![]() |
Bilmece Gibi gidenin dönemediği şehirlere benzeyen bir şeyler var havada siyah gibi öcü gibi girilmesi yasak bölgeler gibi şimdi çocukluğumda duvarlarına sataşarak yürüdüğüm mavi renkli boyalarını kazıyarak suçumu paylaştığım koridorlar bir sabah kalktığımda üzerimde bulduğum yırtık pırtık gömleğin polis kelepçelerine benzeyen düğmelerini bir bir açıp kendimi bildiğimden beri soluduğum havayı değiştirmek istediğimde kapıların kolları kaybolur gibi oluyor sanki her arkamı döndüğümde dedikodular bıçak olup dağlamaya başlıyor kendimin bile keşfedemediği mahrem yerlerimi güneş ha gayret derken yumurtasını kırma hevesinde olan minik serçeciğe yuvasını birkaç dal parçacığıyla hazırlama telaşında olan annelere ben çoktan küle dönmüş oluyorum - sıcaklığım gonca güller açtıran toprağın ellerinde - ağlar gibi için için yanıyorum dedim ya gidenin dönemediği şehirlere benzeyen birşeyler var havada ölüm gibi azrail gibi sırat köprüsü gibi şimdi terlikli zamanlarımda maviliği kucağında akıp giden tüm doğum sancılarına şahit derelerin kuğularına yem atmak için beklediğim değirmen köprüleri Talip Ceylan |
Can alıcı gözlerinle,bana bakarken, O güzel gülüşünle,tebessüm ederken. Saçlarını bana, göz süzerek tararken, Gönlü bana kayar diye, Hiç düsünmedin mi? Bülbül güller arasında şakırken, Bülbül güle, deli gibi aşıkken, Nağmelerin,,kalbimi delerken, Gönlü bana kayar diye, Hiç düşünmedin mi? Güneş ufuktan, tam batarken Ay gecenin koynunda yatarken, Güneş tan yarinden doğarken, Daha uyumamıştır diye, Hiç,düşünmedin mi? Nehirler denizlere,çağlarken, Bülbül güle fiğan edip ağarken, Gözlerin ciğerimi dağarken, Bu da,gönlüme çağlar diye, Hiç dünşünmedin mi? Hiç düşünmedin mi? Ferhat şirin için,dağları delerken, Mecnun leyla için,çöllerde gezerken, Gönül seyyah olmuş,seni ararken, Bu da benim için,dağlara düşer diye, Hiç düşünmedin mi,hiç düşünmedin mi? Söz yazarı:Erol Sagun |
Ölüler Ölüler, Ölüler destek olacak savaşçının silahına Güç verecek kitlelerin sesine Yol gösterecek köylünün sabanına. Ölüler... Peki kim tutacak ölülerin ellerini? F.Gordillo Cervantes |
sawaşın göbeyinde bir çucuk gözler yaşlı ayaklar çıplak feryat figan anne der durur bıkmadan ortalık kan gödeyi almış gider çocuk bilmez sawaş ne anne der anne ağlamaları duyarmı caniler kurşun leş sawaş işte ağlamaktan gözler olmuş kan kim göre kim bile anne nerde? zeynep |
Uykuların Kaçarsa Gece Uykuların kaçarsa gece, İşte böyle kalemi, kâğıdı alırsın eline. Geçmişi Acı-tatlı haliyle anımsarsın, Damla damla dökülürcesine yazarsın. Bu dünyadan göçen sevdiklerin Canlanır gözünde Yaşıyor gibi. Gözlerinde Bir damla yaş olmadığı halde, Kan basar sanki gözlerini, Ağlıyor gibi. Uykuların kaçarsa gece, Ölüm gelir aklına ister istemez. Bir dal kırılır yüreğinde, Başka denizlere akar ırmakların Hararetten kurur topraklar Şırıltısı kesilir pınarların. Uykuların kaçarsa gece, Hep kötü şeyler gelir aklına. Ayrılıklar, özlemler İhanetler gelir dikilir karşına Dalarsın dipsiz kuyulara Uykusuz gecelerde. Sevdiğini kaybetmekten korkarsın Ağlarsın hiç sebep yokken Karanlıkta bir çift ışık ararsın, Koca ampüller tepende yanıyorken. Uykuların kaçarsa gece, Eski sevdiklerin gelir aklına. Hepsi gelir Toplanırlar başına. Tutmak ister, tutamazsın, Dokunmak ister, dokunamazsın. Yakınlar uzak olur Kalabalıklar yalnızlığın, Hayal mi gördüklerin, Yoksa gerçek mi? Anlayamazsın. Uykuların kaçarsa gece, Yastık diken olur Batar yüzüne. Eski hatıralar Serilir gözlerinin önüne... Gece bitmez Yıl gibi uzayıp gider. Eski sevgililer gezinir gözlerinde Bölünür yürekler. Derken, Güneş koşar imdadına, Pencerenden bir dost gibi girer. Işığı yüzüne vurur Rahatlarsın. Herkesin uykudan uyandığı saatte Sen, Derin bir uykuya Yalnızlığın karanlık odalarına dalarsın. Kâmuran Esen |
Sarıkamış Dadaşım Sarıkamış yaylasında bir esmer delikanlı, Kavruk ayaz yanığı, gurur bakışlım, Yarinin bakışını yüreğinde hisseden Gülümsemesinde nehirler çağlatan. Sevdiğinde sevdasını dağa,taşa yazan Vuslat diyarlar gecesinde gözyaşı akıtan, Oy esmer delikanlı,cananından yaralı Can evinden karalı, memleket gözlüm.... Sevsen bile nafile,o yufka yüreğinle Bakamadın neyleyim,yarinin gül benzine. Dindir artık yüreğinde vuslat kıvılcımlarını Sil gözünden akan gözyaşlarını Zamana bırak yiğidim,Hakka sığın,dayan Sabret elbet anlaşılacaktır,amansız sevdan. Unutma yiğidim,türküler vardır bizi söyleyen Unutma deli gönül,türkülerdir bizle çağlayan Gurbet yad ellerde,el olsak da şimdilerde Gün gelecektir elbet gardaş, Gün gelecektir o gün , O gün bayramdır bizlere Sarıkamış yaylasında bar başlarında Başı çekeceğiz elbet tüm sevdamızla. Cirit oynayan yağız delikanlının Fırlattığı cirit gibi saplamıştı Yarin kalbine bakışlarını Bizi biz eden, Bağlayan bir kenet vardı yarınlara uzanan. isimsiz kral |
Ara sira pencereye çikiyorum. Etrafa bakiyorum. Geldigini hissediyorum. Ama sokaklar bombos. Yine yoksun. Unuttun belkide bu sokaklari. Oysa her kösebasi bana seni hatirlatiyor. Sevdalar bitmez sanirdim. Bitiyormus oysa, yanilmisim. Sen uzak diyarlardasin simdi, ben hala seni bekliyorum biraktigin yerde, gözyaslarimla birlikte. Belki tekrar dönersin, belki tekrar seversin diye. Unutmak bana göre çok zor,sana göre kolaymis. Unutmak basitmi acaba? Asklar bir çirpida bitermi? Sana soruyorum, sana sesleniyorum. Bir zamanlar iki yabanciydik, bir zamanlar iki arkadastik, bir zamanlar bir sevdaydik, simdi ise tekrar basa döndük, yine iki yabanciyiz. Hala sevdigini hissediyorum, seviyorsun degilmi ? Söyle ne olur yabanci...Sana soruyorum. Hala seviyormusun beni ?? SELAMİ TAŞDÖĞEN |
Bir Yolculuk Esnasında Bir an hissettim hızın nefesimde Nasılda içimde bir boşlukta Öylece alaca karanlığa doğru süzülüşümü Damarlarımda ki kanın çekilişinde Aldanmamıştım dikkatsizliğimin verdiği Bir anlık korku dolu kaygılarıma Duymak için ilerliyordum Umudun hıçkırıklarını Mutluluğun mu bana doğru yaklaşan adımlarını Saymaktan ki başka yoktu şansım Bana açılan kapılardan kaçışan ışık tanelerini Bir yolculuğa çıkmıştım uzun sessiz ürkütücü ve bir anda Resimlerimdeki maviliğinde eşsiz benzersiz tadı bir yandan da hayatın acımasız suratıyla kendimi buldum bir yolculuk esnasında bedenim gidiyor ama ruhum mavi resimlerimde hala...... isimsiz kral |
sen beni yanlızlığına mahkum ettin be kara gözlüm senin için atan bu kalbi tek bıraktın bitecekmi bir yıl aşkım söyle yapabilcekmiyiz ayrı kalmayı şimdiden özledim zeynep |
Dolap gibi her girdabı dolandım Mecnunun çölünde leyla arandım Ne İsa'ya ne Musa'ya yarandım Çarmıhdan mı deyim, turdan mı deyim Alem benim ben alemim diyemem Dillerim kilitli yarim övemem Sonsuz bir yoldayım geri dönemem Sonu mu söyleyim, baştan mı deyim Ne vermişse geri verdim yarime Gel istersen senle gidek pirime. Narın ateşiyle gel de erime, Pervane mi deyim ateş mi deyim. Yaşarken ölüyüm, ölünce diri, Muhabbet bağının oldum esiri. Balçık tezgahının silik teksiri, İNCE'den mi deyim telden mi deyim. Sabit İnce |
| Saat: 10:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık