![]() |
BU SON GÜN BATIMI Biliyorum belki bu son gün batımı Belki bir daha hiç güneş doğmayacak Belki karanlıktan çıkamayacağım aydınlığa Belki de hiç sabah olmayacak Biliyorum çok şeyi gizliyor geceler Derdimi anlatmaya yetmiyor heceler Sensiz kelimelerin manası kalmıyor Yüreğimi sızlatıyor derin endişeler Biliyorum gözlerim yine kararacak Ellerim titreyecek, benzim sararacak Belki bir daha asla tutamam ellerini Belki de ellerim yerinde olmayacak Biliyorum uzakta değil; yanımdasın Yakın ne kelime; sen benim ta canımdasın Bilirim yüreğin hep benimle çarpar Belki de sen benim son anımdasın... |
GİTTİN... Gittin... Ben, arkandan sadece baktım. Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım Öylesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin... Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? Ürperdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım. Gittin... Bir yıkım gibiydi gidişin Sen adım adım uzaklaşırken benden Çöküp kaldı bedenim olduğu yere Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum Hazırdım gidişine, Kaçak zamanları yaşıyorduk Zaman bitecek ve sen gidecektin Bense, gidişinin ertesi günü Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım... Gittin... Bir şey söyledin mi giderken? "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi? "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi? Beynim öylesine uğulduyordu ki. Duyamadım... Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de fark etmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım... |
Sana Kapamadım kalbimin kapısını Gülüşlerini unutmadım Sen Düşlerimde olmadan nefes alamam ki Rüzgârın yön değiştirdiği yerdeyim şimdi Sensizlikteyim Dudaklarımı aralayıp Hep söylediğim kelimelerdesin Özlemlerimde, hasretimde, yalnızlığımdasın Uykularımın en yorgun zamanlarında Uyanıp ansızın gece yarıları Yüzüme düşen sensizliğin hüznündesin Unuttum sanma, Ben nerde yaşıyorsam sen ordasın Sana ne yazsam Ve ne kadar anlatamasam dostlarıma Bir o kadar büyürsün içimde Ve bir o kadar gizemli Şimdi Hüznümün başa çıkılmaz anında Bir sigara yakmalıyım önce Kuytu akşamların Senli vakitlerini düşleyip Sesini anımsamalıyım yine Tebessüm etmeliyim Ve dünyanın en şanslı şairi olmalıyım Sırf seni sevdiğim için ve sana yazılan her duygum okunduğu için Onur duymalıyım Gittin biliyorum Beni yiyip bitiren bir merak, Yüzünü göremediğim günlerin acısı kalbimde Ellerinde olamamamın çaresizliği Ve yalnızlığımın baki kalması Hep acı verecek biliyorum Gündüzlerin aydınlığında Kısıp gözlerimi semaya bakıp Bir parça bulut arayacak gözlerim Umut ederek yağmurun değmesini tenime Bekleyeceğim. Senin için yanan tenime Biliyorum, Dokunmayacaksın Kayıp şehirlerin Kayıp sokaklarında yitik kaldım Ayaklarımda umudumun ağır prangaları Ellerimde yokluğunun kelepçeleri Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim Sendeyim Sana en az pencerene gelen bir serçe Yolda gördüğün bir çocuk Sahilde tek başına oturduğun bir bank Gizli gizli ağladığını gören bir ayna Ellerinden dudaklarına değen bir sigara Üzerine alelacele giydiğin bir elbise Uyumak için Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık Gözlerine düşen uykusuzluk Okuduğun bir kitap Canını sıkan bir insan Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik Ve hep beklediğin Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim Biliyorum ben sana dokunamadan Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım Biliyorum Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın Senin yerin orası biliyorum Sokağımdan geçmesen de Kokunu duymasam da en güzel çiçeklerde Sırf yakın olmak adına Balkonundaki bir kaktüsün dikenlerinde Küçük ellerine batmak için Her zaman dua edeceğim Yoruldum inan Düşler kurmaktan Nefessiz kalmaktan Boş bir evde Yalnızlığın şarkılarını söylemekten bıktım Yoruldum inan Yoruldum sensizlikten Her sabah yüzümü soğuk suya vurup Aynada kendimi mutsuz görmekten En güzel günlerinde baharın Sahillerde boş boş gezmekten Durup durup sana yazdığım şiirleri Duvarlara okumaktan Ve cevap beklemekten bıktım inan.. Seni seviyorum Seni özlüyorum Diye söyleyemediğim Telefonumun çalmasını beklerken Yüreğimin sesini duyamadığım Her an için kendime kızıyorum inan Sana da kızıyorum Beni bu boş âlemde Sevgisiz bıraktığın Yüzümü güldürmediğin için Sesinin kulaklarımı okşamasını Dokunamadığım teninde Olabilmeyi Şiirlerime güzelliğini yazmayı her fırsatta Ne kadar istiyorum bilsen Oysa Yoksun İçinde sana dokunamadığım Seninle olamadığım bir dünyada Bahar gelmiş Çiçekler açmış Gülmüş, ağlamışım ne önemi var Ben yokluğunda geçen zamanı Hiç yaşanmamış saydım Biliyorum Ölümüm seni düşünürken Ve yanımda olmadığın bir vakit Ansızın gelecek sen hiç acısını çekmediğin yokluğumda... Bilmeyeceksin bile öldüğümü Ben hiç tamamlanmamış sayacağım Gözlerimi kapattığım hayatımı Ve verdiğim son nefeste bile Acılar çekerken Seni arayacağım Biliyorum Gözlerimin baktığı Dudaklarımın seni sayıkladığı hiçbir yerde olmayacaksın Ölümün acısı hafif kalacak Sesini duyamadan çıkan canımdan Sen bensiz bir hayatı Bensiz geçen zamanı sevdin Hep gizemli kalmayı Kaçmayı Ve sevilmeyi sevdin Hiç çaba sarf etmedin Bir nebze olsun Cesaret edemedin sevmeyi beni Düşlerde bir masal Rüyalarda bir gizem kalmayı seçtin Olamadın benimle Bir kez yüzüme bakıp İçinden geldiği gibi Seni seviyorum Seni özlüyorum diyemedin Ben senli zamanların içinde Hep sevinçten gülen Heyecandan ne yaptığını bilmeyen İçi içine sığmayan koca bir adam değil de Oyuncağı eline verilmiş bir çocuk gibi Hep gülücükler saçtım Ağlayarak geçen koskoca bir zamana inat Dünyanın en güzel yeri gözlerinin içinde saklı Baharın yemyeşil dallarında artık hüzün var şimdi Rüzgârlar sesini kesmiş Ve yağmurlar boşa ıslatıyor kaldırımları Gözlerimin uykuya düştüğü Ve karanlığın aydınlığa hasret kaldığı yerdeyim Sensizlikteyim. |
Akıyor içimde bir duygu seli, bütün kalkınmaları çürüten, perde perde bir duygu var içimde. Bu gece yine efkârlandım, kapının önüne çıktım, biraz kafa dağıtırım diye. Biraz yürüdüm, durdum bir kenarda. Senin karşı sokaktan gelişini hayal ettim. Gözlerim doldu, tekrar tekrar o sokaktan yürüyüşünü hayal ettim. Seni yaşıyor gibiydim, ama yabancı ve uzak bir koklaşmaydı sadece. Hatta hayalimde başka birisinin arabasına binip, beni hiçe sayan bir tavırla çekip gidiyordun. Ve ilk defa hep Seni düşünmek için gittiğim yerde, gökyüzüne baktığımda yıldızları göremedim. Yoktu hiçbir tane, bir sis sarmıştı sanki her yeri. Sana giden yolları kapatan kapkara bir Perde. Seni gönlümden koparmaya çalışan, ******** bir kader. Hep isyan ettiğin kayboluşlarımı, sessiz kalmamın nedenini nerden bileceksin? Kendim bile kendimi anlayamadıktan sonra. Sen nerden anlayacaksın kara çiçeğim... Yürüdüğüm asfaltın çıkardığı Sensiz sesler, günün bitişinde kaybolan güneş gibi, en az onun kadar gerekli ve en az o kadar melankolik, bir melodidir. İçimi okşayan, sana yaklaştıran bir umut. Aşka küskün olduğum zaman duvara vurduğum yumruklar kadar çaresiz, pencereme sığdırmaya çalıştığım dünya kadar imkânsız! Sensiz saniyelerin her birtanesi çekilmez olsa da, volta atan özlemlerim boğsa da beni, sevinir gibiyim, umutluyum sanki, çünkü Seni gördüm bu gece sokakta... |
Farklılık Düşün ki Bir sabah uyanmışsın hemfikir seninle tüm dünya doğru, yanlış, güzel, çirkin Gördüğün her şey aynı, "Farklılık" lügatlarda tozlanmış nostaljik kavram Düşün ki herkes aynı Kimsenin diğerinden bir farkı yok Fikirler aynı, bakışlar aynı Ne tez, antitez, ne sentez Solunum bile artık fotosentez... Baksana güller bile çeşit çeşit Sarı, kırmızı, beyaz hepsi de gül, neden, düşün biraz Hem neden türlü türlü ağaçlar Yetmez miydi ağaç niyetine bir tek çam, Ne hoş huzur veriyor değil mi çınar... Bir de söğüdün gölgesinde Cennetten ödünç saatler yaşamak var Unutma Tonlar rengarenk gökkuşağında Cümlesine beyaz diyorlar Ben, sen, o, biz, siz onlar, Cümlemize insan diyorlar... |
Gözler o gözler hep, takip eden, takip edilen. kaçırma bir diğerinden, utanmaktan mı? o gözler hep, her anını, her hareketini, çözmeye, anlamaya çalışmaktan mı? o gözler hep, duyguların şelalesi, hislerin özgürlüğü, önüne engel konamadığından mı?, o gözler hep, etrafında olup bittiğini zannettiklerini, huylandığından, korktuğundan mı? o gözler hep, hep o gözler, gözler hep o... |
Fayda Vermiyor Yavaş yavaş ayrılık gel diyor artık, O güzeller güzeli el diyor artık, Senin aşkın coşmuş bir sel diyor artık, Beyhude çırpınışlar fayda vermiyor. Sevip sevip ayrılmak benim kaderim, Azalması bir yana artar kederim, Boşuna üzülüpte feryad ederim, Beyhude çırpınışlar fayda vermiyor. Ağır Ağır sararken hasret dumanı, Felek bir kere olsun vermez amanı, Bu aşk burada bitiyor, geldi zamanı, Beyhude çırpınışlar fayda vermiyor. |
vah vah Acaba elveda diyen önce ellerin mi göz mü Bende ıslanan kirpikler mi küllenen yüz mü Seni önce gören yüreğim mi bende ki öz mü Bizdeki papaz nazarlı muska mı kem söz mü Hala gelmiyorsan vah vah Başkalarına anlatamıyorum içimdeki demi Hangi kul vardır kula davranır ki böyle acemi İnandım artık havva da çok üzmüştü ademi Elmayı yemeseydi ademde yazardı şair sitemi Hala sitem ediyorsan vah vah Gel hile katma arşimet kanunlarına yakalanırsın Aşk terazisinde saf ayarımsın benden de sarrafsın Mihenk taşının en önde gideni içimdeki serdarsın İster inan ister inanma yaratana sen günahımsın Hala bana inanmıyorsan vah vah Aşk meydanında keşkeyi silmiştim dil hanemde Yoğurdum keşkeleri ekşidi yoruldu tek sayende Bak nazsız şiirlerim meşk ediyor oldum sazende Şiirlerim gelmen için kıvırtıyor raks etti hanende Hala şiirlerime de inanmıyorsan vah vah Ne ağaçlar gördüm çığ düşmüş dalları kırılmış Kırılan benim kıran sen kış hep bende kalmış Yunus gibi piştim senin gibi kimse yakmazmış Pir sultan misali dostun tek gülü yaralarmış Hala sözünden dönüyorsan vah vahhh. |
Aşk Dediğin... Yalandır ayrılınca sevdan, bir anı olur bütün yaşanan, tesellidir sevgiden arta kalan, aşk dediğin böyledir. İlk anda kalbinden fişkırır sevdan, paylaştıkça dolu dolu yaşanan, her zaman anılardır sona kalan, aşk dediğin böyledir. Bir gün ölür biter sevdan, boş yeredir dersin belki bütün yaşanan, hatırladıkça tebessümdür sana kalan, aşk dediğin böyledir. Bir gün gelir ölür bu dünyada sevdan, film şerididir bütün yaşanan, aşkına karşılık küçük bir mezar senden arta kalan, hayat dediğin böyledir, yalnızca karşılıksız seversen bakidir. |
Vakit Henüz Geç Değil Varsın geçmiş olsun aradan yıllar, vakit henüz geç değil,daha erken, başlayalım bıraktığımız yerden. Heba etmeyelim bu sevdamızı, böylesine boş bir gurur yüzünden. Durdurmak ne mümkün geçen zamanı, bakarsın yarın geç olur belki de. Kader imzalayınca o fermanı, açık gitsin istemem gözlerimiz, dönülmez son yolculuğa çıkarken. |
| Saat: 11:30 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık