![]() |
Bende sana yetecek ben kalmadı Sende bana yetecek sen olmadı Bilmem bu sevgi denklemi niye kurulmadı Bunca yıl niye tutuklu kaldım sende gizem pares |
'umutsuz olmak ne güzel' .................................utku..... 'bekleme, umut etme' dedin... aklımın deseninde umudun rengi olmadı hiç... umudu kalbim işledi genç kız sandığına... ve koydu en mahrem odasına... umut aşk gibidir... gelme, git dedikçe üstüne düşer, karabasan gibi çevreler seni, umutsuz bir nefes alamazsın... diyorum ki: beni bırak kendi halime... umudumla çoğalayım sende.. umudumla büyüsün günlerin sonsuz pazarları... tezgahlara yayayım seni, gösterişli ve pahalı dursun hayatım... beni umudu doğuştan ölü ceninlerimle bırak... sallayayım gönül beşiğimde... ninnilerle süsleyeyim rüyalarımı... beni umutlarımla bırak sevgili... eğer umudumu alırsan elimden! ben o zaman ölürüm, içimdeki aşk zehirler bedenimi, çürütürüm ruhumu, çürütürüm fakir göğümü... beni umudumla bırak sevgili... ama biliyorum ki; umudum olmasa sana dair, üzerimde arş taşır gibi değil, tüy taşır gibi kanatlanırım... istemem sensiz gelecek hafifliği, ben ağırlığınla, ezilmek isterim, umutlarımın ağrı terazisinde... bak ağır basıyor aşkın, umutsuzluğun hafifliğine.... beni umutlarımla bırak sevgili... FATMA SANCAK |
Gönlümdeki Gurbet Dost ülkeler duman duman önümde Dağların alnında gurbet yazılı. Göv göcekler firez oldu gönlümde Çamların dalında gurbet yazılı. Ilgıt ılgıt yeller eser ovadan Kuşlar tüm tedirgin kalkar yuvadan Özümüz gövünür yanık havadan Sazların telinde gurbet yazılı. Gene yanar oldu bağrımın başı Nasıl söner bu sevginin ateşi? Oğuzlar soyunun savaş yoldaşı Atların nalında gurbet yazılı. Bir canım olsa da yurt için versem Ufka nakış nakış kanımı sersem Kalk gardaş sılaya gidelim desem ÖTÜKEN yolunda gurbet yazılı. Vur Emri(sh.122) Abdurrahim Karakoç |
sevdiğini elde edemezsen elde ettiğini sevmeye çalış demiş napolyon gülüyorum bu söze neden biliyormusun elde ettiğimi sevemiyorum cünkü sevdiğim tek varlık elde edmediğim sensin |
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz |
sevmek istiyorum...!! DaLgaLar gibi oLmak istiyorum artık Bana ait oLmayan herşeyi denize bırakmak YaLnız, yapayaLnız kaLma pahasına Sahte sevgiLeri kendimden uzak tutmak Sewmek istiyorum artık gerçekten sewmek Sewme sarhoşLuğuna düşsem biLe mutsuzlukLa uyanmamak Sewgim doruktayken sımsıkı sarıLmak GözLerine bakıp daLarken gidişine mahkum oLmamak Gün değiL, ay değiL, yıL geçsin istiorum Bir öpücük kadar masum bi bakış kadar etkiLi Ne gitmek istiyorum ne de ardından bakmak En güzeL anLarı en güzeLLe payLaşmak oLsun bu kaLbin kederi OLacakmı biLmiorum sadece istiorum Artıq çok yoruLdum sadece bekLiyorum Sevda çöLünde serbest bi kum tanesi oLmaktansa GözLerinde hapis bir mahkum oLmayı diLiyorum.. ibrahim yılmaz |
Mutlu Kahraman Yoktur Mutlu kahraman yoktur... Ya kahraman olursun, Ya da mutlu... Kahraman olmak, Es geçmektir mutluluğu; Başkaları için, kendinden Feragat etmek... Başkalarına Mutluluk armağan etmeyi, Meslek edinmek... Gülümsetebildiğin her yüze, Mutluluğum diyebilmek... Mutlu kahraman yoktur O yüzden... Ya kahraman olursun, Ya da mutlu... Ben senin için, senden geçtim; Ben kahraman olmayı seçtim! Şimdi git onunla; durma... Kahramanın benim nasılsa! (Bu da bir çeşidi mutluluğun!) Burak Zorlu |
Biraz dikkatli baksaydın gülen gözlerimdeki , ağlayan ben'i görebilirdin. Yada gerçekten sevseydin beni kalbimin çığlıklarını susturabilirdin. Ben senken sen ben olamadın. Izdırabımın sebebi oldu sevgim. Tükendim, tükettim hıncımı almak için tekmeler attım sevgiye kendime, yüreğime... Birçok kez hazırladım kalbimi seni unutmak için ne yaptıysam olmadı Boyun eğdim varlığınla yaşamaya Artık özlemiyorum. Dilim söylüyor ama hissetmiyorum. Sevgiyi kandırarak ve gizlenerek yaşıyorum. Daha fazlasını kaldıramayacak kadar yorgunum yada bahaneler buluyorum. İçim acıyor Gücüm yetene kadar dayanıyorum. Daha dayanabilirmiyim bilmiyorum. Zaman sığındım kurtuluşum için yaralanan kalbimi sarmak biraz olsun hayata bağlanmak kaybettiğim kendimi bulmak için... Sen benden gittin ardında bıraktığın beni düşünmeden gittin... Belki yıkıldım sevgiye güvenimi kaybettim ama yürekten sevdim Şunu bilki terkedenim, sen yüreğimi hiç haketmedin ŞİNASİ ÖZYÜREK |
Yüreğime çizildiğin zaman Rıhtımlar sevda şarkıları söyler Martılar uçar notaları kanatlarında Mevsimsiz çizgiler vurur düşler dalgalanır sahilde denize ay düşer ay sis olur omzuma konar martılar sevdaların ağırlığında gönül halatları çekemez siste kaybolunur gönlüme kelepçe takıldığı zaman suya çizilmiş kaderimiz el yordamıyla aranır aşklar diken batar gökyüzü ağlar deniz boğulur sandallar yüreğime çizildiği zaman akif tütüncü |
Hayatının her dakikasında dünyanın tüm mutlulukların en güzel renkleri ellerine çiçek buketi olarak verilsin..Yarınlarındaki umutların ise nakıs nakış kalbine armağan edilsin Sakın unutma: hayat seninle güzel ve kısa ama hayatın en güzel yanı kısa zamanda en güzel mutlulukları tadma sansın var.Bu şans senin elinde..Bu şans senin gözbebeklerinin içindeki masumiyette... alıntı |
| Saat: 10:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık