MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 18 Temmuz 2006 01:48

Sessiz Çığlık



Mısralar gizler,
Duyguların
En hasretini, en anlaşılmazını, en...
Kelimeler,
Aşk yalanını.
Heceler,
Sevginin bölünmüşlüğünü.
Hep, gözyaşında gizlidir
Hayatın acımasızlığı,
Her damlada,
Gülen gözlerin unutulmuşluğu.
Dudak büküşteki sessizlik
Tebessümdeki haykırış olur bazen
Vücudun yorulan her parçası
Yaşananları.
Beynin her kıvrımı çözümlenmiş
Çözümsüzlüğü,
Saçlar,
Yılların yorgunluğunu.
Ya Yürek!
Yürek anlatır,
Sessiz çığlıkta var olmayı.


Misafir 18 Temmuz 2006 01:52

Kıyılarda Sen



Sensiz olmak var mıydı bu limanda,
Yalnız izlemek denizi ve sensiz duymak dalga seslerini,
kıyıya vurdukça yıkılıyorum bir sal gibi,
Bir sigara yakıyorum sensizliğe bir de acıklı bir şarkı geliyor dilime,
İsyan etmiyorum ama özlüyorum be zalim,
Sen de gidiyor musun deniz kenarına
senin de aklına takılıyor mu denize attığın olta,
Sen de konuşuyor musun martılarla,
Sen hangi limandasın bilmem ama
ben sevginin demir attığı limandayım,
belki bir gün çılgın bir lodos eser,
martılar ağlar ve hatırlarsın
uğradığın bu kıyıyı
işte ozaman anlarsın
yosunların ortasın da açan bir gülün varlığını...


Mystic@L 18 Temmuz 2006 01:53

Vah Bana

Vah bana
Vahlar bana
Eyvah


Vah bana vahlar bana eyvah
Ne çok aradım seni
Elimden tut
Gideceğin yere götür beni
Beni sen aldın benden
Bana geri getir beni.


Kapanmış kapıları
Aç ne olur
Derin kuyulara düşmüşüm
Tut elimden çıkar beni.

Bana aşkı ancak sen öğretirsin
Kelime kelime hece hece
Bu gece ne karanlık gece
Aydınlık sabahlara götür beni.

Bu pazarda gül alınıyor
Gül satılıyor
On dirhemi beş paraya
Gülü gül ile tartıyorlar
Gözyaşı döktürme bana
Pazara götür sat beni.

Ali çapan sen deryalara daldın
Oysa bir damla su değil misin
Bir ebabil kuşunun kanadında
Gideceğin yere götür beni



arwen 18 Temmuz 2006 01:59

Fırtına

Yağmurlu bir gece
Karanlık sokaklar
Bir o kadar da hırçın bir rüzgâr arasında
Seni hayal ediyordum
Sımsıcak...

Ağaçların yıkılırcasına rüzgâra karşı durduğu
Dakikaların saatleri kovaladığı bir an
Ve sonunun ne olduğunu bilmediğim bir yoldayım
Sırılsıklam ve ürkek...

Toprak kokusu ve çamurun kendini hissettirdiği
Dar ve karanlık sokaklardan
Yağmura aldırmaksızın yürüyordum.
İki büklüm, korkak...

Şimdi tüm yağmurlar dindi
Rüzgârlar kesildi
Ne güzel...

Ama biliyor musun?
İçimdeki fırtınalar
Hiç dinmeyecek...



Misafir 18 Temmuz 2006 02:04

Düşlerim Ölüm Üstüne



Yaşamsız diplerin,
kahredici sessizliğinde,
üstüme, kurşun gibi çöker gece.
Karanlığında gözlerim üşür.
Boğulurum, umarsız çırpınışlar içinde.

Yalnızlığım ustura keskinliğinde.
Yalnızlık-gece, umutların ötesinde,
ölümcül pusular kurarlar.
Sensizliği ecel gibi
bırakıp gittiğin yerde.

Herbiri, ayrı ayrı
saplanır bedenime.
Etlerim acı içinde-lime lime.
Sensiz uykularımda şimdi,
düşlerim bile,
ölüm üstüne.


Mystic@L 18 Temmuz 2006 02:04

Validem

Sensin iki cihanda
Lütfü keremim
Biricik sığınağım
Yegâne yardımcım

Var mı? Şefkatte senin gibisi
Bulunur mu? O yüce sevginin aynısı
Sensin Rahman ve Rahim’in
En güzel tecellisi

Ey güzel validem
Seninle açılır babı selamet
Serilir ayağının altına arzı cennet
Kılınırsın cümle âlemlere kıymet

Ey kıymetlim, bak şu âlemler
Dahi, o karşılıksız emeğine
Sonsuz merhametine
O eşsiz fedakârlığına

Lisanı halleri ile şahit
İşte bu yüzden kutsalımsın
Ay yüzlü saadetimsin
Rabbimin güzide emanetisin

Senin olsun bütün rahmetler
Bütün lütuflar
İhsanlar, hizmetler
Senin olsun anacığım.


Mystic@L 18 Temmuz 2006 02:05

Var mı ki Ondan Güzeli


Sana sorarım ey kalbim,
Var mı ki içinde ondan güzeli ?
Çarpıntın arttı değil mi ?
O anılınca; böyle çarparsın ezeli...

Size sorarım yalnız ellerim,
Sizde hala ellerinin sıcaklığı var mı ?
Üşümekte bedenim; ben hala onu beklerim,
Sımsıcak tır ümitlerim, bunun bir yasağı var mı ?

Size sorarım gören gözlerim,
Anılar, nice zaman feriniz olur; bir ümit yoksa,
Ya kesilen takatıma ne derim, ben ne eylerim,
Ümitsizliklerim, ümitlerimden de çoksa...

Size de sormalıyım, dopdolu anılarım,
Sorarsam; pembe renginiz kapkara olur,
Ahh; en çok, en çok ta size yanarım,
Her biriniz yalnızlığımın çıbanı, bana onulmaz bir yara olur..


Misafir 18 Temmuz 2006 02:08

Korkuları Beş Geçe



Şimdilerde hep yağmur yağar
Bulutlar sanki elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi
Ve sen gelirsin esen rüzgarla
Kokun gelir tenin gelir tenime
Çıkar amansız kararsız bir fırtına
Korkuları beş geçe

Ne içtiğini anlarsın ne yediğini
Ne de niye düşündüğünü
Zorla ağlamak zorla gülmek istersin delice
Belki de çıkmak istersin girdiğin delikten
Korkuları beş geçe

Bir yürek kalır avuçlarında
Yarası iz bırakan
Hatıralar gelir kül olmuş bir gemi gibi istirityelerin üstüne
Denizi de geçer okyanus
Korkuları beş geçe

Nerde kalırsan ordan başlamak istersin
Birden susarsın konuşmazsın
Yatıp uyumazsın içinden gelir ne gelirse
Korkuları beş geçe


arwen 18 Temmuz 2006 02:14

Fırtına Dindiğinde



Yağmur yağıyor
Düşen her su damlası
İçime hasret olup akıyor
Üşüyorum buralarda sensiz
Bir başıma,çaresiz
Gök gürültüsü,şimşekler
Rüzgarın uğultusu
Korkutmuyor beni
Çünkü asıl fırtına yüreğimde
Ta içimde kopuyor
Fırtına dindiğinde
Toprak suya doyduğunda
Rüzgarlar durduğunda
Yeni doğan güneşle
Açan çiçeklerle geleceksin
Biliyorum


Mystic@L 18 Temmuz 2006 02:20

Var Olmak mı, Yoksa Olmamak mı


Var olmak mı, yoksa olmama mı, bütün sorun bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
Yoksa diretip belâ denizlerine karşı
Dur, yeter! demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü, o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir felâketleri yaşanır yapan.
Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine..




Saat: 13:42

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık