![]() |
Sevda Çınarı Neydi o günler gelip geçerdi. Neşe sevinç,coşku içinde Annemin sevinci,babamın sesi Delerdi içimi bir mermi gibi... Ah! ...Köyümün akan pınarı Pınar koruyan sevda çınarı İçimde dolanan AŞK fırtınası Salıyor köyümün dört yanını Gözümü açıyorum acı,nefret... Çirkeflik dolmuş içim,dışım Ağlıyorum, birçare halime Maziyi anıpta da, dolan gözlerle. artık ğüvenim yokki dünyaya Şu dost görünen, sahte simaya Duyun, inanmıyorum sevda sözüne İnansam ne çıkar,değişen nedir? Muzaffer Arslan |
özlemek güzeldir özlüyorsa özlenen beklemek güzeldir benleniyorsa beklenen ve sevmek güzeldir seviliyorsa sevilen aklımdan yazdım alıntı değil |
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz |
Ağlayamıyorum... Bu yaraya tek çare gözyaşı Ağlayamıyorum... Hayatıma gelişin ve her gelişin bir gidişi Gelişin aydınlıktı, Koca İstanbul kanatlarımın altındaydı.. Gidişin karanlıktı, Tüm ışıkları söndü sokaklarımın.. Yüreğim varoş,yüreğim yangın yeri Bilemedim, Bilemedim sevdama bu kadar yakışacağını Aklıma,yüreğime bu denli kazınacağını bilemedim Bana kimse sen gibi sarılamazdı Kimse ama kimse sen gibi can olamazdı.. Şimdi soruyorlar bana Serseri,avare yüreğime Neyin var ne bu puslu gözler Nryin var ne bu sus pus oluşlar Dilimden birkaç sözcük dökülür Çok sevdim be,çok sevdim... Sen gözlerinde kaybolduğumdun Her yorulduğumda sığındığımdın Aşkıma en çok yakışandın.. Sen gelecek üzerine tek planımdın Hayallerimin tek gerçeğiydin Ellerimin ellerinde ilk titrediğiydin... Kayboldum.. Sensizlikte... Kayboldum gönlümün varoşlarında Sana çıkmıyor artık hiçbir sokak Ardında değilsin çaldığım hiçbir kapının Hayat bize kalmadı..Sen uzaksın sesin uzak... Gözlerimde akşamları karşılıyorum Kapkaranlık dünyam yokluğunda Habersizsin beklemelerimden, Habersizim senin hallerinden.. Düşünüyorum.. Yine seni Gecenin bu kör saatinde Sensizlikte Senli günleri düşünüyorum.. Bilmiyorum Şimdi nerdesin,napıyorsun Gözlerine başka gözler,ellerine başka eller değiyor mu? Bilmiyorum.... Düşlerin var mı?Düşlerin kimin üzerine. Belki aşıksın bir başkası var Bir başkasına çarpıyor kalbin Belki... Ya da hala beni düşünüyorsun Sende ulaşamıyor sende yanıyorsun.. Yoksa boş mu verdin düşlemeyi Ne beni ne kendini Hastasın belkide, Ya da ağlıyorsun. Belkide benim ağladığım şu dkkalarda Sen gülüyorsun... Sen gece ay ışığımdın Şehrimin en güzel sokaklarıydın Sen benim varoşlarımdın Sen benim yaşayamadığım çocukluğumdun Umutsuzluğumda tek umudumdun.. Sen aşkına tek ağladığımdın Aşk denilen kavramın bendeki karşılığıydın.. Sonsuza dek son nefesime dek sensizlikte çaresizlikte beni sevsende sevmesende unutmus olsanda hatrında olsamda Tek sevdiğim aşkıma ömrüme tek bedelim tek yakışanım.. sen benim mabedim tek gerçeğim... poyraz gökhan |
Sen Ben Biz Üç beş sayfa koydum masaya Birde kalem aldım elime Bir sayfa benim, bir sayfa senin Son sayfada bizimdi Beni bir satırda anlattım Seni bir sayfada Bizim sayfamız boş kaldı Kalemden kıskandım, kağıttan kıskandım Bizi kendimize sakladım O boş sayfanın yerine Bize ait her şeyi Kalbime yazdım. Ben ve Sen Aramızda bir uçurum Kıyılarında çiçek boşluğunda çiçek kokusu Bir ucunda sen diğer ucunda ben Sana ağlar gözlerim seni göremeden Sana çarpar yüreğim seni her an özleyen Bir kıyıda sen bir kıyıda ben Aramızda sonsuzluk var seni benden esirgeyen Ya sensiz acı çekmek yada sonsuzlukta Sensizlik ile ölüm arasında bir tercih yaptım Sensiz yaşamaktansa bedenimi boşluğa bıraktım. Ölürsem sevdiğim sana doyamadan Bir mezar kazdır ama ağlamadan Tabutumun rengini isterim kara Örnek olsun tüm sevip de ayrılanlara Eğer bir gün yolun düşerse o mezarlığa Otları sararmış bir mezar ara Orda sana tapan bir sevgili yatıyor Gün batar hasretim çöker içime Bir garip olurum senden uzakta Gözümde büyür mesafeler Bir şeyler düğümlenir boğazıma Dar gelir o zaman bomboş sokaklar Sığdıramam yüreğimi koça şehre Hiçbir şey istemem yalnızlığıma senden başka Bir tek hayalin yeter ıslak gözlerime |
Bir akşam üstü hava çakır keyf Düşüncelerim dağınık Kulağımda bir ayrılık şarkısı Gözlerimde uzuyor yollar Bu yollar ki beni sana getiren ve şimdi seni benden alıp götüren Uzadıkça uzuyor yollar uzadıkça uzuyor Korkak yağmur damlaları camda Direksiyonda ellerim titriyor Geçtikçe yollarda hep senin izlerin Hatırladıkça inan çok canım acıyor Oysa söz verdim yüreğime ağlamayacağım Oysa söz verdim yüreğime ağlatmayacağım Oysa söz verdim yüreğime acıtmayacağım Yüreğimin karşısında belim bükülüyor ahh bu yollar yollar uzadıkça uzuyor Gururumun pençesinde bu akşam Amansızca bir kaçış yaşıyor Oysa bu kaçışlar yaşanmışlıklarda boğuluyor Yollar uzuyor uzadıkça uzuyor Yağmur hırçınlaştı camlarda şakıyor Bir veda şarkısı kullağımda bitmiyor Bu şarkılar hep dönüp dolaşıp seni bana getiriyor Oysa kapatsam susacak biliyorum Sessizlik saracak bedenimi Sensiz kalacak sensiz herşey Yollar bitecek biliyorum Kaçışlar bitecek Yaşanmışlığa dair herşey bitecek Bu yollarında sonu var Bu yollar da bitecek biliyorum Bir sigara yakıyorum Camdan içeri bir rüzgar çılgınca sarkıyor çam ve toprak kokusu getirip ruhumu okşuyor Birkaç kaçamak yağmur damlası yüzümde Dayanılmazlığın büyüsünde ani bir fren beni durduruyor. Kahkahalar atıp tüm çılgınlığımla Yağmurları kucaklıyorum yağmurlar kucaklıyor beni Bu hayat benim bir ben daha yok olmayacakta Üzüntüler neden Kahroluşlar neden Kaybolmalar neden Yine yollardayım yollar tüm güzelliği ile karşımda Dilimde dolanan tatlı bir melodi Söz verdim yüreğime ağlamayacağım Söz verdim yüreğime acıtmayacağım Zaman zaman kayboluşlar yaşasamda, Söz verdim hayat sana Seni yudum yudum içeceğim. Tomris Meteoğlu |
Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Saatlerce kaldırımlarda tur attığımı Şehrin üzerime çöktüğünü Koca şehrin yorganımda yattığını Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Sabahlar bitirmedi gecelerimi Akşamlar getirmedi Doğmayan güneşim sendin Düşmeyen ateşim Şakaklarıma yağarcasına Güvendiğim dağlara kar yağdı Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Kalabalıklara attım kendimi Kim, nereden bilecekmiş ki?! Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Gölgeye sığmadım Gölgem sığmadı Gün gelir söylerim sandım Güneş doğmadı Rüyalarıma girseydin keşke Olmadı işte olmadı Seni sevdiğimi kimseye söylemedim İçin için ağladığımı görmediler Yalnızlık yorgunuydum Ne elimi tutan oldu Ne halime yanan Görmedim duymadım neler dediler Hiç biri senin yerini tutmadılar Senin gibi sevmediler Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Mevsimlere yıllara inat Üstümden çığ gibi geçti zaman Çiçekler açtı, yapraklar döktü Göçmen kuşlar havalandı yüreğimde Bana mısın demedim Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Dalıp gittim üçsüz bucaksız göklere Sanki ufuktan gelecekmişsin gibi Şişelere mektup koydum Dalgalardan dilek tuttum Bildin, bileceksin gibi Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Var mıydın yok muydun bilmiyorum Bu ne biçim tutku Allah'ım Hani bir yürek yansa bir gemi dolusu yürek Yürek dayanmaz, dayansa Hani sevenleri korur Hani bir liman olurdun Seni sevdiğimi sana söylemedim Kimselere söylemedim seni sevdiğimi Şehri baştan başa dolaştım Yüreğimi baştan başa Dere tepe düz gittim Kendi kendime ağladım Ağladığımı kimseye söylemedim Kendimden sakladım seni sevdiğimi Rüzgara, buluta söyledim Yokluğunda yandım Sigara gibi Ateş kırkbir Yanık üç Duman oldum Duman oldun Benim oldun Dumanını ciğerime üfledim Seni sevdim işte Daha ne olsun Seni sevdim Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Bahattin KABAHASANOĞLU |
SAÇMALAMAK İSTEDİM SAÇMALAMAK İSTEDİM Uzaya gidelim seninle Gel bisikletimin arkasına Pedal çevirmek yorarsa beni Değiştirelim yerleri Mars,Jüpiter,Venüs Hepsinde kalırız Uzay boşluğunda dansta ederiz Ama sakın ayağıma basma Güneşede gidelim sakın unutma Bronzlaşırız seninle Mehtaba karşı oturamadık dünyada O kadar gitmişiz yemek yiyelim bide ay ışığında Sen olunca mevzu Bende saçmalama arzusu Hadi gel uzaya gidelim Gel bisikletimin arkasına |
Eylül Bakışlım Baharda gelmedin yazda gelseydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Kaderimi baştan çizemez miydin Bu kördüğümü sen çözemez miydin Daha önceleri gelemez miydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum Seninle doluydum sensiz bomboştum Geç olsa da aşkı sende bulmuştum Ah benim hazanım eylül bakışlım Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak Gönlüm hep seninle ellerim uzak Sen yolun başında ben de son durak Ah benim hazanım eylül bakışlım. Ahmet Selçuk İlkan |
Seni aklıma koydum, Başkasını düşünmemek için. Resmini cüzdanıma koydum, Kaybetmemek için. Hediyeni cebime koydum, Yanımdan ayırmamak için. Seni yüreğime koydum, Senden başkasını sevmemek için... |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık