![]() |
Nafile Unutmaya çalıştığım kabuk tutan yaramı neden kanattın? Küllenen gönlüme ılık kasırgalarla gelip Yangınlarda neden yalnız bıraktın? Ne kasırga olduğunun farkındasın, Nede beni yaban ellerde gönül mahkumu ettiğinin. Bir adım uzağındayken bile, dayanılmaz hasretler çektirdiğinin de. Hasretimi geciktirmek için, Haftaları haftalara kör düğümlerle bağladığımın da.. Söyle yüreğimi okyanuslarda dibe çeken güzel,söyle; Kaybettiğim yüreğime mi yanayım, Çaresizliğin yavaşlattığı uzun gecelere mi ağlayayım? Senden kaçmak mı en güzeli, Yapamayacağımı bilsem de sımsıkı sarılmak mı sana? Acaba dizlerinde ağlayıp ayaklarına mı kapansam? Yok, yok bu olmaz. Neden olmasın! Şu isimsiz yarayı kapatmaya çalışmak mı? Asla! |
Farkında Bile Değil Bakmak, görmek değildir... Duymak, bilmek değil... O yüzden farkında bile değil. Gitmek, gelmek değildir... Konuşmak, söylemek değil... Dokunmak, sevmek değildir... Sarılmak sahip olmak değil... O yüzden farkında bile değil. Almak, kabul etmek değildir... Uzanan el hep sende kalmayacak bunu bil... O yüzden farkında bile değil. |
Nasihat Dinleme ( tek sana susuzdum tek sana aç , başım sanki dağ başı tek sana muhtaç, duymaklardaydım tek sana ihtiyaç ,ne ararım ne takarım senden başka tek bir taç.) ilk kendime günaydın diyorum artık uyanırken Ve ilk kendime gülümsüyorum aynalardan Bir tatlı söz söylüyorum kendime Ve umursuyorum kendimi teşekkür ediyorum Sevmekle başlıyormuş herşey önce kendimi seviyorum Ve paylaştıkça çoğalıyormuş sevgiler sınırsız veriyorum Dost oldum kendime dürüst oldum Sevda sunuyorum yalansız Ve ilk kendime dokunuyorum hesapsız Sonra görüyorum dışarda binlerce yüzde yansıma mı Günlerim gökkuşağı renginde geçiyor artık Ayağıma takılan en büyük engel kır çiçeği oluyor Ama sonra sen aklıma geliyorsun çıkmazlarda Bana ne mi oluyor , sorma Gerisini sen düşün |
Nasip Olmadı Aşk denen o tatlı şarabı bir kez, Kana kana içmek nasip olmadı. Sevgime kelepçe vurdu ayrılık, Mutluluktan uçmak nasip olmadı. Her doğruluşumda çelme taktılar, Kollarına koşmak nasip olmadı, Dağlar aşar sevgi diye bilirken, Tepeleri aşmak nasip olmadı. Ve seni sevmeyi yemin belledim, Sanada kavuşmak nasip olmadı... |
Farkında Değilsin Bir mum gibi gözlerinin Önünden eriyip gidiyorum Farkında değilsin Değil Sana erirken dünyanın güzelliklerini sundum Ama sen farkında olmadın Sana hep bir şeyler söylemek istedim Ama sen her seferinde dönüp arkanı gittin Sana dünyanın en yüce şeyini, Sevgiyi tattırdım Sen, ama sen Bana acıdan başka bir şey vermedin Senin bana verdiğin tek şey ise Özlemdi buruk bir kalpte Ben sen giderken yollarını Göz yaşlarımla suladım Ama sen farkında olmadın Sense o göz yaşlarımı bir kurşuna çevirip Yüreğime sıktın Ben seni seviyordum Ama sen farkında değildin Yada öyle davrandın hep Seni seviyorum diyecektim Sen araya hep bir şeyler soktun, Dinlemekten kaçtın Yada bana sırtını döndün hep İşte o zaman, bu zamandır Bu dizeler senin için Bu dizelerde sana söyleyemediklerimi sunuyorum Ve diyorum ki; Hala seni çocuklar gibi seviyorum. |
Deniz Kızına Aşığım Kumsalda keyfince serilmiş kum taneleri Her yakamoz bir çığlık gibi şimdi Yani senin gitiğin geceden farklı değil Değil dediğime bakma Ne dolunay o kadar parlak Ne de ellerin var elimde Ayaklarımın her kuma basışında tek düze bir hışırtı Öyle bir hışırtı ki yankılandıkça yanlızlık olur sesi Soğuk şezlonglara uzanıyorum Bazende hatıralar kollarımda kumsalda geziniyorum Aslında seni bekliyorum deniz kızı Tepemde çoban yıldızı elimde ozanların kırık sazı Seni bekliyorum deniz kızı Aslında yalan şöylüyorum yalan Oturmuşum tahta masada Boğularak sigara dumanına hayal ediyorum Oturmuşum tahta masada yanlızlığım tam karşımda Gizlice içiyorum ve biraz hayal ediyorum |
Sana Gelirim Yer yok deme sakın kalbinde bana Bir yudum su gibi muhtacım sana Bir mecnun misali ben yana yana Sevgiye susamış sana gelirim Öğle özledimki sevgilim seni Seninle yaşadım sensiz günleri Sen tut ellerimi bırakma beni Çoşkun sular gibi sana gelirim Bomboş bir dünyaydı sensiz hayatım Sensin benim neşem sensin benim kanadım Sana hasret seni yaşayamadım Kalbimle bir ömür sana gelirim. |
Kim Oldugunu Bilmedigim Birine... Karşiliksiz aşkinin zehrini taşiyordu bana Kokusu sinmişti inatçi ruhuma, kitalarima, ellerime... Öyle çok öpüşürdük ki, Agzinin tadiyla yerdim yemeklerimi... Öylesine inaniyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdigine, Bir gün ansizin korkunç bir özlem duymaya başlamiştim Kim oldugunu bilmedigim birine... Şimdi agzimda karşiliksiz aşkin o aç tadi... Karşimda o... Yine hüzünlü, yine yenik... Ama eşitiz artik, Damarlarimizda karşiliksiz aşkin o zehirli kani... |
Benim Aşkım Umutsuzca doğan kelebek misali Sevgimizde böyle olurdu belki de Bir günlük çok kısa değil mi Ona da razıydım be gülüm. Sana gülüm dedim ya Sevgimiz gül gibi olsun İlkbaharda açıp sonbaharda solsun Vazgeçtim aşkım oda olmasın. Peki, şunu dinle canım Benim duygularım aşk olsun Ne ölsün ne solsun Ebediyen ölümsüz olsun. |
YELKENSİZ GEMİ... "Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "Bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki, ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden, Mücadele beklemiştim oysa... Yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım... Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa, onu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa, bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, Geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm martıları uçurdun şimdi... Hangi yöne gittiler bilmiyorum, Geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, Neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde? Neden artık rüzgar esmiyor, Her şey seninle mi kaldı yoksa? Mantığım... Mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ve senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı balkondaki akasyaları sularken, Fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... Su, onun için hayat olmalıydı oysa... Ve... Sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, Olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, Farklı mevsimleri seviyorduk, farklı zamanlarda.... Sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, Daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, Ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... Yıldızları söndürmekti... Sorunları yok etmekti... "Bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine, sıradan, şakacıktan... "Hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... Defalarca "kal" demeliydin... Oysa, demedin... Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben Akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... Belki böylesi daha iyi oldu... "Kal" deseydin kalırdım... Hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım. Yakamozlarla kalırdım. Demedin oysa! Bilir misin? Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin? Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin? Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... 'KAL' desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA!!! |
| Saat: 10:09 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık