![]() |
Ey Gönül ne oldu sana karanlığamı düştün yoksa umutsuz hayalleremi küstün dermansız kalmış gibi niye suskunsun yazık olmuş sana ey deli gönül yüce nehirler gibi akıp çağlarken sanki susuz kalıp kurutulmuşsun böylesine yudum yudum yanarken yazık olmuş sana ey gönül önceleri yoktu senden büyük şimdi hapsolmuşsun bonun bükük ne bu hal yüreğin kırık dökük yazık olmuş sana ey gönül aşk ateşi artık yar olmuş sana bıkmamışsın yar elinden yanayana terettüdsüz gitmişsin bakmamışsın arkana yazık olmuş sana ey gönül kara günlerden kurtulmak istersin sen mahzun beklerken yar ne yapar bilmezsin neden böyle ağlarda hiç gülmezsin yazık olmuş sana ey gönül engenler koymuşlar önüne yılmamışsın yar böyle kaçarken neden somamışsın bir gün olsun dertsiz kedersiz kalmamışsın yazık olmuş sana ey gönül dağ taş demez yorulmadan geçersin yar nerdedir sevgin ile sezersin yar buraya dese hemen gidersin yazık olmuş sana ey gönül acımadan dar ağacına asmışlar seni göz göregöre nedensizce yakmışlar seni savurmuşlar sevdalara küllerini yazık olmuş sana ey gönül hakim kırdı kalemini idam kararı asmışlar seni umrunda değil ak düştü saçlarına yokki yararı yazık olmuş sana ey gönül artık hakka aç sende ellerini aşk ile semaya dik gözlerini her gece yürekte büyüt özlemini umutsuz umutlardasın ey gönül şiir yazıp ağladında ne oldu kaçtıkça senden kalbine aşkı doldu bahçelerinde ela renkli çiçek soldu yazık olmuş sana ey gönül birden başladım geldim onbire çare bulamıyorum kalbimdeki kire ferhat kavuşamamış şirine seni kavuşacaksın ey deli gönül |
Zehir de Olsan Kal Bende... Say ki senliğimde bükülmez bir bilektim.... Hangi gözlere düşer serabın Muradına tutsak iken ben Vuslat hayali yüreğimdeyken Bir yanım tipi , boran , kar düşer Bir yanım alev alev kor düşer Dağ susar bugün Düşler mahkum çirkiniklere Cellatlar basar bugün Zehir de olsan kal bende Say ki sabahına küsmüş bir ayazdım Ne olur gel Sana şiir yazdım Kimin yollarına tebessüm eder dudağın Yollarına turab iken ben Öyle deli dolu Öyle apansız Çık gel Sana söylerim tüm türküleri Sanadır çığlıklanan her dize Fermanım gözlerinde Dermanım gözlerinde Yorgun savaş mirasıyken sokaklar Say ki senliğimde bükülmez bir bilektim Ne olursun gel Yokluğunda boyun büktüm , eyvallah çektim Kimin ufkuna takılır adın İstanbul ' un tüm duvarlarına yazmışken ben Banklara , ağaçlara kazımışken Namlu öyle soğuk ki Horoz titrek Ellerim kadar Bir yanım lime lime kan düşer Bir yanıma umut düşer , tan düşer Gel gayrı takatim ol , gücüm ol Geçmiş hesaplar sorulsun zalimden İnancım ol , öcüm ol Hasretin dert , hasretin işkence yüreğimde Gel dermanım ol , ilacım ol Esse savursa seni bir deli rüzgar İlk defa ağladım gel gör yar Say ki bir deli hançerdim belde Kanım aksın , canım çıksın gel de... |
Sen hiç bilmedin ama, ben hep sevdim seni... Sen hiç bilmedin ama, ben hep sevdim seni... Gülümsediğinde, nazlı ceylanlar inerdi yüreğimin umut pınarlarına... Kırkikindiler yağardı ansızın gönlümün vahalarına... Sen hiç bilmedin ama, bir derdin olduğunu anlardım gözlerin daldığında... İçim titrerdi, düşman kesilirdim seni incitenlere, hüzün dalgaları vururdu gönlümün kıyılarına... Sen hiç bilmedin ama, seni her düşündüğümde yıldızlar sevgiyle gülümserdi ruhumun semalarında... Keyifle uyanırdı düşlerim rengarenk şafaklara... Sen hiç bilmedin ama, gözlerin değdiğinde gözlerime, yeşerirdi bozkırlarım... Baharı yaşardım zemherilerde, sevda kuşları konardı yüreğimin ucuna... Sen hiç bilmedin ama, “Ne haber” dediğinde, denizine kavuşan martılar gibi çığlık çığlığa, kanat çırpardı sevinçlerim... Sihirli bir el değmişcesine silinirdi bütün hüzünlerim, günüm aydınlanırdı, güneşim batmazdı dağlarımda... Sen hiç bilmedin ama, kabul etmek istemesem de, kış ortasında düşen şaşkın cemreler gibi, zamansız düşmüştüm sevdana... Sen çoktan geçmiştin o yolları mümkün değildi geri dönüşün... Bilirdim vuslatın imkansızlığını, yollara düşesim gelirdi, ağlardım kuytularda... Sen hiç bilmedin ama, yas tuttum ardından uzaklara gittiğinde... Tutunacak bir daldan mahrum kalan sarmaşıklara döndüm... Köksüz kaldım, öksüz kaldım, sensiz kaldım, şu koskoca dünyada... |
SEN GİTTİN, MASAL BİTTİ... Sen gittin evimin adresi, kapımın zili gitti Sen gittin sazımin teli, kuşumun dili gitti yangınlar düştü yüreğime ıssızlaştı şehir sokaklara hüzün yağdı gözlerime acı üstüme kapandı kapılar, ben kapandım içime günlerce haftalarca ağladım kırık bir ağaç dalında,öksüz bir kuş gibi kaldım Sen gittin hazanlar başladı ömrümde yaprağa duran ağaçlarım gitti umutlarım gitti,baharlarım tutam tutam saçlarım gitti dudağımda şarkılar yarım kaldı bardağımda rakılar Sen gittin yüreğimde kanayan şiirler masamda sigara izmaritleri kaldı ben kaldım öyle tesellisiz ortalarda birde yıkıntım Sen gittin Şiirlerim öksüz kaldı kalemlerim, defterlerim ellerim, gözlerim, kirpiklerim yüreğimde kalkıp giden gemilerim dillerim öksüz kaldı ne varsa dağıldı senden yana geride kalan çöl oldu şiiristanım hayalim, düşistanım Sen gittin kemanım yayım, güneşim ayım mutluluk payım gitti kara bulutlar çöktü üzerime bir ben kaldım öyle boynu bükük ortalarda yastığımda yağmur hıçkırıkları birde ve yüreğime batan cam kırıkları her gece Sen gittin sustu kalbimin bülbülü bahçemin gülü soldu yoldu bağrımı yokluğun Sen gittin ağzımın tadı mutluluğumun adı gitti yaslı yaşım, gamlı başım zehir aşım, otuz yaşım kaldı Sen gitin hayalim düşüm sevincim gülüşüm servetim işim gitti Sen gittin özlemin yüreğimde yokluğun kirpiğimde çoğaldı sen gittin umudum gitti gururum gitti her gece oturup ağladım ıslandı/ ekmeğime karıştı korkunç acı gülmek nedir unuttum gitti Sen gittin ömrüm insafsız ayaklarına toprak oldu kavruldu bahçelerim çiçeklerim soldu acılarım içimde fışkıran kan, gönlüm rüzgarlara savrulan yaprak oldu Sen gittin çakıl taşlarım yürekvuruşlarım sevgikuşlarım gitti yaralı bir ceylanın bakışında yaralı kaldım her yerde izimi arıyor avcılar gittin işte o gidiş gittin, bir daha dönmedin geri yarısı sende kaldı kalbimim, yarısı bende ezgili ardında kara bulutlar, kara günler ve her gece ölümler kaldı hasretin kaldı birde ben kaldım öyle deli, öyle divane ortalarda ah seher yeli sen gittin ben bittim masal bitti |
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne."o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. demeyeceksin işte. yaşarsın çünkü. öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın. ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden. çok sevmezsen, çok acımazsın. çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. senin değillermiş gibi davranacaksın. hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. çok eşyan olmayacak mesela evinde. paldır küldür yürüyebileceksin. ille de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları... mesela kuzey yıldızı,senin yıldızın olacak. "o benim." diyeceksin. mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin... mesela gökkuşağı senin olacak. ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. mesela turuncuya, yada pembeye. ya da cennete ait olacaksın. çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak... can yücel |
Gülüşün gülüşünde bir mana var saklayamazsın sarılışında ne düşler ne düşükler sakınamazsın aynı yolları, kimsesiz mekanları birlikte özleme hasreti... yalnızlığımın dert ortağı gastrit... gülüşünde bir mana var saklayamazsın bütün iç savaşlarda rehin alındı bu yürek kandıramazsın hangi çekilişin büyük ikramiyesi bu, en uzak sevişmelerin yeni yetme utancı lakin aşk biraz da utanmaktır yaşamaktan... sakınamazsın... yeni yetmelik işine gelince o zaten hepimizin gizli öznesi Türkçe'de var bazı dillerde yok gülüşünde bir mana var saklayamazsın kime niyet kime felaket bu aşk anlayamazsın ödümüz patlıyor acı çekmekten oysa biraz da acıdır aşkın mayası... kaçınamazsın... gülüşündeki manayı saklayamazsın tutunacak verimiz yok resmi tutanaklarda gülüşünde bin yıllık hasret var saklayamazsın ......................................... bu yazık karşılaşmanın alnımıza çakılıyor anafikri : aşka cesaretimiz yoksa başka zaman görüşürüz! Şubat 1994 - Yılmaz Erdoğan |
Hüzün Yaparım Sevgi tozundandır, içimde çamur, Özlem ateşinde çamurum kömür. Yüreğim vatandaş, gözlerin memur, Çağırır çağırır hüzün yaparım. Dumanlı başımda bulutlar ağlar, Çıldıran sellerim kükreyip çağlar, Ayrılık ipini çıkrığa bağlar, Eğirir eğirir hüzün yaparım. Evreni içine sığdıran file, Dolmuyor büyülü hayaller ile. Ölmüş umutlara ruhum hamile, Doğurur doğurur, hüzün yaparım. Gözler doktor oldu, dinmedi ağrı, Yıllardır yamarım, yırtılan bağrı. Ellerimi açar, göklere doğru, Bağırır bağırır hüzün yaparım. Her derdi çekerim, saymam sonunu, Sevgime kıyamam, içmem kanını. Sevda suyu ile hasret ununu, Yoğurur yoğurur hüzün yaparım |
ARTIK SEVMEYECEGIM Artık sevmeyecegım Butun kabahat benım Nekadar yalvarsan boş Nekadar aglasan boş Sana donmeyecegım Bıtsın artık bu çile Çekemem bıle bıle Sen ne soylersen söyle Bu hayat gecmez böyle Ümıtlerımı kırdın Hayallerımı yıktın Benım ah ımı aldı Şimdi sende yanlızsın Artık sevmeyecegım |
GEÇ KALDIN AZRAİL! Geç kaLdin AzraiL Ben gideLi çok oLdu ELLerimLe büyüttügüm çiçekLerin hepsi Benden önce KaLbimde soLdu Geç kaLdin AzraiL Gidecek kimsem yoktu Yasamak keLimesi Artik bana çok soguktu Yasadim çogu insan gibi Sevdim kaLbimin diLedigi gibi TerkediLmekten çok beni yanLizlik vurdu BiLirsin öLümün acisina esdeger oLarak YanLizLik vardir bu dünyada Derdin oLsa anLatacagin Hüznün oLsa omuzuna yasLanip agLayacagin Korktugun zaman SIKICA sariLacagin biri oLmadigi zaman Çok zordur yasamak ÖLüm çok geç oLsada geLip seni bulur Ama sen bu defa geç kaLdin Seni bekLemek çok zor Hele yasamaya dair bir umudun yoksa eger Geç kaLdin AzraiL Ben gideLi çok oLdu Bu sefer sen bana degiL Ben sana kostum Arkama hiç bakmadim Korktum Beni hayata bagLayacak birinin oLmasindan korktum Ve o zaman sen beni zamansiz yakaLayacaktin Bu sefer ben kazandim Hiç korkmadan sana geLdim Geç kaLdin Azrail Ben gideLi çok oLdu. |
Sıkıntılı bir yamur gibiyim Yağarken usul usul Senden başka kimseyi ıslatamıyorum Yapma bana bunu Biliyorsun bu fırtınalı gecede Yüreğimin senden başka Sığınacak limanı yok. |
| Saat: 13:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık