![]() |
http://www.resimler.cc/gun-batimi-resimleri/slides/gun-batimi-resimleri-0008.jpg -Zamansız Okyanus Düşleri- Geçip gitmiş... geceler boyunca düş köprümden karşı kıyıya geçirdiğim hep sen. deniz kabuğum olmuştun kırılgan ezgileri yalnızlığa karışan kah açıklarda batmış bir gemi kah turkuaz rengi bin yakamoz. öylesine bütündünüz ki siz; okyanus Sen oldu, Sen okyanus... Zamansız... hayra yorulmayacak bir düşsün kendimi kaybettiğim dehlizlerde. kendini tüketmiş, viran bir günsün ben yalnızlığımla düş köprümde ya sen aittin o zamana, ya bendim hayalde yaşayan. sahte ve hilekardı o rüya. tutuşturduğu arzular yalan. Döngüsel... hayaller neydi, biz kimlerdik? hangimizdi düşte kaybolan? biz hangi döngüsel zamandık? kimdi dip dalgada savrulan? geceler boyunca düş köprümden hiçliği geçirdim karşı kıyıya... deniz kabuklarım kırık dökük, ezgiler lal başka diyarlarda... |
Ey Sevdiğim Kokunu çiçeklere, gözlerini ceylanlara Hasretini de bana miras bırakıp cennete gittiğinden beri Her yeni gün buz gibi bir cehenneme uyanıyorum. Neydi bu gidişin adı gülüm, bumuydu sözümüz Hani kan ağlasak da hep gülecekti yüzümüz! Şimdi kim çekecek benim kahrımı Kim sarılacak iliklerime kadar sımsıkı Kim besleyecek hayalimizde büyüttüğümüz o mavi gözlü kızımızı Zor muydu yaşamak, çok mu pahalı geldi dünyanın kirası da Sana ait hiçbir şeye dokunmadan cennete taşındın be gülüm! Gittin! Kaç kat boya, hangi renk kapatır adının sindiği duvarları. Kim susturabilir içimdeki feryadı. Gittin ya, Sensiz kalbim sevda yetmezliğiyle sıkışıyor Sanki ecel süsü verdiler aşkımıza. Kim kıskandı, kimin nazarı deydi Dokunmayın ne olur, ne olur Allah aşkınıza! Ey Azrail Sadece bir can mı aldığını sanıyorsun, Hançerinin ucuna yüreğimde takıldı. Artık ne işe yarar bu dünya sensiz! Bıraktın ya ellerimi böyle nedensiz Bilki çok yakındır, yanına geleceğim kefensiz... |
Aşkım Okyanus Ben dibinde bir çakıl taşı Ben gölgende bir çimli kaya Sen söğüt ağacı Eğil büyük aşkımın hatırına eğil yaprakların okşasın saçlarımı Sen ummanların yeşil dalgası Aşkım okyanus, ben içinde bir kum tanesi seyredeyim doyasıya sana vuran ayışığını sahiller hasret kalsın seninle, bana Aşkım feza, ben bir küçük yıldızım Aşkımın içinde kaybolup gittim gözyaşlarım kadar yalnızım! ... |
Allahaısmarladık Lütfen sabahları uyandığınızda, Beni de var sayın aranızda, Böylece kolaylaşır herşey birden, Bakarsınız çıkar gelirim aniden. Güzel olan herşey çabuk biter, Sanki onlar "Vazodaki çiçekler", Ne dostlar ne de mutlu günler, Benimle her an beraberler. Haykıracak nefesim kalmasa bile, Ellerim uzanır olduğunuz yerlere, Gözlerim görmese de sizi bulurum yine, Kalbim durmuşsa da çarpar sizlerle. |
Eylül Dokunuşları Bir Eylül girse düşüme Gözlerinde ay ışığı asılı olsa İşte o an, Kalkar; Tüm sokak lambalarını Söndürürdüm. Penceremide açardım ardına kadar ki Gecenin esintisi , Eylül dokunuşları olsun. Sonra; Her gece teninde titrediğim Aşkıma seslenirdim "Yak mumları,sevdam üşüyor..." |
Ölüm Sessizliği Bu olsa; oynasa yerler yerinden Kıpkızıl gözlerle gökler inlese Pencere camını şimşekler tık tık, Tıklarken duâmı, bir kuş dinlese... Bu olsa; özlerken “merhabâ” sesi, Nerdesin, nasılsın aslâ, denmese... Özlense ve hattâ evlât bûsesi, Hiç bir giden artık geri dönmese... Bu olsa; fark etsem kalem ve kâğıt, Tepemdeki lâmba, su, ekmek ve tuz, Fark etsem; radyomu ağlatan ağıt Benden başka her şey bedensiz, ruhsuz... Bu olsa; işitsem sesleri: Tak... Tak... Düşünse tabutçu: “Kim olsa, gerek!” Bilsem; Hak’tan başka özleyenim yok, Ölüm sessizliği... Bu olsa gerek! |
Sen De Ağlar Mısın Deniz Kız Gecenin bir vakti sen de Duygulanır kederlenir misin Deniz Kızı 'Sonra al kalemini eline Dök içini kağıda' der misin Anlamaz ki anlatsın derdimi Dili yok ki söylesin Sahi böyle der misin Kalemle kağıdın buluştuğu ufukta Sevgiyi sevgilini sadakati arar mısın Sonra kelimeler düğümlenir Boğulur musun hıçkırıklara Neler gördün neler geçirdin Açılmaz kapılar karşısında Bocalar yutkunup Gözyaşlarını içine akıtıp Hüzünler yerleşmesin ister misin Baş ağrılarına tutulur İç çekişler esir alır Dalışların sürer gider mi Zaman mekan durur Aşina ses yankılanıverir mi içinde Onca koşturmaca onca unutulmuşluk içinde Yıllar önceden gelen o meçhul ses Şiir o şiir alır mı seni senden Neredesin sen neredesin Açılıverir düşünceler Bir yıldız doğar mı Uzak dağların ardında dolunay görünür mü Söyler misin Güzel Deniz Kızı Büyür mü heceler soluksuz geceler Uyanıverir mi merak duygusu Sevdiceğim neredesin ne haldesin Sarsılır mısın tepeden tırnağa Gecenin bir vakti Gel desen kal desen Gelir Kalır mı Açık denizlerde Dolunay altında mehtaba karşı Senin de gücünün tükendiği Sabrının tükendiği Ömrünün tükendiği Mürekkebinin tükendiği anların olur mu Gecenin bir vakti sen de hüzünlenir Duygulanır ağlar mısın Deniz Kızı Deniz gözlüm. Bir seni sevdim, Bir de denizi. Deniz gözlerindi, Ruhuma işleyen. Dalgalar kolun, Tenimi saran. Yosun saçların, Aşka çağıran. Mehtap düşünce, Umut saçan, Karanlık basınca, Hüzün çöken. Deniz gözlüm. Değişti renği, Mavi denizin. Duramam buralarda, Dalgayı kayalara, Sesini martılara, Umudu yolculara, Hüznü bulutlara, Yükler giderim, Denizden uzaklara. Ölü Deniz Hücrelerimde Ölü bir deniz aşk Tepeden tırnağa Zulüm kokuyor zaman Hangi fırtınaya tutulsam Eksik Boşluğu büyütüyor koynunda gece Uyuduğum bütün rüyalardan Uyandım Yalnız değilim İçimdesin Hangi güne dokunsam Telaş Bir yarım sevdadır türküler Dünden kalan Unuttum kendimi Zamanın çeyreğinde Saatler bütünü gösterirken Diğer yarımı arıyorum Kaybolan |
İmkânsız Şiir Ağustos ayında kopan fırtınalar üşütüyordu ölümü Kökü olamayan bir çiçek kaç gün güneşe tutunursa, Ölümüm de sana tutunuyordu, üşüyordu.. Hasretinin mevsimini yaşıyorum Yokluğun güneşi de üşütüyor Oysa ayaz gecelerimin sıcağıydın, yalnızlığımın kalabalığı. Olmayan seni seyrederken bile yeniden doğmaya hazırlanan bir bebek oluyordum uykusundan uyanmış, o en masum halimle bakıyordum ulaşılamamışlığına.. Ölüm bile gülüm oluyordu. Bazen öylesine kızıyorum ki kimsenin hak edemeyeceği sevdanı yaşıyanlara fedakârlığının o en saf halinde, seni keşfetmiş sayanlara.. Bu kadar basit değildin sen Kâinatın başlangıcı, sonsuzluğun sonuydun. Ne bir şekilde başlanıyor, ne de bitiyordun. Ama nasıl keşfedilmiş saydılar seni? Rüyada bile görülemeyecek kadar uzaktayken, nasıl dibindeydin sıradanlığın. Melekler fedakâr mıdır, eğer öyleyse bana da göster o fedakârlığını sana yalnızlığımın dibi kurumuş aşk çeşmesinden koparıp vereyim, korkarak açmış masumiyetimin simgesi olan o en son gelincikleri.. Bir merhabaya elveda demek istemiyorum artık başlangıçlarım bitişim olmamalı.. Yarın doğacak güneşi tahmin edersin, Çünkü dünü yaşadın.. Bahar gelince açacak çiçekleri bilirsin, çünkü baharı yaşadın.. Sana olan sevdamı ise asla tahmin edemezsin Çünkü imkânsızı hiç yaşamadın.. Ağustos ayında kopan fırtınalar üşütüyordu ölümü çoktan soldurdum artık sana büyüttüğüm içimdeki gülümü... |
Eylül’den Kalanlar Ve yandı zaman Eylülden geçerken... Eğilip su içerken aynadan Ağzımın içine düştü deniz Bu yüzden mavi ağlarım haberin ola... Ey hayalime uykusuz giren Turuncu renkli bir elbiseden soydum seni Sıcaktır diye eylüldür diye Buzluğa kışlık anılar koydum Saman sarısı zamanlar düştü kestanelerden Mevsim normalleri diye seslenmedik Derken kestanelerde düştü Pay düştük zamandan ayrılığa Adını eylül koyduk Nur topu gibi bir eylül kaldı bize bu aşktan Eylüle doyduk... |
La minör çırpınışlar Üzerine Gün doğmamış düşler, Sayıkladığında kırık rüzgar baladlarını Kaç aşk boyudur zaman Bilir misin? Sessizliğime saklanıp Dolaşırken kuytularımda Hayat yalınayak bir öpücük, Baharsa düşmekte saçlarından. Kahküllerinde damıttığım gözyaşlarım Ruhunda imbiklenişler , Hayallerimi yatırışlarım!!! Sonrası bir dala tutunma arzusuyla Goncalarında jale olmak. O gecenin sabahında Sen daha gözlerini açmadan, Süren rüyalarının bir yerinden Sokuluvereceğim irem bahçelerine. Biliyorsun ki Dünden kalan ve de yarına ait Her şeyi yaktım gözlerinde... Şimdi senle sarılıp sımsıkı Poz vereceğiz güneşe ve Ölümsüz kılmak için zamanı Tâb olacağız gökyüzüne. Odanın bir yerlerinde unutulmuş Bir zamanların şaşaalı Müzik Dolabından Bir kırkbeşlik sarıverecek sevdayı. Ardından Sana yazdığım o şarkının La minör çırpınışları aksedecek Şöminenin alaz senkromlarında. “Gözlerine uygun renk bulamadım Hangisi olsa içim yanıyor Tenine uygun çiçek bulamadım Hepsi kokusunu senden alıyor…” *** Bittiğinde Şarkımız ; Uzanıp söyleyen dudaklara, Kaydedeceğim Veda buselerini Sevda demirbaşlarına. Işın Ergüney |
| Saat: 10:09 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık