![]() |
Bir sokak lambası Ağaçlara dokunamıyorum Rüzgar titrek Ürperti alemlerine dalıyorum İki yürek taşıyorum karanlığa Biz kimdik? Göğsüme Eylül batıyor İncesinden isyankardık ya Dönüşüyorum kabuğuma Yalnız bir yıldız ağlıyor tepemde Ağır sevmelerim prangalaşıyor Bu ben miyim? Kimdim ben? Unutuyorum trenleri gemileri Yola dair ne varsa Bir mendile hasret yüzüm Ağlayamıyorum Kum kalesi yüreğim Dağılıyor sözcüklerinde Hangi yürek benimdi? Kaç kürek kırılmış umuduma? Gülüm'den öte bir yerdeyim Çığlıklarım kısılıyor bu demokraside Sevdam prangalaşıyor hücrelerimde Susuzluğa sarılıyorum Yitirdiklerimi şimdi anlıyorum Çok sevdiler Bin yürek için sevdiler Yitirdiklerim kimdi? Ben yitirildim mi? Avuçlarımda yitipgiden yanıyor Uzman varsayımlarım çökmüş Yokluğa sayılıyorum Yerim yok Oturduğum sandalye emanet Birazdan ayaklanmalar başlayacak Kapı çalınacak Açacağım sağduyularıma Beklenen şarkı misali Gelmeyecek sevdiğim Sevdiğim kimdi? Ben sevgili miydim? Hatırlayamıyorum Düşlerim prangalaşıyor Zincirleniyorum Ve kendimi mutsuzluğa asıyorum mine gültepe |
İçimdeki Boşluk Bencileyin şöyle garib var mı ki Anlatamam ne menemdir hallerim Yerim yurdum bir kör kuyu dibi ki Hep çıkmaza gider gelir yollarım Yumaklanmış yüreğimde acılar Ucu kayıp bulamam ki çözeyim Çaresizlik hükmediyor tabi ki Gözyaşıyla her gece gözgözeyim Hissiyatım ısyan eder aklıma İçimde bir bitmek bilmez savaş var Bir kararda eğleyemem kendimi Yürek sever dilim söver karalar Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler Beden mülküm yangınlarda kavrulur Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi İçimdeki her şey dışa savrulur Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler Çelişkiler benliğime kök salmış Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi Şişmiş şişmiş patlamaya an kalmış Hünkar Dağlı |
Aşk başıma bela açtı bilmem mi? Sonumuzda vuslatı garipsedin görmem mi? Bu işe ağlarken cümlesine sövmem mi? Senin ki aşk olsa bu hallere düşmezdim. Sevdanın muhabbeti aradığı akşamlarda. Evinin perdelerini çekip, Kapılarını ardına kadar bastırdığın yetmezmiş gibi. Birde buğulu gözlerle seni aradım. Güzelliğiyle sokak lambalarını geçiştiren sevgili… Hayatın bana bakarak gülümseyen o toz pembe yüzünde. Kendini üzerindeki yazıdan daha hafif gören Mürekkebi gözyaşları gibi kurumaya bırakılmış bir kağıt gibiyim. Sana daha doğru daha güzel şeyler anlat dedikçe Sen baştan aşağı anlamsız imgelerle çizdin karizmamı. Erkekler ağlamaz diyorlardı. Ben seni her hatırlayışımda ağladım. Güzelliğiyle sokak lambalarını geçiştiren sevgili. İşporta tezgahlarında domates gibi kıpkırmızı Körpe biberlerin temasından uzak taptazeydi duygularım. Sen güzelliğinle buruşturdun hayallerimi. Tazelikten uzağım şimdi. Ne zaman kendime yaklaştırsam seni. Edebimden kızarıyorum. Ne zaman duygularımdan mahrum bıraksam güzelliğini. Gülüşten uzak bütün ağlamaların Güzelliğiyle sokak lambalarını geçiştiren sevgili erkan gümüşsoy |
Yağdıkça Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü, Kavim göçlerinden bu yana ağlayan Ve durmadan Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler Çalan, çaldıran, yakalatan Adı bende gizli bir kadındı İstanbul Şehre bir yağmur yağdı Ben ağladım Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden Bir şehre yağmur yağdı Ben ağladım Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında Hangisi talandı demli öpücüklerin Ve buğularda yitirilen kimin adıydı Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu Soyulur muydu kabuğu hayatın Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı? Yağmur şehre bir yağdı Ben ağladım Ben ençok seni götürdüm giderken Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı Ben... Yağmur... Ağladım... . Yılmaz Erdoğan |
yas bu benim yas'ım dokunmayın akıl vermeyin yanan yüreğime... güldürmeye çalışmayın beni, ortak olacaksanız acıma.. susun... çok görmeyin ağlamayı bana alıştığınız deliliğime hüznüde katın bundan sonra... her an dalıp gidebilirim artık.. bağırmayın arkamdan..duymam... bu benim yas'ım.. ortak istemem acıma... yarısını değil.. yanına bile yaklaştırmam kimseyi... gözlerimdeki derin bakışlara alışın.. sevinciniz azalır biraz... bu kabulumdür..benim suçumdur... cezasıda benimdir..itirazsız çekerim... yas'ıma karışmayın ne olur... bırakın gözyaşlarım bulsun adresini yüreğimdeki yangın sönmesede gözyaşlarım azaltır biraz... teselli istemem akıl istemem yardım hiç istemem.... birazcık huzur lazım.. ben bulamadım... bırakın ne olur... gözyaşlarım huzur içinde aksın yanan yüreğime.... bırakın tutayım... sırılsıklam yas'ımı.... çetin özcan |
HER SABAHIM HER GECEM SENİ ÖZLEMEKLE GEÇER OLDU SIÇAKLIĞINI DOKUNUŞUNU ÖZLER OLDUM DÖN ARTIK BANA UMUDUM BİTMEYECEK BİLİYORUM DÖNCEKSİN AMA NE BÜYÜK IZDIRAP WARLIĞINI HİSSETMEMEK WE ARTIK DÖN BANA ZENEP |
gökyüzü ağlıyor, pencereye vuruyor her damla, tiz bir çığlık kulağımda; yanı başımda kokun, gökyüzü gürlüyor hışımla, sebepsiz... aklımda sen varsın, sen aslında her damladasın! bahar güneş |
UNUTMAYI UNUTTUM Gittiğin gün; Bütün acılı şarkıların, Bütün hazin sevdaların. Bütün ayrılıkların hesabı benden soruldu. Gittiğin gün; Her çiçeğe bir gözyaşı, Her kelebeğe bir ağıt, Banada yüzlerce şiir düştü Yazmaya mahkûm, Gözlerin için... Ben ki Dönüşüne hasret yaşadım bütün nisanları Ve gülüşüne hasret bütün baharları Gel gör ki Bir dağa çarpar gibi çarptı yüreğim yokluğuna. Bir ben bilirim Gururumu hangi taşlara vurduğumu Başımı hangi duvarlara Ve hangi uçurumlara köprüler kurduğumu Bir sana kavuşmak için... Sen gideli Bütün yollarımın yolları kesik Bütün dallarımın dalları kırık Kaç geceye bekçi Kaç sabaha nöbetçi Ve kaç uykusuz trene biletçi oldum Gelmedin. Oysa hep karlar içinde sakladım umutlarımı Yağmurlar içinde kuruttum gözyaşlarımı Ve kanatarak açtım gölgene avuçlarımı Bir sana sarılmak için... Bir ucu kalbimde kaldı bu sevdanın Bir ucu ellerinde Bir adımı sende kaldı sonumun Bir adımı sabrımda Çünkü Bulutlara çizilmiş Yıldızlara yazılmış Ve yüreğime kazılmış bir kara sevdaydı bu Günlerce Kışlardan güneş Karlardan ateş topladım Ve bütün ölümleri erteledim Bir sana dokunmak için... Oysa daha gittiğin gün Uykularımı çaldım gözbebeklerimden Dizlerimde uyuttum Acılarımı kopardım yüreğimden İzlerinde avuttum Ve sözümüde tuttum Yanarak için için İşte bugün Unutmayıda unuttum Bir tek, yalnızca Seni unutmamak için |
'eger' ile baslayan cumlelerin ortasinda, 'keske' lerden yorulmus, 'acaba' lara bogulmus, bir vazgecisin ardindan, yeniden baslamaya korkar olmusum.. ruhumun yaralari daha kabuk baglamadan, yeni sevda yaralari kaldirir mi yuregim?.. sen;yolumu bulamadigim cikmaz sokakmisin, geri donmek isteyip cikmaz sona carptigim.. bi sarhosluk ki henuz gecmemis; ayilmayi bilmeden sarhos olur mu gonlum.. sen;anahtari yuregim, cennetimmisin,kapida bekledigim.. sen;faili mechul bir ayriligin alfabesinde, ilk harfimmisin sonunu getiremedigim.. bir cumlenin oznesi,tumleci,yuklemi benken; bir nida sen dedigim.. noktayi senle koymusum, virgulle yeni bir cumleye nasil baslayip devam edeyim.. CUMHUR AKÇAY |
Dost Bildiklerim Düşman Oldular Sevdama zincirden kilit vurdular Gençliğime arsız tuzak kurdular Ben kendime DOST diye bilmişken Dost bildiklerim düşman oldular Ne halden bildiler ne de hatırdan Ne evden sordular ne de çadırdan Birden bire soğudu burda havalar Dost bildiklerim düşman oldular Veryansın ettim de duyan olmadı İhanete hileye doyan olmadı Beni bu hayatta dünden yordular Dost bildiklerim düşman oldular Ne para kaygısı , ne şöhret ne şan Bu koca alemde kalmamış insan Güneşin batışını benden buldular Dost bildiklerim düşman oldular Artık ne halim var ne de demanım Can verdim dostluğa kalmadı canım Unuttu alem beni bende insanım Gençliğime arsız tuzak kurdular, Dost bildiklerim düşman oldular. 21.06.2000 Mustafa Çelebi Çetinkaya |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık