![]() |
Sessiz Çığlık Mısralar gizler, Duyguların En hasretini, en anlaşılmazını, en... Kelimeler, Aşk yalanını. Heceler, Sevginin bölünmüşlüğünü. Hep, gözyaşında gizlidir Hayatın acımasızlığı, Her damlada, Gülen gözlerin unutulmuşluğu. Dudak büküşteki sessizlik Tebessümdeki haykırış olur bazen Vücudun yorulan her parçası Yaşananları. Beynin her kıvrımı çözümlenmiş Çözümsüzlüğü, Saçlar, Yılların yorgunluğunu. Ya Yürek! Yürek anlatır, Sessiz çığlıkta var olmayı. |
Kıyılarda Sen Sensiz olmak var mıydı bu limanda, Yalnız izlemek denizi ve sensiz duymak dalga seslerini, kıyıya vurdukça yıkılıyorum bir sal gibi, Bir sigara yakıyorum sensizliğe bir de acıklı bir şarkı geliyor dilime, İsyan etmiyorum ama özlüyorum be zalim, Sen de gidiyor musun deniz kenarına senin de aklına takılıyor mu denize attığın olta, Sen de konuşuyor musun martılarla, Sen hangi limandasın bilmem ama ben sevginin demir attığı limandayım, belki bir gün çılgın bir lodos eser, martılar ağlar ve hatırlarsın uğradığın bu kıyıyı işte ozaman anlarsın yosunların ortasın da açan bir gülün varlığını... |
Vah Bana Vah bana Vahlar bana Eyvah Vah bana vahlar bana eyvah Ne çok aradım seni Elimden tut Gideceğin yere götür beni Beni sen aldın benden Bana geri getir beni. Kapanmış kapıları Aç ne olur Derin kuyulara düşmüşüm Tut elimden çıkar beni. Bana aşkı ancak sen öğretirsin Kelime kelime hece hece Bu gece ne karanlık gece Aydınlık sabahlara götür beni. Bu pazarda gül alınıyor Gül satılıyor On dirhemi beş paraya Gülü gül ile tartıyorlar Gözyaşı döktürme bana Pazara götür sat beni. Ali çapan sen deryalara daldın Oysa bir damla su değil misin Bir ebabil kuşunun kanadında Gideceğin yere götür beni |
Fırtına Yağmurlu bir gece Karanlık sokaklar Bir o kadar da hırçın bir rüzgâr arasında Seni hayal ediyordum Sımsıcak... Ağaçların yıkılırcasına rüzgâra karşı durduğu Dakikaların saatleri kovaladığı bir an Ve sonunun ne olduğunu bilmediğim bir yoldayım Sırılsıklam ve ürkek... Toprak kokusu ve çamurun kendini hissettirdiği Dar ve karanlık sokaklardan Yağmura aldırmaksızın yürüyordum. İki büklüm, korkak... Şimdi tüm yağmurlar dindi Rüzgârlar kesildi Ne güzel... Ama biliyor musun? İçimdeki fırtınalar Hiç dinmeyecek... |
Düşlerim Ölüm Üstüne Yaşamsız diplerin, kahredici sessizliğinde, üstüme, kurşun gibi çöker gece. Karanlığında gözlerim üşür. Boğulurum, umarsız çırpınışlar içinde. Yalnızlığım ustura keskinliğinde. Yalnızlık-gece, umutların ötesinde, ölümcül pusular kurarlar. Sensizliği ecel gibi bırakıp gittiğin yerde. Herbiri, ayrı ayrı saplanır bedenime. Etlerim acı içinde-lime lime. Sensiz uykularımda şimdi, düşlerim bile, ölüm üstüne. |
Validem Sensin iki cihanda Lütfü keremim Biricik sığınağım Yegâne yardımcım Var mı? Şefkatte senin gibisi Bulunur mu? O yüce sevginin aynısı Sensin Rahman ve Rahim’in En güzel tecellisi Ey güzel validem Seninle açılır babı selamet Serilir ayağının altına arzı cennet Kılınırsın cümle âlemlere kıymet Ey kıymetlim, bak şu âlemler Dahi, o karşılıksız emeğine Sonsuz merhametine O eşsiz fedakârlığına Lisanı halleri ile şahit İşte bu yüzden kutsalımsın Ay yüzlü saadetimsin Rabbimin güzide emanetisin Senin olsun bütün rahmetler Bütün lütuflar İhsanlar, hizmetler Senin olsun anacığım. |
Var mı ki Ondan Güzeli Sana sorarım ey kalbim, Var mı ki içinde ondan güzeli ? Çarpıntın arttı değil mi ? O anılınca; böyle çarparsın ezeli... Size sorarım yalnız ellerim, Sizde hala ellerinin sıcaklığı var mı ? Üşümekte bedenim; ben hala onu beklerim, Sımsıcak tır ümitlerim, bunun bir yasağı var mı ? Size sorarım gören gözlerim, Anılar, nice zaman feriniz olur; bir ümit yoksa, Ya kesilen takatıma ne derim, ben ne eylerim, Ümitsizliklerim, ümitlerimden de çoksa... Size de sormalıyım, dopdolu anılarım, Sorarsam; pembe renginiz kapkara olur, Ahh; en çok, en çok ta size yanarım, Her biriniz yalnızlığımın çıbanı, bana onulmaz bir yara olur.. |
Korkuları Beş Geçe Şimdilerde hep yağmur yağar Bulutlar sanki elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi Ve sen gelirsin esen rüzgarla Kokun gelir tenin gelir tenime Çıkar amansız kararsız bir fırtına Korkuları beş geçe Ne içtiğini anlarsın ne yediğini Ne de niye düşündüğünü Zorla ağlamak zorla gülmek istersin delice Belki de çıkmak istersin girdiğin delikten Korkuları beş geçe Bir yürek kalır avuçlarında Yarası iz bırakan Hatıralar gelir kül olmuş bir gemi gibi istirityelerin üstüne Denizi de geçer okyanus Korkuları beş geçe Nerde kalırsan ordan başlamak istersin Birden susarsın konuşmazsın Yatıp uyumazsın içinden gelir ne gelirse Korkuları beş geçe |
Fırtına Dindiğinde Yağmur yağıyor Düşen her su damlası İçime hasret olup akıyor Üşüyorum buralarda sensiz Bir başıma,çaresiz Gök gürültüsü,şimşekler Rüzgarın uğultusu Korkutmuyor beni Çünkü asıl fırtına yüreğimde Ta içimde kopuyor Fırtına dindiğinde Toprak suya doyduğunda Rüzgarlar durduğunda Yeni doğan güneşle Açan çiçeklerle geleceksin Biliyorum |
Var Olmak mı, Yoksa Olmamak mı Var olmak mı, yoksa olmama mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip belâ denizlerine karşı Dur, yeter! demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü, o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir felâketleri yaşanır yapan. Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine.. |
| Saat: 13:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık