sarmisti Katar katar gidiyordu kuslar uzaklara Deli deli esiyordu ruzgar Dagilmisti yazdan kalan ne varsa Yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmisligim, sevilmisligim O heyheyler, o delismenlikler neydi Ne bu kadere boyun egmisligim Ne bu acidan korlasan yurek Ne bu kurumus nehir; gozyasim Onumdeki dizboyu karanliklar da ne Ne bu ardimdaki kul yigini; elli yasim Beni kotu yakaladin haziran Gamli, yikik eylul sonuma Bir ilk yaz tazeligi getirdin Masmavi gogunle Cana can katan gunesinle Piril piril engin denizinle girdin icime Cicekler acti dokundugun Cimler buyudu yurudugun Ve guller katmer katmer oldu guldugun yerde Basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi Oldurdugun yemislerin agirligindan Dallarim yere degiyor Gunesi batmadan saclarinin Bir dolunay doguyor bakislarindan Gun boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima Uykusuz gecelerim seninle apaydinlik Basim donuyor, off basim donuyor yasamaktan Olebilirim artik Olme diyorsan; gitme kal oyleyse Saril simsiki, tenim ol, beni birakma Baksana; parmak uclarim ates Lavlar fiskiriyor gozbebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her caresizlige Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalim onucuncu aylara Ben bir eylul, sen haziran. |
| Saat: 13:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık